Alexandera Schulman, İngiliz Vogue’unun Anna Wintour’u.
Geçtiğimiz günlerde katıldığı bir moda toplantısında seyirci ve sunucuya verdiği samimi itiraflardan dikkat çekeni şöyleydi:
“İnsanlar, Vogue editörü gibi görünmediğimi söylediğinde komiğime gidiyor. Yaklaşık 17 sene oldu (Vogue editörü olalı). İşte bu(kendisi) Vogue editörünün nasıl göründüğüdür.”
Şeytan Marka Giyer filmindeki karakterden oldukça uzak bir profil sergileyen Schulman rahatlıkla favori Vogue editörünüz olabilir. Çünkü oldukça dünyalı ve oldukça yere sağlam basıyor.
Konusu ne olursa olsun dokumanter filmleri hep sevmişimdir, hele bir de Lagerfeld Sırları gibi içinde moda olursa, işte o muhteşem olur. “The September Issue” R.J. Cutler tarafından yönetilen, 2009 Sundance film festivalinde gösterilen, Vogue’un Prada giyen seytan editörü Anna Wintour ve ekibinin 2008 Eylül sayısını hazırlarken yaşadıklarını anlatan bir belgesel. Bilirsiniz eylül sayıları kışa girildiğinden malzeme ve içerik açısından zengin, boyutları yaklasık bir ansiklopedi kadardır
Çoğumuza göre kapalı bir kutu olan, Amerika ve moda dunyasının en güçlü kadınlarından Anna Wintour ve moda severlerin kutsal kitabı Vogue ile ilgili bize farklı kapılar açacağından emin olduğum ve her dakikasını ilgiyle izleyeceğim bu filmi gerçekten merak ediyorum.
In english: I always like documentaries, especially if they are about fashion world like Lagerfeld Confidential. “The September Issue” was one of the films that was shown at Sundance Film Festival, which directed by R.J. Cutler . The movie takes us behind the scenes with Vogue’s legendary editor-in -chief Anna Wintour and her team’s preparations for the fall 2008 issue. Since it’s the beginning of a new season, as you all know the september issues are rich in content and ads, they are pretty much in size of an encyclopaedia
For most of us including myself, this most powerfull woman of America and fashion world is still a mystery so it makes me to see this movie more. I am sure it will give us the juiciest details about her and fashion lovers mecca “Vogue”.
If there are some of you who watched that movie, could you please share your opinions with me?
Bu sabah bir arkadaşımdan gelen bu link günümü aydınlattı diyebilirim, o yüzden sizin de görmenizi istiyorum. Bu defile bildiğiniz defilelerden değil, bildiğimiz ultra ince modeller, belli şekilde mikslenmiş elekronik müzik, aynı ışıklandırma, bunların hiç biri yok. Abartılı tarzı ile bu blogta pek kabul görmeyecek Jean-Charles de Castelbajac( En son onu MTV Avrupa müzik ödüllerinde Katy Perry’nin bu elbisesi ile hatırlıyoruz) bu çok şeker S/S 09 şovu ile kaderini değiştiriyor. Inanmayacaksınız ama US Vogue’un şirret editörü Anna Wintour bile var ))
Devil Wears Prada (Şeytan Marka Giyer) filmi ve kitabıyla ilgili yapımcıların bayılacağı hatta uğruna bir bölüm daha yapmak isteyecekleri Anna Wintour ile ilgili bir mevzu bahis oldu.
Anna Wintour dün stajyerlere hitaben, stajyer başarı öyküleriyle ilgili bir konuşma yapacakmış. Ardından soru ve cevaplar olacakmış. Bununla ilgili bir memo atılmış ilgililere. Nefis şeyler var içinde. Mesela; - Anna Wintour konuşmasını erken yapmak isteyebilir. Eğer geç kalırsanız o konuşuyorken önünden geçmeniz gerekebilir. O yüzden konferans salonuna hiç girmeyin. - Soru cevap olduğunda düşünülmüş sorular sorun (kısacası akıllı olun). Size verilmiş biyografiyi okuyun. Anna Hanım’ın bizimle olması bizim için bir ayrıcalıktır.
Bu ne kulak çekmektir. Bu ne strestir. Ortaokulda bile bu kadar korkutulmamıştık.
Hi Everyone -
As you know, Anna Wintour, Editor-in-Chief of Vogue, and Editorial Director of Teen Vogue, Men’s Vogue and Vogue Living, is presenting this Wednesday, July 16th.
Anna will discuss her career, stories of former successful Vogue interns and will give advice on how to do well in the business of journalism.
The second portion of the presentation will be a Q&A session. Please come prepared with thoughtful questions. I recommend that you read the brief bio on Anna, which is posted on the Intern home-page. This is such a priviledge for all of us and we want you to make the most of this opportunity.
The presentation will start promptly at 9:00am. I recommend that everyone is seated in the auditorium by 8:45am in case Anna begins a few minutes early. If the door is closed when you arrive, do not enter because you will have to walk in front of Anna while she is presenting.
Look forward to seeing you!
Düşünün ki Vogue’da çalışmaya başlamışsınız. Zaten oralara kadar gelmiş olmanız başkalarından giyim olarak biraz farklı olduğunuzu gösteriyor. Bu farkı senelerce stil sahibi olmakla, sembolik değişik bir tarz yaratmakla (taşıdığınız biçimler farklı olabilir ya da çok parlak renkleri tercih etmişsinizdir), trendleri çok daha önceden koklayıp gelene hazırlıklı olmakla yaratabilmişsiniz. Ne var ki, kot modası dünyayı özellikle son bir kaç senedir kasıp kavururken bu sıcaklara kayıtsız kalamazsınız ve dünyaları harcadığınız kotunuzun üzerine Chloe bir bluz kondurup, üzerine minik Chanel ceketinizi giymişsinizdir. Sonra bir gün patronunuz Anna Wintour şöyle bir soruya, böyle bir cevap verir; Barbara Walters : “Is it true that the women who work at Vogue have to be particularly stylish, no jeans?” Vogue’da çalışan kadınların özel bir stil sahibi olmaları gerektiği doğru mu? Kot olmadan? Anna Wintour: ” We expect, we don’t dictate, a certain style of dress.” Dikte etmeyiz ama belli bir tarzda elbise giyilmesini bekleriz.
Kotunuzu ebay’de sattınız mı yoksa çoktan işten atıldınız mı? (Daha bir Türk Vogue’da kadrolu olmadı değil mi? İngilizce yazmak gerekiyordu bu postu)
Eğer Bayan Wintour bu stylish/stil kelimesiyle şıklığı belirtmek istiyorsa, kotun bu katmanda olmadığını düşünüyorsa, bence de yanılmıyor. Tarihe baktığımızda zerafet, şıklık, elegan kelimeleri harmanlandığında çıkan sonuç hiç bir zaman kotlu bir tarif olmuyor. Audrey Hepburn, ya da Jackie Onasis veya çeşitli prensesler ve baktığınızda anı durduran, hayranlık uyandıran birçok stil insanı kotlarıyla değil, klasik formlu kostümlerle anılıyor. Vogue’da çalışmak isteyenlere kotsuz bir yaşantı için hazırlıklı olmalarını salık veririm.
“Devil Wears Prada” kitabı film haline getirildi. Başrolde Merly Streep oynuyor sözde Anna Wintour olarak.Yardımcısına her türlü angaryayla işkence yapan, herşeyi eleştiren, dünyanın en büyük moda dergilerinden birinin (Vogue-aslında) baş editörü kötü kalpli olarak deşifre edilmiş.