EKİNEZYANIN FAYDALARI VE ZARARLARI

Son bahara girdiğimiz şu dönemde, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek ve soğuk algınlığından korunmak için, evimizde bulunduracağımız bitkilerden biri de ekinezya. Ekinezya oldukça şifalı bir bitki. Kullanımı çok eskilere dayanan bu bitkinin, ilk kullanıcıları, Eski amerika yerlileriymiş. Ama onlar ekinezyayı daha çok zehirli böcek ve yılıan sokmalarında kullanırlarmış Günümüzde ise kullanım alanları aşağıda verilmiştir.
EKİNEZYANIN FAYDALARI
* Grip ve soğuk algınlığını önleyici etkisi nedeniyle hastalık öncesinde kullanılabilir.
* Öksürük ve baş ağrısı gibi durumları hafiflettiği de görülmüştür.
* C vitaminiyle beraber alındığında soğuk algınlığı geçirme olasılığını %80lerin üzerinde azalttığı görülmüştür.
* Yapılan araştırmalarda ekinezyanın akyuvar sayısında artışa neden olduğu tespit edilmiştir.
* Kemoterapiden sonra vücut direncini yükseltmek için kullanılmaktadır.
*Patojenik organizmalarla sağlıklı dokular arasındaki doğal savunma hattını yıkan bir enziminin oluşumunu önleyici etkisi olduğu görülmüştür.
*Ekinezya bitkisi antiviral ve antibakteriyel etkilere sahiptir.
*Egzama sedef sivilce gibi deri rahatsızlıklarında faydalıdır.
*Yaraların iyileşme sürecini azaltır.
*Alerjik reaksiyonların meydana gelmesini engelleyici özelliği de tespit edilmiştir.
ÖNEMLİ UYARILAR ;
* Daha çok kapsül halinde tüketilebilecek olan ekinezyanın kullanım dozu, günde 1 ila 3 kapsüldür.
* Eğer ekinezyayı çay olarak tüketmek isterseniz kullanım süresi, 15 gündür.
* Oto-immün hastalığı olanlar kullanmamalıdır.
* Bağışıklık baskılayıcı ve anksiyete ilaçlarıyla bir arada alınmamalıdır.
* Ekinezyayı kapsül olarak kullanmadan önce, mutlaka bir hekime başvurmanızda fayda vardır.
* Ekinezya da bazı ilaçlarla etkileşime girerek bazı insanlarda alerjik belirtilere neden olmaktadır.
* Hamilelerin kullanması önerilmemektedir.

Etiketler: , , , , ,

Sağlam ve güzel; Stoa

yap0082 Sağlam ve güzel; StoaDoğal taş ürünlerinde Türkiye’nin önde gelen markaları arasında yer alan Stoa, doğanın sunduğu benzersiz güzellikteki taşların tüm çeşitlerine kolaylıkla ulaşılarak uygulanmasını sağlıyor. Mermer, traverten, limestone, mozaik, bordür ve lavabo ile doğal taşta geniş ürün yelpazesi sunan Stoa, ürünlerinde tasarım ve proje aşamasından uygulamaya kadar her adımda kaliteyi ön plana çıkartıyor.

Sağlamlık ve güzelliği bir arada sunan taşın görkemini tüm iç ve dış mekanlara taşıyan Stoa, Türkiye’nin en büyük doğal taş mağazasına da imza atıyor. Modern ve çarpıcı mekanların yaratıcısı doğal taş döşemenin en şık örneklerini sergileyen firma, geniş ürün gruplarını tüketicisinin beğenisine sunuyor.

Stoa, doğal taşla hala yapılabilecek çok şey olduğuna inanıyor. Bu yüzden Türkiye’nin her bölgesinin, Yunanistan, İtalya, İspanya ve Hindistan’ın en çarpıcı mermer, traverten, limestone’larından oluşan son derece zengin bir ürün yelpazesini müşterisine sunuyor.

Etiketler: , , , , , ,

Duvar kaplamaları çesitleri

duv0024 Duvar kaplamaları çesitleriDuvar yüzeyleri dekorasyon yapılan mekanda istenilen etkiyi yaratmak için kullanılan en geniş yüzeylerdir. Aynı ortamda renkler ve dokularla birbirinden çok farklı etkileşim yaratmak mümkündür. Bu nedenle duvarlarda kullanılan malzemelerdeki çeşitlilik mümkün olduğunca çoğalmaktadır. Bu seçeneklerden biri de duvar kağıtlarıdır. Görsel açıdan incelendiğinde; uygulanacak renk, desen, doku gibi öğeler uygulama öncesi birebir müşteriye sunulur. Müşteri çıkacak sonucu önceden bilir. Kullanılacak desenlerde ise alternatif çokluğu, müşteriye sonsuz seçenek sunar.

Duvar kağıdı çeşitleri
# Vinil Duvar Kaplamaları
# Doğal Duvar Kaplamaları
# Tekstil Duvar Kaplamaları
# Kağıt Esaslı Duvar Kağıdı
# Boyanabilir Duvar Kağıdı

Vinil duvar kaplamaları
Kağıt arkalı vinil duvar kağıdı: En yaygın kullanılan duvar kağıdıdır. Kaliteli kağıt üstüne çeşitli metodlarla desen basılır ve pvc ile yekpare kaplanır (Solid veya Expanded). Çok geniş desen ve renk seçeneği ile her türlü mekanlarda kullanılabilinir. Dayanıklı, su geçirmez ve kolayca silinebilirler. Bazı ürünlerin yapışkanı sürülmüştür. Bazı özel üretimler hariç genellikle rulo olarak satılır ve rulolar 52/53 cm eninde ve 10 m boyundadır. Avaraj ağırlıkları 150/250 gr/m2 dir. Rulolar üretim sırasında düzgün kesilmiştir, üst üste bindirmeden ve arada boşluk bırakmadan yanyana yapıştırılır.

Kumaş arkalı vinil duvar kağıdı: Daha çok yoğun trafik olan mekanlarda tercih edilir. Çok uzun seneler uygun bakım ile yeni gibi kalabilir. Islak sünger ve sabunla temizlenir, darbe ve güneş ışığına karşı dayanıklıdır. Enlerin geniş olması uygulama hızını artırır, ruloların uzun olması ise tavan yüksekliğinden bağımsız olarak zayiatın azalması anlamına gelir. Yatırım maliyeti diğer vinil kağıtlara göre fazladır, ancak işletme maliyeti çok düşüktür. Uzun seneler sonra bile aynı desen ve renk tekrar üretilebilir. Uluslararası yangın, ses ve dayanıklılık standardlarına uygun üretimlerdir. İşyerleri, otel, kafeterya-restorant ve hastanaler için önerilir. Talep halinde anti-mikrobik korumalı üretilebilir.

Genişlik: 132/137 cm (52/54”)
Rulo boyu: 30 metre civarında
Ağırlıklar: 12 oz/LY= 271 gr/m2 – 15 oz/LY= 339 gr/m2 – 18 oz/LY= 407 gr/m2 – 20 oz/LY= 452 gr/m2

Doğal duvar kaplamaları: Doğal liflerin örgü, sepme veya press şeklinde genellikle kağıt taban üzerine yapıştırılması ile üretilir. Malzemenin doğası gereği üretimlerde ton ve kalınlık farkı olabilir ve ek yerleri belli olur. Temizliği ve uygulaması özel itina ister.

# Hasır (En yaygın kullanılan doğal duvar kaplaması tipidir.)
# Mantar
# Kağıt lifleri
# Çeşitli sert yongalardan (mika, porselen, taş vs) ve metal fiberlerden üretilenler ürünleride bu grupta toplayabiliriz.

Tekstil duvar kaplamaları: Tek bir hammaddeden veya birkaçının birleşiminden meydana gelebilir. Genellikle kağıt tabanlı duvar kağıtlarıdır. Ancak son zamanlarda non-woven taban yaygın olarak kullanılmaktadır. Uygulaması ve bakımı özel itina ister.
Doğal lifler: Pamuk, keten, ipek.
Sentetik lifler: Polyester, akrilik, poliamid, viskoz.

Kağıt esaslı duvar kağıdı: Üzerine vinil kaplanmamış gekleneksel duvar kağıdıdır. Üretim ve kullanım alanları oldukça daralmıştır. Uygulaması kolaydır ancak az nemli bezle temizlenebilir, güneş ışığına dayanıklı değildir.
Kullanım alanları: Genellikle bebek / çocuk odalarında düz tipleri, dokulu (textured, embossed) tipleri ise genel amaçlı ekonomik çözümler için kullanılmaktadır.

Boyanabilir duvar kağıdı: Genel olarak cam tekstilden üretilen beyaz dokulu duvar kaplamasıdır. Uygun boya ile boyanır ve dokulu olması nedeniyle farklı görünümler elde edilebilinir. Enaz 3-5 sefer boyanabilir.

Etiketler: , , , , , , , ,

Güzel ve Bakımlı Olmanın Detayları

eklenmem   c lt resm  Güzel ve Bakımlı Olmanın Detayları

Ne demişler: ‘‘Çirkin kadın yoktur. Bakımsız kadın vardır.’’ Gerçekten de öyle. Kendine bakmasını bilen, derli toplu kadınlar her zaman, her yerde baştacı ediliyor. Aşırı makyaj yapan, ağır parfümler süren, frapan giyinen, takıp takıştıran kadınlar değil sözünü ettiğimiz. Kendine değer veren, saygı duyan, bunu giyimiyle, davranışlarıyla bir bütün halinde sergileyen kadınlar… Bu arada yakışıklı erkekler bile tahtlarını, bakımlı olan erkeklere bıraktı. Bizden söylemesi. İşte size küçük öneriler…
Güzel ve bakımlı olmanın detayları
Her sabah evden çıkmadan önce mutlaka duş alın.
Haftada bir kez saçınıza kuaförünüzde bakım yaptırın. Her yerde kolaylıkla bulabileceğiniz ürünlerle kendiniz de evinizde yapabilirsiniz.
Çantanızda mutlaka bir el kremi bulundurun. Çatlamış eller ve dudaklar kötü bir görüntü yaratır.
Deodorantınızı yanınızdan ayırmayın. Temiz vücuda sıkılacak deodorant hem güzel kokmanızı, hem de kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır.
Ne kadar aceleniz olursa olsun ütüsüz, kırışık giysilerle dışarı çıkmayın.
Saçlarınıza fön çektirmek için zamanınız yoksa, saçlarınızı toplayın. Böylece sürekli uğraşmaktan kurtulursunuz.
Bakımlı görünmek için dolaplar dolusu giysiye ihtiyacınız yok. Sadece kıyafetlerinizin birbirleriyle uyumlu olmasına dikkat edin. Tabii kişiliğinizi yansıtan giysilerden de vazgeçmeyin.
Fazla kilo almaktan kaçının. Güzel de giyinseniz, bakımlı da olsanız, fazla kilo tarzınızı yansıtmanıza imkan vermez.
Asla kaçık çorap giymeyin. İnce çorap giymek zorunda kaldığınız günlerde mutlaka bir yedeğini çantanızda taşıyın.
Yarısı çıkmış ojelerle dolaşmamayı alışkanlık haline getirin. Tırnaklarınız uzun olmasa bile elleriniz manikürlü olsun.
Gündüz makyajı için hafif bir ruj ve göz kalemi yeterli olacaktır. Dolayısıyla gece ve gündüz makyajlarını birbirinden ayırın.
Kuaföre gidemiyorsanız, saçlarınıza kendiniz şekil verebilirsiniz.
Örneğin, birçok yerde bulabileceğiniz değişik saç fırçaları, fön makinaları ve biraz sprey yardımıyla saçlarınızı kuruturken de istediğiniz biçime sokabilirsiniz.
Bakımlı ve çekici görünmenin kurallarının en başında tabii ki fazla kilo almamak gelir. Diyetisyenlere göre az ama sık yemek, kilo almamanın ilk şartı. Bu kurala uyduktan sonra kendinizde hergün belirli bir incelme göreceksiniz.

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA YAZ HASTALIKLARI

CTJ488UJ2UJ7L5Z724QSF0M6a BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA YAZ HASTALIKLARI

Yaz aylarının gelmesi ile birlikte çocuklarda ve bebeklerde görülen hastalıklarda da artış görülmektedir. En sık karşılaşılan yaz hastalıkları şunlardır:
• İshal
• Böcek ısırıkları
• Güneş yanıkları
• İdrar yolu enfeksiyonları
• Üst solunum yolu enfeksiyonları

Güneş yanıkları ve güneş çarpması ile ilgili gerekli olabilecek bilgilere daha önce yer vermiştim.
Biraz annelerin en büyük korkusu ishalden söz etmekte fayda var.
İshale neden olan mikroorganizmalar çoğunlukla ağız yoluyla bulaşıyor, ancak koli basililer aracılığıyla bulaşan ishali de göz ardı etmemek lazım. Bunlar pis sularda yüzmekten, kanalizasyonun karıştığı sularla sulanan bahçelerde yetişen meyve sebzeleri iyi yıkamadan yemekten bulaşabilir.
İçme suları ve meyve sebze yıkarken kullanılan suların temizliğine büyük özen göstermek hatta temizliğinden şüphe ettiğiniz suları kaynatarak kullanmak gerekir.
Bebeklerinizin içme suyunu mutlaka kaynatılmış sudan vermelisiniz. Bu riski en aza indirecektir. Hatta sularının temizliğiyle ilgili çok ciddi endişeleri olan annelerden banyo suyunu dahi kaynatarak kullananlar olduğunu unutmamak gerek.
Mümkün olduğunca çocuklarınıza, özellikle de yaz aylarında, açıktan yiyecek almamalı, beklemiş yiyecekleri yedirmemelisiniz.
İshalden korunmanın bir diğer etkili yolu ellerin temiliğine çok önem vermektir. Bebeklerinizle ilgileneceğiniz, besleyeceğiniz, altını temizleyeceğiniz ve hatta oynayacağınız zaman bile ellerinizin temiz olmasına dikkat edin.
İshalin tedavisine gelince, tabiki ilk yol doktora başvurmak olmalıdır. Ama bu arada çocuğunuza mümkün olduğunca bol sıvı vermeli, kaybettiği suyu ve tuzu yerine koymalısınız. Ayrıca doktorunuza danışarak, piyasada ishale yönelik hazırlanmış özel mamalardan verebilirsiniz. Bunlar hem ishali azaltmakta hem de vücudun kabettiği ve ihtiyacı olan besini almasını sağlamaktadır. Yoğurdun ishal üzerine tedavi edici etkisini de unutmamak lazım.
Eğer sıvı kaybı çok fazla ise serum tedavisi ve kakada kan da varsa antibiyotik tedavisi gerekebilir.
Unutmayın ishal tedavi edilmezse tehlikeli olur. Bu yüzden doktora danışmak çok önemlidir.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , ,

Vücut Çatlaklar (Striae Atrophica)

Bayanların pek çoğunu rahatsız eden vücut çatlakları, genellikle ergenlik döneminden itibaren kilo alıp verme, hızlı boy uzaması gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar ve bacak, kalça, bel çevresi, göğüs ve diz arkalarında enine-boyuna ince beyaz çizgiler şeklinde yer alırlar.

Derinin aşırı gerilimine bağlı olarak, cildin elastin ve kolojen dokularındaki tahribat sonucunda ortaya çıkan vücut çatlakları bir çeşit deri yırtılmasıdır. İlk oluştuklarında pembemsi görünümdedirler, zamanla bu pembe çizgiler beyaza dönüşür. Çatlakların derecesine ve yoğunluğuna bağlı olarak renk açık pembeden morumsu tonlara kadar değişebilir. Ayrıca yine derideki esnemelerin yoğunluğuna bağlı olarak çatlaklar sadece renk farklılıkları şeklinde değil aynı zamanda çukurlaşmış görüntüler şeklinde de oluşabilirler.

Striae Atrophica denilen vücut çatlakları sadece ergenlik döneminde değil, özellikle kilo alımına bağlı ciddi fiziksel ve hormonal değişimlerin yaşandığı hamilelik döneminde de gögüs, kalça, karın ve bel çevresinde çok sık görülmektedir.

Bunlara ek olarak uzun süre kortizon kullanımı, Cushing Sendromu, Marfon Sendromu gibi hastalıklar da derimizi bir arada tutan bağ dokuyu ve cilt unsurlarını olumsuz etkiledikleri için çatlaklara neden olan faktörlerdir. Şu bir gerçektir ki aynı yaşta, aynı kiloyu alan her iki kişide de çatlak problemi oluşacak diye bir genelleme doğru değildir. Dolayısı ile çatlakların oluşumunda cildimizin genetik özellikleri ve aşırı kuru yapıda olması gibi unsurlar da son derece etkilidir.

Bilim adamları ergenlik ve hamilelik döneminde oluşan çatlaklara sadece derinin gerilerek yırtılmasına neden olan kilo artışı ve genleşmenin değil bunun yanısıra aynı dönemlerde adrenaller tarafından salgılanan ve oranı ciddi derecede artan glucocorticoid hormonlarının da neden olabileceğini belirtmektedir.

Çatlaklar mikroskopta incelendiğinde doku altında kolajen ve elastin yapı tahrip olduğu için çatlakların etrafında derinin olması gerekenden çok daha ince olduğu gözlemlenmiştir.

Şu unutulmamalıdır ki çatlakların oluşumunu önlemek ,onları tedavi etmekten çok daha kolaydır. Özellikle çatlaklar henüz pembe renkteyken müdahale etmek alınacak sonucun başarısını arttıracaktır.

Çatlakların iyileştirilmesinde ki, ne yazık ki hiçbir zaman oluştuktan sonra tam olarak giderilemezler. En etkili yöntemlerden biri, Avrupa ülkelerinde de en yoğun uygulananı Dermabrazyondur (micro peeling). Bu yöntem alüminyum oksit adı verilen çok küçük yapıda ince kristal taneciklerin cilt yüzeyinde soyma etkisi yaratarak problemli tabakanın atılması ve alttan yeni doku üretimi esasına dayanır. Genellikle 10 seanslık kürler şeklinde uygulanan bu yöntem acısız ve cilt açısından herhangi bir risk içermeden tamamen yok etmese bile çatlaklarda gözle görülür derecede iyileşme sağlıyacak şekilde sonuca ulaştırır. Bu işlem ile beraber güneş ışınları bağdaşmayacağı için sonbahar ve kış ayları işlemin uygulanması açısından en doğru dönemlerdir. Ayrıca çok hafif çatlakları kapatmak için zaman zaman kamuflaj makyajında kullanılan, cildi besleyici özelliği olan, suya dayanıklı ve cilt renginde özel kapatıcılardan da yararlanılabilir.

Önemli olan çatlakların oluşumuna fırsat vermemektir. Bunun için çok sık kilo alıp vermemeye dikkat etmek, cildin elastikiyetini arttırmak için düzenli egzersiz ve esneme hareketleri yapmak, bol su içmek, her duş ve banyoda vücuda peeling uygulamak, hergün cildi nemlendirici ürünler kullanmak (özellikle buğday ve susam yağı ), belirli aralıklarla masaj ve yosun kürleri yaptırmak, ayrıca aşırı güneşlenmemek, sebze-meyve ve protein açısından zengin gıdalar tüketmek ve en önemlilerinden biri sigara içmemek çok önemlidir.

Merkezimizde vücut çatlakları konusunda dermabrazyon ( micro peeling ) yöntemi uygulanmaktadır.

Etiketler: , , , ,

GÖZ TEMBELLİĞİ NEDİR?

GÖZ TEMBELLİĞİ NEDİR? NASIL TEDAVİ EDİLİR?
NORMAL GÖRME NASIL GELİŞİR?
GÖZ MUAYENESİ NE ZAMAN YAPILMALIDIR?
NELER GÖZ TEMBELLİĞİNE YOL AÇABİLİR?
GÖZ TEMBELLİĞİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?
GÖZ TEMBELLİĞİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Göz Tembelliği Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?
Göz tembelliği erken çocukluk çağında ortaya çıkan ve bir gözün yeterince görememesi şeklinde tanımlanabilecek bir durumdur. Göz tembelliğine her 100 kişiden 3’ünde rastlanmaktadır. Göz tembelliği ancak küçük yaşlarda tespit edilebilirse tedavi edilebileceğinden ebeveynlerin bu konuda son derece hassasiyet göstererek erken yaşlarda çocuklarının göz muayenesi olmalarını sağlamaları gerekmektedir.


Normal Görme Nasıl Gelişir?
Bebekler doğduklarında ancak belirli oranlarda görebilmektedirler. Gözlerini kullandıkça görme potansiyelleri artmaktadır. İlk 9 yaş içinde görme sistemi tam olarak gelişmekte ve daha sonra belirgin bir değişiklik olmamaktadır. Eğer bir göz tüm düzeltmelere rağmen tam kapasiteli göremiyorsa bu durum kişinin hayatında olumsuz bazı etkilere yol açar. Mesela bazı mesleklerde (askerlik, pilotluk gibi) göz tembelliği olanlar yer alamazlar.


Göz Muayenesi Ne Zaman Yapılmalıdır?
Tüm çocukların 4 yaşına gelmeden önce herhangi bir sorun olmasa da mutlaka bir göz doktoru tarafından muayene edilmiş olması gerekmektedir. Bu arada doğumdan itibaren hem ailenin gözlemleri hem de çocuk doktorlarının bazı tespitleri ile gerekli hallerde çok erken dönemlerde de göz muayenesi yapılabilir.


Neler Göz Tembelliğine Yol Açabilir?
Göz Tembelliği gözlerin normal olarak kullanılmasını engelleyen her türlü durumda ortaya çıkabilir. Çoğu vakada göz tembelliğine yol açan durumlar kalıtsal olabilir. Özellikle ailesinde göz tembelliği olan çocuklar göz doktoru tarafından mutlaka muayene edilmelidir.
Göz tembelliğinin 3 temel sebebi bulunmaktadır.
Şaşılık : Kayan gözde genellikle tembellik oluşmaktadır.
Kırma Kusurları : Mevcut olan yüksek kırma kusuru nedeni ile bir göz diğerinden çok bulanık görmekte ise bu göz görsel gelişimini tamamlayamayarak tembel hale gelmektedir. Görünüşte gözlerde herhangi bir problem olmadığı için tespit edilmesi en zor olan göz tembelliği tipi budur. Aileler çocuklarının gözünde bir kayma tespit ettiklerinde hemen muayenesini sağlamakta ancak diğer durumlarda genellikle göz muayenesi okul dönemine kadar gecikmekte ve bu durumda da çoğu kez geç kalınmış olmaktadır. Bu nedenle 4 yaş öncesinde tüm çocukların şikayet olsun olmasın, mutlak surette göz muayenesi olmaları gerekmektedir.
Saydam olması gerekli göz dokularında bulanıklık : Bu durumun başında katarakt gelmektedir. Bu tip göz tembelliği en erken gelişen göz tembelliğidir. Dolayısı ile her yeni doğanın mutlak bir çocuk doktoru tarafından son derece kolay bir test olan kırmızı yansıma testine tabi tutulması ve bir anormallik halinde acilen göz doktoruna muayenesi gereklidir. Çünkü bu tip göz tembelliği çok erken ve çok derin olarak gelişmektedir. Doğumsal katarakt mümkün olan en kısa zamanda cerrahi olarak tedavi edilmelidir.


Göz Tembelliği Nasıl Teşhis Edilir?
Bu çoğu kez oldukça zor bir durumdur. Çünkü çocukların görme muayeneleri 3.5-4 yaş öncesinde oldukça güçlük arzetmektedir. Daha küçük çocuklarda ve bebeklerde sağlam gözün doktor tarafından elle kapatılması haline tepkiyi değerlendirmek gibi bir takım yöntemlerle göz tembelliği olan göz tespit edilmeye çalışılır. 4 yaş öncesi muayenede göz doktoru temel olarak şunları yapar. Gözlerde herhangi bir kayma olup olmadığını muayene eder. Daha sonra saydam ortamlarda herhangi bir bulanıklık olup olmadığına bakar, göz bebeği bir damla ile genişletilerek, her iki gözün refraksiyon (kırma) değerleri ölçülür. Burada önemli olan nokta özellikle bir gözde, diğerinin çok üzerinde bir kırma kusuru olup olmadığıdır. Bunun dışında her iki gözdeki yüksek kırma kusurları da dikkate alınır. Kırma kusuru muayenesi dışında retina (görme zarı) ve optik sinir (görme siniri) muayenesi de yapılarak muayene tamamlanır.


Göz Tembelliği Nasıl Tedavi Edilir?
Göz tembelliğinde tedavinin esası zayıf gözün kullandırılmasına dayanır. Bu, sağlam gözün özel bir bandajla haftalar bazen aylar boyunca kapatılması ile yapılır. Önce gerekli olan reçete edilir. Çocuk bunu kullanmaya başlar ve kapama tedavisi yapılır. Şaşılıkta eğer bir cerrahi müdahale yapılacaksa genellikle önce göz tembelliği giderilmeye çalışılmaktadır. Ameliyat öncesi belli bir dönem kapama tedavisi yapılır, ameliyat uygulanır, daha sonra bir müddet daha kapama yapılmaya devam edilir. Aileler ne yazık ki kayma ameliyatından sonra herşeyin yoluna girdiği düşüncesiyle kapama yapmayı bırakabilmektedirler. Tek başına cerrahi müdahale, oluşmuş göz tembelliğini gideremez. Göz doktorunuz kapamanın nasıl yapılması gerektiği ve kapama sırasında ne gibi şeyler yapılması gerektiğini size açıklar. Bundan sonrası ise tamamen sizin sabrınıza kalmıştır. Çocuklar kapama yapılmasından hiç hoşlanmazlar. Ve bunu reddederler. Ancak ebeveyn olarak bu dönem, sizin ilgi ve sabrınızla, başarılı bir şekilde yaşanabilir. Yaşamları boyunca göz tembelliklerinin mevcudiyeti nedeniyle yaşayacakları 
sıkıntıları düşünerek bu günlere sabırla yaklaşmalısınız.
Az Görme Önlenebilir Bir Problemdir.
Başarıda en önemli nokta göz tembelliğinin teşhis zamanıdır. Eğer erken teşhis ve düzenli tedavi yapılırsa çoğu kez normal görmeye ulaşılabilmektedir. 9 yaş sonrasında yapılacak kapamanın herhangi bir faydası olmamaktadır. Katarakt gibi sebeplerle ortaya çıkan göz tembelliklerinde çok seri davranmak gereklidir. Erken bebeklik dönemlerinde cerrahi ve kapama tedavileri ile müdahale yapılmalıdır.
Tekrar hatırlatalım ki 4 yaş öncesinde tüm çocukların şikayet olsun olmasın, mutlak surette göz muayenesi olmaları gerekmektedir.

Acıbadem Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanları tarafından hazırlanmıştır.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , ,