Sunrise Residence

kon0620 Sunrise Residence224 konutluk Sunrise Residence’da yaşam başladı. 3+1, 4+1 ve 5+2 tiplerinde konutlardan oluşan projede fiyatlar 320 bin dolar ile 440 bin dolar arasında değişiyor.

Gaffaroğlu İnşaat’ın ilk projesi olan ve temeli 2006 Ağustos’ta atılan Sunrise Residence’da hayat başladı. Toplam 224 konutluk Sunrise Residence’da A bloklarda 205 metrekarelik 3+1, 4+1 ve 300 metrekarelik 5+2 dubleks daireler ile B bloklarda 173 metrekarelik 3+1 daireler yer alıyor. İstanbul Büyükçekmece-Mimaroba’da yapılan projede daire fiyatları 320 bin dolar ile 440 bin dolar arasında değişiyor.

Projede uygulanan yapı genelinde topraklama sistemi sayesinde Sunrise Residence tüm bloklarda taşıyıcı sistemin içine yerleştirilen ve tüm alanı kaplayan bakır paneller yaşam alanındaki tüm statik elektriği alıp toprağa iletiyor.

Sunrise Residence’in akıllı interkom sistemi ile site içerisinde yer alan 224 daire, kendi aralarında ve ortak kullanım alanları ile 24 saat iletişim kurabiliyor.

Bina giriş kapısının şifre ile açıldığı projede Luyisi marka buharlı Compack jakuzi, 1. sınıf İspanyol Aparici seramikler, İtalyan Latini mutfaklar, Siemens ankastre beyaz eşyalar, Viessman marka kombi, Alurad marka alüminyum radyatörler, jeneratör, su deposu, yatak odalarında ve salonlarda Lg-Beko klima bulunuyor.

Projede ayrıca, 2 yarı olimpik açık yüzme havuzu, 1 kapalı yüzme havuzu, fitness center, sauna ve Türk hamamı, basketbol sahası ve tenis kortu çocuk havuzu ve oyun parkı, otopark, sığınak ve 24 saat kameralı güvenlik hizmeti mevcut.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Lamp 83’ten unique downlight

Lamp 83, kalite, fonksiyonellik ve alternatif zenginliğine sahip yepyeni bir downlight serisini kullanıcıların beğenisine sunuyor.
ayd0069a Lamp 83’ten unique downlightMüşteri beklentileri göz önüne alınarak tasarlanan downlight serisinde, farklı türde lambalarla birlikte kullanılabilecek çerçeve kullanıcılara alternatif zenginliği, çerçeve içinde yer alan gövde ise yönlendirilebilir oluşu sayesinde fonksiyonellik sunuyor.

Tekli, ikili ve üçlü alternatifleri bulunan çerçeve için metal halide lamba yada halojen lamba (QR 111, Par 30), 15/30/45o açılı reflektör, siyah/beyaz/gri renk seçenekleri mevcut.

Çerçeve içine yerleştirilen gövdenin yönlendirilebilir oluşu ve bu sayede hem genel aydınlatma hem de vurgu aydınlatması sağlanabiliyor olması ürünün en önemli farklılıkları arasında yer alıyor. Metal halide lamba yada halojen lamba alternatifleri ise farklı ihtiyaçlara cevap verebilmesini, ileri teknoloji ve fonksiyonellik birleşimini mümkün kılıyor.

Alışılagelmiş Lamp 83 kalite anlayışı ile üretilen üründe, son dönem Lamp 83 teknolojisinin en önemli getirilerinden biri olan yüksek verimli reflektörler kullanılıyor. Bu sayede ürünün yukarıda sayılan avantaj ve farklılıklarına elde edilen ışık veriminin %85 olarak gerçekleşmesi de eklenmiş oluyor.

Ürünler, yenilikler yada aydınlatma ile ilgili daha detaylı bilgi için “Lamp 83 Showroom” u (Kağıthane) ziyaret edilebiliyor, elektrik mühendisi uzman müşteri temsilcilerine ulaşılabiliyor, proje hizmetlerinden, teknik destekten yararlanılabiliyor.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Saçla İle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar

parlak guclu guzel saclar Saçla İle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
Yanlış: Saçları uçlarından sık sık kestirmek daha hızlı uzamasını sağlar.
Doğru: Saçlar kestirseniz de kestirmeseniz de yaklaşık olarak 1,5 cm uzar. Saçlar yazın belki daha çok uzayabilir ama bunun makasla değil hormonlarla ilgisi vardır. Saçlarınızı uçlarından aldırmak sadece daha iyi bir görünüm sağlar.

Yanlış: Stres saçlarınızı dökebilir!
Doğru: Saçlarınız hemen hemen her zaman günde 50 ila 120 tel arasında dökülür. Boşanma, işinizi kaybetme, sağlıkta bozulma gibi büyük stres faktörleri belki birkaç tel daha saç kaybetmenize neen olabilir. Dökülmeye neden olan diğer etkenler ise hamilelik veya antibiyotiklerdir. Dökülen saçların yerine yenirleri birkaç hafta sonra kesinlikle yeniden çıkacaktır.

Yanlış: Şampuanı değiştirmek saçlarınızı daha sağlıklı yapar!
Doğru: Bu tez gerçekçi gelse de uzmanlar sadece buna güler. Hiçbir ürün saç telleri arasındaki farklılıkları gideremez. Favori şampuanınız saçlarınızda her zaman aynı etkiyi gösterir. Eğer yağlı saçlarınız varsa veya çabuk kirlenen saçlarınız varsa, iki haftada bir bunu gideren şampuanlar kullanabilirsiniz.

Yanlış: Eğer beyaz bir saçı kopartırsanız o bölgede daha çok beyaz saç oluşur.
Doğru: Bu doğru değildir ancak beyaz saçı kopartmak da kötü bir alışkanlıktır. Saç köklerine zarar verebilir, enfeksiyona neden olabilir veya iz bırakabilir.

Yanlış: Saçlarına fön çekmezsen veya sarmazsan daha sağlıklı olur.
Doğru: Bigudiler 5 dakika içinde saçlarınızı şekillendirir ve hareketlendirir. Şimdilerde saçı koruyan şekillendirme yöntemleri oldukça yaygın.

Yanlış: Gerçekten temiz saçlara sahip olmak için; Saçlarını iyice köpürtmen, duru
Yanlış: Gerçekten temiz saçlara sahip olmak için; Saçlarını iyice köpürtmen, durulaman ve tekrar etmen gerekir.
Doğru: Bir kez yıkamak saçınızın yeterince temiz olmasını sağlar.

Yanlış: Saçlarınızı soğuk suyla köpürterek yıkamak saç tellerinize parlaklık verir.
Doğru: Bu sizi uyandırabilir ama saçlarınızın daha parlak görünmesine faydası olmaz.

Yanlış: Saç boyatmak büyük zararlara neden olabilir.
Doğru: Evde veya güzellik salonlarında kullanılan bugünün ürünleri, saçları zayıflatmaz. Önemli olan saçlarınızı iyi boyayabilecek veya perma yapabilecek profesyonel biri tarafından uygulanmasıdır.

Yanlış: Bazı cilt bakım ürünleriyle saçlarınızı dipten uca iyileştirebilirsiniz..
Doğru: Çatlaklar için olan ürünler sadece çatlak için kullanılır. Balmumu veya silikon içeren bu ürünlerin faydası yoktur. Saçlarınızın sadece daha kolay şekil almasını sağlar ve yumuşatır.

Yanlış: Her gün saçlarınızı en az 100 kere fırçalamalısınız.
Doğru: Saçlarınızı sadece şekillendirmek için fırçalayın. Fazla fırçalamak saç tellerinizin zayıflamasına neden olabilir.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Solaryum Soruları

Solaryum Soruları

- Güneş ışınları ile solaryum ışınları arasındaki fark nedir?
Güneş ışığı stratosfer ile atmosferden geçerek dünyaya ulaşır. Ozon tabakası en zararlı UV ışınları filtre eder. UV-C ve bazı UV-B ışınları filtre edilirken UV-A ışınları aynı kalır. Güneş ışınının etkisi mevsimlere, yöresel sıcaklıklara, hava kirliliğine, kumsal, yağmur, kar durumlarına göre günden güne değişir. Solaryum cihazları insanlar tarafından yapıldığı için; ışınlar insan sağlığına en uygun şekilde kombine filtre edilmiştir ve ten tipine göre ayarlanabilir. Solaryum cihazları güneşin aşırı ve zararlı ışınlarına maruz kalmaksızın güneşin yararlı etkilerinden faydalanmak isteyenler için kuvvetli bir alternatiftir.

- İnsanların ten rengini belirleyen nedir?
Herkes doğduğu zaman genetik olarak ten rengine sahip olur. Afro-Canabian’ da doğan bebekler doğduklarında beyaz tenlidirler. Güneş ışığına çıkana kadar ten renkleri beyaz kalır, sonradan zencileşirler.

- Bulutlu havada yanılır mı?
Evet. Yanmak için direkt güneş ışınlarına gerek yoktur. Bulutların arasından gelen ışınlarla da yanılır. Gölgede de yansıyan ışınlar sayesinde aynı durum söz konusudur.

- Solaryumla güneş bronzluğu arasında fark var mıdır?
Kumsalda güneşlenmeyle solaryum eşit derecede bronzlaşmayı sağlar. Tek farkı solaryum cihazlarında kişiye özel bronzlaşma planları uygulanır. Ten tipine uygun makine ve kullanım süresi belirlenerek. Dolayısıyla güneşte oluşabilecek aşırı kızarma, soyulma, su toplama gibi durumlar solaryumda söz konusu değildir. Solaryum ve güneş bronzluğunun kalıcılık süreleri aynıdır. Bronzluğun kalıcılık süresini uzatmak ancak cildi iyi nemlendirmeyle olur.

- Solaryuma girmeden önce duş yapılır mı?
Solaryuma girmeden önce yapılan duş ve solaryuma özel pealing jelleri kullanımı bronzlaşma öncesi iyi birer hazırlıktırlar. Ölü deri hücreleri atılır, gözenekler açılır. Seanstan sonra duş yapmak da tavsiye edilir.

- Dövmeler için zararlı mıdır?
Alerjik reaksiyonlar oluşabileceği için dövmeli bölgelerin korunması gerekir.

- İlaç kullananlar solaryuma girebilirler mi?
Bazı ilaçlar deriyi UV ışınlarına karşı hassaslaştırırlar. Bu ilaçlar fototoksik efekte sahip olan içeriğe sahiptirler. Bu yüzden solaryuma girmeden önce ilaç kullanımı söz konusuysa ilacın prospektüsünü okumak ve şüpheli durumlarda doktora danışmak gerekmektedir. Herhangi bir etki 48 saat içinde belirir.

- Kaç yaşından itibaren solaryuma girilebilir?
Bebeklerin ve küçük çocukların tenleri UV ışınlarına karşı hassas olduğu için 16 yaşından küçüklerin solaryuma girmesi uygun değildir. Bu yaştaki çocuklarda büyüme hormonu salgılanması devam eder ve bu ışınlar hormonun salgılanmasına etki edebilir. Güneşte ise, şapka, elbise, şemsiye, yüksek koruma faktörlü kozmetik ürünleri vs. ile iyi korunmaları gerekir. Küçük yaşta alınan güneş yanıkları, ilerdeki yaşlarda ciddi problemlere yol açabilir.

- Solaryum hamilelikte zararlı mıdır?
Kadınlarda hamilelik sırasında choloesma adında pigmentleri aktif hale getiren bir hormon üretimi olur. O yüzden bazı hamile kadınlar diğer kadınlara göre güneş ışınlarına karşı değişik tepkiler verirler. Deri hassaslaşabilir. O yüzden kontrollü olarak ışınlarla temas etmek en doğrusudur. UV ışınlarının ana karnındaki bebeklere bir etkisi yoktur.

- Güneşlenmenin kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki etkisi nedir?
Düzenli güneşlenme vücut üzerinde tıpkı düzenli yapılan beden eğitimi etkisi göstermektedir. Bunun nedeni güneşin UV-B ışınları nedeniyle vücutta meydana gelen D vitamini üretimidir. Kalp ve dolaşım sisteminde bu vitaminin alıcıları bulunmaktadır. Bunun sayesinde kalp kasları ve kan dolaşım sistemi kan ile daha iyi yıkanmakta ve vücutta oksijen yönünden ekonomi sağlanmaktadır. Kalp ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları tedavisinde doktor tavsiyesine göre dozu ayarlanmış bir güneşlenme veya güneşlenme teknolojisi ile önemli başarılar sağlanmaktadır.

- Solaryum ışınları neden osteoporoza karşı koruma sağlar?
Osteoporoz, kemik erimesidir. Kemik özü artan hormon ve kalsiyum eksikliği nedeniyle azalır. Kemikler katılaşır ve özellikle yıpranmış noktalarda olmak üzere (Örnek: omurilik, el bilekleri ya da üst kalça eklemleri) daha kolay kırılır. Doktor kontrolü altında hormon kaybı ilaçlar ile dengelenebilir. Kalsiyum eksikliğine bol kalsiyumlu yiyeceklerle karşı konulabilir. Fakat buna ek olarak kanın yeterli oranda vitamini ile beslenmesi gerekir. Çünkü ancak bunun yardımıyla insan vücudu besinlerden alınan kalsiyumu değerlendirebilir. D vitamini ilaç olarak ya da güneş ışınlarından alınabilir. UV ışınları bu sırada özellikle tercih edilmelidir. Çünkü D vitamini tabletlerinin dozajına zararlı reaksiyonlara yol açmamak için dikkat etmek gerektiği halde UV ışınlarında aşırı üretim söz konusu değildir. Yaz aylarında doğal güneş ışınlarının içerdiği UV-B ışınları solaryumdakilerden çok daha fazladır. Ancak özellikle son yıllarda çok yüksek UV-B dozajının belli riskler taşıdığı, Örneğin aşırı güneşlenmede cilt kanseri olunabileceği ortaya çıktı. Buna karşın solaryumda ışınlar kontrollüdür. Modern solaryumlar vücudun D vitamini üretebilmesine yeten, fakat diğer yandan cilt kanseri gibi riskleri ortadan kaldıracak olan %1-2 oranında kontrollü UV-B ışınları yaymaktadır.

Sonuçta dünyada solaryum yardımı ile güneşlenmeden dolayı cilt kanserinin ortaya çıktığı tek bir vaka bile görülmemiştir. Buna sonbahar ve kış aylarında güneş ışınlarının açısı nedeniyle doğal güneşin UV-B ışınlarının, vücutta D vitamini sentezine çok düşük oranda imkan verecek kadar zayıf olması eklenmektedir. Yani solaryum hem yazın hem de kışın hayati önem yaşayan UV ışınları ile beslenmek için iyi bir olanak sağlamaktadır. Solaryum stüdyosunun seçiminde bronzlaşmayı sağlayan ampullerin mutlaka UV-B ışınları da yayıyor olması önemlidir. Bu bağlamda tüm vücutta ve %1-1 civarında bir UV-B ışını oranını sağlayan alçak basınç cihazları idealdir. İyi bir solaryum stüdyosundaki personel, cihazların kullanımı ve solaryuma girme sürelerinin doğruluğu konusunda da yardımcı olacaktır.

- Güneş ve solaryum kanserden korur.
Geçmişte, medyanın sansasyon merakı nedeniyle güneş ve solaryum hakkında, çoğunlukla yanlış ve gerçek dışı haberler çıkmıştır. Kuşkusuz doğru olan şu; aşırı dozda uygulandığında UV ışınları insan vücudunu olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle güneş ve solaryum insanları iyileştiren ancak aşırı dozda kullanıldığında zararlı yan etkileri olan bir ilaca benzetilebilir. Dünyanın hiçbir yerinde düzenli solaryum kullanımı nedeniyle ortaya çıkan bir cilt kanseri vakasına rastlanmamıştır. Değişik cilt hastalıklarının tedavisinde modern solaryumdaki UV ışınlarına oranla çok daha yüksek düzeyde UV ışınlarının uygulandığı foto-terapi kullanılmaktadır.

UV-B ışınlarına maruz bırakılan 1.000 civarında hasta on yıl boyunca gözlenmiştir. Bunların bir tanesinde bile cilt kanserine rastlanmamıştır. Tam aksine: Amerikan donanmasında gönüllü 4.000′ den fazla insan üzerinde yapılan gözlemler, güvertenin altında çalışan denizcilerin güneşte güvertenin üzerinde çalışanlara oranla maligne melanome (kara cilt kanseri) hastalığına çok daha sık yakalandığını göstermiştir. Bilimsel araştırmalar; ABD’ nin az güneş gören kuzey bölgelerindeki insanların, ABD’nin güneşli güney bölgelerinde yaşayanlara oranla bazı kanser türlerine daha sık yakalandıkları sonucunu vermiştir. Bunun sebebi, vücut tarafından üretilen ancak insanlarda güneş ve solaryum sayesinde harekete geçirilen D-3 vitaminidir. Bu vitamin sadece direnç mekanizmalarını güçlendirmekle kalmıyor aynı zamanda dahili tümörlerin büyümesini önleyici etki yapıyor ve bunların tehlikeli bir biçimde bölünmesini azaltıyor ve engelliyor. Güneşin kontrolsüz ışınlarına maruz kalmak istemeyenler, solaryum sayesinde, kontrollü şartlar altında, makul dozajlarda, zararlı sonuçlardan korkmaksızın güneşin yararlı etkilerinden yararlanma imkanı buluyorlar.

——————————————————————————–

Sağlıklı bronzluk için dikkat edilecek diğer konular.

Solaryum seanslarına başlamadan önce mutlaka cilt testi yaptırınız. Böylelikle teninizin rengine ve cildinizin hassasiyetine göre solaryuma gireceğiniz uygun süre ve seansları belirleyebilirsiniz.
Doğal bir bronzluğa ulaşmak için toplam 6 – 7 seans yeterli olmaktadır. Ancak çabuk bronzlaşmak için seanslar sık sık tekrar edilmemelidir. Bir hafta içinde 3 kereden fazla veya aynı gün içerisinde 2 kez solaryuma girmek tehlikelidir.
Solaryumda kalacağınız süre ilk seans için 8 – 10 dakika arasında olmalı daha sonraki seanslarda ise 5′ er dakika arttırılarak maksimum 20 dakikaya çıkarılmalıdır.
Solaryuma girmeden önce cildin bütün kozmetik ürünlerden tamamen arındırılmış olması gerekir. Ayrıca solaryum için üretilen özel ürünler olmadıkça, solaryum cihazında hiçbir güneş ürünü kullanılmamalıdır.
Seans esnasında gözler kapalı tutulmalı ve koruyucu gözlük takılmalıdır. Ayrıca lens kullanan kişilerin, solaryuma girmeden önce lenslerini çıkarmaları gerekmektedir.
Prospektüslerinde “UV ışınlarına karşı duyarlılık yaratabilir” uyarısı olan ilaçlardan kullananlar solaryuma girmemelidirler.
Alkol alındıktan sonra solaryuma girilmemelidir.
Epilasyon, ağda, cilt bakımı sonrasında solaryuma girilmemelidir.
Kalıcı makyaj ve lazer uygulamalarından sonra solaryuma girilmemelidir.
16 yaşından küçükler solaryuma girmemelidir.
Şüpheli durumlarda doktora danışılmalıdır.
Seans öncesi ve sonrası profesyonel solaryum kozmetik ürünleri kullanmak cildin nem dengesi, görüntü ve kalıcılık açısından faydalıdır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Şifalı Bitkiler Sözlüğü (Z)

Zakkum ( ağu ağacı ) :Zakkumgiller familyasından; Akdeniz sahilleri boyunca hemen hemen her yerde yetişen; yurdumuzda Batı ve Güney Anadolu’da dere yataklarında bulunan bir bitkidir. Boyu 5 metre kadar uzar. Kış aylarında yapraklarını dökmez. Sık dallıdır. Çiçekleri pembedir. Meyveleri kapsül şeklindedir. Zehirlidir. Yapraklarında reçine, tanen, glikoz, C vitamini ve oleandrin adında bir glikozit vardır. Kabukları ve tohumlarında da etkili maddeler vardır. Ev ilaçlarında kullanılmaması gerekir.

Kullanıldığı yerler:
Haricen kullanıldığı takdirde adale ağrılarını giderir. Akrep ve arı sokmasında faydalıdır. Düşük dozlarda kullanılacak olursa kalbi kuvvetlendirir. Bol miktarda idrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır.

Zambak ( zanbak ) :
Zambakgiller familyasından; soğanı pullu, dik gövdeli, güzel ve iri çiçekli bir bitkidir. 50 kadar türü vardır. Beyaz zambak 1 metre kadar boylanabilir. Çiçekleri beyazdır. Kırmızı zambak yüksek dağlarda bulunur. Trabzon zambağı Doğu Karadeniz bölgesinde yetişir. Ev ilaçlarında beyaz zambak kullanılır.

Kullanıldığı yerler:

Vücut ağrılarını dindirir. Diş ağrılarını ve iltihaplarını giderir. Şişlikleri indirir.

Zencefil ( zencebil ) :
Zencefilgiller familyasından anayurdu Hindistan ve Malezya olan etli rizomlu bitkidir. Baharat olarak kullanılır. Tıbbi zencefilin tropik ülkelerde kültürü yapılır.

Kullanıldığı yerler:
İştah açar. Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür. Kusmayı önler. İshali keser. Bağırsak bozukluklarını giderir. Soğuk algınlığında çabuk iyileşmeyi sağlar. Bedeni ve zihni gücü artırır. Cinsel istekleri kamçılar.

Zerdeçal ( zerdeçap ) :
Zencefilgiller familyasından; anavatanı Doğu Hindistan olan çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renktedir. Safranı andıran boyalı bir madde çıkarılır. Baharat olarak kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Sinirleri uyarır. Vücutta biriken zehirli maddeleri atar. Nekahat devresini kısaltır. Verem gibi hastalıklarda faydalıdır.

Zeytin ( zeytun ) :
Zeytingiller familyasından; Akdeniz havzasında, makilerde yabani olarak yetişen, fakat bütün Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen, yaprak dökmeyen, eğri, büyük gövdeli, sık dallı, 5-20 m yüksekliğinde uzun ömürlü bir ağaçtır. Yaprakları yeşil renkli olup, derimsi ve karşılıklı dizilişlidir. Çiçekleri beyazımsı sarı renkli olup, salkım durumundadır. Meyve önceleri yeşil, olgunlaştığı zaman parlak siyah renklidir. Meyvelerinde zeytinyağı çıkarılır. Zeytinyağının içeriğinde olein, palmitrik, steraik ve linolik asitlerin gliseritleri, hidrokarbonlar ve E vitamini vardır. Ev ilaçlarında zeytin tanesi, yaprakları, kabukları ve yağı kullanılır.

Kullanıldığı yerler:

Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Eczacılıkta, bazı ilaçları hazırlamakta kullanılır. Yaprakları ve kabukları, yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Taneleri de besleyicidir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Akıllı diyet ile ayda 3 kilo verin

Günümüzde genç, yaşlı hatta ergenlik çağındaki çocukların bile yakındığı bir sorun haline geldi. Tıpkı stres gibi hayatımıza sinsice girdi ve giderek yaygınlaşıyor. Nedeni bilinmese de gerçek o ki unutkanlığın yaşı giderek küçülüyor. Çare ise unutkanlığı önleyen akıllı diyette… Bu 15 günlük beslenme programıyla bir yandan hafızanızı güçlendirirken, diğer yandan ayda 2-3 kilo verebilirsiniz.

resim100169 Akıllı diyet ile ayda 3 kilo verinBalık, yeşil yapraklı sebzeler, tahıl ve meyve ağırlıklı 7 günlük bir diyet programı… Protein, omega 3, karbonhidrat, B ve C vitaminleri ile demir, çinko, magnezyum ve krom gibi mineralleri içeren besinlerden oluşuyor.

Pazartesi (1300 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan kahve, 1 dilim kepekli ekmek, 1 tatlı kaşığı bal

Ara Öğün: 1 küçük kase meyveli yoğurt

Öğle: 60 gr pirinçlr hazırlanmış domatesli lapa, 1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir, 1 kivi

İkindi: 1 muz

Akşam: Karışık mevsim salatası, 1 kepekli sandviç ekmeği, 1 kase meyve salatası

Salı (1350 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan kahve, 30 gr müsli ilaveli 1 fincan süt

Ara Öğün: 1 kivi

Öğle: Az beşamel sos ve bol rendelenmiş kaşar peynirli fırında karnabahar (veya lahana), 2 kabak ızgara (kabakları dilimleyip ızgarada közleyin), 1 dilim kepekli ekmek, 1 armut

İkindi: 3 yulaflı bisküvi

Akşam: Üzümlü yarma pilavı, 1 ızgara et, limonlu ve pulbiberli haşlanmış havuç salatası, 1 portakal

Çarşamba (1280 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan sütlü kahve, 3 diyet bisküvi

Ara Öğün: 1 bardak taza üzüm suyu

Öğle: Fasulyeli makarna (40 gr makarna, 60 gr soya fasulyesi ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış), Karışık salata (Karnabahar, lahana ya da brokoliye 1 çay kaşığı zeytinyağı ve rendelenmiş havuç ekleyerek hazırlanmı), 1 fırında pişmiş elma

İkindi: 1 muz

Akşam: Balıklı lahana dolması, yeşil salata, 1 kase dondurulmuş çilek veya ahududu

Perşembe (1350 kalori)
Kahvaltı: 1 fincan sütlü kahve, 2 dilim kızarmış kepekli ekmek, 1 çay kaşığı reçel

Öğle: Marul, domates, rendelenmiş havuç ve yağı alınmış 80 gr ton balığı ile hazırlanmış salata, 1 sandviç ekmek, 2 kivi

İkindi: 2-3 kuru kayısı ilaveli 1 küçük kase yoğurt

Akşam: Hamsili pilav, mercimekli domates salatası (30 gr yeşil mercimek, 2 domates, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ile hazırlanmış), 1 fincan ıhlamur

Cuma (1270 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan çay, 1 çorba kaşığı lor peyniri, 2 diyet bisküvi

Öğle: Izgara balık, Soya fasulyesi piyazı (1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ilaveli), 1 dilim ekmek

İkindi: 1 dilim çavdar ekmeği

Akşam: Yoğurtlu kara lahana, 1 haşlanmış patates, 1 kase dondurulmuş çilek

Cumartesi (1370 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan kahve, 2 çorba kaşığı kahvaltı gevreği ilaveli 1 su bardağı süt

Ara Öğün: 1 elma

Öğle: 100 gr tavuk ızgara, havuç salatası ( 1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ilaveli), 1 dilim ekmek

İkindi: 1 kivi, 1 kase yoğurt

Akşam: Kabaklı makarna (80 gr makarna, 1 kabak ve 1 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri ile hazırlanmış), Yeşil salata, Kivi soslu çilek pudingi

Pazar (1350 kalori)
Kahvaltı: 1 bardak taze portakal suyu

Öğle: 1 porsiyon tavuklu pilav (1 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri ilaveli), domatesli roka salatası, 1 kase meyve salatası

İkindi: 1 elma

Akşam: Ispanak çorbası, ızgara et, 1 haşlanmış patates, 1 fırında pişmiş armut

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

TEMİZLENMESİ GEREKEN BÖLGELER epilasyon

TEMİZLENMESİ GEREKEN BÖLGELER
KAŞLAR:
Kaşlar yüzün genel görünümünde son derece etkilidir; bakışlara yumuşaklık veya sertlik kazandırır. İdeal kaş biçimi burun kanatlarına paralel olarak başlamalı, burun kanadı ile göz bebeği üzerindeyken kavis almalı ve burun kanadı ile göz ucunun yaptığı açıda bitmelidir. Kaşları alırken kullanılan en yaygın ve uygun metot cımbız kullanmaktır.

Kaşlarınızı alırken:
Başlamadan önce kaşlarınızı antiseptik bir losyon veya kolonya ile silin,
Acı hissini azaltmak için göz kapağınızı iyice gerin,
Asla kaşlarınızın üst kısmındaki tüyleri almayın,
Tüyleri tek tek ve çıkış yönüne doğru çekin,
İşleminiz bittikten sonra kaşlarınızın üzeriden tekrar losyon uygulayın ve talk pudrası sürün,
Eğer istediğiniz şekli bir türlü veremediyseniz, ısrar etmeyin; kaşlarınız düzeltmeye çalıştıkça gereğinden fazla incelebilir. Bırakın ve en kısa sürede bir estetisyenden yardım alın.

İNCE TÜYLER:
Genellikle dudak üstlerinde, çenede ve yüzün yan taraflarında bulunan ve fazla belirgin olmayan ince tüylerin fazlalığı bazı kadınları sıkıntıya sokar. Eğer bu bölgelerdeki tüylenme az ise en uygun yol sarartmadır. Sarartma için uygun losyon evde de rahatlıkla hazırlanabilir: Cam bir kaba 2-3 kaşık % 36 yoğunlukta oksijenli su koyun, birkaç damla amonyak ekleyin. Pamuklu bir çubuğu hazırladığınız losyona batırıp sarartmak istediğiniz tüylere sürün. 4-5 dakika sonra hafif bir kaşıntı duyduğunuzda bölgeyi bol suyla yıkayın ve kremleyin.
Eğer tüyler fazla ise sarartma hoş görünmeyebilir. Ayrıca koyu tende sarartılmış dudak üstü tüyleri beyaz bıyık gibi görüneceği için hiç estetik durmaz. Bu durumda en uygun çözüm, düzenli aralıklarla cımbız, ip, ağda gibi yöntemlerle bu tüyleri temizlemektir. İz bırakabilecek metotlardan kaçınmaya da dikkat edin!

KOLTUK ALTI:
Vücudun hassas bir bölgesidir; çabuk kızarır. Bu nedenle seçeceğiniz metot önem taşır.

BİKİNİ HATTI:
Özellikle deniz mevsiminde mutlaka temizlenmesi gereken bir bölgedir. Son derece hassas ve kızarmaya meyillidir. Küçük iltihaplara ve batık tüylere neden olacağı için tıraş bıçağı kullanmaktan kaçının.

BACAKLAR:
Derisi çok hassas olmadığı için tüm metotları kullanabilirsiniz. Yine de çok açık veya çok koyu tenliyseniz lazerli epilasyondan kaçının veya bu konuda uzmanlara danışın.

CIMBIZ
Kaşları, küçük bölgelerdeki tüyleri ve ağdadan sonra kalan tüyleri temizlemek için idealdir. İki cinsi vardır, uçları düz olanlar bıyık, içeri doğru eğik olanlar ise kaş için kullanılır. Cımbızınızı, uygulamadan önce ve sonra mutlaka dezenfekte etmeyi unutmayın.

TIRAŞ BIÇAĞI
Kolay ve çabuk olmasından dolayı zamanın kısıtlı olduğu durumlarda sıkça başvurulan bir çözümüdür. Ayrıca cildi çok hassas olanlar veya diğer yöntemleri acılı bulanların da tercihidir. İnanılanın aksine, tüyler daha fazla çıkmaz ama deformasyona uğradığı için kalınlaşır.
Tüylerin yeniden çıkışı: 2 gün.

Riskleri:
Deriyi kesme veya çizme olasılığı vardır.
Tüylerin daha kalın ve sert çıkmasına neden olur.
Ciltte sivilce yapabilir.
Tüyleri kökünden almadığı için kesilen tüyler deri altından ilerleyip batık oluşturabilir.

Uygulama önerileri:
Mutlaka duş altındayken tıraş olun.
Tıraştan önce cildinize sabun veya tıraş köpüğü sürün. Bu hem cildinizin kurumasını ve tahriş olmasını önler hem de tıraş bıçağının kolay kaymasını sağlar.
Tüylerinizi aşağıdan yukarıya doğru alın.
Tıraştan sonra cildinize kesinlikle alkollü bir ürün uygulamayın, temizlediğiniz bölgeyi bol suyla duruladıktan sonra hafifçe kurulayın, talk pudrası veya bir nemlendirici sürün.

SOĞUK AĞDA
Küçük şeritler halindedir. El ustalığı ve biraz cesaretle oldukça pratik ve her yerde uygulanabilecek bir metottur. Damar problemi yaşayan kadınlar için ağdalar arasında ideal olandır.
Tüylerin yeniden çıkışı: 3 hafta.

Riskleri:
Diğer ağdalara göre tüyleri tam almayabilir ve daha kolay koparır.

Uygulama önerileri:
Başlamadan önce cildinizin temiz ve kuru olduğundan emin olun.
Şeritleri tüylerin çıkış yönünün tersine doğru ve hızla çekin.

SICAK AĞDA
Tüylerin kökünden alınmasını sağlar; sıcaklık gözenekleri açar ve tüylerin köküyle çıkmasını kolaylaştırır. 2 biçimdedir: evde kullanım için spatulalı kavanozda, enstitüler için küçük şeritler halinde. Evde benmari usulüyle veya mikro dalga fırında ısıtılarak, enstitülerde ise özel bir ısıtma aletinde yaklaşık 40° de ısıtılarak uygulanır.
Tüylerin yeniden çıkışı: 3 hafta.

Riskleri:
Sıcaklık damarlarda genleşmeye neden olduğu için varis gibi damar problemi olanlar tercih etmemelidir.

Uygulama önerileri:
Başlamadan önce cildinizin temiz ve kuru olduğundan emin olun.
Ağdayı mümkün olduğunca ince bir tabaka halinde sürün.
Üzerine yayacağınız bez esnemeyen türden olmalıdır.
Bezi tüylerin çıkış yönünün tersine doğru hızla ve tek harekette çekin; daha az acı duyarsınız.
Temizliğiniz bittikten sonra cildinizi ılık suyla yıkayıp nemlendirin.

GELENEKSEL AĞDA
Evde hazırlanabildiği gibi, ılık ağda olarak kavanozlarda da satılmaktadır. Tüyleri kökünden alır ve yenilerinin daha yumuşak çıkmasını sağlar.
Tüylerin yeniden çıkışı: 3 hafta.

Riskleri:
Elle uygulandığı için diğer ağdalara göre daha fazla deneyim gerektirir.
Diğer ağdalara göre daha fazla çaba ve zaman gerektirir.

Uygulama önerileri:
Başlamadan önce cildinizin temiz ve kuru olduğundan emin olun.
Ağdayı küçük parçalar halinde ve fazla inceltmeden yayın.
Hemen çekmeyin, elinizle hafifçe bastırarak tüm tüylere yapışmasını sağlayın.
Tüylerin çıkış yönünün tersine doğru hızla ve tek harekette çekin; daha az acı duyarsınız.
Temizliğiniz bittikten sonra cildinizi ılık suyla yıkayıp nemlendirin.

TÜY DÖKÜCÜ KREM
Kıl çözücü kimyasal maddeler içerir. Jilete kıyasla tüyler daha yumuşak çıkar. Bir kaç dakikada etkisini gösterir ama çok dikkatli kullanılmaları gerekir.
Tüylerin yeniden çıkışı: 1 hafta.

Riskleri:
Alerji riski var ama oldukça düşük.

Uygulama önerileri:
Cildiniz hassas ise uygulamadan önce vücudunuzun küçük bir bölgesinde deneyin.
Tüyler iyi alınmamışsa işlemi tekrarlamadan önce en az 1 gün bekleyin.
Temizliğiniz bittikten sonra cildinizi soğuk suyla yıkayıp mutlaka nemlendirin.

ELEKTRİKLİ EPİLASYON MAKİNESİ
Çalışma prensibi cımbızla aynıdır: açılıp kapanan bir çok uç tüyü kapar ve bir cımbız gibi kökten alır. En büyük avantajı çok küçük tüyleri bile alabilmesidir.
Tüylerin yeniden çıkışı: 2-3 hafta.

Riskleri:
Yeni tüylerin bir kısmı batık çıkabilir.
Makine ciltte hızlı hareket ettirilirse bir çok tüyü koparabilir.
Tam temizlik için ısrar ve sabır gerektirir!

Uygulama önerileri:
Başlamadan önce cildinizin temiz ve kuru olduğundan emin olun.
Makineyi, yavaş, fazla bastırmadan ve tüylerin çıkış yönünde yani aşağıdan yukarıya doğru hareket ettirin.

İĞNELİ EPİLASYON
Kalıcı çözümlerdendir. İnce ve yumuşak iğnelerle kıl köküne girip zayıf akımlı elektrikle köklerin yakılması yöntemidir. Tahrip olan kıl daha sonra cımbızla çekilerek alınır. Elektrik akımı zayıf olduğu için pek acı duyulmasa da hassas bölgeler için lokal anestezi yapılabilir. Seansların sayısı, yapılan bölgedeki tüy yoğunluğuna ve tüylerin alınmaya uygun gelişmişlik evresine göre değişir.
Hamilelerin uygulamaması gereken bir yöntemdir.

Riskleri:
İğneler nedeniyle ciltte geçici küçük izler oluşur.
Tüm tüylerin temizlenmesi için uzun süreli seanslara katılmak gerekir.

Uygulama önerileri:
Uzman kişilere yaptırılmalı.
Uygulamanın yapılacağı yer ve iğneler hijyenik olmalı.

LAZERLİ EPİLASYON
Lazerli epilasyon vücudun her bölgesindeki tüyleri acısız ve cilde zarar vermeden yok eden kalıcı bir yöntemdir.
Özel olarak seçilen dalga boyundaki lazer ışınları kıl kökünde bulunan melanin pigmentini hedef alır. Lazer ışınını emen melanin pigmenti ısınır ve kıl kökü tahrip olur. Tüylerdeki melanin cilttekine göre daha konsantredir. Bu da cildin zarar görmesini önler.
Lazerli epilasyondan etkili sonuç alabilmek için en az 4 seans düzenli olarak devam etmek gerekir. Seans sayısı, tüy yoğunluğuna, rengine ve cilt tipine göre kişiden kişiye değişir. Ayrıca tüyün bir çok gelişme evresi vardır. Lazerli epilasyonla uygun gelişmişlikteki tüyler yok edildiği için bu evreye gelmeyen tüyler için uygun evre beklenir. Bu da seans sayısını artırabilir. En hızlı ve başarılı sonuç, cilt rengi açık, tüyleri koyu olan insanlarda alınır.
Hamilelerin uygulamaması gereken bir yöntemdir.

Uygulama önerileri:
Uygulamadan önce güneşlenmeyin, bronzlaşmış cilde lazer uygulamak sakıncalıdır. Uygulamadan sonra da 8 gün güneşlenmeyin.
Çok açık veya çok koyu tenliyseniz karar vermeden önce bir uzman doktorla görüşün.
Seanslardan sonra ciltte kızarıklıklar oluşabilir ama bunlar kısa sürede yok olur.
Lazerli epilasyon bir uzmanlık işidir, mutlaka iyice araştırın ve uzmanlara yaptırın.

Etiketler: , , , , , , , , ,