İçtiklerimizde şişmanlatıyor…

ABD’de yapılan bir araştırma, insanları yedikleri kadar, içtiklerinin de şişmanlattığını ortaya çıkardı.

resim100163 İçtiklerimizde şişmanlatıyor...Dr. Barry Popkin, “içeceklerin, katı yiyeceklerin aksine insanı tok tutmadığını, dolayısıyla insanların bunları daha fazla tüketme eğiliminde olduklarını” söyledi.

Kuzey Carolina üniversitesi tıp fakültesi tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, Amerikalılar, 1977 yılına oranla, içtikleri kolalı içeceklerdeki tatlandırıcılar nedeniyle günde 83 fazla kalori alıyorlar. Uzmanlar, günde fazladan 10 kalori alanların yılda yaklaşık yarım kilo şişmanlayacağını belirtiyor. Buna göre, günde fazladan 83 kalori alanların her yıl 3.6 kilo alacakları bildirildi.

Yetkililer, “kalori veren tatlandırıcılar” adını verdikleri maddeler arasında şeker, yüksek früktozlu mısır şurubu, maltoz ve dekstroz gibi ürünlerin bulunduğunu belirtiyorlar.

Araştırma hakkında açıklamada bulunan doktor Barry Popkin, “Ne kadar fazla kolalı içecek içersek o kadar fazla şişmanlarız” diye konuştu. Dr. Popkin, “içeceklerin, katı yiyeceklerin aksine insanı tok tutmadığını, dolayısıyla insanların bunları daha fazla tüketme eğiliminde olduklarını” da sözlerine ekledi.

New York Üniversitesi Tıp Merkezi beslenme uzmanı Samantha Heller de, “kolalı içecek tüketenlerin kilo aldıklarını ancak tartıya çıktıklarında ya da pantolonlarının içine sığmadıkları zaman fark ettiklerini” kaydetti.

En çok gençler tüketiyor

Bu arada, kolalı içecekleri en fazla 10-30 yaş grubundaki gençlerin tükettikleri belirlendi. Uzmanlar, “bu yaş grubundakilerin, kemik yoğunluğunu artıracak süt ve benzeri besleyici gıdalara ihtiyaçları bulunduğunu, en az ihtiyaçları olan şeyin ise şeker olduğunu” vurguladılar.

Kolalı içeceklerden sonra en fazla şeker içeren maddeler arasında tatlılar ve jöleler bulunuyor.

İçeceklerle ilgili araştırmanın sonuçları “Obezite Araştırmaları Dergisi”nde yayınlandı.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Dr.İbrahim Saraçoğlu boy uzatma formülü

saraçoğlu boy uzarma kürünün 13-21 yaş arasındaki herkese faydalı olduğunu söyledi. ancak 13 yaşındaki çocuklar için boy uzatmada önemli olan besinin balık olduğunu, 13 yaşından sonraki insanlar için bu balıkların yanı sıra birde içilmesi gerekn bitki çayı olduğunu anlattı.
bu balıklar:
*palamut balığı
*kefal balığı
*uskumru
* torik
Bu balıkları herzaman bulamayız diyorsanız mevsiminde balıkçıdan alın ,temizletin ve derin dondurucuda 1 yıl boyunca özelliğini kaybetmeden saklayabilirsiniz diyen saraçoğlu bu balıklarında en faydalı kısmının ,sırt kısmında kuyruk bölümüne doğru bir siyahlık olduğunu ,esas yenmesi gereken bu kısmının olduğunu anlattı ve haftada en az 3 kere tüketilmesini gerektiğini belirtti. eğer haftada 4 yada daha fazla tüketilecek olursa da büyümenin daha hızlı olacağını sözlerine ekledi.bu balıkları ızgara olarak yada buğulama olarak tüketin.

Etiketler: ,

Lambalarda gerekli tedbirler

ayd0085 Lambalarda gerekli tedbirlerHer işyerinde iş görenler, yaptıkları işlere, içinde bulundukları ortam ve genel çevrelerine ve işyerindeki çeşitli yerlere bakmak zorunluluğunda kalabilirler. İnsanlar çevrelerine bakınırken, onların dikkatini en çok, parlak ve renkli bölgeler çeker. Bu sebeple, iş görenin kendi yaptığı iş kendi açısından en iyi aydınlatılmış yer olmalıdır.

Ortam, aydınlığı, üzerinde uğraş verilen makin, malzeme, araç ve gereçte yeterli detay algılamasını sağlamıyorsa, iş istasyonunun özel gereksinimi dikkate alınarak özel aydınlatma yoluna gidilmelidir. İş istasyonunun aydınlatılmasında kontrast esası üzerinden aydınlatma önemlidir. İşlemlerin yapıldığı tezgah üzerindeki hakim renkler ile iş görenin esas işleme tabi tuttuğu malzeme arasında renk farkı yüksek, orta yada zayıf olduğuna göre, aydınlatma düzeyi de değişir.

Ayrıca yapılan işin ve incelikli görme gerekli yüzey ve malzemelerin parlama özellikleri de dikkate alınmalıdır. İş görenlerin yaptıkları incelikli işleri kolayca görebilmesi için çalışma yüzeylerinin aydınlatılması sağlandıktan sonra genel çevre aydınlatılması standartlarının saptanması öngörülür.

Parlamanın önlenmesi: Üzerinde işlem yapılan cisim ve yüzeylerin parlaması, esas yapılan işin görülmesini güçleştirdiği gibi, göz uyumunu da zorlar. Parlama; aydınlatılmış yüzeylerden bir bölümünün diğerlerine bakarak daha fazla ışık yansıtması, aşırı ışıklı görünmesi yada kaynaktan yansıyan ışığın doğrudan göze yansıtması olarak açıklanabilir. Işık kaynağının yada çalışma yüzeyinin parlaması, iş görenin bakış açısına ve çevrede parlama ve yansımalara elverişli malzemenin bulunmasına bağlıdır.

İş ortamının gereğinden fazla aydınlatılmış olması ve çok yüksek düzeyde yansıtma özelliği olan; tavan, duvar, malzeme ve döşeme düzeninin bulunması çoğunlukla operatörün görüşünü etkilemeyebilir fakat, uzun dönemde rahatsız edicidir. Böyle bir durumda, aydınlatılmış çevrede yansıtıcı yüzeylerin renk özellikleri ile, yansıma faktörü azaltılabilir. Yapılan iş ve çevresinin aydınlatılmasında , başvurulan her türlü önlem, yeterli rahatlık sağlamıyorsa ve çalışma yüzeylerinin parlaması ve ışık yansıtması önlenemiyorsa, ışık kaynağının yerini değiştirmek gerekebilir.

Işık titreşimlerinin önlenmesi: Deşarj lambaları (sodyum buharı, cıva buharı yada flüoresan) alternatif akımla çalışırlar ve akım yönü değişikliğinde de yanıp sönerek çalışırlar. Elli Hertz frekanslı akım kullanan lambalar saniyede bunun iki misli yanma ve sönme yaptığı için, bu titreşimler gözle farkedilemezler. Ancak, böyle bir ışık altında çalışan makine operatörleri bir algı yanılması sonucu, makine devirlerinin yavaşladığını yada durakladığı gibi yanıltıcı algılamalar yapabilirler. ‘ Stroskobik etki’ olarak bilinen bu soruna çözüm bulmak için; iş ortamı aydınlatılmasında kullanılan lambaların yanısıra, farklı bir yanma sönme devri ile çalışan özel ışık kullanılabilir. Kesin bir çözüm de ortam aydınlatmasının trifaze bir akım kaynağından ve farklı fazlarda monte edilmesidir. Yüksek düzeyde aydınlatma gereken yerlerde genellikle trifaze akım kullanılır.

Gölgeleme: Bir malzemenin üzerine düşen ışığın geliş doğrultusunu değiştirerek, bazı kısımların daha kesin hatları ile görünmesini sağlamak yada bazı kısımların göz alıcı, keskin görüntüsünü matlaştırmak mümkündür. Gölgeleme olarak bilinen böyle bir işlem, endüstrilerde ve özellikle kalite kontrol hizmetlerinde detayların görünmesini kolaylaştıran bir yaklaşımdır. Normal koşullarda çok iyi görülemeyen yüzeylerin daha iyi aydınlatılarak ve ortam ışığında parlayan yüzeylerin gölgelendirilerek, netlikle görünmesi ve incelenmesi sağlanmalıdır.

Renkler ve ışıklandırma: Renkli bir yüzeyin iyi görülebilmesi, o yüzeyden yansıyan ışınların yeterli yeğinlikte olmasına bağlıdır. Ayrıca, ortam aydınlatmasının yapay olduğu hallerde çeşitli renkler, günışığı altındaki görüntülerinden, bir ölçüde de olsa farklı görünebilirler. Renk görmenin önemli olduğu kalite kontrol gibi hizmetlerde, doğal renk algılamasını sağlayabilecek bir aydınlatma önemlidir. Gün ışığının doğal renkleri algılamada en güvenilir aydınlatma olduğu bilinmesine rağmen, günışığı ile aydınlığın şiddetinde devamlı iniş ve çıkışlar nedeni ile, renk ayrımı ve kalite kontrol gibi işlemlerde yapay ışık tercih edilir. Yapay ışığın değişmeyen düzeyi, günışığına bakarak daha standart bir değerlendirmeyi sağlayabilmektedir.

Gözlerin dinlendirilmesi: Uzun süreli ince işlerle uğraşan iş görenlerde ve özellikle kalite kontrol elemanlarında, göz yorgunluğunun önlenmesi için dinlenme araları vermek gerekir. Dinlenme aralarında iş görenler, uzak mesafelere bakmalı( örneğin, pencereden dışarı bakmak gibi) ve genellikle fazla parlamayan uzak cisimlere bakmayı tercih etmelidirler. Güneş ışınlarının içeri girdiği bir pencereden dışarı bakmak yada parlak ışık ile aydınlatılmış uzaktaki cisim ve yüzeylere bakmak, gözlerin bu parlaklığa uyumunu zorladığı gibi, böyle bir uyumdan sonra iş görenin kendi işine döndüğünde gözler yeni bir uyum döneminden geçerler. Böyle bir uyum çabası, dinlenme etkisini azaltır ve gözleri zorlayabilir.

Duruş ve oturuş zorlukları: Bir işyerinde aydınlatma düzeyinin düşük olmasına karşılık , incelikli iş görme ve detay algılama zorunluluğu varsa, iş görenler işlerini yakından görebilmek için öne eğilmek ve uzun süre bu duruşta çalışmak zorunda kalabilirler. Yetersiz ışık göz yorgunluğuna neden olurken, öne eğilmiş duruş ve statik kas çalışmaları sonucu çeşitli kaslarda da yorgunluklar oluşur. Böle bir durum iş hevesi kayıplarına ve gereksiz ağrılarına neden olur. Yeterli düzeyde bir aydınlatma bu sakıncaları ortadan kaldırır.

Etiketler: , , , , , , ,

DR MEHMET ÖZDEN DOMATES YEMEK İÇİN 5 ÖNEMLİ SEBEP

Dünyaca Ünlü Kalp Profesörü, Dr Mehmet Öz, domatesin faydalarından ve bu besini tüketmek için, çok önemli 5 sebepten bahsetti. Tabiki, bahsettiğimiz domates, organik olan domates. İşte,Mehmet Öz’e göre, 5önemli sebep;

Organik domatesler, bazı kimyasallardan arınarak yetiştirildiği için, daha fazla flavonoit içerir.
KAN BASINCINI DÜŞÜRÜR : Yemeklerin yanında ve beslenmenizde, mutlaka domatesi bulundurun. Çünkü, kan basıncını ve tansiyonu düşürmeye yardımcıdır. Özellikle,yüksek tansiyon hastalarının tüketmesi gereken bir besin.
GRİBİ ÖNLER : Dr Mehmet Öz, Likopen ve beta karoten gibi, sebze ve meyvelerden elde edilen koruyucu pigment değerleri düşük olan insanların, günlük domates tüketmesi öneriyor. Bakteri ve virüslerle savaşmaya yardımcı olan karoten bileşikleri, beslenmede çok önemli bir yere sahiptir. Günlük domates ihtiyacınızı bir bardak domates suyu ile giderebilirsiniz. Soğuk algınlığı ve gribe karşı vücudunuz çok daha dirençli olacaktır.
CİLDİ KORUR : Kabuğu incecik bu meyve, cilde güneş koruyucu krem etkisi sağlıyor. Yapılan bir araştırmada, güneş yanıklarından şikayetçi ve güneşe karşı hassas cilde sahip olan bir grubun günlük beslenmelerine domates eklendi. Akdeniz’de yaygın olan bu tarz bir beslenme düzeni uygulayanların ciltlerinin, 10 hafta sonunda güneşin UV ışınlarına karşı daha güçlü bir hal aldığı belirlendi.
KOLESTEROL SEVİYESİNİ KONTROL EDER : Günde 1 domates yemek, kalp sorunlarına karşı, savaşta en güçlü dostunuz olabilir. Günlük domates yemeye başladıktan sonraki 4 hafta içerisinde HDL kolesterol seviyesi yüzde 15 artıyor, bununla beraber LDL kolesterol seviyesi düşüyor.
YAŞLANMAYI ÖNLER : Domates, serbest radikalleri önleyici likopen ve beta karoten içerir. Bazı hücrelerde, serbest radikaller DNA’ya yüzde 42’ye varan hasarlar verir. Domatesleri, her zaman az miktarda zeytinyağı ile birlikte tükettiğinizde, yaşlanmaya karşı vücudunuz daha güçlü bir hale gelir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Altın Yüzükler

GLD 2817 825 Altın Yüzükler
GLD 2814 792 Altın Yüzükler
GLD 2619 478 Altın Yüzükler
GLD 2621 817 Altın Yüzükler
GLD 2402 584 Altın Yüzükler
GLD 2400 192 Altın Yüzükler
GLD 1850 857 Altın Yüzükler

Altın tkı ve yüzük sevenlere bu sitede çok daha fazla modeller bulabilirsiniz..

Etiketler: ,

KARACİĞER YETMEZLİĞİ,VİTİLİGO, HEPATİT B VE HEPATİT C İÇİN LAVANTA KÜRÜ

karaciger KARACİĞER YETMEZLİĞİ,VİTİLİGO, HEPATİT B VE HEPATİT C İÇİN LAVANTA KÜRÜ

İbrahim Saraçoğlu’ndan vitiligo,karaciğer yetmezliği, hepatit-B ve hepatit-C için lavanta kürü

Hazırlanışı:

* Bir tutam (4-5 g) lavantayı 300 ml (yaklaşık bir buçuk su bardağı) kaynar suya koyduktan sonra 4 dakika kısık ateşte demleyin.

* Dört dakikadan daha fazla demlemeyin. Demleme esnasında sıcaklığını kaynama noktasında sabit tutun. Cezvede demlerken ocağın altını çok kısık tutun. Fokur fokur kaynatmayın. Çok yavaş bir şekilde kaynıyor kaynamıyor gibi demleyin.

* Demleme süresi tamamlandıktan sonra, ılımasını beklemeden süzülmesi gerekir. Süzme işlemi tamamlandıktan sonra içmek için ılımasını bekleyin.

* 15 gün boyunca her gün, akşam yemeklerinden en az iki saat sonra bir çay bardağı dolusu için. Her defasında (her kullanımda) taze olarak hazırlanması şarttır. Bir gün önce arta kalan miktarı kullanmayın. Kolay olsun diye bir kaç günlük hazırlayıp buzdolabında koruma altına almayın.

* Hiç bir şekilde damak tadına uygun olsun diye, içerisine şeker veya benzeri hiç bir katkı ilave etmeyin.

* Onbeş günlük ilk kür tamamlandıktan sonra rahatsızlığın seyrine göre haftada 3-4 defa, akşam yemeklerinden en az iki saat sonra bir çay bardağı içilmeye devam edin. Karaciğer metabolizması sağlıklı çalışmaya başladıktan sonra kür sonlandırılmış olur.

Her sağlıklı insanın yılda bir defa 15 günlük lavanta kürünü uygulamasında çok büyük faydalar vardır. Değerli okuyucular hiç bir bitkisel kürü alışkanlık haline getirmeyin. Karaciğer yetmezliği şikâyeti olanların, Hepatit-B veya Hepatit-C virüsü ile yaşamak zorunda olanların zaman zaman lavanta kürünü uygulamalarında çok büyük yararlar vardır.

*** Ciltdeki sivilce ve lekelere karşı lavanta kürü:

Lavanta kürü sivilceler için de etkilidir. Anca sivilcelere karşı lavanta kürü hazırlanırken demleme süresi 10 dakika olmalıdır. 1o dakika demlendikten sonra ılımasını beklemeden süzülmelidir. İçilecek olan miktar 1 su bardağıdır.

Vitiligo şikayeti olanların,

* Patlıcan, kuru soğan, taze domates, bulgur tüketimini en aza indirmelerini
* Güneşin güçlü olduğu 10.30 – 16.00 saatleri arasında yaz mevsiminde güneşe çıkmamalarını
* Önleyici olarak da öğünlerinde mısır ekmeğini, elma (soymadan) tüketimini tercih etmelerini öneriyorum.

Önemli Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Bilmeniz gereken nokta kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

ÇOCUKLARDA KABIZLIK ve DIŞKI KAÇIRMA

ÇOCUKLARDA KABIZLIK ve DIŞKI KAÇIRMA


Çocuklarda Kabızlık ve Enkopresiz (Dışkı Kaçırma Hastalığı)
Basitçe tanımlamak gerekirse kabızlık katı gaitanın, seyrek ve zorlukla dışkılanmasıdır. Seyreklik kavramı kişiden kişiye değişmekle birlikte genel olarak çocuklarda iki günde bir ile bir günde iki dışkılama normal sayılmaktadır. Bebeklerde özellikle anne sütü alanlarda günlük dışkılama sayısı daha fazla olabilir.
Nedenleri: En sık karşılaştığımız tür olan basit kabızlık, anne sütü kesildiğinde yerine başlanan besinlere uyum sağlama aşamasında veya tuvalet eğitimi sırasında başlamaktadır. Seyrek olarak anne sütüne ek olarak, bebek için yeni olan besinler başlandığında da ortaya çıkabilir. Burada seçilen besinin niteliği önemli olmakla birlikte bünyesel faktörlerin de rolü vardır. Sık görülen bu basit tipin yanı sıra kabızlığa, kullanılmakta olan ilaçlar(demir ilaçları, idrar söktürücüler, bazı psikiyatri ilaçları,..) neden olabileceği gibi, bu durum bazı önemli hastalıkların ilk habercisi de olabilir. Bu hastalıklardan bazıları şunlardır:
• Doğuştan olan darlık ve anomaliler(anüste çatlak, darlık, apse, basur, tümör,..),
• Barsakların bir bölümünde sinir hücrelerinin doğuştan yokluğu ile karakterize hastalıklar(Hirschprung hastalığı ve benzerleri),
• Bazı hormon bozuklukları(tiroid ve paratiroid hormon eksikliği, kistik fibroz, şekersiz şeker hastalığı gibi),
• Nörolojik bozukluklar(bazı kas hastalıkları, inme vs)
• Psikolojik sıkıntılar(aile içi huzursuzluk, kardeş gelmesi, tuvalet eğitimi, gibi)…
• Beslenme bozuklukları(Çeşitli nedenlere bağlı iştahsızlıklar, aşırı inek sütü alımı, anne sütünden yoksun beslenme, uzamış kusmalar,..)
• Diğer nedenler.

Bu liste daha da uzatılabilir. Mevcut kabızlığın bu hastalıklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması için mutlaka konuyla ilgili bir uzmana başvurulması gerekir. Konunun önemsenmemesi tedavide gecikmelere yol açabilir.
Tanı: İlk belirti bebek ya da çocuğun gaitasını yaparken zorlanması ve acı çekmesidir. Hatta dışkılama hastayı ağlatacak kadar ıstırap verici olabilir. Gaita aralıkları gitgide uzar. Bebeğin bezini değiştiren anne gaitanın seyrekliğini ve giderek kıvamının arttığını fark eder. Ancak gaitasını kendi başına yapacak yaştaki çocuklarda bu seyreklik gözden kaçırılabilir. En sık yanılgı gaitanın iyice katılaşmamış olmasıdır. Gaita kıvamındaki belirgin artışlar çocuğun gaitası iyice sert olmasa bile kabızlık lehine yorumlanmalıdır. Çocukta gaita yapmadığı dönemlerde karın ağrıları, hatta bazen kusma bile ortaya çıkabilir. Büyük çocuklarda gaitanın özellikle ilk kısmı kuru, sert ve iridir. Üzerinde çizgi şeklinde kan görülebilir veya küçük küçük sert parçalardan oluşabilir. Kan miktarı fazlaysa başka önemli bir nedeni olabileceği unutulmamalıdır.
Tedavi : Uzun süren ya da eksik tedavi edilen kabızlık sonucu anüs kenarında çatlak oluşur. Daha sonraları anüs kenarlarında mor renkte damar genişlemeleri belirir. Eğer kabızlık tedavisiz kalırsa, bunlar daha ileri yaşlarda(ilk gençlik döneminde) hemorid(basur) halini alırlar.
Uzun süren olgularda giderek dışkılama mekanizması bozulacaktır. Bunu gaita kaçırma ve hatta gaitasını hiç tutamama gibi tedavisi son derece güç durumlar izleyebilir. Bu nedenle tedavi başlangıcında alınan iyi sonuçlara bakarak tedavi kesilmemeli, tekrarlamaması için sabırla ve dikkatle sürdürülmelidir.
Tedavide özellikle kabızlık nedeni olduğunu iyi bildiğimiz besinler(muz elma ve havuç, kola, çay, aşırı tüketiliyorsa inek sütü) kabızlık geçene kadar diyetten uzaklaştırılmalıdır. Dolayısıyla bu besinleri bebeklere başlarken aşırıya kaçmamaya özen gösterilmesi yerinde olacaktır. Çok miktarda inek sütü tüketen çocuklarda kabızlık ortaya çıkmasından bu besini tek başına sorumlu tutanlar da vardır. Kabızlığın derecesine göre gaita yumuşatıcı ilaçların da doktor kontrolünde kullanımı faydalı olacaktır. Eğer çatlak varsa tedavisi edilmeli ve çocuğun acı duymadan gaita yapması sağlanana kadar tedaviye devam edilmelidir.

Çocukta iyi bir tuvalet alışkanlığı sağlanabilmesi için şunlar önerilebilir. Ne zaman nerede geleceği belli olmayan dışkılama arzusu çoğunlukla en olmadık zamanları seçer ve ertelenir. Her erteleme kabızlığa bir adımdır. Her gün, özellikle bir öğünün(örneğin kahvaltının) peşinden gaita yapmaya alıştırılan çocukların tüm yaşantıları boyunca rahat ettikleri bildirilmektedir. Gaita tutma becerisi çocuktan çocuğa büyük değişiklikler göstermekle birlikte genellikle 1-3 yaş arasında gerçekleşir. Bu eğitim sırasında çocuğa baskı yapılmamalı, yüreklendirmekle yetinmelidir. Asla ceza konusu olmamalı ve bunun normal bir vücut işlevi olduğu uygun bir dille anlatılmalıdır. 

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , ,