Ucuz Botox Estetiğine Dikkat!!!

Ucuz Botox Estetiğine Dikkat!!!

Çin malı Botox:
Her ürünün sahtesi de bir süre sonra piyasaya çıkıyor.

Botox bir marka. İçeriği “Botulinium toxin A” denilen ve bakteriden elde edilen bir madde. Son zamanlarda bu ilacın Çin malı olarak ve bavul ticareti ile getirildiğini, botox uygulaması yapan birçok doktorun bu kişilerce ziyaret edildiğini duyuyorum.

İçeriği, üretim şekli belli olmayan, yasal izin ve denetimden uzak bu sahte botox’lardan uzak durmanızı tavsiye ederim.
Bu konuda doktorunuz ile mutlaka görüşün.

Sıvı silikon:
Sıvı silikonun bir enjektör ile deriye verilmesi uzun zamandır birçok ülkede yasak. Buna rağmen ben neredeyse her ay bir yeni vaka görüyorum. Verilen bu silikonlar zamanla deri altında reaksiyona sebep oluyor, sertleşiyor ve cilde yapışıyor. Ele gelen sert topaklar, bazen de ciltte akıntılı yaralar oluşuyor.

En son FDA amerikada sıvı silikon ile bir onay verdi. Ancak bu sadece göz içerisine uygulanmak üzere verildi ve Amerika’da bile bu karar tersinden yorumlanarak sanki sıvı silikon enjeksiyonu serbest bırakılmış gibi bir hava yaratılmaya çalışılıyor.
Sonradan tedavisi imkânsız olan bir hata yapmamanızı öneririm.

Kokteyller:
Eğer birisi size bir “kokteyl” yapacak ise bu kokteylin içeriğini sormak sizin hakkınız. Birçok hastam kendisine sıvı silikon yapıldığını ancak sorunlar ortaya çıktıktan sonra anlayabiliyor ve bu hastaların birçoğu da kendisine bir vitamin ya da kollajen kokteyli yapıldığını ifade ediyor.

Tıpta meslek sırrı, özel formüller, kapalı kapılar arkasında hazırlanan mucize “kokteyller” olamaz. Bilmediğiniz hiç bir şeyi kendinize enjekte

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

LSD Lida ile Kullanıldığında Ne Gibi Etkileri Olur?

LSD, serotonin reseptörlerini harekete geçirerek etkilerini oluşturur. Seratonin, pek çok önemli işlevde rol oynadığından LSD kullanımının birçok etkisi olabilir. Bunlardan bazıları uykusuzluk, titreme, nabız ve kan basıncı artışıdır. LSD kullanan kişiler; aşırı korku, dehşet duygusu dahil birçok heyecanı aynı anda hissedebilirler. Bu da lida zayıflık hapı kullananlar için hoş bir durum oluşturmaz. Tüm duyumları birbirine karışıyor ve yer değiştiriyor gibi görünebilirler. Öyle ki renkleri işittikleri ve sesleri gördükleri duygusunu yaşayabilirler. Halüsinojenler, çevrenizdeki şeyleri görme biçiminizi değiştirebilir. Bu deneyim, az çok optik yanılsamaya benzer. LSD kullanıcıları bu deneyimlerini “trip” olarak adlandırırlar.

LSD’nin çok küçük bir zerresi bile bu etkileri, tetikleyebilir. LSD’nin olağandışı, alışılmamış “flashback” denilen beklenmedik anlarda madde kullanmadan da etkilerinin ortaya çıkması şeklinde geri dönüşlerin yaşandığı bir yankılaması vardır. Birçok kullanıcı, madde kullanmayı bıraktıktan günler ya da aylar sonra bu flashbackleri yaşarlar. lida ilacı ‘nın böyle etkileri kesinlikle yoktur.

LSD Kullanımının Riskleri Nelerdir?

Yüksek dozlarda ve sık LSD alım, kullanıcıların “bad trip” diye tanımladıkları halüsinasyonların çok ileri düzeye vardığı, sanrıların geliştiği ve tam bir psikotik tablonun gözüktüğü duruma neden olur. Bu esnada kullanıcı korkutucu ve dehşet verici duygular yaşar. Davranış, düşünce ve duygularda kontrolü kaybetme endişesi olur. Delirme ve ölüm korkusu hissederler. Bu tabloya hissizlik, kaslarda güçsüzlük ve titreme eşlik eder. Motor becerileri ve koordinasyon bozulmuştur. Bazen nöbet ve bulantı da yaşayabilirler. Bu esnada intihar girişimleri sıklıkla olabilir. Ayrıca davranışlarda kontrol kalktığı için şiddet, kaza sonucu yaralanma ve ölümler, yaralama ve cinayetler olabilmektedir. Ancak yüksek dozdan dolayı ölüm rapor edilmemiştir.

Uzun süreli etkilerinden bir diğeri de kullanım sonucu beyin fonksiyonlarının kalıcı bir şekilde etkilenmesi olasılığıdır. Bu durum uzun süreli ruhsal rahatsızlıkların oluşmasına neden olabilir. Kullanıcılarda özellikle yaşanan halüsinasyonların etkisi ile gelişen psikoz görülebilir. Kısacası uyuşturucu kullanımından kaçınmanızı ve lida ile beraber hiç bir uyuşturucu madde kullanmamanızı öneriyoruz.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Gençler için cilt bakımı tavsiyeleri

Genç yaşlarda hormonal değişim sonucu ciltte bir dizi problemler başlar; sivilcelenme, akne, siyah nokta, aşırı kuruluk veya aşırı yağlanma gibi

Bu yaşların başlaması ile birlikte düzenli bir cilt bakımı ve kozmetik malzemelerin kullanımı çok önemlidir. Böylece ileride oluşabilecek sorunların şimdiden giderilmesi sağlanır, cildin pürüzsüz ve zinde kalması garantilenir.

Gençlerin uyması gereken öneriler:

1. Sabun kullanma alışkanlığını bırakmak gerekir. Zira dünyanın en iyi sabunu bile olsa sabunun kurutucu etkisi vardır ve kurutması cildin dıştan gelen tehlikeli mikroplara karşı savunmasız kalmasına neden olur.

2. Sabun yerine temizleme sütü ve toniği bu yaş grubu için en idealidir. Çoğu genç kız alışkanlık ve yanlış bilgilendirme sonucu temizleme sütü yerine tonik kullanmaktadır. Temizleme sütleri üst deride ve bir alt katmanda birikmiş kirlerin, deri yolu ile atılmış ifrazatların gidermesini sağlar. Bunu cildi tahriş etmeden yapar. Tonik ise sütün kalıntılarını alır, gözeneklerin tekrar büzülmesini ve derinin bir sonraki işleme (krem sürmeye) hazır ve emici olmasını sağlar. Temizleme etkisi süt gibi değildir.

3. Sabah ve akşam nemlendirici kullanılması önerilir. Derinin siyah nokta yapma alışkanlığı varsa ve gözenekleri büyük ise gözenek sıkışaştırıcı kullanılması tavsiye edilir.

4. Haftada bir derin temizleme ve peeling yapılmalı. Böylece ciltte aşırı ölü hücre ve kirin birikmesi engellenir, cilt nefes alır. Eğer cilt aşırı yağlı ise haftada iki defa peeling yapılması önerilir.

5. Akneli ve sivilceli deriler ise özel bir itina ile temizlenip tedavi edilmelidir. Kesinlikle ihmal edilmemeli. İlk devrelerinde müdahale şarttır. Öncelikle sivilcelenmenin gerçek nedeni tespit edilmeli ve tedavi buna göre yapılmalıdır. Çoğunlukla ana nedenler cildin mikrop alması, yanlış beslenme, hormonal dengesizlikler, yemek alerjisi, güneş alerjisi, ciltteki faydalı vitaminlerinin eksilmesi ve strestir. Bu nedenler çoğunlukla kombine halinde veya tek başına olabilir, ama genelde bazıları direkt sebep iken diğerleri uyarıcıdır.

Akne ve sivilce erkeklerde de aynı nedenlere bağlı olarak oluşur.

Genç yaşlarda uyulması gereken hususlar:

1. Sabun ve uyarıcı cins kozmetik malzemeleri kullanılmamalı. Traş losyonu da dahil. Bunların yerine temizleme jelleri veya kremleri kullanılmalı.

2. Sivilcelenme sorunu meydana geldiği andan itibaren dikkatle tedavi edilmeli. Aksi takdirde fark edilmeden çoğalacak ve iyileştirilmesi zorlaşacaktır. Bunun için kesinlikle uzman bir kişinin önerisine dikkatlice uyulmalı.

3. Bugünün teknolojisi kozmetik ve dermotolojik alanda kesin sonuç veren tedaviler sunmaktadir. En son teknoloji aha asiti “alfa hidroksi asit” ve glikolik asit tedavileri yapılmaktadır. Uzman bir kişi tarafından bu tedaviler sürdürülmeli ve evde aynı hafifletilmiş malzemelerle devam edilmeli.

4. Beslenme dışardan yapılan tedaviler kadar önemlidir. Belirli vitamin, mineral ve oligo elementlerle takviye şarttır. Bu iş için hem iyi bir diyet, hem de bitkisel olarak hazırlanmış ilaçlar kullanılması tavsiye edilir.

5. Deri ufak tefek sorunlar (örneğin sivilce, siyah nokta veya yağlanma) yapıyorsa el sürmemeye özen gösterilmeli. Unutulmaması gerekir ki bu yaşlarda derinize yapılabilecek doğru veya yanlış tedaviler ileride cildinizi pürüzsüz ve canlı kalmasının başlıca temelidir. Çoğunlukla gençlerde bu tür sorunlara müdahaleleri yanlıştır. Sürekli siyah nokta ve sivilce sıkılmaya gidilir ve üzerine kapatıcı malzeme kullanılır.

İşte bu işlem derinin yıpranmasına neden olur. Siyah noktalar bile çok özel maskeler ile tahriş yaratmadan temizlenebilir. Halbuki sıkma metodu ile hücrenin yapısı tekrar düzelmeyecek şekilde bozulabilir ve ileride lekeli ve açık gözenekli kalmasına neden olur. Özellikle bu tür sorunlar sıkma metodu ile tedavi edildiğinde güneşin ve kimyasal değişimlere maruz kalması ile deride pigment ve leke atar ve lekeler kalıcılaşır.

6. Yağlı derilerde genelde riboflavin B2 vitaminin eksikliği ile meydana gelebilir. Onun için bol bol süt tüketilmeli, karaciğer kullanılmalıdır. Ayrıca kimi durumlarda hayvansal gıda alerji etkisi yaratabilir. Bu tespit edilirse, en az 1 ay kırmızı et yenilmemeli.

7. Sokağa çıkıldığında nemlendirici kullanmak gerekir. Zira bugünün hava şartları koruyucu malzmelerin kullanılmasını gerektirmektedir (kir, sigara, egsoz dumanı vs). Sabah akşam yüzü temizlemek şarttır. Genç kızlarda yanlış ve ucuz kozmetik ürünleri bu tür sorunların oluşmasına yol açmaktadır.

Etiketler: , , , , , , , ,

kurdele nakışı,kurdale,nakış,elnakışı,elişi

031nv8ls8 kurdele nakışı,kurdale,nakış,elnakışı,elişi
032bc5ke6 kurdele nakışı,kurdale,nakış,elnakışı,elişi

kurdele nakışı.bakın nakış her yerde kullanılıyor hatta eldivenlerde bile.bundan sonra size kurdele nakışı örnekleri yapılışları hakkında bilgilerde vereceğim.sizlerden gelen istekler doğrultusunda

Etiketler: , ,

GEÇMİŞTEKİ ÜNLÜ KİŞİLERİN GÜZELLİK FORMÜLLERİ

GEÇMİŞTEKİ ÜNLÜ KİŞİLERİN GÜZELLİK FORMÜLLERİ

Truva güzeli Helen 50′sine yaklaşırken bile 20 yaşında kadar genç görünürmüş. Juliette Recamir 60′ındayken, aşkına karşılık vermediği için intihara kalkışan genç 30 yaşındaydı.

Ninon de Lenclos’nun güzellik banyosu:

Ninon de Lenclos’un güzelliğine yaş verilmediği bilinir. Son ilişkisini kuruduğunda Ninon de Lenclos 80′ine merdiven dayamıştı ve zamanın kadınları tarafından hala kıskanılırdı.

Malzeme:

1 fincan kurutulmuş lavanta

1 fincan biberiye

1 fincan nane

1 fincan kekik

1 fincan kafur

Tüm bitkiler bir tülbent içinde bir kaba konur, üstüne kaynar su dökülür. 15 dakika bekletilir. Sonra hem torba, hem de elde edilen losyon sıcak suyla doldurulmuş banyoya aktarılır. İstenirse banyoya çam yaprakları (iğneleri), adaçayı veya pelesenk gibi keskin kokulu bitkiler de konulabilir. Bu banyoyu zaman zaman yapmak yararlıysa da, kesin bir sonuç almak için 1-2 ay süreyle haftada 1-2 defa uygulamalı.

Alba Düşesi’nin kırışıkları giderici maskı:

Alba Düşesi’nin yaşamı ve aşkları hakkında birbirinden ilginç öyküler anlatılır. Goya’nın yaptığı portrelerde düşesin güzelliğini kanıtlar. Alba Düşes’in notlarından elde edilen aşağıdaki reçete, daha çok bir gece maskıdır. Bu mask kırışıklıkları giderir, gevşemiş kasları ve gözenekleri sıkıştırır. İçinde şap ve yumurta akı oluşu bu maskın yağlı ciltlere uygun olduğunu gösterir.

Malzeme:

4 yumurta akı gülsuyu (üzerini örtecek kadar )

1 çorba kaşığı şap, toz halinde 1/2 çorba kaşığı badem yağı

Yumurta akları çırpılır ve ben-maride gülsuyu kaynatılır. Karıştırılarak badem yağı eklenir. Karışım bir macun kıvamını alıncaya kadar karıştırmaya devam edilir.

Marie -Antoinett’in yağlı cilt maskı:

Fransa Kralı XVI. Louis ile eşi Marie – Antoinette’in yaşamlarını giyotin altında yitirdikleri herkesçe bilinir. Ne var ki Marie – Anoinette’in yağlı cildine çare aradığını pek az kişi bilir. Kraliçe aşağıdaki reçeteyi uyguluyordu.

Malzeme:

1 fincan çiğ süt

1/2 çorba kaşığı limon suyu

1 çorba kaşığı konyak

Tüm malzeme hafif ateşte ısıtılır. Yüze sürülür, kuruması beklenir. Bu uygulama bir kaç kez tekrarlanır. Sonra yüz önce ılık, sonra da soğuk suyla çalkalanıp kurutulur. Gözenekleri sıkıştıran bir losyon sürülür.

İngiltere Kraliçesi Anne’in saçlara parlaklık veren formülü

Malzeme:

1/2 fincan saf zeytinyağı

1 fincan bal

2 çorba kaşığı limon suyu

Malzemeler bir kavanoza veya şişeye konup çalkalanır. 2-3 gün bekletilir. Saçlar yıkanacağı zaman karışım çalkalanır. Sonra saçlara tarakla yol açılarak karışım saç diplerine sürülür. Masaj yaparak yedirilir. Karışımın saçların her yanına yayılabilmesi için saçlar tarakla taranır ve başa bezden takke geçirilir.

Yarım saat bekledikten sonra saçlar şampuanla iki kez yıkanır. Saçların dibi iyice temizlendikten sonra son çalkalama suyuna biraz elma sirkesi katılır. Sarışınlar saçlarını limonlu suyla çalkalayabilirler. Bu yöntem ayda 1-2 kez uygulanırsa saçlardaki parlaklık hemen fark edilir.

Macar Kraliçsi Elizabeth’in “Budapeşte suyu” (banyo için):

Malzeme:

350 gr biberiye

30 gr rendelenmiş limon kabuğu

30 gr. rendelenmiş portakal kabuğu

30 gr. kuru nane (mümkünse kır nanesi)

30 gr. melisa yaprağı, kuru

2 fincan keskin gülsuyu

2 fincan saf ispirto (kokusuz)

Zamanında güzelliğiyle ün salan Macar Kraliçesi Elzabeth 70′indiyken 26 yaşında bir genç aşık olmuştu. Kraliçe güzelliğinin sırrını yaptığı banyolara koyduğu kolonyalara dayandığını söylerdi. Reçete ancak Kraliçenin ölümünden sonra ele geçmiştir. Budapeşte suyu diye ün salan bu kolonyayı yapmak o kadar kolaydır ki: Tüm malzeme bir kabın içinde (cam, payreks veya emaye) 3 hafta bekletilip süzülür. Banyo suyuna konur.

Georges Sand’in dirirlik verici banyosu:

Barones Aurore Dudevant, kocasını terk edip yazar Jules Sabdeau’yla yaşamaya başladıktan sonra adını Georges Sand’e çevirdi. Yaşamını çalışarak kazanan ve çocuklarını yetiştiren Gerges Sand, Şair Alfred de Musset ve besteci Choppen’le ilişkiler kurdu. Georges Sand güzel bir kadın değildi ama, çok güzel canlı bir cildi vardı ve bunu korumasını bildi. İşte Georges Sand’ın banyo formülü.

Malzeme:

100 gr. karbonat

250 gr. tuz

1 1/2 kilo bal

12 fincan süt

Tuz ve karbonat 4 fincan suda eritilip süt ve balla birlikte banyoya katılır. Tuz toksini ve ölü cildi yok eder; bal ve süt cildi yumuşatır; karbonat ise alkalileştirir. İstenirse karbonat kullanılmayabilir.

Not: Böyle bir banyo herkesin kesesine uygun olmayabilir. Daha ekonomik bir biçimi: Ölçüler kısıtlanarak karışımdan 1-2 fincan kadar yapılıp küçük bir havluyla bedene sürülebilir

Madame de Tallien’in çilek banyosu:

Tarihi biri daha. Ezilmiş çilek ve ahududuyla banyo yapan Madame de Tallien sonradan bedenini parfümlü sütle ovardı. (Bilindiği gibi, çilek cildi temizler ve serinletir, ayrıca hoş bir koku verir; süt ise cildi yumuşatır.)

Not: Böyle bir banyoyu bugün uygulamak olanaksız değilse de ekonomik olmasını isteyenler, bunun yerine yarım kilo çilek ezilerek küçük bir süngerle bedene sürülebilir.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Küçük Mekanlar İçin Masa

2436569774 fecf383f2d o Küçük Mekanlar İçin Masa
Eğer yatak odanız ufaksa böyle bir tuvalet masası düşünebilirsiniz. Yada oturma odasında küçük bir çalışma alanı yaratmak için. Olmadı antrede bile dekoratif amaçlı kullanabilirsiniz. Yeter ki hayal edin.

Etiketler: , , ,

ÇOCUKLARDA CİNSEL YAŞAM

ÇOCUK ve CİNSELLİK


Çocuk ve Cinsellik
Uzmanlar, çocukların cinsellikle ilgili merak nedeniyle kesinlikle azarlanmamaları gerektiğini söylüyorlar.  Uzmanlar “ayıp, günah” diyerek azarlamanın, çocuğun gelecekteki cinsel yaşamını da olumsuz etkileyeceğine dikkat çekiyorlar.
Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan araştırmalar, ortaokul ve lise düzeyindeki gençlerin cinsellikle ilgili sağlıklı bilgilere sahip olmadıklarını,  bundan kaynaklanan ciddi sorunlar yaşadıklarını gösteriyor. Uzmanlar gençlerin yaşadıkları sorunlarda ailenin çocukluk döneminde cinsellikle ilgili sağlıklı bilgi vermemesinin de etkili rol oynadığına dikkat çekiyorlar.
Uzmanlar, çevresini ve dış dünyayı tanımaya çalışan çocukların özellikle 3 yaş civarında anne ve babalarına hemen her konuda soru sormaya başladıklarına dikkat çekiyorlar. Bu sorulardan cinsel içerikli olanlara verilecek yanıtların pek çok anne ve babayı zorladığını vurgulanmaktadır.  Bu durum ebeveynlerin cinsellikle ilgili tutumlarıyla ilgili olabiliyor. Ama, son derece açık ve rahat oldukları düşünülen anne-babalar bile böyle bir durumla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını, neyi, nasıl anlatacaklarını bilemeyebilmekteler.
Çocuğun cinsel içerikli sorularının temelinde cinsel duygular değil, onun üremeye yani bebeklerin nasıl dünyaya geldiklerine dair meraklarının yattığı hatırlatılıyor.  Bunun çocuğun uzaya, gezegenlere ya da hayvanların yaşayışlarına olan meraklarından farklı olmadığı vurgulanıyır. Anne-babanın cinsel içerikli sorular karşısında yaşadıkları gerginliğin, bu farkı bilmemekten ve çocuğun cinsellik anlayışını yetişkin anlayışıyla karıştırmaktan kaynaklandığı belirtiliyor.
Ülkemizde çoğu ailede cinselliği çağrıştıran sorular ve bu konudaki konuşmalar yasaktır, ayıptır. Çocuk herhangi bir soru sorduğunda ya azarlanır, ya da anne-baba bu soruyu nasıl yanıtlayacaklarını bilemedikleri için konu bir şekilde kapatılır. Sonuçta merakı giderilmeyen çocuk sorusunun cevabını aramayadevam edecektir ve bu konuyu yeterince bilmeyen birilerinden yalan yanlış bir şeyler de öğrenebilir.
Çocukların aileleri tarafından sağlıklı bir biçimde bilgilendirilmesi uzmanlara göre çok önemli. Eğer anne ya da baba çocuğu cinsellikle ilgili bir soru nedeniyle azarlarsa çocuğun suçluluk hissetmesi, cinselliğin,  ayıp,günah veya pis bir şey olduğunu düşünmesi kaçınılmaz hale geliyor. Bu düşüncelerin çocuğun ileriki cinsel yaşamını olumsuz yönde etkileyebileceğini söylenirken verilmesi gereken eğitimin sınırları çizilmektedir.
Çocuklara cinsel eğitim verilirken öncelikle çocuğun bilişsel gelişim düzeyi dikkate alınmalıdır. Çocuk soru sorduğunda doğru, açıklayıcı ve anlayabileceği şekilde cevap verilmelidir. Cevaplar çocuğun merakını gidermeli ve doyurucu olmalıdır. Fazla ayrıntılı bilgi vermek çocuğun kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. Susmak,konuyu değiştirmek ya da azarlamak tercih edilmemelidir.  
Çocuğa cinsel bilgiler vermenin en uygun zamanı, onun bu konularda soru sormaya başladığı dönemlerdir. Bu tür sorular bireysel farklılıklar olmakla beraber, genellikle 3 yaş civarında sorulmaya başlanır. İlk sorular genellikle kendi bedeni, annenin bedeni ya da bir kardeşin dünyaya gelişi ile ilgilidir. 2-3 yaşlarında cinsiyet farkıyla ilgili sorular, 3-4 yaşlarında doğumla ilgili sorular başlar. Cinsel ilgiler bazen 7-8 yaşları ile buluğ arasında diner. Cinsel olgunlaşmayla fizik işaretlerin belirmesi ve genital bezlerin üretime başlamaları ile yeniden canlanır.
Çocukluk dönemlerinde  gerekli desteği görmedikleri, sorularına yanıt bulamadıkları için de ailelerine başvurmuyorlar. Ailesinden cinsellikle ilgili yeterli bilgi alamayan çocuklar ergenlik döneminde ciddi zorluklar yaşıyorlar. Çocukluk dönemlerinde de gerekli desteği görmedikleri, sorularına yanıt bulamadıkları için de ailelerine başvurmuyorlar. Uzmanlar, çocukların bedenlerini tanırken cinsel organlarını da dokunarak tanımaya çalıştıklarını belirtirken ailelere şu önerilerde bulunmaktadırlar.
Ailelerin genellikle bu durumdan rahatsız oldukları, azarlama, engelleme yolunu tercih ettikleri görülmektedir. Oysa bu davranış doğal, normal bir davranıştır, sağlıklıdır. Çocuğun bedenini tanımaya çalışmasının bir parçasıdır. Cinsel eğitimin amacı yalnızca çocuğun bazı sosyal kurallara uymasını sağlamak değil, insanın serbestçe gelişimini ve kendinde bulunan cinsel güçleri olabildiğince düzenlemesini, bunları bilinçli olarak elinde tutmasını,kendisinin ve başkalarının mutluluğu (özellikle eş ve çocuklar) için bunlardan yararlanmasını sağlamaktır.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,