Dekorasyon

Dekorasyon konusunda en güzel ve en yeni tasarımları sizler için hazırlayan bir web sitesi istemez misini? Dekorasyon fikirlerinde yeni iç dizaynların yanı sıra dış mekanlar içinde en güzel tasarımları sunan bunun yanı sıra en yeni trendleride sizler için takip eden dekorasyon moda sitesi tarzında bir kaynak ile ufkunuzu açıyoruz. İç dekorasyon bugün her yerde en yeni trendleri takip eden ve bunların yanı sıra en iyi seçenekleri de sunuyor.. Dekorasyon konusunda bizler nerede ne varsa tüm dizayn ve tasarımları seçip bularak sizlere etkili olması açısından bulmaya çalışıyoruz..

Dekorasyon moda konusunda günümüzdeki teknolojide giderek buna ayak uydurmaya devam ediyor. Bir yatak odası tasarımı yanı sıra oturma odası gruplarına kadar duvar renklerinden perdeler dahil olmak üzere bütün ayrıntılara dikkat etmek ve bir uyum içinde olmasını sağlamak durumundasınız.

Etiketler: , , , , ,

Odalara 3 boyutlu manzaralar

PDM dekoratif malzemesi duvarın yanı sıra tavan ve tabana da uygulanabiliyor. Ülkemizde çok yeni olan bu malzeme ile mekanlarınızı 3 boyutlu resimlerle kaplayarak bir akvaryuma, antik bir merkeze, alplerde bir yaylaya dönüştürebilirsiniz.

Özellikleri
Tamamen üç boyutlu resimlerden oluşan dekorasyon malzemesi, tekstil esaslı (ressamların kullandığı tual) 1,35 m yüksekliği sabit olup boyu resmine göre 1,80m ile 5,40m arasında değişmekte (isteğe göre sabit olan yatay uzunluk kesintisiz 55m ye kadar uzatılabiliyor) Tekstil esaslı olduğundan diğer duvar kağıtları gibi kesinlikle hava alışverişini kesmiyor.

Temizlik sırasında ıslak bezle dahi silinebiliyor. Malzemenin en büyük özelliği resimde kullanılan özel boyadan dolayı BLB Lamp dediğimiz (Black Light Blue) florasan altında muhteşem fosforlu görünüm kazanması.

Çeşitleri
Ürün çeşitlilik bakımından çok geniş bir yelpazeye sahip. Yaklaşık 80 çeşit resimden oluşmakta. Uzay resimleri, manzara resimler, Nü resimleri ve deniz altının muhteşem görüntüleri bunlardan sadece bir kaçı. Bir mekanın duvar ve tavanı komple kaplanabildiği gibi tablo gibi düşünülerekte uygulanabilmekte.

Uygulama alanları
Oteller, barlar, discolar, restaurantlar, evler, Internet cafelerin yanı sıra hastahaneler, güzellik merkezleri, büro dekorasyonları ve mağaza vitrin dizaynlarında uygulanabilmektedir. İnsanların iş ve şehir streslerinden dolayı; değişik ortam arayışları düşünülecek olursa PDM bunun için bir numaralı dekorasyon malzemesi.

Oturduğu yerden kim Manhattan’ı seyretmek ya da Madrid‘in sokağında dolaşmak istemez ki. Bir düşünün evinizde oturmuş yorgunluk atıyorsunuz ve karşınızda devasa boyutta bir akvaryum, ama bu akvaryumda balıkları beslemek yada akvaryumun suyunu değiştirmek yok.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kanepeye giden 20 yol

mob0288 Kanepeye giden 20 yolOturma grubunun bulunmadığı bir salon düşünemeyiz. Peki hangi kanepeyi, nasıl seçeceğinizi biliyor musunuz? Ebadı ne olmalı, nasıl bir kumaş kullanmalı?

İhtiyaçlar: İdeal kanepe (büyük, küçük, taşınılabilir, şezlonglu) onu kullanacak kişiye ve aileye göre değişir. Hangi kanepeye ihtiyacınız olduğunu bilmek için kendinize şunları sorun: Aynı zamanda kaç kişi bu kanepede oturacak? Kullanacak olanlar küçük çocuklar mı? Zaman zaman misafirleri de üzerinde ağırlamak gerekecek mi? Yemek ya da günlük oturmalar için de kullanılacak mı?

Konum: Kanepenizin kaplayacağı alanı tahmin etmek için evdeki başka bir kanepeyi, yenisini koymayı düşündüğünüz yere yerleştirin. Buna göre bir plan tasarlayabilir ve eğer birkaç parçalı ayrılabilen bir kanapeyle bu denemeyi yapıyorsanız parçalar ekleyip çıkararak oynayabilirsiniz. İhtiyaçlarınıza cevap verecek konforlu bir konum belirleyene kadar bu denemelere devam edin. Bazen hiç aklımıza gelmeyen bir yer, kanepeyi aslında onu en iyi kullanabileceğimiz yerdir.

Büyüklük: Baktığınız her koltuk için tek tek ne kadar yer işgal edeceğini düşünün. (Genişlik ve uzunluk, her iki açıdan da düşünün.) İdeal büyüklük; kanepenin iç kenarlarından tabanın tam ortasına uzaklığı 0,40 m ve dış kenarlarından buraya olan uzaklığı ise 0,20 m olmalı.

Planlama: Mağazaya nasıl bir kanepeye ihtiyacınız olduğu, hangi büyüklükte ve hangi stilde bir kanepe istediğinizi bilerek gidin. Gerçek konum üzerinde deneme yapmak da çok yararlı olacaktır. Yanınızda, seçtiğiniz kanepeleri ölçmek için bir metre bulundurun ve öncesinde kanepenizi koyacağınız yerde de bir ölçüm yapın. (Genelde mağazada daha küçükmüş gibi görünürler).

Görünüm: Klasik bir salon için arkalıkları kol kısımları büyük, ayakları küçük ve yuvarlak nepeleri tercih edin. Geçici bir dekorasyon için düz arkalıklı, düz ayaklı ve kolluklu olanları seçebilirsiniz. Ve son olarak sportif bir salon için kolları ve ayakları alçak, dikdörtgen, ayakları ince, dışardan görülebilen ve tekerlikli bir koltuk en idealidir.

Yükseklik: Kanepenin kolları için önerilen yükseklik 80 ila 90 cm arasındadır. Kuşkusuz ki kanepeye şeklini veren en önemli unsurlar da baş, üst kısım ve yanlardır. Kolları ve arkalığı tüyle doldurulmuş koltuklar ve arka yastıkları omuz kısmına kadar devam eden modeller üzerinde yatmak için de uygundur.

Genişlik: Bir kanepenin ideal genişliği konulacağı yere göre değişir. İki kişilikler için 1,60 cm ve 1,75 cm (1,50 çift kişilik bir kanepe için oldukça küçük kalır) ve üç kişilikler için 2-2,50 metredir.

Model: Başlangıçta renkleri, dokuma baskıları, desenleri unutun. Kanepenin yapısına, şekline ve büyüklüğüne dikkat edin. Önemli olan kanepe minderlerinin şekli, stili, kolların ve ayakların büyüklüğü, yükseklikleri ve bunların evinizin dekorasyanuna uyum sağlayıp sağlamayacağıdır.

Ergonomi: Diyelim ki bir kanepenin modeli içinize sindi ve aklınızdaki dekorasyon fikriyle uyuştu. O zaman durmayın ve onu sınayın. Bu amaca uygun olarak da satın almaya gittiğiniz zaman kendinize seçim yapma süresi tanıyın. Bir süre kanepeye oturun, üzerine yatın ve bunları aynen evde yaptığınız gibi yapın. Ancak bu sayede, kendiniz için doğru olan kanepe ebadını seçebilirsiniz.

Konfor: Hangi kanepeyi birkaç sene rahat bir şekilde kullanabileceğinizden emin olmak için dayanıklı olup olmadığını öğrenin. Kılıfını yıkayın, kanepe iskeletinin kalitesini anlamak içinse ağırlığını ölçmeniz gerekir. Dayanıklılığını ve direncini görmek için üzerine küçük kutular, sandıklar koyun. İskelet dışarıdan bakıldığında görünmez, ama sizi taşıyan ana kısımdır.

İskeleti: Bütün kanepeler bir süre hiçbir sorun çıkarmadan kullanılır ve dayanıklı görünürler. Taa ki oturulan yüzeylerini ve yastıklarını temizlemeniz gerekene kadar. Gerçekte dayanıklı olan kanepeler, iskeletleri tahtadan ve çelikten yapılmış olanlardır.

Esas malzeme: Rahat ve aynı zamanda sağlam bir kanepenin malzemesiyle ilgili bir fikir sahibi olmamız gerekir. Genellikle bunlar yumuşak bir temelin altındadır, çelikten ve elastik çinkodan yapılmıştır ve haç şeklinde oturulan yere, tabana yerleştirilmiştir. Eğer sadece çinkodan yapılmışsa bu, koltuğun dayanıklılık direncini ve süresini azaltır.

Yastıklar: Sırt ve baş bölgesinde rahatlığı garantiye almak için kaz tüyü yastıkları tercih edebilirsiniz. Bu tür yastıklar gerçekten yumuşacık ve rahat oldukları gibi formlarını kolayca geri kazanma özelliğine sahiptir. Eğer başka bir malzemeden yapılmışlarsa da ortalama bir süre gidebilecek yastıklar arasında tercih yapın. Çok düz ve yumuşak olan yastıklar hemen çökerler. Çok sert olanlar ise uzun süre oturulduğunda rahatsızlık verirler.

Yüzey: Yüksek sıkılıkta iyi bir kauçuk ile sert bir şekilde doldurulmuş ve işlenmiş bir koltuk yüzeyi asla deforme olmaz. Fakat kaz tüyünden yapılmış bir döşeme de oldukça rahat ve keyifli olur.

Derinlik: Bir kanapenin minumum derinliği 70 cm’den başlar. (Yastıklar için bunun üzerine bir 20 cm daha eklemek gerekir) Eğer uzanmaktan hoşlanıyorsanız bel ve ense bölgelerini korumak için 80 ila 90 cm arasında olmalıdır. Bazı koltuklarda uzanmayı daha da rahatlatmak ve hareket etmenize izin vermek için ekli bir şezlong bulunur.

Renk: Kanapenizin dokuma kumaşlarının rengini ve desenini evinizin stiline ve uygulamak istediğiniz yeni dekorasyona uyum sağlayacak şekilde seçin. ideal olanı evinizin duvarlarına, mobilyalarına uygun bir renk skalasını ve kumaş şekillerini belirlemek ve böylece bir armoni havası yaratmaktır.

Etki yaratmak: Kumaşlara dokunun. Dekorasyonun en can alıcı noktalarından biri de onlardan hoş şeyler yaratmaktır. Tatlı ekose mi, dayanıklı likra mı? Mevsimler de kararınızı değiştirir. Sıcak bölgelerde verdiği ferahlık için ketenden/pamuktan kumaşlara minnettar; soğuk yerlerde yün ve flanelden memnun kalacaksınız.

Dayanıklılık: Eğer beş seneden fazla bir süre size hiçbir problem çıkarmayacak bir döşeme istiyorsanız bunun için sıkı dokunmuş kumaşları seçin. Dayanıklılık; ağırlık ya da kalınlık değildir. O halde yapmanız gereken kumaşı elinize almak ve germek. Eğer örgülerinin arası gözükecek kadar sertse, yani açılacak ve deforme olacak gibi görünüyorsa, o kumaşı elemeniz gerekir.

Yıpranma: Koyu renkteki kumaşların aşınmaya daha dayanıklı iyi dokumalardan olması gerekir. Martin Dale’nin sunduğu yeni parlatma testine göre en az 20.000 devire dayanıklı, güneşte solmaya karşı notu en az 5 ve yine tüylenmeye karşı da en az 4 olmalıdır. Ancak bu şekilde yıllarca kullanılmasına rağmen aynı parlaklık ve pürüzsüzlükte kalabilir, isterseniz koltuğunuzun döşemesinin en zarar görecek oturma kısımlarını bir örtüyle koruyabilirsiniz.

Bakım: Kolay ve ekonomik bir bakımla kanapenizin temizliğini yapmak için çıkarılabilen ve I makinede günlük kullandığınızı deterjanla yıkanabilen kumaşları seçin. Üç kişilik ve kılın değişebilen bir kanepenin kuru temizleme maliyeti ortalama 25-30 YTL.’dir.

Etiketler: , , , ,

Porselenler Osmanlı

zuc0047 Porselenler OsmanlıPorselen, 11 asır önce Çin’de doğdu. Porselen kelimesi, “deniz kabukları” ya da “incinin yaratıcısı” anlamına geliyordu. İpekle birlikte geldi Avrupa’ya. Bu iki tılsımlı nesne Batılıların başını döndürdü. Marko Polo, içinde ışıklar ve renkler gezinen porseleni alıp Avrupa’ya getirdiğinde yer yerinden oynadı. Önce saray ve şato ahalisi tarafından kapışıldı. Uzakdoğu’dan Avrupa’ya nakliyat artınca biraz daha ucuzladı.

Aristokratlardan burjuvalara kadar herkes bir parça porselen sahibi olmak için liman dükkanlarında sıraya girer oldu. Avrupalı ustalar yüz yıllarca kıskançlıktan öldüler. Çünkü, ne yapıp ettilerse de bu işin sırrına vakıf olamadılar. Yüzyıllarca çalıştılar, ama işi 18. yüzyılın sonuna kadar çözemediler. Porselenin Osmanlı topraklarında ve Avrupa’daki hikayesinin devamını esaslı bir sanatçıdan, Serdar Gülgün’den dinleyeceğiz.

Serdar Gülgün, porselenin önceleri sadece mutfak eşyası olarak rağbet gördüğünü söylüyor. “Ama, Çin’den vazolar ve biblolar gelince, Avrupalı ve Osmanlı, porselenin işlevsel olmanın dışında estetik bir boyutu olduğunu da anladı” diyor. Osmanlı’da semaver takımları, nargileler, abajurlar, aplikler, avizeler, küçük ve büyük gürz vazolar, burmalı, kavuk, kandil, şale, zülfü aruz, lale, küp bir dekorasyon malzemesi olarak çok rağbet görürmüş.

Porselenin eski adı fağfur
Serdar Gülgün, porselenin bir dekorasyon malzemesi olarak da yaşanan mekana eşi bulunmaz bir güzellik kattığını söylüyor. Ve doğrudan bizim memleketteki etkisine geçiyor.

“Osmanlı, porselene ’fağfur’ adı vermiş. Bu isim Çin imparatorları için de kullanılırmış. Katip Çelebi, 17. yüzyılın ortalarında yazdığı Cihannüma adlı eserinde ’fağfur’ diye bahsettiği porseleni uzun uzun anlatıyor. Biliyorsunuz porselen özel bir kilden yapılır. Ateşle temas ederek şekillendiği ve güzelleştiği için adına ’ateş sanatı’ diyenler de olmuş. Ama Katip Çelebi, ustalığın esasını kavrayamadığı için tıpkı Avrupalılar gibi kendine göre tarifler çıkarıyor ve şöyle diyor: ’Fağfurun aslı gayet latif bir ak taştır ki letafetine eş yoktur. O taşı döverler ve elekten geçirirler.’ Bu tabii o zamanların genel düşüncesiydi. Ama Çelebi, porselene hakkını çok güzel teslim etmiş ve bu eşsiz malzemeyi şöyle betimlemiş: ’Ve fağfuride üç hassasiyet vardır ki yeşimden gayrı hiçbir cevherde yoktur: Biri budur ki, içine her ne konsa tortusu aşağı çöküp saf eyler. İkincisi bu ki eskimez. Üçüncüsü elmastan başka hiçbir nesne tesir edip çizmez. Elması onunla tecrübe ederler… Ondan yemek ve şarap içmek aklı artırır, ferahlık verir. Ve her ne kadar kalın olup ettikleri nakış gözükmese de ateşe, ya ışığa, ya da güneşe tutsalar, nakış meydana çıkar.’”

Serdar Gülgün’ün porselenle teması ise antika üzerine danışmanlık yaptığı sırada başlamış. Bundan iki yıl kadar önce dünyanın en önemli porselen markalarından biri olan Herend’den bir teklif almış. Herend’in temsilcileri, Gülgün’e firmanın bir Osmanlı serisi yapmayı planladığını belirtmiş ve bu işi ona teklif etmişler. Başlamış çalışmaya ve o dünya güzeli, tığ gibi uzayan taç yaprakları olan İstanbul lalesini işlemiş porselene. Koleksiyon çok beğenilmiş. Ardından Osmanlı karanfillerini çıkarmış ortaya. Bu iki seri şimdi dünyanın her yerindeki Herend mağazalarında satılıyor.

Gülgün, şu sıralarda British Museum’da Osmanlı sanatı üzerine dersler veriyor. “Öğrencilere porseleni de anlatıyorum. Porselendeki Osmanlı süslemelerinin hangi anlamları ifade ettiklerinden bahsediyorum” diyor. Aklıma takılan bir soruyu yöneltiyorum: “Porselene en çok dokunmayı ve sesini dinlemeyi seviyorum. Sizce de porselenin yeryüzündeki tüm nesnelerden farkı yok mu?” “Elbette ki var” diyor heyecanla ve devam ediyor:

“Aslında porselen insanın beş duyusuna birden hitap eder. Ve bu haliyle ipeğe çok benzer. Göze nasıl güzellik kattığını anlatmaya gerek yok. Çok ama çok sert olmasına rağmen elinizi değdirdiğinizde ipeğe dokunur gibi olursunuz. Dile ve tat duygumuza katkısını sizin söylediğiniz gibi Katip Çelebi çok güzel anlatmış. İyi porselenle kötü porseleni ve bu malzemeyi diğerlerinden ayıran bir kokusu da vardır. Bu kokuyu en iyi son sırrın atılıp fırından çıktığı anı bilenler çok iyi anlar. Tabii bir de sesi var. Özellikle porselenin porselene değdiğinde çıkan müziği hiç bir şeye değişmem. Bu yüzden eski Çin sarayında tahta ya da metal kaşıklar yerine porselen kaşıklar kullanılırmış. Porselen bir kasede gezinen porselen bir kaşığın sesini duymak için herhalde…”

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Düğün ve Nikah Organizasyonları

dugun organizasyonu4 Düğün ve Nikah Organizasyonları

dugun organizasyonu Düğün ve Nikah Organizasyonları

Etiketler: , , ,

Mumlu Kum Kovaları

imperiaflex 0 13 0 Mumlu Kum Kovaları

Bahçenizi kova kova sihirli mumlarla süsleyin. Ama rüzgarda kalmamalarına özen gösterin.

Gerekli Malzeme
- Küçük metal kovalar
- Dekorasyon kumu
- Değişik renklerde ince uzun mumlar
- Dekorasyon amaçlı birkaç çiçek

Nasıl Yapılır?
Metal kovalara kum doldurun. Çokça mumu sabit duracak kadar kuma batırın. Mumların birbirlerine çok yakın olmamalarına dikkat edin. Sapları kesilmiş çiçekleri, kovanın etrafına serpiştirin. Öneri: Elbette kovanın içinde renkli kum ve taşlar (örneğin mavi) bahçede çok daha güzel bir görüntü verir. Ancak pahalı olduğundan, sadece kovadaki kumun en üst katmanına renkli kum ya da taş kullanmanız aynı etkiyi yaratacaktır.

Etiketler: , , , , , ,

Duvarlarda doğal taşlar

duv0026 Duvarlarda doğal taşlarDekoratif duvar panelleri üretiminde dünyanın lider firması TOTAL Panel System S.A (İspanya) firmasının ürettiği TOTALStone markalı dekoratif duvar kaplamaları simdi Türkiye’de.

Türkiye Genel Distribütörlüğünü Neteren Dış Ticaret Ltd.Şti’nin gerçekleştirdiği ve Nisan 2006 itibariyle Türkiye piyasasına sunulan TOTALStone markalı ürünler gerek kalitesi gerekse görünümü ile tasarım ve dekorasyon alanlarında yeni ve farklı bir ürün olarak karşımıza çıkıyor.

TOTALStone ürünler, alışılagelen plastik, mdf, çimento esaslı veya sonradan boyalı ürünlerin aksine 100% doğal taş dokusuna sahip olma özelliği ile dikkat çekiyor.

Ateş tuğlasından kayrak taşına kadar birbirinden farklı 54 model alternatifi bulunan TOTALStone serisi ürünler, 130 cm x 285 cm ebatlarında 1 cm kalınlığındaki panellerden, 30 cm x 30 cm yan yüzeylere sahip L köşeli 285 cm boyundaki hazır sütunlardan ve 30×30 cm yan yüzeye sahip L köşeli 2 metre çapındaki hazır kemerlerden oluşuyor.

Gerek iç mekanlarda gerekse dış mekanlarda rahatlıkla kullanılabilen ürünlerin sadece vida ile kolay monte edilebilmesiyle, hiçbir inşaat kirliliği çıkartmadan sadece 1 gün gibi kısa süre içersinde duvar ve tavanlarda doğal taş görünümü elde etmeye imkan veriyor.

Etiketler: , , , , , , , , , ,