İçtiklerimizde şişmanlatıyor…

ABD’de yapılan bir araştırma, insanları yedikleri kadar, içtiklerinin de şişmanlattığını ortaya çıkardı.

resim100163 İçtiklerimizde şişmanlatıyor...Dr. Barry Popkin, “içeceklerin, katı yiyeceklerin aksine insanı tok tutmadığını, dolayısıyla insanların bunları daha fazla tüketme eğiliminde olduklarını” söyledi.

Kuzey Carolina üniversitesi tıp fakültesi tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, Amerikalılar, 1977 yılına oranla, içtikleri kolalı içeceklerdeki tatlandırıcılar nedeniyle günde 83 fazla kalori alıyorlar. Uzmanlar, günde fazladan 10 kalori alanların yılda yaklaşık yarım kilo şişmanlayacağını belirtiyor. Buna göre, günde fazladan 83 kalori alanların her yıl 3.6 kilo alacakları bildirildi.

Yetkililer, “kalori veren tatlandırıcılar” adını verdikleri maddeler arasında şeker, yüksek früktozlu mısır şurubu, maltoz ve dekstroz gibi ürünlerin bulunduğunu belirtiyorlar.

Araştırma hakkında açıklamada bulunan doktor Barry Popkin, “Ne kadar fazla kolalı içecek içersek o kadar fazla şişmanlarız” diye konuştu. Dr. Popkin, “içeceklerin, katı yiyeceklerin aksine insanı tok tutmadığını, dolayısıyla insanların bunları daha fazla tüketme eğiliminde olduklarını” da sözlerine ekledi.

New York Üniversitesi Tıp Merkezi beslenme uzmanı Samantha Heller de, “kolalı içecek tüketenlerin kilo aldıklarını ancak tartıya çıktıklarında ya da pantolonlarının içine sığmadıkları zaman fark ettiklerini” kaydetti.

En çok gençler tüketiyor

Bu arada, kolalı içecekleri en fazla 10-30 yaş grubundaki gençlerin tükettikleri belirlendi. Uzmanlar, “bu yaş grubundakilerin, kemik yoğunluğunu artıracak süt ve benzeri besleyici gıdalara ihtiyaçları bulunduğunu, en az ihtiyaçları olan şeyin ise şeker olduğunu” vurguladılar.

Kolalı içeceklerden sonra en fazla şeker içeren maddeler arasında tatlılar ve jöleler bulunuyor.

İçeceklerle ilgili araştırmanın sonuçları “Obezite Araştırmaları Dergisi”nde yayınlandı.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Gençler için cilt bakımı tavsiyeleri

Genç yaşlarda hormonal değişim sonucu ciltte bir dizi problemler başlar; sivilcelenme, akne, siyah nokta, aşırı kuruluk veya aşırı yağlanma gibi

Bu yaşların başlaması ile birlikte düzenli bir cilt bakımı ve kozmetik malzemelerin kullanımı çok önemlidir. Böylece ileride oluşabilecek sorunların şimdiden giderilmesi sağlanır, cildin pürüzsüz ve zinde kalması garantilenir.

Gençlerin uyması gereken öneriler:

1. Sabun kullanma alışkanlığını bırakmak gerekir. Zira dünyanın en iyi sabunu bile olsa sabunun kurutucu etkisi vardır ve kurutması cildin dıştan gelen tehlikeli mikroplara karşı savunmasız kalmasına neden olur.

2. Sabun yerine temizleme sütü ve toniği bu yaş grubu için en idealidir. Çoğu genç kız alışkanlık ve yanlış bilgilendirme sonucu temizleme sütü yerine tonik kullanmaktadır. Temizleme sütleri üst deride ve bir alt katmanda birikmiş kirlerin, deri yolu ile atılmış ifrazatların gidermesini sağlar. Bunu cildi tahriş etmeden yapar. Tonik ise sütün kalıntılarını alır, gözeneklerin tekrar büzülmesini ve derinin bir sonraki işleme (krem sürmeye) hazır ve emici olmasını sağlar. Temizleme etkisi süt gibi değildir.

3. Sabah ve akşam nemlendirici kullanılması önerilir. Derinin siyah nokta yapma alışkanlığı varsa ve gözenekleri büyük ise gözenek sıkışaştırıcı kullanılması tavsiye edilir.

4. Haftada bir derin temizleme ve peeling yapılmalı. Böylece ciltte aşırı ölü hücre ve kirin birikmesi engellenir, cilt nefes alır. Eğer cilt aşırı yağlı ise haftada iki defa peeling yapılması önerilir.

5. Akneli ve sivilceli deriler ise özel bir itina ile temizlenip tedavi edilmelidir. Kesinlikle ihmal edilmemeli. İlk devrelerinde müdahale şarttır. Öncelikle sivilcelenmenin gerçek nedeni tespit edilmeli ve tedavi buna göre yapılmalıdır. Çoğunlukla ana nedenler cildin mikrop alması, yanlış beslenme, hormonal dengesizlikler, yemek alerjisi, güneş alerjisi, ciltteki faydalı vitaminlerinin eksilmesi ve strestir. Bu nedenler çoğunlukla kombine halinde veya tek başına olabilir, ama genelde bazıları direkt sebep iken diğerleri uyarıcıdır.

Akne ve sivilce erkeklerde de aynı nedenlere bağlı olarak oluşur.

Genç yaşlarda uyulması gereken hususlar:

1. Sabun ve uyarıcı cins kozmetik malzemeleri kullanılmamalı. Traş losyonu da dahil. Bunların yerine temizleme jelleri veya kremleri kullanılmalı.

2. Sivilcelenme sorunu meydana geldiği andan itibaren dikkatle tedavi edilmeli. Aksi takdirde fark edilmeden çoğalacak ve iyileştirilmesi zorlaşacaktır. Bunun için kesinlikle uzman bir kişinin önerisine dikkatlice uyulmalı.

3. Bugünün teknolojisi kozmetik ve dermotolojik alanda kesin sonuç veren tedaviler sunmaktadir. En son teknoloji aha asiti “alfa hidroksi asit” ve glikolik asit tedavileri yapılmaktadır. Uzman bir kişi tarafından bu tedaviler sürdürülmeli ve evde aynı hafifletilmiş malzemelerle devam edilmeli.

4. Beslenme dışardan yapılan tedaviler kadar önemlidir. Belirli vitamin, mineral ve oligo elementlerle takviye şarttır. Bu iş için hem iyi bir diyet, hem de bitkisel olarak hazırlanmış ilaçlar kullanılması tavsiye edilir.

5. Deri ufak tefek sorunlar (örneğin sivilce, siyah nokta veya yağlanma) yapıyorsa el sürmemeye özen gösterilmeli. Unutulmaması gerekir ki bu yaşlarda derinize yapılabilecek doğru veya yanlış tedaviler ileride cildinizi pürüzsüz ve canlı kalmasının başlıca temelidir. Çoğunlukla gençlerde bu tür sorunlara müdahaleleri yanlıştır. Sürekli siyah nokta ve sivilce sıkılmaya gidilir ve üzerine kapatıcı malzeme kullanılır.

İşte bu işlem derinin yıpranmasına neden olur. Siyah noktalar bile çok özel maskeler ile tahriş yaratmadan temizlenebilir. Halbuki sıkma metodu ile hücrenin yapısı tekrar düzelmeyecek şekilde bozulabilir ve ileride lekeli ve açık gözenekli kalmasına neden olur. Özellikle bu tür sorunlar sıkma metodu ile tedavi edildiğinde güneşin ve kimyasal değişimlere maruz kalması ile deride pigment ve leke atar ve lekeler kalıcılaşır.

6. Yağlı derilerde genelde riboflavin B2 vitaminin eksikliği ile meydana gelebilir. Onun için bol bol süt tüketilmeli, karaciğer kullanılmalıdır. Ayrıca kimi durumlarda hayvansal gıda alerji etkisi yaratabilir. Bu tespit edilirse, en az 1 ay kırmızı et yenilmemeli.

7. Sokağa çıkıldığında nemlendirici kullanmak gerekir. Zira bugünün hava şartları koruyucu malzmelerin kullanılmasını gerektirmektedir (kir, sigara, egsoz dumanı vs). Sabah akşam yüzü temizlemek şarttır. Genç kızlarda yanlış ve ucuz kozmetik ürünleri bu tür sorunların oluşmasına yol açmaktadır.

Etiketler: , , , , , , , ,

Saç dökülmesi

Saç dökülmesi
Saç dökülmesi yaygın ve sık görülen bir sağlık sorunudur. Yaşamınızın herhangi bir döneminde bu sorunu siz de yaşayabilirsiniz.

Araştırmalar, saç dökülmesinin kadınlarda da görüldüğünü, 20 yaşın üzerindeki her kadının, yaşamının herhangi bir döneminde saç dökülmesi nedeniyle tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün ise özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var.

Saçın esas maddesi keratin’dir. Saçlarınızı beslemek, sağlıklı ve parlak saçlara sahip olmak istiyorsanız bir kuralı hiç unutmamalısınız: Saç sadece kökünden beslenir. Saçlarınızı daha iyi beslemek için işe, doğru ve dengeli bir beslenme planı yaparak başlamalısınız. Dışarıdan yapacağınız çabalardan sonuç alamazsınız. Saç bakımı ürünleri saçın yıpranmış görüntüsünde kısa süreli değişmeler dışında pek yarar sağlamazlar. Bu ürünlerle saçlarınızı daha temiz ve bakımlı tutabilir, dış etkilerin oluşturduğu yıpranmanın sonuçlarını bir süre gizleyebilirsiniz. Saç bakım ürünleri ile saçınıza sadece bir dış bakım sağlayabilirsiniz. Bir kez daha hatırlatalım: Saçınız için gerekli olan besin unsurları saça sadece kan yolu ile ulaşabilirler. Saçınız için gerekli besin unsurlarını ağız yolu ile doğal besinler veya besin destekleri ile alabilirsiniz.

Saç dökülmelerinin hormonal, metabolik, mikrobik pek çok sebepleri var. Sorunun kaynağını araştırın. Demir, çinko veya başka bir besin unsurunun yetersiz alımı ile ilişkili olup olmadığını öğrenin. Yanlış planlanmış dengesiz ve çok düşük kalorili diyetlerin de saçınızı dökebileceğini unutmayın.

Sorunu, saçlarınızın ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve proteinlerin ona yalnızca kan dolaşımı ile ulaşabileceğini unutmadan çözmeyi deneyin.

Saç dökülmeniz beslenmenize ilişkin sorunlardan kaynaklanıyorsa, kalsiyum, çinko, selenyum gibi minerallerin, p-aminobenzoik asit, keratin, sistin ve tiamin gibi besin unsurlarını ihtiva eden bazı hazır ürünlerin veya besinlerin ağız yoluyla alımı halinde yardımcı olabileceklerinden şüphe etmeyin!

Bir hatırlatma

Son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var. Bu küf, ilk kez 1970’li yıllarda Almanya’da kullanıma verildi. Tıbbi küfün tiamin, keratin ve sistin ile birlikte kullanımının daha etkili olduğunu ise 1990 sonrasında yapılan yeni ve güvenilir çalışmalar gösterdi.

Saç dökülmesini durdurmak, saç hasarını önlemek istiyorsanız çözümün dıştan değil içten geldiğini unutmayın. Önce doğru ve dengeli bir beslenme planı yapın, stresten, üzüntüden, uykusuzluktan uzak bir yaşam planı yapın. Gerektiğinde bir uzman danışmanlığı alarak yukarıda belirtilen besin unsurlarını bir arada içeren yeni ve etkili ürünlerden yararlanın.

Saç kaybını artıran etkenler

Tükenmişlik durumu, stres

Ateş, enfeksiyonlar

Tiroid bozukluğu gibi bazı hormonel ve metabolik hastalıklar (Tiroid bezi tembelliği)

Kansızlık

Mevsimsel dökülmeler

Hamilelik ve emzirme dönemleri

Beslenme bozuklukları, bilinçsiz ve ağır sık tekrarlanan diyet rejimleri, alkol bağımlılığı

Kanser tedavileri gibi ilaçların kullanımı

Zehirlenmeler

Radyasyon

Gerçekler ve rakamalar

Saç sayısı: Her insanda 100.000 – 150.000

Saç yoğunluğu: 200/cm²

Çapı: 0.1 mm

Her bir saç telinin aylık uzama miktarı: 1 cm

Bir günde toplam saç uzaması: 20-30 m

Günde kaybedilen toplam saç sayısı: 50-100

Etiketler: , , , , , ,

Dis Bakimi

İzmir Eğitim Diş Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ve bakım bozukluğunun dişlerin çürümesine, bunun da çene gelişimi bozukluğuna yol açtığını söyledi. Prof. Gökay, “Beslenme ve bakım bozukluğu çürük sayısını artmasına, bu da çene gelişiminin bozukluğuna ve diş çarpıklığına neden olur. Ağız ve diş sağlığında diş bakımının önemi büyüktür ve kişi günde 10 dakikasını mutlaka dişlerine ayırmalı. Fırçalamanın yanı sıra ip kullanma ve gargara da diş bakımı için önemli” dedi.

Etiketler: , , , , , , ,

Sağlıklı Beslenme ve Obezite İlişkisi

Sağlıklı beslenme çoğumuza yabancı bir terim. Kulak aşinalığımız olsa da, sağlıklı beslenen kişi sayısı yok denecek kadar az. Fast-food ve hazır (işlenmiş) gıdaların çokluğu, hayatımızın her alanına girmiş olmaları bunun en büyük sebebi. Başta Amerika olmak üzere dünyanın birçok bölgesindeki en büyük sağlık problemlerinden biri olan obezitenin temel sebepleri, düzensiz beslenme, tüketilen besinler konusunda yeterli hassasiyeti gösterememe, fast-food düşkünlüğü ve hazır gıdalardan vazgeçilmemesi olarak belirtilebilir…

Daha birkaç yıl öncesine kadar dünyanın hiçbir bölgesinde risk oluşturmayan obezite, son 10 yılda o kadar gelişti ve büyüdü ki artık önü alınamayan ve dünya tarihindeki birkaç büyük salgından sonraki en büyük hastalık oldu.

Diğer salgınlar ile obeziteyi birbirinden ayıran özellik ise, salgınların insan iradesi dışında yayılması, fakat obezitenin genellikle insan eliyle ilerlemesidir. Yani besinler konusunda yeterli hassasiyet gösterilmeyip beslenme düzenli olmadığı taktirde obezite ihtimali her zaman olacaktır…

Etiketler: , , , , , , , ,

Patates Diyeti

Patates diyetiyle bir haftada 3 kilo verin! Patatesin hep şişmanlattığı söylenir. Kalorisinin yüksek olduğu düşünülür ve diyet listelerinden uzak tutulur. Oysa patates vücut için gerekli birçok mineral içeriyor. Bu nedenle beslenme programından çıkartılmaması gerekiyor. Hazırladığımız patates diyeti ile 1 haftada rahatlıkla 3- 5 kilo verebilirsiniz.

1. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 2 dilim kepekli ekmek, diyet margarin, domates, yeşil biber
Öğle: 220 gr patates ile salata, çok az sıvı yağ
İkindi: 1 elma
Akşam: 120 gr kuzu incik, 150 gr patates ile yapılmış yemek, bol salata

2. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 50 gr kepekli ekmek, 2 ince dilim salam, salatalık, domates
Öğle: 200 gr patates ile hazırlanmış mevsim türlü, bol salata
İkindi: 200 gr havuç
Akşam: 200 gr balık, 120 gr haşlanmış patates, bol salata

3. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 50 gr kepekli ekmek, 1 sosis, salatalık domates
Öğle: 160 gr haşlanmış patates, çeyrek bardak süt ile yapılmış püre, 5 adet taze kayısı bol salata
İkindi: 1 bardak ayran
Akşam: 2 adet yumurta, 160 gr patates (kuşbaşı doğranmış) ile omlet, bol salata

4. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 50 gr kepekli ekmek, 5 gr yağ, 5 gr bal
Öğle: 100 gr dana eti, 160 gr haşlanmış patates ile sebze türlü, bol salata
İkindi: 175 gr greyfurt
Akşam: 80 gr patates tava, 200 gr ızgara köfte, bol salata

5. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 25 gr kepekli ekmek, 200 gr yağsız yoğurt içine salatalık ve dereotu karıştırın.
Öğle: 160 gr patates, 100 gr patates, 100 gr havuç ile püre, 300 gr ekstra light yoğurt
İkindi: 150 gr mevsim meyvesi
Akşam: 8 kibrit kutusu patatesli tepsi böreği, bol sebze ve salata

6. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 25 gr kepekli ekmek, 30 gr peynir, 100 gr mevsim meyvesi
Öğle: 160 gr patates, 100 gr patates, 100 gr havuç ile püre, 300 gr ekstra light yoğurt
İkindi: 4 adet salatalık turşusu
Akşam: 2 adet kabak, 150 gr haşlanmış patates, 110 gr dana eti, bol salata

7. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 1 kase cornflakes, 250 gr yoğurt
Öğle: 320 gr patates, 5 gr tereyağ, 30 gr kaşar peyniri, yemek kaşığı sosis ve hardal ile kumpir, bol salata
İkindi: 1 bardak ekstra light süt
Akşam: 180 gr biftek, yarım su bardağı mantar, 80 gr patates ile yapılmış salçalı biftek, bol salata

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Cilt Kırışıklıklarını Engellemek

Kırışık giderme konusunda Kozmetik dünyasında en çok konuşulan yardımcı A vitamini ve türevleridir. Çok geniş olarak konuşulmasada da C vitamini, selenyum, dengeli beslenme, spor ve su cilt sağlığı ve kırışıklıkların giderilmesi veya oluşumunun engellenmesinde önemlidir. Yapılan bazı çalışmalar kollagen yapımı üzerine etkileri nedeni ile C vitaminini de gündeme getirmiştir. Bazı çalışmalar C Vitamininin, vücüdumuzdaki bağ doku denen, koruyucu doku katmanının korunmasında anahtar rölü oynadığını göstermiştir. Kollagen de bu dokunun bir elemanıdır. Kollajen sentezi için gereken sinyali C vitaminin oluşturduğu düşünülmektedir.
Günlük hayatımızda besinlerimiz ile C Vitamini almaktayız. Bu vitamin suda eriyebilen vitaminler gurubundandır. Asit yapıdadır, kimyasal ismi Askorbik asittir. Yani sindirim kanalından kana, vücudun emme mekanizmasının izin verdiği ölçüde geçer, ve vücudun her noktasına taşınır. Hücreler ihtiyaçları kadar C vitaminini kandan alırlar ve fazla alınmış miktar ise vücuttan idrar yolu ile atılır. Sıklıkla yediğimiz, taze sebze ve meyvalar C vitamini için iyi bir kaynaktır.
Günlük erişkin bir kişi için önerilen C vitamini dozu 300 – 500 mg. dır. Sigara kullanan kişilerin ihtiyacı daha yüksektir. Fazla miktarda C vitamini alınması halinde idrar yolu ile atılır bir zararı yoktur. Ancak çok yüksek dozda alınan C vitamini, atılımı sırasında idrarda, kum veya taş oluşumuna neden olabilir.
Erişkinler için önerilen minimum C vitamini dozunun, vücutta C vitamini eksikliği oluşmaması için gereken doz olduğunu vurgulayan uzmanlar, bu dozların kırışıklar üzerine bir etki sağlamayacağını söylemektedirler.
Özellikle güneş ışınlarının taşıdığı ultrviyole ışınlarının cilt üzerindeki olumsuz etkileri düşünüldüğünde,
Hücre içi metabolizma bozulur,Daha az kan taşınır,
Ter ve yağ bezlerinin fonksiyonları bozulur ,
Kollagen yapımı azalır, var olan kollagen lifleri kalınlaşır,
Damarların duvarlarındaki kollagen liflerde özelliklerini kaybettiklerinden (özellikle göz çevresi ve damarların daha yüzeyde olduğu bölgelerde) damar duvarlarından dışarı kan serumu çıkmakta ve süngersi yapıdaki bölgelerde, torbalaşmalara neden olmaktadır. Bu konular daha detaylı olarak cilt kırışıkları bölümünde incelenmiştir.

Genç ciltlerde daha çok kan akımı ve damarsal oluşumlar varken, yaşlılıkta azalan kan akımı ve daha çok ultraviyoleye tabii kalmış yıpranmış, daha çok serbest radikallerin (hücre için, sağlam moleküllerden elektron çalarak, onların yapısını bozarak, normal moleküllere zarar veren zararlı bir gurup madde) oluştuğu ciltte, daha çok C vitamin gereklidir.

Cilde, yüksek dozda C vitamini içeren kremlerin uygulanması ile bazı olumlu gelişmeler gösterilmiştir. Özellikle sunblock (tam UV kesen kozmetikler) ile birlikte C vitamini uygulamasının, serbest radikallerin oluşumu azalmakta ve kırışıkların oluşumlarının başlamasında engel olduğu düşünülmektedir. Bu tip ürünlerin, güneşe çıkmadan en az 20 – 30 dakika önce uygulanması gerekmektedir.

Ciltte kırışıklıkların oluşumuna engel olan bir diğer mekanizmada E vitaminidir. Anti oksidan özelliği ile serbest radikalleri ortadan kaldırır. Bu tip ürünlerin güneşe çıkmadan değil de, güneşe maruz kaldıktan sonra uygulanması önerilmektedir. Vitamin E’nin kendisinin de ultraviyole karşısında, serbest radikaller oluşturduğu bilinmektedir. Güneşlenmeden 8 saat sonra uygulanan E vitamini yağının, ciltteki zarardan cildi koruduğu ve şişme oluşumunu engellediği söylenmektedir. Ağız yolu ile alınan E vitamininin, cilt kırışıklıkları üzerine olan etkisi yeni çalışılan bir konudur ancak, bu tip uygulamanın cildin daha sağlıklı olmasına ve ultraviyole zararlarından korunmada etkili olduğu bildirilmiştir.

Vitamin E gibi etki gösteren bir başka mineralde selenyumdur. Toprakta bulunan bu mineral besinlerimiz yolu ile alınırlar. Topraktaki selenyum içeriği doğrultusunda bazı bölgelerde alım eksikliği olur. Cilt sağlığı için günlük önerilen minimum miktar 50 – 200 mikrogramdır. En çok kullanılan selenyum tuzu l-selenomethionin’dir. Bu mineralin kullanılmasında mutlaka hekiminize danışmalısınız. 100 mikrogramın üzerindeki yüksek dozlarda toksik ( zarar verici) olabilmektedir. Sadece gereğinde kullanılmalıdır. Özellikle soğan, sarmısak gibi yemeklerimizde sıklıkla kullanılan sebzeler yüksek miktarlarda selenyum içerir. En çok Ton balığında vardır. Ondaki miktar bile 3 konserve kutu balıkta 100 mikrogram kadar yer alır. Bazı araştırıcılar iyi sonuçlar aldığını bildirmektedir.

Cilt kırışıklıkları konusunda içki ve sigaranında çok etkisi vardır. Sigara içerdiği maddeler nedeni ile damarların büzülmesine ve kan akımının azalmasına neden olur. Ciltte tahrişlere ve kurumalara neden olurlar.

Vücuda su alımı da çok önemli bir faktördür, ciltte bulunan hücrelerin su içeriklerin tam olması, yağ ve ter bezlerinin normal fonksiyonları için su çok önemlidir. Doğal olarak cildi nemlendirir. Bir kişinin günde 5 lt. ye yakın miktarda sıvı alması gerekir. Bol bol su içilmesi, tüm sağlık problemlerinde önerilen bir unsur olduğu gibi cildin her türlü sorununuda da çok önemlidir ve etkindir. Dolaşım sisteminin, sağlıklı çalışması cildin de beslenmesi konusunda çok önemlidir. Dolaşımın artması ve düzenli olması, hücrelere daha düzenli besin ve oksijen taşınması demektir. Daha sağlıklı bir vücut için sporda çok önemli bir faktördür. Spor, dolaşım sisteminin sağlıklı fonksiyon görmesini sağlar.

Denegeli bir beslenme, güneşten korunma, spor yapmak ve bol bol su içmek, cilt sağlığı için yapılması gereken en temel davranışlardır

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,