Eskişehir Belediyesi Otopark Yaptıracak

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Mustafa Kemal Paşa Mahallesinin muhtelif parsellerinde kayıtlı taşınmaz üzerine ayni hak tesisi (otopark) kurularak işletilmesi, her türlü borçtan ari, bakımlı ve kullanılır durumda bedelsiz olarak idareye devri ve 22 yıl süreyle işletilmesi işini yaptıracak.

İhale, kapalı teklif usulü ile 19 Ağustos 2009 tarihinde saat 16.30′da Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığında gerçekleştirilecek.

İşin tahmin edilen muhammen bedeli takribi inşaat maliyeti: 3 milyon 651 bin 135 lira, işletme hakkı muhammen bedeli 501 bir 600 lira olarak belirlendi. Katılımcılardan alınacak olan geçici teminat tutarı 109 bin 534 lira olarak belirlenen ihaleye ait şartname bedeli mukabili belediyeden satın alınabilecek.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Satın Alma Dairesi Başkanlığı ayrıca Merkez Işıklar Mahallesi 189 parselde 3 bin 160,40 metrekare arsası olan ve 500 metrakere kapalı alana sahip akaryakıt istasyonunu satışa çıkardı. Muhammen bedeli 4 milyon 500 bin lira olarak belirlenin ihalede katılımcılardan 135 bin lira tutarında geçici teminat alınacak.

İhale, 19 Ağustos 2009 tarihinde saat 16.00′da belediyede kapalı teklif usulü ile yapılacak. Söz konusu ihalede şartname aynı yerden bedeli mukabili satın alınabilecek.

Etiketler: , , , , , ,

BÖLGESEL YAĞLAMLAR İÇİN BİTKİSEL REÇETELER

Bölgesel yağlanma denildiği zaman, akla ilk gelen bölgeler, basen, kalça ve göbek bölgeleridir. Bu bölgelerde yağlanma başlangıcı hissettiğiniz zaman, derhal diyet ve spor yapmaya başlamak, daha fazla ilerleme olmaması açısından önemlidir. Bunun dışında, uygulanabilecek, bazı bitkisel yçntemler de mevcuttur. İşt sizletre bir kaç örnek.
1. ÖNERİ :
Küvete su doldurup içine, lavanta, biberiye ve isteğinize göre tuz ilave ederek 15 dakika bekleyin. Çıkınca, bir kase susam yağı ve bir kase deniz tuzunu hazır bulundurun. Elinizi yağa, sonra tuza bastırıp tüm vücudunuza bu karışımı ovarak sürün. Bunu doğru nefes alma ve düzenli sporla da desteklerseniz, kanınız temizlenir, iç salgı bezleriniz çalışır. Haftada bir kez masaj yaptırmanız, kan dolaşımını hızlandırır.
2. ÖNERİ :
Susam yağı, Limon suyu, 50 gr kafurun, 1 tatlı kaşığı biberiye yağını karıştrırın. Dairesel hareketler ile, masaj yaparak, tüm vücudunuza sürün.
3.ÖNERİ :
300 gr susam yağı, 50 gr kafurun, 2 su bardağı kil, 3 yemek kaşığı bal, 1 çorba kaşığı biberiye yağını karıştırın. Yağlanma olan bölgelere sürün ve streç film ile sarın. 30 dak bekleyip, streç filmi çıkarın ve ılık su ile vücudunuzu yıkayın.

Etiketler: , , , , , , , , ,

Usta bir bahçıvan olmak

Kış aylarının en gösterişli iç mekan bitkilerinden biridir Poinsettia. Ülkemizde “Atatürk çiçeği” olarak da bilinen bitkiyi dal çeliği alma yöntemiyle üretebilir ve verdiğimiz önerileri dikkate alarak kolaylıkla bakımını yapabilirsiniz.

Pek çoğumuzun bildiği gibi, bitkinin gövde, yaprak veya kök gibi organlarının ana bitkiden kesilmesine çelik alma, uygun çevre koşulları altında köklendirilmesine ise çelik üretim denir. Bitkilerin de yaşayan organizmalar olduğunu düşünürsek dal çeliği alırken herhangi bir enfeksiyona yol açmamak için keskin bir bıçak ya da makas kullanmaya dikkat etmek gerekir. Mümkün olduğu kadar düzgün bir kesim yapmak ise bu riski azaltacaktır.

Poinsetia’dan dal çeliği almak için öncelikle hastalık veya zararlıların olmadığından emin olduğunuz, dört, beş yapraklı sağlam bir dal seçin ve boğumun hemen altından kesin.
Ardından bu dalı toprak doldurulmuş küçük bir saksıya dikin ve köklenmesi için dört, beş hafta bekleyin. Bu süre zarfında bitkinin bulunduğu ortamın nem oranı yüzde 70-80, sıcaklığı 18-22 derece arasında olmalıdır. Sulamayı ise püskürtme şeklinde yapın.

Köklenen çeliği, büyümesi için 14-15 cm’lik bir saksıya dikin. Bu işlemden on gün sonra taç yaprakların çıkması için tepelerdeki yaprakların koparılması gerekir. Bunun için Poinsettia’nın altından 4-5 yaprak bırakıp tepe yapraklarını budayın. Yaklaşık 15 gün içinde yeni sürgünler çıkacaktır. Bu dönemde bitkiye hazır gübrelerden vermeve başlayabilirsiniz. Normal şartlarda bir, iki ay içinde form kazanan bitkinin tepe yapraklarının kızarması için her gün belli bir süre karanlıkta kalması gerekir.

Çiçek açmış halde satın aldığınız Poinsettia genelde ertesi yıl açmaz. Bu sorunu aşmak için çiçekleri geçtikten sonra bitkiyi budayın. Serin ve gölgeli bir yerde mayısa kadar sulamadan bırakın. Mayıs ayında saksı değiştirin ve eski toprağının bir kısmını alın. Düzenli olarak sulayın ve besleyin. Eylül ayından itibaren ise bitkinin günde 14 saat karanlıkta kalmasını sağlayın. Akşam bitkinin üzerine siyah renkli ince bir naylon örtüp sabah kaldırın. Bu işleme iki ay devam edin. Çiçeğiniz yılbaşında açacaktır.

Isı: Çiçeklenme zamanında oda ısısı idealdir.

Işık: Bitki kışın bol ışık ister. Yazın ise yarı gölge ortamlar bitki için uygundur.

Sulama: Poinsettia’yı gelişme döneminde düzenli olarak sulayın.

Nem: Çiçeklenme zamanı her gün su püskürterek nemlenmesini sağlayın

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

KAŞ ALMA TEKNİĞİ 2

kavislikas KAŞ ALMA TEKNİĞİ 2

Kavisli ve yay biçiminde kaş kadını seksi, çekici ve alımlı gösterir.

Etiketler:

DR İBRAHİM SARAÇOĞLU KİLO ALMAK İSTEYEN ERKEKLER İÇİN BESLENME ÖNERİSİ

Dr İbrahim Saraçoğlu, kilo almak isteyen kadın ve erkekler için ayrı ayrı geliştirmiş olduğu kür ile ilgili olarak, kadınların ve erkeklerin yapılarından dolayı farklı beslenmeleri gerkektiği için 2 ayrı kür hazırladığını belirtiyor. Bu yazımızdaki kürümüz erkekler için.
ERKEKLER İÇİN KİLO ALMA KÜRÜ : Bir hafta boyunca, sabah kahvaltısı ile öğlen
yemeği arasında bir su bardağı suda baş parmak büyüklüğünde iki adet kökzencefil 6 dakika demlenip içilir. Öğütülmüş kökzencefil bu amaç için uygun değildir.
*Tüketeceğiniz ne tür et (koyun, dana, balık veya tavuk) olursa olsun, üzerine bolca kekik serpip tüketiniz.
*Öğünlerde sadece normal buğday ekmeği tüketilir (beyaz ekmek, kepeksiz).
*Her gün bir ay boyunca on-onbeş adet antep fıstığı tüketilir.
*Meyvelerden daha ziyade taze beyaz üzüm ve muz tercih edilmelidir.
*Her öğlen yemeğinde mutlaka bir adet haşlanmış patates tüketilmelidir. Tüketilecek patetesin üzerine kimyon mutlaka serpilmelidir.
*Acı olmamak şartıyla salatanızda sivri veya dolmalık biber bir ay boyunca eksik olmamalıdır.
*Her akşam yemeğinden iki saat sonra, bir fincan kuşburnu çayı içilmelidir.
*Hangi meyveyi tüketirseniz tüketin mutlaka yarım kase yoğurdun içerisine doğrandıktan sonra tüketilmelidir.
*Hangi tatlı olursa olsun, mutlaka üzerine limon sıkılarak tüketilmelidir. Limon sıkılmış tatlı mutlaka yemekten önce aç karına tüketilmelidir. Tatlının üzerine normal öğününüze devam edebilirsiniz.
*İş yerinizde veya evinizde, sofraya yalnız oturmayınız.
*Her gün 20 dakika mutlaka yürüyüş yapınız. Zamanı önemli değil. Ancak, her gün bir ay boyunca, aynı saatlerde yürüyüş yapmaya özen gösteriniz.
UYULMASI GEREKEN YASAKLAR ;
*Günde iki bardaktan fazla çay içilmemelidir. Kahve ancak 1 tane.
*Turşu, karabiber, acı biber ve sütten en az iki ay uzak durunuz .
*En az iki ay boyunca, bezelye, nohut, ıspanak, karnabahar ve brüksel lahanası tüketilmemelidir.
*Her türlü kaymak ve yemeklerde katı yağ kullanımından uzak durulmalıdır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

AĞRI TEDAVİSİ


AĞRI TEDAVİSİ KLİNİĞİNE NE ZAMAN ve NEDEN BAŞVURULMALIDIR?
BEL, BACAK, KALÇA, SIRT ve BOYUN AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR?
BEL VEYA BOYUN CERRAHİSİ SONRASINDA GEÇMEYEN YA DA ŞİDDETLENEN AĞRILAR İÇİN NELER YAPILABİLİR?
KANSER AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR ?
ZONA ve ZONA SONRASI GEÇMEYEN AĞRILARDA NELER YAPILABİLİR?
KIRIKLARDAN VEYA KAZALARDAN SONRA OLUŞAN ve GEÇMEYEN KOL, EL ve AYAK AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR?


AĞRI TEDAVİSİ KLİNİĞİNE NE ZAMAN VE NEDEN BAŞVURULMALIDIR?
Yıllar boyunca hastalara, ağrıları ile birlikte yaşamaları gerektiği söylenmiştir. Ancak, Ağrı Tedavisi Bilim Dalı’nın (Algoloji), özellikle son 20 yıl içerisinde kaydettiği gelişmeler sayesinde, günümüzde hiçbir hasta ağrıları ile yaşamaya mecbur değildir. Ağrılar genel olarak; kas, eklem, kemik, sinir gibi vücut dokularının veya diğer organların, ani veya uzun süreli (kronik) zarar görmesiyle oluşur. Kronik ağrılar, zarar gören dokuların iyileşmesinden sonra da devam eden ağrılardır. Uzun süre ağrı çeken kişilerde; ev ve iş hayatının olumsuz yönde etkilenmesi, genel durumlarının bozulması, giderek artan sıkıntı hali, hareketsizlik ve kilo alma, isteksizlik sık olarak rastlanan şikayetlerdir.


BEL, BACAK, KALÇA, SIRT VE BOYUN AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR ?
Toplumun %80’i, hayatlarının bir döneminde; bel, sırt veya boyun bölgesinden kaynaklanan şiddetli ağrılardan yakınırlar. Başlangıçta ilaç tedavileri veya egzersizlerle hafifleyebilen bu ağrılar, daha sonra giderek şiddetlenebilirler. Yetersiz ve uygunsuz tedaviler nedeniyle, ağrılar, uzun süreli ve kalıcı hale gelebilir.
Bel ve boyun ağrılarının kaynakları; omurgayı (iskeletimizi) oluşturan kemikler, eklemler, bağlar, omurga kemikleri arasındaki yastıklar (diskler), kaslar, omurgadan çıkan sinir kökleri olabilir. Özellikle sinirlerin üzerinde baskı olduğunda, kola veya bacağa yayılan ağrılar hissedilebilir. Bu yapılardaki sıkışmalar ve zorlanmalar sonucunda; bel kayması, bel – boyun fıtıkları, omurilik kanalında daralma, ağrılı bel eklemi hastalıkları gibi birçok ağrılı durum ve rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bu rahatsızlıklarda özellikle erken dönemde müdehale etmek önemlidir.
Sık olarak uygulanan tedavilerden biri de epidural enjeksiyonlardır. Amerika Birleşik Devletlerinde, yılda 2 milyondan fazla hastaya, bel ağrıları için epidural ilaç enjeksiyonları uygulanmaktadır.
Ağrının bulunduğu bölgeye yapılan bu enjeksiyon yöntemi sayesinde:
Ödem (şişlikler) ve baskı nedeniyle ağrı üreten sinirlerin bulunduğu alana ilaç yerleştirilmekte,
Tedavi edici ilacın, dolaylı olarak değil, doğrudan sinir sıkışmasının olduğu yere ulaşması sağlanmakta,
Sinir kökleri üzerindeki ödeme bağlı sıkışmalar kaybolmakta veya azalmakta,
Sinir sıkışmasına yanıt olarak oluşan ağrılı kas kasılmaları iyileşmektedir.
Omurgadaki eklemlerden kaynaklanan bel ve boyun ağrılarında da (Faset Eklem Hastalığı), eklem içine yapılan enjeksiyonlar sayesinde, iyileşme sağlanabilmektedir.
Uzun süren ve tekrarlayan bel – boyun – sırt ağrılarının tedavisinde, Ağrı Tedavisi Kliniklerine başvurulması halinde:
Erken müdehale sonucu tedavi şansı artacak ve vücüdu güçlendirici egzersizlere hemen başlanabilecek,
Şikayetlerin tekrarlama olasılığı, diğer tedavilere kıyasla çok daha az olacak,
Tekrarlayan şikayetlere bağlı işgücü kayıpları ve masraflar ortadan kalkabilecektir (bel ağrısının, işgücü kaybı olarak A.B.D. ekonomisine verdiği zarar, yılda 60 milyar doların üzerindedir).


BEL VEYA BOYUN CERRAHİSİ SONRASINDA GEÇMEYEN YA DA ŞİDDETLENEN AĞRILAR İÇİN NELER YAPILABİLİR ?
Ağrı Tedavi Kliniklerinde takip edilen önemli hasta gruplarından biri de, bel veya boyun fıtığı veya kaymaları nedeniyle ameliyat olan, ancak bu ameliyatlardan sonra şiddetli ağrılar çeken hastalardır.
Bu hastalarda; geçirilen ameliyatın doğal bir sonucu olarak, sinir kökleri çevresinde yapışıklıklar ve iyileşme sırasında oluşan dokulara bağlı sıkışıklıklar olur. Bunun sonucunda da, sinir kökü üzerinde sıkışma, baskı ve şiddetli ağrılar ortaya çıkabilir.
Yapışıklık olan bölgeye yönelik çeşitli tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Bunlardan biri de, özel enjeksiyon yöntemleri ile, ameliyatsız olarak, yapışıklıkların açılması ve sinir köklerinin rahatlatılmasıdır. Kateter denilen çok ince tüpler yardımıyla yapışıklık olan bölgeye ulaşılır ve ilaç enjeksiyonları ile tedavi uygulanır.


KANSER AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR ?
Ağrı, kanserli hastalarda en sık karşılaşılan sorundur. Ucuz ve etkili ağrı tedavisi yöntemlerinin varlığına rağmen, kanser ağrılarının tedavisi ülkemizde yetersiz durumdadır. Kanserli hastaların, %90’ında ağrı vardır ve hastalığın seyrine olumsuz etki edeceği gösterildiğinden, ağrı kesici tedaviye hemen başlanmalıdır. Sıklıkla, kuvvetli ağrı kesicilerle, hastaların çoğunda, etkin ağrı tedavisi sağlanabilir.
İlaçların yetersiz kaldığı durumlarda ise, çeşitli enjeksiyonlarla sinirlerin uyuşturulması veya cilt altına yerleştirilen ince tüpler gibi yöntemlerle, çok şiddetli kanser ağrıları bile ortadan kaldırılabilir.


ZONA VE ZONA SONRASI GEÇMEYEN AĞRILARDA NELER YAPILABİLİR ?
Su çiçeği hastalığına neden olan virüsün oluşturduğu, vücudun tek tarafındaki ağrılı döküntülerle seyreden hastalığa Zona adı verilir. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda (stres, şiddetli grip ve diğer hastalıklar, ameliyatlar veya kanser), vücutta bulunan virüs faaliyete geçer ve Zona hastalığı oluşur.
Yüz, boyun, kol, göğüs veya karın bölgesinde, tek taraflı, kırmızı döküntüler ve şiddetli ağrı ile seyreder. Ağrılarlar genellikle 3 hafta kadar sürer ve hastalık sonlanır. Döküntüler başladığında, Zona’ya yönelik kremler ve tedaviler uygulanır. Ancak bu tedavi yeterli olmayabilir. Bu aşamada, Zona virüsünün yayıldığı sinirlerin çevresine, ilaç enjeksiyonu uygulanmalıdır. Sinir kökünden yayılan ağrının baskılanması sayesinde, hastanın ağrısı geçer ve yalnız krem ile tedavi edilenlere göre hastalık çok daha hızlı iyileşir.
Bazı hastalarda, özellikle de ileri yaşlarda Zona geçirenlerde, hastalık sonlandığı halde şiddetli ağrılar kesilmez. Bu duruma Zona Sonrası Nevralji (Post Herpetik Nevralji) denir. Ellili yaşlardan sonra sık olarak görülür. Gençlerde de görülebilir. Tedavisi güçtür. Bu nedenle Zona geçirirken önlem almak gerekmektedir. Zona ciddiye alınması gereken bir rahatsızlıktır. Altmışbeş yaşın üzerindeki nüfusun, intihar nedenleri arasında, tedavi edilmemiş Zona ağrısı ilk sıralardadır.
Vücuttaki diğer nevrit ve nevraljilerde de (sinir dokusu ağrıları ve sinir ucu iltihapları) ağrı tedavisi olanakları vardır. Özellikle sık olan türü, yüzün tek tarafında çok şiddetli ağrılarla seyreden Trigeminal Nevralji’dir. Böyle durumlarda, özel ağrı ilaçları ve enjeksiyon teknikleri ile tedavi sağlanabilmektedir.


KIRIKLARDAN VEYA KAZALARDAN SONRA OLUŞAN VE GEÇMEYEN KOL, EL VE AYAK AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR ?
Kırıklardan sonra ortaya çıkan; el, kol veya ayaklarda çok şiddetli yanma, ağrılar ve şişmelerle seyredebilen şikayetlerde (Sudek Atrofisi, Refleks Sempatik Distrofi), erken dönemde, ağrı tedavisine başlanması gerekir. İlaç tedavileri ve Sempatik Sinir Blokajı ile başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bu aşamadan sonra hastalar, el veya ayaklarına yönelik fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarını yaptırabilir hale gelmektedirler.
Ağrı Tedavisi girişimleri, kliniğimizde, C-kollu skopi cihazı ile görüntüleyerek ve ağrısız olarak yapılmakta, girişimsel uygulamaların emniyeti ve başarı oranı arttırılmaktadır.
Benzer birçok ağrılı durumun tedavisi, günümüzde olanaklı hale gelmiştir.
Özellikle toplumun büyük bir kısmını etkileyen bel ve boyun ağrılarının tedavisinde, Ağrı Tedavisi Klinikleri sayesinde, büyük ilerlemeler sağlanmıştır.
Ağrı Tedavisi Klinikleri, modern tıbbın önemli bilim dallarından biridir.
Ülkemizde de, bu alanda olumlu adımlar atılmıştır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

KAŞ ALMA TEKNİĞİ 4

arkkas KAŞ ALMA TEKNİĞİ 4

Ark biçimindeki kaş yüzünüze ve bakışlarınıza sürprizli ama aynı zamanda cilveli bir anlam katar

Etiketler: , , , ,