Estetik Merkezleri ve İstanbul Estetik

Estetik her zaman insanların ihtiyaç ve ilgi duydukları alandır. Her insan güzel görünmek ve kendi ile barışık olmak ister. Bu güzel görünüme ulaşmak ise çoğu zaman estetik yaptırmaktan geçer ve bazen de zorunlu sebeplerden dolayı da estetik yaptırmak gerekebilir.

Gelişen tıp sayesinde estetik yaptırmak hem zahmetsiz hem de hızlı sürede iyileşme ile gerçekleşmektedir. Gelişen bilgisayar programları ile estetik yapılacak bölge estetik sonrası nasıl görüleceği uzman hekim tarafından estetik yaptıran kişiye gösterilir.

Son dönemlerde en çok tercih edilen estetik yöntemlerini sorduğumuzda uzman doktorumuz burun estetiği, göğüs estetiği, dudak estetiğinin ilk sıralarda yer aldığını söylüyor ve devam ediyor uzun yıllar önce burun estetiği yaptırmak hem zahmetli hem de hasta için iyileşme süreci uzun olduğundan bazen tercih edilmeyebiliyordu fakat bir önceki yazımızda bahsedildiği üzere artık günümüzde burun estetiği ameliyatı çok daha kısa sürmekte ve hasta estetik operasyonundan sonra çok kısa sürede gündelik hayatına başlayabilmektedir ayrıca diğer cezbedici nokta ise hastaya burun estetiği operasyonu öncesi bilgisayar ortamında nasıl bir buruna kavuşacağı gösterilmektedir. Bu saydığımız genel durumlardan dolayı artık estetik yaptırmak çok tercih edilen bir yöntem haline gelmiştir. Bir diğer yandan zorunlu olarak estetik yaptırmak durumunda kalanlar içinde durum aynı şekildedir gelişen bilgi ve teknoloji ile güzel bir yüze kavuşabilmekteler.

Burun estetiği hakkında genel bilgilerden bahsettik diğer estetik yöntemleride benzer özelliklerde olmaktadır.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Peeling2

Peeling
Her ne kadar ilk peeling (derinin en üst tabakasının soyulması) uygulamalarına ait her hangi bir kayıt bulunmasa da tarih öncesi dönemlerde insanların bazı bitkileri derinin yaşlanmasının tedavisinde kullandıkları düşünülmektedir. Doktorların kozmetik amaçlı girişimleri Ebers Papiruslarında (M.Ö. 1560) kırışıklıkların düzeltilmesi, saç ve kaşların boyanması şeklinde tanımlanmıştır. Sülfür, hardal, kireç taşı deriye direkt uygulanarak cildin yüzeyel tabakası soyulmaya çalışılmıştır. XX. Yüzyılın başlarında yüzün gençleştirme çalışmaları yeniden canlılık göstermeye başlamış 1903’lerde fenolle yüzdeki sivilce izleri ortadan kaldırılmaya başlanmıştır. 1905’de yine mekanik olarak zımparalar kullanılarak sivilce izleri ve lekeler tedavi edilmeye çalışılmıştır. Ancak bu çabalar çok fazla değerli bulunmamış olacak ki II. Dünya Savaşı sonuna kadar bu konuda fazla çalışma yapılmamıştır. 1950’lerde derinin yüzeyel tabakasının soyulmasının önemi anlaşılmaya ve modern teknikler geliştirilmeye başlanmıştır. Benzer şekilde kimyasal yöntemlerle de yüz soyma uygulamaları 1950’lerde üzerinde çok durulan konulardan olmuştur. Günümüzde de lazer de dahil olmak üzere peeling ajanları iyi tanımlanmış ve etkileri iyi bilinmektedir.
Yüzeyel peeling
Yüzeyel peeling ile derinin en üst tabakası uzaklaştırılır, böylece ince kırışıklıklar ortadan kaldırılmış olur. Deri gözenekleri de belirsiz ve deri daha pürüzsüz hale gelir. Yüzeyel peeling ile ince kırışıklıklar ortadan kaldırılırken alın, gözün dış kısmındaki kaz ayağı bölgesindeki ve kaşların arasındaki kırışıklıklar ortadan kaldırılamaz. Yüzeyel peeling uygulandığında derinin en üst tabakası bir kaç gün içerisinde dökülür. Bu nedenle hafta sonu uygulanırsa hafta başında normal günlük aktivitelere dönülebilir. Yüzeyel peelingden en iyi sonucu almak için 5-6 ay süresince her ay peeling yapılması uygundur.Yüzeyel peeling için · glikolic asid, · resorsinol, · salisilik asid gibi maddeler kullanılmaktadır. Bu maddelerin değişik ticari adları vardır.
Derin peeling (fenol peeling)
Derin peeling denildiğinde genellikle fenol (phenol) peeling anlaşılmaktadır. Fenol ile yapılan soyma işleminden sonra kırışıklıklarda oldukça fazla düzelme elde edilmektedir. Sonuçları lazer ve dermabrazyondan daha iyidir. Bir defa uygulandığında yıllarca etkisi devam eder. Fenol peelingden önce her hangi bir ön hazırlığa gerek yoktur. Fenol peeling ile sivilce izleri ve hemen hemen tüm koyu lekeleri ortadan kaldırabilir. Tüm bu faydalarına rağmen kalıcı bir açık renk oluşabilir. Bu durum bazen peeling yapılan ve yapılmayan yerlerin belirgin olarak görülmesine neden olmaktadır. Bu dezavantajı nedeniyle fenol peeling açık tenlilerde tercih edilir. Ayrıca peeling yapılan bölgelerin bronzlaşması yetersiz olmaktadır. Fenol peeling genel yada lokal anestezi altında, hastane yada ofis şartlarında yapılabilmektedir. Hastanede kalmaya gerek yoktur ve uygulamadan sonra değişik derecede ağrı ve rahatsızlık duyulur, bunun için ağrı kesiciler kullanılır. 7-10 süren şişlikler oluşur. İyileşmeden sonra ortalama 3 ay kadar süren bir kızarıklık olmaktadır. Diğer peeling uygulamalarında olduğu gibi güneş koruyucu faktörler kullanılmalıdır. Sonuç olarak açık tenlilerde oldukça etkili bir yöntemdir.
Orta dereceli (medium) peeling (Trichloro acetic acid (TCA), Glycolic acid, Salicylic acid Peeling)
Medium kimyasal peeling cildin pürüzsüzleştirilmesinde ve canlılığının sağlanmasında oldukça etkilidir. İnce kırışıklıkları ortadan kaldırdığı gibi bazı cilt lekelerinin de tedavisinde etkili olur. Ancak akne skarlarının (sivilce izlerinin) ve derin kırışıklıkların tedavisinde etkili değildir.Medium peeling ile ince kırışıklıklar ortadan kaldırılır, derideki pürüzler ortadan kaldırıldığı gibi ciltte kısmen sıkılaşma da sağlanır. Ayrıca yaşlılığa bağlı lekelerinde ortadan kaldırılması mümkündür. En iyi sonucu almak için 4-6 ayda bir tekrarlanmalıdır. Diğer bir avantajı derin peelingin koyu tenlilerde leke bırakma ihtimaline karşı medium peeling de bu istenmeyen etki görülmez. Ancak peeling yapılmadan önce cilt bakımı gerekir. Her 2-3 ay da bir peeling tekrarlanır. Alınan olumlu sonuçların devamını sağlamak için cilt bakımına özen gösterilmelidir. Peeling yapılmadan önce 1-1,5 ay süreyle glikolik asid, retin-A gibi ajanlar kullanılır. Retin-A derinin yüzeyel tabakasının uzaklaştırarak peeling için kullanılan maddelerin daha derine etki etmelerini sağlar.Medium peeling ofis şartları altında 30-45 dk. içerisinde uygulanabilir. Uygulamadan önce ağrı kesici yada sakinleştiriciler verilir. Uygulama esnasında hafif bir yanma hissedilir. Yanma hissi 5-10 dk. devam eder. İşlem tamamlandıktan sonra yüz bölgesine pomad sürülerek iyileşmesi hızlandırılır. Uygulama bittikten sonra her hangi bir rahatsızlık hissi duyulmaz. Yüz her gün 1-2 defa yıkandıktan sonra yine pomad sürülür. İlk gün yüzde kızarıklık görülür daha sonra kızarıklık kaybolup koyu bir renk alır, bir kaç gün içerisinde bu oluşan ince tabaka soyulup dökülmeye başlar. Bu olay yaklaşık 1 hafta içerisinde tamamlanır. 1 hafta sonra normal günlük aktivite yada işe dönülür. Medium peeling etkisi 6 ay- 2 yıl arasında değişir. Peeling sonrası düzenli cilt bakımı yapıldığında bu sürenin uzamasını sağlamak mümkündür.
MİKRO PEELING
Cilt bakımına yardımcı bir yöntemdir. Tüm kimyasal peeling yöntemlerinin en hafif etkili olanıdır. Yüzdeki pürüzleri azaltır, cildi yumuşatır, gözenekleri küçültür, lekeleri azaltır. İnce kırışıklıklara çok az etkilidir. Bu işlemde % 20-50 glikolik asid kullanılır. Uygulama esnasında geçici bir yanma ve batma hissedilir. Soğuk tatbik edilerek bu şikayetler azaltılır. Daha sonra nemlendirici kremler kullanılır. Yüzde 1-2 gün kadar devam eden bir kızarıklık olabilir. Yüzeyel deri kabakası dökülmeye başlar ancak bu dökülme diğer peeling yöntemlerindeki gibi belirgin değildir. Mikropeeling her 2-3 ayda bir tekrarlanır. 4-6 peeling uygulamasından sonra düzenli olarak cilt bakımına devam edilmesi gerekir.

Etiketler: , , , , , ,

Bebeklerde şaşılık

sasilik Bebeklerde şaşılık

Şaşılık, gözlerin birlikte uyum içerisinde bakamaması ve farklı yönlere doğru dönmüş olmasıdır. Bir göz düzgün bakarken diğer göz içe, dışa, yukarı veya aşağı doğru kaymış olabilir. Şaşı olan hastalar, bazen başlarını sağa veya sola eğmek gibi değişik baş pozisyonlarında her iki gözleri ile düzgün bakabilirler. Bazen şaşılık kendini böyle baş pozisyonundaki anormalliklerle gösterebilir. Şaşılıktaki gözün kayma hali sürekli olabilir, zaman zaman olabilir, daha çok çocuk yorulduğunda, uykulu ya da hasta iken belirginleşebilir. Bazen sağ bazen sol göz kayma gösterebilir. Kayan göz bazen düzelebilir, düzgün olan göz de bazen kayma gösterebilir.

Şaşılık bebeklerde oldukça sık görülen bir problemdir, Bebeklerin yaklaşık %4′ünde görülebilir. Şaşılık, yaşamın daha sonraki yıllarında da açığa çıkabilir. Kadınlarda ve erkeklerde benzer oranlarda açığa çıkar. Bazen ailevi olabilir ancak çoğu zaman şaşılığı olan hastaların ailelerinde şaşılığı olanlara rastlanmaz.

Kayma, sürekli veya gelip geçici şekilde olabilir. Sürekli olarak tek gözde olabilir veya dönüşümlü olarak iki göz kayabilir.

Çocukların %4′ünde gözlenir. İleri yaşlarda da ortaya çıkabilir. Kız ve erkeklerde eşit oranla rastlanır. Kalıtımsal olabilir.

Çocuklar yeni doğduğunda ve okul öncesi çağlarında çocuk doktoru ve göz doktorları tarafından olası göz sorunları açısından muayene edilmelidir. Özellikle, ailede şaşılık veya görme tembelliği hikâyesi varsa, bu muayene çok daha önem kazanır.Bebeklerde çoğunlukla kayıyormuş gibi görünen göz (yalancı şaşılık) ile gerçek şaşılık arasında ayırım yapabilmek zordur.Yalancı içe şaşılık, basık burun kökü olan ve göz kapaklarının iç kısmında deri kalıntıları (epikantal kalıntılar) olan çocuklarda veya iki göz arası mesafenin dar ve gözlerin derinde olduğu durumlarda, yana bakış pozisyonlarında gözlerin içe kaydığından şüphelenilen durumdur. Çocuk büyüdükçe burun büyür, deri kıvrımları geriler ve normal görünüm kazanır. İki göz arasındaki mesafenin fazla olması veya gözlerin öne çıkık olması da yalancı şaşılık sebebidir.En sık rastlanan şaşılık tipleri İçe ve dışa kayma’dır. İÇE KAYMA Bebeklerde ve çocuklarda en sık gözlenen şaşılık tipidir. Doğumdan sonraki altı aya kadar çıkan şekline infantil tip denir ve ameliyatının bir yaşına kadar yapılması önerilir. İçe kaymalar genellikle hipermetropiyle birlikte görülür. Hipermetroplar uzaktaki cisimleri iyi görebilmek için uyum yaparlar. Uyum gözleri içe çeker. Hipermetropinin gözlükle tam düzeltilmesi sonucu, şaşılık tam düzeltilebilir. Bu akomodatif tip içe şaşılıktır. Bu tip şaşılıkta çocuk büyüdükçe hipermetropik gözlük numarası azaltılarak, şaşılık kontrol edilir ve ameliyata gerek duyulmaz. Bazı durumlarda ise hipermetropinin tam düzeltilmesine rağmen bir miktar belirgin şaşılık kalabilir. Bu kısmı nonakomodatif tiptir. şaşılığın gözlükle düzeltilemeyen kısmı ameliyatla düzeltilebilir.Bazı çocuklarda yakına bakınca içeri kayma çok artar. Bu durumda bifokal gözlük, prizmalar, bazı göz damlaları ve bazen cerrahi, tam düzeltmeyi sağlayabilir. Hipermetropiye ve akomodasyona bağlı olmayan tipteki içe şaşılıklarda tedavi yalnızca cerrahidir. İçe şaşılıkla ameliyat gereksinimi varsa, cerrahi en kısa sürede planlanır. İçe şaşılığın temel cerrahi prensibi, gözü içeri çeken kasın göze yapışma yerinden geriletilerek zayıflatılması ve gözü dışa çeken kasın kısaltılarak kuvvetlendirilmesi şeklindedir. DIŞA KAYMA Ara sıra ortaya çıkan ve devamlı olan tipleri vardır. Ara sıra dışa kayma görünen şekli iki tiptir. Yakına bakarken normal, çift taraflı görmenin olduğu, uzağa bakarken ise gözlerden birinin dışarı kaydığı tipe diverjans fazlalığı denir. Konverjans yetmezliği denilen diğer tipinde ise uzağa bakış normal iken, yakına bakışta gözler dışarıya kayar. Bu tip şaşılıklarda öncelikle miyopi ve astigmatizma tam düzeltilir. Ortoptik (göz kaslarını çalıştırıcı) tedavi ve prizmalardan yararlanılır. Son çare cerrahidir. Hem yakına hem de uzağa bakarken görülen devamlı dışa kaymalarda da aynı tedavi yöntemleri geçerlidir. Dışa kaymada cerrahi içe şaşılıkların tam tersine olarak, gözü dışa çeken kasın yapışma yerinin geriletilerek zayıflatılması ve içe çeken kasın kısaltılarak kuvvetlendirilmesi prensibine dayanır. ŞAŞILIK AMELİYATI Genellikle genel anestezi altında yapılır. Bazı erişkinlerde lokal anestezi de uygun olabilir. Ameliyat sadece göz küresini saran dokunun kaldırılması ve gözü hareket ettiren kaslara ulaşılması ile başlar. Sonra bir ya da iki gözde kaslara gerekli kuvvetlendirme ve zayıflama işlemleri uygulanır. Ameliyat sonrası iyileşme hızlıdır. Birkaç gün içinde normal yaşama dönülür. Ameliyat sonrası gözlük veya prizma gerekebilir. Her insanın ve her gözün kendisine göre iyileşme cevabı değişmekle birlikte, kayma ameliyat sonrasında az veya aşırı düzelmişse tekrar ameliyat yapılabilir.

Şaşılıkta, erken ameliyat çok önemlidir. Çünkü bebeklerde gözlerin kayması düzeldikten sonra normal görme ve çift gözle derinlik hissi rahat gelişir. Çocuk büyüdükçe görmeye derinlik hissinin tam gelişmesi mümkün olmasa da, şaşılık ortadan kaldırılınca çevre (perifer) görmede artma olabilir. Şaşılık cerrahisi, gözleri normal paralel konumlarına getirmek için yapılır. Şaşılık ameliyatı hiçbir şekilde gözlük kullanımı ve görme tembelliği tedavisinin alternatifi değildir. Ameliyat öncesinde kullanılan gözlük ve uygulanan görme tembelliği tedavisine, ameliyat sonrasında da aynı şekilde devam edilir.

Etiketler: , , , , , ,

Çene Estetiği

Çenenin Altında ve Üstünde olan şekil bozuklukları:
Bu tür bozukluklar çeneleri ayrı ayrı ilgilendiren küçüklük, büyüklük, geri ve ileri olma gibi şekil bozuklukları olabileceği gibi, her iki çenenin deformiteleri de birlikte görülebilir.
Mesela üst çene küçük, alt çene büyük olabilir. Deformitenin cinsi ve boyutları konusunda yüz görünümü ile karar vermek yanıltıcı olabilir. Sefalometrik analiz adı verilen ve yüz oranlarını belirleyen bir inceleme yapıldıktan sonra hangi kemiğe yönelik ne tür bir işlem yapılacağına karar verilir ve cerrahi planlama yapılır.
Bu ve buna benzer ameliyatlarda her hastada farklı bir planlama ve uygulama gerektirir.
Bir çok durumda ameliyat sonrasında alt ve üst çenelerin 4-5 hafta kadar birbirine tespit edilmesi ve hastanın ağzının bu sürede açılmaması gerekir. Beslenme ancak sıvı gıdalarla mümkün olur.
Bu ameliyatlar yalnız genel anestezi altında yapılabilir ve mutlaka 18 yaşından sonra gerçekleştirilmelidir. Birçok olguda ameliyat sonrası çenelerin alacağı pozisyona dişler uyum sağlayamayacağı için ön hazırlık olarak ortodontik tedavi ile dişlerin kapanma şekli ameliyattan sonra çenelerin alacağı yeni biçime göre değiştirilir.

Etiketler: , , , , ,

Göz Bakımı 2

Göz Bakımı

Gözler yüzün en dikkat çekici bölgelerinden biridir. Teninize ve saçınıza uygun bir göz makyajı ile çok etkileyici görünebilirsiniz.
Eğer açık tenli ve sarışınsanız, şanslısınız çünkü hemen her renk far kullanabilirsiniz. Karamel, kahve, gri ve krem rengi özellikle yakışacaktır. Önce açık bir rengi (yumuşak bir gri, kemik yada kehverengimsi bir pembe) kirpiklerin dibinden göz kapağının bitimine kadar sürün. Göz kapağının üstüne ise kahverengi, bronz gibi daha koyu renkler kullanın.
En koyu tonu da derinlik katması için göz kapağının bitiş çizgisine sürün.
Esmerler rahatlıkla koyu tonlar kullanabilirler. Koyu renk farı kirpiklerin dibine kadar, yanlara dogru hafif uzatarak sürün.
Kızıllar ise karamel, gri, lila veya siyah gibi renkleri kullanabilirler.
Bu renklerle sariışınlarinkine benzer makyaj yapabilirsiniz ancak göz ile burun arasındaki bölgeye fazla koyu renkler sürmekten kaçının.
Eyeliner yada göz kalemini hem üste hem alta yada sadece üste sürebilirsiniz ama mutlaka sürdükten sonra yumuşatmalısınız.

Bunu ıslak pamukla, pamuklu çubukla yada bazı göz kalemlerinin arkalarında bulunan silgilerle yapabilirsiniz.
Açık renkli farlar kullandıysanız yada günlük hafif bir makyaj istiyorsanız göz kalemini mümkün olduğunca ince sürün, ayrıca kahverengi göz kalemi kullanmak daha doğal görünmenizi sağlayabilir.
Gözün altına da kalem çekmek yerine, kirpiklerin dibine azıcık koyu renk bir far sürmeyi deneyebilirsiniz.
Rimel sürerken de bazı şeylere dikkat etmelisiniz. Kurumuş bir rimel (3 aydan sonra kurumaya başlar) istenilen etkiyi göstermez.
Rimel sürmeden önce kirpikleriniz tarakla yada kirpik kıvırıcısıyla düzelterek, karışmalırını yada birbirlerine yapışmalarını engelleyebilirsiniz.
Biraz ışıltılı ve farklı bir görünüm için siyah veya kahverengi sürdüğünüz rimelin üstüne sadece uçlarına mor yada lacivert sürmeyi deneyebilirsiniz.
Kirpiklerinizin daha uzun ve gür görünmelerini istiyorsanız, rimelden önce biraz pudra sürüp, kuruduktan sonra da ikinci katı sürmek istediğiniz etkiyi yaratacaktır.

Gözlerin formunu değiştirmek için…
1.Gözleriniz çok yakınsa: Kaşların birbirine çok yakın olması makyaj tekniği ile giderilebilir. Önce burnun üst kısmındaki kaşları alıp bunların yerine açık far sürün. Koyu renk farı gözkapağının oynar yerine ortasından kenara doğru rengini açarak sürün. Açık renk farıysa gözlerin iç kısmına uygulayın. Burna yakın kısma asla koyu renk far sürmeyin!

2.Gözleriniz çıkıksa:Koyu renk farı gözkapağınızın hareketli kısmına sürün. Koyu renk bir eye- liner’ı gözkapağın sınırından dışa doğru çekin.

3.Gözleriniz çok uzaksa:Gözleriniz arasındaki mesafe çok uzaksa koyu renk farı gözkapağının hareketli yerine ortadan başlayıp kaşın altına ve burna doğru sürün. Gözkapağını eye liner ile belirleyin.

4.Gözleriniz içe gömükse:Küçük, gözkapakları belirsiz ve ince gözleri belirginleştirmek de mümkün. Kaşlarınızın altından, dış kısımlarına doğru olan bölümleri orta koyulukta bir farla boyayın. Gözkapaklarının üzerine daha açık bir far sürün.

Sayfayı arkadaşınıza gönderin..

İnterneti daha iyi dolaşmak için Google Araç Çubuğuyla birlikte Firefox’u da alın

zirve100.com

www.GuLSehri.com Erkekler Kadınlar 17 ziyaretci sitemizde

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Besin zehirlenmesine dikkat

Gıda zehirlenmesi yazın daha sık görülüyor. Gıdanın alınması ve belirtilerin ortaya çıkması arasındaki süre ise etkene göre değişiyor.

Süre etkene göre değişir

Bulantı, karın ağrısı, kusma, ateş gibi şikâyetlerle kendini gösteren zehirlenmelere neden olan gıdanın alınması ve belirtilerin ortaya çıkması arasındaki süre etkene göre değişir.

Bulgular farklı olabilir

Besin zehirlenmeleri, mikroorganizmalar ve toksinlerin veya çeşitli kimyasal maddelerle kontamine yiyeceklerin yenmesiyle oluşan ve etkene göre çok değişik belirti ve bulgular gösterebilen klinik bir durum.

Benzer belirtilere dikkat!

Son üç gün içinde aynı besin maddelerinden yemiş, birden fazla kişide de benzer belirtiler görüldüğünde besin zehirlenmesi akla gelmeli. Besinin alınması ile belirtilerin çıkması arasındaki süre etkene göre de değişir. VKV Amerikan Hastanesi’nden Dr. Arzu Özgeneci besin zehirlenmeleri konusunda bilgi verdi.

1)1 – 6 saat içinde başlayan bulantı ve kusma: Bu kadar kısa sürede çıkan zehirlenmeler genellikle toksinlere bağlıdır ve toksin besin üzerinde sentez edilmiştir. Etken mikroorganizmalar; S. Aureus ve Bacillus Cereus’tur. Bu tip zehirlenmede kusma, ishal, karın ağrısı tipiktir. Ateş genellikle yoktur. Toksin ile gastrointestinal sistemin etkileşimi ve toksin uyarısının sinirlerle kusma merkezine ulaşması karın ağrısı ve kusmaya neden olur.

Hangi besinlerde bulunur?

Staph Aureus; kümes hayvanları, yumurta, pastalar, etler, konserveler
Bacillus Cereus; Pirinç, tahıllı yiyecekler, sebzeler.

2) 8 – 16 saat içinde başlayan karın ağrısı ve ishal: Nedeninin; clastridium perfringies olduğu düşünülür. İshal ince karın ağrısı belirgin olup, ateş ve kusma az görülür. Belirtiler 24 saat içinde görülür.

Hangi besinlerde var?

Biftek, soslar, konserveler, kümes hayvanları, ısıtılmamış et.

3)16- 48 saat içinde başlayan karın ağrısı: Salmonello, Shizella, E. Coli, Vibriolar neden olur. Doku İnvazyonu nedeniyle, dışkıda kan ve lökosit olabilir. Diğere besin zehirlenmelerinden farklı olarak ateş sık görülür. Belirtiler bir haftada sonlanır.

Hangi besinlere de bulunur?

Salmonello; kümes hayvanları, çikolata, kurutulmuş yiyecekler, süt ürünleri, yumurta.
Shizella; yazın sık olur, yumurta ve yeşil salatalıklar .
E. Coli; yaz ve sonbaharda sık olup, hamburger ve çiğ sütte.
Vibrio; Kabuklu deniz ürünlerinde bulunur.

4)16 – 72 saat içinde başlayan karın ağrısı ve sulu ishal: En sık etkeni; E. Coli, Vibriocholera ve Vibrio pashemolitizus’dur. Bol ishal, karın ağrısı ve kusma olur. Kusma sıktır ve belirtiler 24-48 saatte kaybolur.

5)18 – 36 saat içinde başlayan bulantı, kusma, ishal, paralizi: Etken, Clostridium’dur. Uygun hazırlanmamış yiyeceklerde nönotoksinlerle oluşur.

Bulantı, kusma, ishal, gibi belirtiler olunca akla gelmelidir. Nörolojik belirtiler geliştiğinde kabızlık görülür.

Hangi besinlerde bulunur?

Clostridium Botulinum; sebzeler, meyveler, bal, balık, püre ve konservelerde bulunur. Nörotoksin tek başına hastalık yapabilir. Kimyasal maddelere bağlı besin zehirlenmeleri de sık görülür. Bakır, çinko, kalay kadmiyum gibi ağır metallerin besin maddelerine karışmasına bağlı zehirlenmeler olabilir. Bulantı, kusma ve karın ağrısı gibi belirtiler 2 3 saatte geçer

Gıda zehirlenmelerinde tanı nasıl konur?

Öykü, inkübasyon süresi ve klinik bulgularla şüphelenilen etken uygun örneklerin laboratuvara gönderilmesi ile saptanabilir. Gönderilecek örnekler; şüphelenilen etkene göre değişirse de kusmuk, goita, yiyecek ve serum örneklerinin birlikte gönderilmesi en uygundur.

Tedavi:

Destekleyici tedavi yapılır

1) Sadece gastroinlesinal belirtiler varsa; antibiyotik gereksizdir.

2) İshal varsa; ağızdan ve/veya damardan sıvı verilir.

3) İshal kesici ilaçlardan kaçınılmalıdır.

4) Temizliğe önem verilmelidir.

5) İshalli kişilerin gıdaları ellememesi gerekir.

Beden tipinize göre beslenin!
Korunma:

1) Besinler hazırlanırken yeteri kadar ısıtılmalıdır.

2) Pişirildikten sonra bir saat içinde yenmelidir.

3) Depolanacak besinler en kısa zamanda soğutulmalı (1-1,5 saatten önce) ve saklanacak yerin sıcaklığı 4 dereceden az olmalıdır.

4) Küçük miktar yiyecekler yeniden ısıtıldığında kaynama noktasına kadar ısıtılmalıdır.

5) Mutfak ve depoların temizliği sağlanmalıdır.

6) Hayvanların beslenmesi, bitkilerin yetiştirilmesi, ve hiketiziye ulaşıncaya kadar olan devrede kontaminasyon önlenmelidir.

7) Özellikle toplu yemek veren yerlerdeki aşçılar ve personel eğitilmelidir.
icon cool Besin zehirlenmesine dikkat Kontamine yiyaeceklerin hemen toplanması için piyasa kontrolü yapılmalıdır.

9) Epidemiler (salgınlar) erken tanımlanarak gerekli önlemler alınmalıdır.

10) Pişirildikten sonra besinlerin yeniden kontamine olması önlenmelidir.

Etiketler: , , ,

Seramik ve zariflik

zem0059 Seramik ve zariflikSeramik, “çok yüksek sıcaklıkta pişirilmiş toprak” demektir. Şu anda evlerimizde, iş yerlerimizde veya dış mekanlarımızda döşeli olan seramiklerin tarihi M.Ö. 6000 yılına kadar gider. İlk seramiğin bu yıllarda Anadolu’da üretildiği bilinmektedir. Duvarlara duvar seramiği döşenir, zeminlere ise yer seramiği uygulanır. Dış cephelere ise hava şartlarına ve zemin trafiğine uygun daha dayanıklı seramik döşenir.

Yer seramikleri
# Yer seramikleri duvar seramiklerine göre daha dayanıklıdır.
# Çok yüksek sıcaklıkta fırınlanmıştır.
# Darbelere karşı mukavimdir.
# Soğuktan etkilenmez.
# Duvar seramiklerine göre daha ağırdır.
# Yük taşıma kapasiteleri çok yüksektir.

Duvar seramikleri
# Yer seramiklerine göre daha hafiftir.
# Kesinlikle yer döşemesi olarak kullanılmaz.
# Daha düşük ısılarda fırınlanmıştır.
# Daha fazla su emebilir.
# İç mekanlarda kullanılır.

Porselen seramikler
# Yer ve duvar seramiklerinden çok farklıdır. Pişirme sırasında hamuruna katılan madde sayesinde doğal taşlara benzer.
# Yüzeyi koruyucu madde ile kaplı olan türleri daha parlaktır.
# Diğer iki seramik türüne göre daha sağlamdır. Bu yüzden daha çok dış mekanda kullanılır.
# Su emmez.
# Leke tutmaz.
# Asit ve bazlara karşı duyarlıdır.
# Kayma riskine karşı kullanılabilecek bir malzemedir.
# Güneş ışığından etkilenmez.

Dayanıklılık türlerine göre seramikler PEI yöntemiyle 5’e ayrılırlar.
# PEI I: Aşındırıcı maddelerin bulunmadığı yerler için
# PEI II: Nadiren aşındırıcı maddelerin bulunduğu yerler için
# PEI III: Az miktarda aşındırıcı maddelerin bulunduğu yerler için
# PEI IV: Aşındırıcı maddelerin bulunduğu ve trafiğin olduğu yerler için
# PEI V: Aşındırıcı maddelerin çok bulunduğu ve trafiğin yoğun olduğu yerler için

Bu kıstaslara göre örnek vermek gerekirse; PEI I evler için idealdir. Bunun yanında PEI V ise alışveriş merkezleri zeminleri için uygundur.

Seramiğin avantajları
Seramik sağlıktır.
# Kir, leke ve pas tutmaz.
# Toz kaldırmaz ve nem yapmaz.
# Sigara, yemek vs.. kokular üzerine sinmez.
# Doğal yapısı sayesinde ortama zararlı madde salmaz.
# Basit deterjanlarla temizlenir.
# Kullanım ömrü yüksektir.
# Bebek sağlığına zararı yoktur.

Seramik dayanıklıdır.
# En kuvvetli deterjanlar bile aşındırma oluşturmaz.
# Çürümez, bileşenlerine ayrışmaz.
# Güneş ışınlarında solmaz.
# Soğukta çatlamaz.
# Diğer kaplama malzemelerine göre daha zor çizilir.
# Aşınmalara karşı dayanıklıdır.
# Ağır yüklere karşı son derece dirençlidir.

Seramik ekonomiktir.
# En uzun ömürlü kaplama malzemesidir.
# Özel bakım gerektirmez.
# Yanmaz.
# Komple yenileme gerektirmez, sadece kırılan karo değiştirilir.
# Uzun vadede en ekonomik seçenektir.
# Isınma maliyetini düşürür.

Seramik estetiktir.
# Üzerine resim, desen ve fotoğraf baskısı yapılabilir.
# Döşeme stili ile ortamı benzerlerinden farklı kılar.
# Mekana prestij kazandırır.
# Yaşamın kalitesini yükseltir.

Seramik ekolojiktir.
# Hammaddesini doğadan alır.
# Geriye dönüşümü olan bir maddedir.
# Üretimi aşamasında temiz enerji kullanılır. Dolayısıyla atmosfere zararlı gazlar yayılmaz.

Karolar
Seramiğin sırlanması ve dekorasyonu karoların çeşitli şekillerde süslenmesini ve istenen üstün özelliklere sahip olmasını sağlar. Seramik karolar çamur, eritken ve diğer ham maddelerden yapılan ince, düz levhalardır. Genelde duvarları ve zeminleri kaplamak için kullanılır. Levhaları yapmak için kullanılan çamur kırmızı veya beyaz çamur olabilir. Hem zemin hem de duvar karoları su geçirmeyen seramik karolardır. Karolar her yerde kullanılabilir. Piyasada bulunan seramik karoların türü bu zemin malzemesinin kullanım yerlerine göre değişmektedir. Kullanıma göre, farklı özellikte farklı ürünler vardır. Karolar son zamanlarda zeminde ve kaplamada kullanılmaktadır.

# Zemin karoları
# Konutların iç mekanları
# Dış kaplamalar (teras)
# Kamuya ait binalar (hastaneler, okullar)
# Kaplamalar
# Evlerin iç mekan kaplamaları (mutfaklar, banyolar)
# Dış kaplamalar (teraslar)

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , ,