Reptile koleksiyonu

vit0194 Reptile koleksiyonuDünyanın en büyük seramik üreticilerinden Kale Grubu, 50. yılını kutladığı 2007 yılında, ileri teknoloji ürünü 3 boyutlu Reptile Koleksiyonu ile seramik sektöründe bir yeniliğe daha imza atıyor. Türkiye’nin önde gelen endüstriyel tasarımcısı Can Yalman tarafından tasarlanan Reptile Koleksiyonu, doğanın gizemli canlıları yılan ve timsahın muhteşem görüntüsünü tüm doğal yansımasıyla seramiğe taşıyor.

“Tasarımda da dünya lideri olacağız”
Reptile Koleksiyonu’nun tanıtım toplantısında bir konuşma yapan Çanakkale Seramik&Kalebodur Pazarlama Grup Müdürü Altuğ Akbaş, Kale Grubu’nun pazar liderliğinin gereklerini yerine getirebilmek için sürekli yenliklerin peşinde koştuğunu belirtti.

“Üretimde olduğu gibi tasarımda da dünya lideri olmak istiyoruz” diyen Akbaş, şunları söyledi: “Övünerek söyleyebilirim ki, gerek üretim gerekse ürün tipolojilerinin geliştirilmesi adına gerçekleştirdiğimiz arge ve tasarım yatırımları birçok şirketin cirosuyla boy ölçüşebilecek düzeydedir.

Dünyaca ünlü ulusal ve uluslararası tasarımcılarla çalışan grubumuz Reptile Koleksiyonu gibi yaratıcı ürünleriyle dünya seramik sektörüne yeni açılımlar kazandırmaya devam edecek.”

Reptile Koleksiyonu’nun tasarımcısı Can Yalman da, yenilikçi ürünlerde üretici ve tasarımcı arasında güven ve vizyonun çok önemli olduğunu belirttiği konuşmasında “Günümüzün insanları ilham dolu, yaratıcılıklarını körükleyen yerlerde yaşamak istiyorlar. Reptile’ı bu hayata değer katabilecek bir ürün olarak sunuyoruz” dedi.

Duvarlarda yılan ve timsah derisi
Yaşam odaklı tasarımlarıyla mekanlara değer katan Çanakkale Seramik&Kalebodur markalarının doğadan ilham alan yeni koleksiyonu Reptile, Snake ve Crocodile olmak üzere iki seriden oluşuyor. Banyonun yanı sıra yapılarda geniş kullanım olanağı bulan Reptile; oteller, restoranlar, kültür merkezleri ile ticari yapılar gibi çok amaçlı prestijli projelere farklılık kazandırmayı isteyenler için fenomen olacak özellikler taşıyor.

Crocodile serisi, beş farklı boyuttan oluşan ve bir araya getirildiklerinde gerçek timsah derisi üzerindeki desen çeşitliliğini yansıtan timsah dokusunu andırıyor.

Bu seride deri renk saf beyazdan çılgın bej-yeşil timsah tonlarına kadar uzanıyor. Snake serisinde ise her bir karoda, derinin bir pulunu temsil eden eşkenar dörtgen biçimli yılan karoları dokusu bulunuyor. Bu karolar bir araya geldiklerinde adeta canlı bir deri gibi derin bir doğa duygusu uyandırıyor.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Boyun ve dekolte ele verir

i2008 08 11 18 43 22 Boyun ve dekolte ele verir
Kadınlar geniş dekolteler giymeye bayılır. Belli bir yaştan sonra bacaklarını, kollarını beğenmeyip saklasalar bile, dekoltelerden hoşlanmaya devam ederler.

Bir akrabam, tüm gençliği boyunca “boynum kalın” diyerek, ne kışın ne de yazın yakasız bluz giymemişti. Ancak yaşı ilerleyince rahatladı. Ona nedenini sorduğumda bana cevabı, “Boş vermişim dünyaya” oldu ve kahkahayı bastı. Aslında menopoz sıkıntıları, ateş basmaları, ani terleme nöbetlerinden sonra sıcağa tahammülü kalmamıştı ve nasıl göründüğü de, artık pek umurunda değil gibiydi… Bence dekoltesi kırışmamıştı ve açık yakalı giysiler boynunu daha düzgün gösteriyordu. O da bu durumun keyfini çıkarıyordu! İşin aslına bakacak olursak, boynumuz genelde çok çabuk kırışır. Hatta yüzümüzden önce bize ihanet eder. Boyun derisi yüz derisinden daha ince ve daha hassastır. Güneşten inanılmaz derecede etkilenir. Öte yandan yüzümüze oranla çok daha fazla baskı altındadır. Gün boyunca kıvrılır, katlanır, şekilden şekile girer. Gece uyurken bile aynı baskı devam eder.

Dik durmak önemli

Gün boyunca başımızı eğeriz. Her türlü işi yaparken; okurken, yazarken, düşünürken, bilgisayar başında boynumuz daima öne doğru eğilir. Sonunda kat kat kırışır ve yatkın olanların gıdıları da büyür. Masa başında, saatlerce başımız öne eğik olarak çalışmak hem kırışıklık, hem de kireçlenme açısından sakıncalıdır. Siz en iyisi başınızı daima dik tutun. Bunu sağlamak için sırt ve omuzlarınızı da dik tutmanız gerekir ki, bu bütün duruşunuzu ve vücut dilinizi olumlu yönde etkiler.

Yatış şekline dikkat

Yüksek yastıklar yüzümüzün ve boynumuzun kırışmasına hatırı sayılır katkıda bulunur. Size tavsiyem, yastıksız ve sırt üstü yatmanız. Uykuda durmadan sağa sola dönerseniz cildinizde yastık izleri kalır. Bu izler zaman içinde yer edip kırışıklık haline gelir. Saten bir yastık kullanırsanız izler azalır ama yine de zamanla basınçtan oluşan çizgiler oluşabilir. Vücudunuzun şeklini alan visco yastıklar hem yüzünüzü hem boynunuzu katlanmaktan korur. Sırtüstü uyumak için, seyahatlerde kullanılan ve boyuna takılan şişme yastıkları da kullanabilirsiniz. En azından bir havluyu kıvırarak boynunuzun altına koyabilirsiniz. Bu önlemler hem sağa sola dönmenizi azaltır, hem omurganızı dinlendirir hem de boyun, dekolte ve yüzünüzde kat yerleri oluşmasını önler.

Güneş büyük düşman

Boyun ve dekoltemiz güneşte en kolay kuruyan, lekelenen ve kırışan bölgemizdir. Güneş ve aşırı solaryum etkisini ilk önce boyunda gösterir. Boyun derisi kısa sürede kalınlaşır, kabalaşır ve kırışır. İşin garip tarafı yüzümüze kat kat kremler süreriz ama birçoğumuz boyun ve özellikle dekoltemizi bu bakımdan mahrum ederiz. Oysa güneşten koruma, yüz temizleme ve nemlendirme adına yaptığımız her şeye hatta peeling’ler ve maskelere boyun ve üst dekoltemizin de ihtiyacı vardır. Geçen hafta araba kullanırken boynumuzun, dekoltemizin savunmasız bir halde güneşe maruz kaldığına hatta eşit olmayan bir şekilde tek taraflı yandığına değinmiştim.

Parfümler

Parfüm şişesini elimize aldığımızda ilk yaptığımız hemen boyun kenarlarına ve göğsümüze sıkmaktır. Oysa parfüm, güneşe karşı hassasiyetimizi ciddi ölçüde artırır. Özellikle yaz aylarında, boyun bölgesine parfüm sürmeyin. Boyun ve göğüsteki lekelerin çoğu parfümlerin eseridir. Geceleri parfüm sürdüğünüzde sabah duş almadan güneşe çıkmayın.

İnce uzun boyunlar daha şanslı

Boynumuzun doğal şekli kırışıklığın oluşumunda çok etkilidir. Kalın ve kısa boyunlarda çocukluktan itibaren, hafif yatay çizgiler oluşmaya başlar. Bu çizgiler giderek derinleşir. Hele çene küçükse boyunda şekil bozulmaları ve gıdı daha fazla dikkat çeker. İstenirse çene dolgu veya protezle büyütülüp kamufle edilebilir. Yuvarlak yüzlerin boynu genellikle kısadır. İnce, uzun boyunlar hareketten daha az etkilendikleri için daha geç kırışırlar ve bütün tedavilere daha iyi yanıt verirler.

Boyun gençleştirme

Boynumuzu gençleştirip güzelleştirmenin birçok yöntemi var. Ama her şeyden önce günlük bakım, yatış şekli ve güneşten koruma gelir. İhtiyaca göre birçok yöntemden yararlanılabilir. Estetik cerrahi, botox, dolgu teknikleri, ışık tedavisi (Foto IPL), Mikro Dermabrazyon, Karbossi Terapi, peeling çeşitleri gibi. Ancak bunların birçoğu için sonbaharı beklemek gerekiyor, bu konudaki ayrıntıları o zaman yazmak üzere erteliyorum. Botox veya dolguya ihtiyacınız varsa her mevsimde yararlanabilirsiniz. Masaj boyun için çok yararlıdır ve mevsimi olmayan etkili bir tedavidir. Masaja cilt pembeleşinceye kadar devam edilmeli, sonra maske veya kompres ile cildi dinlendirmeye geçebiliriz.

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

PEELİNG3

PEELİNG
Tanım
akne izlerinin yok olmasında… gözenekleri sıkılaştırmada… cilde aydınlık bir görünüm vermede… cildi güçlendirmede…

Bağlantılarım
* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* diyet yöntemleri
* botox
* parfüm
* hemşire
* saç bakımı
* tırnak bakımı
* sağlıkcı
* makyaj
* sağlıkcılar
* cilt bakımı
* estetik amaliyatlar
* solaryum
* varis tedavi
* piercing dövme
* anti-aging
* masaj
* selülit

Kategoriler
evde peeling yapma
kimyasal peeling
peeling nedir
peelingin etkileri

el peelingi
Elinizin derisi kuruysa taze salatalık sürüp bekleyin ve sonra yağlı besleyici krem sürün.

Yoğurt veya bal maskesi de kullanabilirsiniz, 5-10 dakika bekletip yıkayın.

Ballı Yumurtalı Maske: yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı yulaf ezmesi. hepsini karıştırın, elinize sürüp 20 dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp krem sürün.

Patatesli Maske: 3 patatesi haşlayın, rendeleyip süt ekleyin, püre yapın, 2 tatlı kaşığı salatalık veya limon suyu ekleyin. Karıştırıp elinize sürün. Soğuyunca ılık suyla yıkayın. Sonra soğuk suyla tekrar yıkayıp krem sürün.

Fazla zamanınız oksa, elinize yoğurt sürün, 2-3 dakika bekletin.

Bu kadar. Buzdolabını kapatın, artık güzelsiniz!

Tarih: 01:50, 7/9/2007 Kategori: evde peeling yapma Yorum (0) | Bağlantı

yüz peelingi

Japon Peelingi: Pirinç unu ve sıcak suyu karıştırıp krem yapın, kalın bir tabaka olarak yüzünüze sürün, 10 dakika sonra yüzünüze dairesel hareketlerle masaj yaparak, ılık suyla yıkayın.

Ceviz Peelingi: (Hassas Ciltler İçin) 2 yemek kaşığı ceviz içi, yarım yumurta sarısı, 2 kaşık tereyağı. Cevizi un haline gelene kadar ezin, tereyağı ve yumurta sarısını ekleyin, karıştırın. Yüzünüze dairesel masaj yaparak uygulayın.

Meyve peelingi: Peeling olarak kullanmak için kivi ideal bir meyvedir. İçerdiği enzimler sayesinde ciltteki ölü hücreleri arındırır.

Fıstık Peelingi: (Yağlı Ciltler İçin) 2 yemek kaşığı fıstık, 2 tatlı kaşığı limon suyu, 2 tatlı kaşığı nar suyu. Fıstıkların kabuklarını temizleyin, un haline gelene kadar ezin. Limon ve nar suyu ekleyin, iyice karıştırıp yüzünüze uygulayın.

Canlandırıcı Peeling: Havucu rendeleyin, yarım tatlı kaşığı yulaf unu ekleyin, iyice karıştırın. Yüzünüze uygulayın.20-25 dakika bekletin, ılık suyla yıkayın.

Bal Peelingi: 2 yemek kaşığı arı balını sıcak su banyosunda eritin (benmari usulü), bir az soğutup, yarım limonun suyunu ve 1 yemek kaşığı buğday kepeğini ekleyin, ılık karışımı yüzünüze uygulayın, yarım saat bekletin, ılık suyla iyice yıkayın.

Lor Peelingi: 1 tatlı kaşığı pirinç unu, 2 tepeleme yemek kaşığı lor, yarım tatlı kaşığı zeytinyağı. Hepsini karıştırıp, yüzünüze uygulayın. 15 dakika bekletin.

Yumurta Peelingi: 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı yoğurt, yarım tatlı kaşığı dövülüp un haline getirilmiş yumurta kabuğu. Hepsini karıştırın, maske olarak uygulayın. 20 dakika sonra çıkarıp besleyici krem sürün.

Kahve Peelingi: Kahve telvesini temizlenmiş yüze sürün. Kurumaya bırakın. Dairesel hareketlerle masaj yaparak çıkarın. Daha sonra yüzünüzü önce sıcak, sonra soğuk suyla yıkayın.

Şeker Peelingi: (Yağlı Ciltler İçin) Yüzünüzü bebek sabunuyla sabunlayın. Sonra toz şekeri dairesel hareketlerle yüzünüze sürün. 15 dakika kurumaya bırakın. Sonra yıkayın.

Turp Peelingi: 1 yemek kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı turp rendesi, 1 yemek kaşığı bitkisel yağ, 3 damla nane yağı. Hepsini iyice karıştırın, tuzlanmaması için bekletmeden hemen yüzünüze uygulayın.

Hassas Ciltler için Peeling: Bitki yağı (lavanta, nane, gül, papatya birini seçin), yulaf unu (veya kepeği) ve jojoba yağı. Yulaf ununu az miktarda sıcak suda eritin, üzerine jojoba yağını ve bitki yağını ekleyin, karıştırın. Yüzünüze sürün, 10 dakika bekleyin. Sonra masaj yaparak ılık suyla yıkayın.

Sivilceli Ciltler için Peeling: elma, üzüm, kivi, lahana. Hepsinin suyunu çıkarın, temizlenmiş yüzünüze sürün ve 10 dakika bekleyin. Yıkayın ve sonra nemlendirici sürün.

Tarih: 01:43, 7/9/2007 Kategori: evde peeling yapma Yorum (0) | Bağlantı

vücut peelingi

Kışın derimiz bakımsız kalır, kaşınız, kızarır ve kurur. Yapmamız gereken cildimizi temizleyip,ölü hücrelerden arındırmak ve nemlendirmek. Bunun için de ev koşullarında kendi bakımımızı yapabiliriz.

Yoğurt Peelingi – 3 yemek kaşığı tuz ve 3 yemek kaşığı yoğurdu karıştırın, vücudunuza sürün, sonra ılık suyla yıkayın ve vücudunuza bal sürün. 5 dakika bekletip balı da yıkayın.

Lor Peelingi – 3 yemek kaşığı pirinç unu, 3 yemek kaşığı tuzsuz lor, 2 tatlı kaşığı zeytinyağı. Hepsini iyice karıştırın. Vücudunuza ve yüzünüze sürün. 15 dakika bekletip yıkayın.

Selülit probleminiz varsa aşağıdaki scrub reçetesi işinize yarayabilir.

Selülit Scrub: ¼ fincan taze öğütülmüş kahve çekirdeği, ¾ fincan şeker (varsa esmer olanı), 1 fincan badem yağı. Kaba kahve ve şekeri koyun, badem yağını da ekleyip iyice karıştırın, problemli bölgeye uygulayın. Bu scrubı yara bulunan deride kullanmak sakıncalıdır.

Yoğurt Peelingi -2-: Yarım bardak yoğurt, 100 gram tuz. Malzemeleri karıştırın, vücudunuza uygulayın. Sivilceli ve iltihaplı deriye uygulanmamalıdır. 10-15 dakika bekleyin. Daha sonra ılık suyla ıslatılmış sünger yardımıyla yıkayın.

Kahve Peelingi: 2 tatlı kaşığı kahve telvesi, 2 damla bitki yağı (paçuli uygun olabilir), 1 tatlı kaşığı yoğurt veya tatlı badem yağı. Hepsini iyice karıştırın. Duşun altına girin. Banyo süngerine duş jeli ve üzerine hazırladığımız karışımdan ekleyin. Vücudunuza yaklaşık 5 dakika boyunca uygulayın. Daha sonra soğuk suyla yıkayın. Sonuç: ipeksi ten ve harika bir koku. Yalnız dikkatli olun, güneşe çıkmadan önce turunçgil yağı kullanmayın, cildiniz farklı reaksiyon verebilir.

Lucy Liu Peelingi: Güzel film yıldızı Luci Liu’nun peeling tarifini uygulayabilirsiniz: Mısır unu ve kaynar suyu karıştırın. Duş sırasında vücudunuza masaj yaparak uygulayın. Ilık suyla yıkayın. Daha derin bir temizleme işlemi için mısır unu yerine deniz tuzu, su yerine zeytinyağı kullanın. Etkili bir peeling ürünü elde etmiş olursunuz.

Tarih: 01:37, 7/9/2007 Kategori: evde peeling yapma Yorum (0) | Bağlantı

peeling yapma önerileri
1. Yüz peelingi için en ideal zaman uyku öncesidir. Yüzünüzü alıştığınız şekilde temizleyin, peelingi yüzünüze uygulayın ve 1-2 dakika dairesel hareketlerle hafif masaj yapın. İşlem bittikten sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın. Peeling sonrası besleyici krem (yada maske) sürün ve cildinizi dinlenmeye bırakın.

2. Peeling sonrası cilt taze ve yumuşak olmalıdır. Oluşan kızarıklıklar kısa bir süre sonra geçerler. Eğer peeling sonrası kızarıklıklar birkaç dakika içinde geçmezse, cildinizde yanma ve kaşıntı hissederseniz bu, ürünün cildinize uygun olmadığını bildirir. Bu durumda başka bir peeling yöntemi (daha hafif, daha uyumlu maddelerle) denemelisiniz.

3. El ve ayak peelinglerini manikür – pedikür sırasında, vücut peelinglerini duş veya banyodan sonra kullanmanız uygun olacaktır. Peeling sonrası cildinize süt veya krem uygulayın.

4. Peeling yöntemini haftada en fazla 1-2 defa denemelisiniz. Aksi takdirde cildinizin kendini koruması fonksiyonunu zayıflatmış olursunuz. Bu özellikle kuru ciltler için çok önemlidir.

5. Hassas veya sivilceli ciltlerde dikkatli olmalısınız. Peelingleri dikkatli ve haftada en fazla 1 kez kullanın.

6. Peelinglere ucuz ve etkili alternatif banyo lifi veya masaj eldiveni olabilir. Uzun olmaları sayesinde sırtınız gibi, vücudunuzun normalde ulaşamayacağınız kısımlarına ulaşabilirsiniz. Yalnız dikkatli olup cildi harap etmemek lazım.

7. Göz çevresinde peeling ürünü kullanılmaz.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

rinoplasti burun estetik ameliyatı

Estetik Burun cerrahisi veya diğer adıyla rinoplasti (rhinoplasty), yüzümüzün temel estetiğini belirleyici organlardan birisi olan burun estetiğinin daha güzel bir biçim almasını amaç edinen bir estetik operasyon türüdür. Rinoplasti ameliyatlarında kemerli burun yapısına sahip anatomilerdeki burun kemiğinin kemeri ameliyatla çıkartılır veya düzleştirilir. Bunun yanı sıra burnun üst dudak ve ağıza olan yakınlığı ayarlanarak düşük açılı burunların dikleştirilmesi suretiyle burun açısı ayarlanır. Doğumsal anomalilerin ve burun anotomisindeki bozuklukların düzeltilmesi amacıyla rekonstruktif burun cerrahisi cerrahi rinoplasi de sık uygulanan bir estetik ameliyat türüdür. Bu maeliyatlar aynı zamanda septal deviasyon (burun direğinin eğriliği-septum eğriliği) gibi burunun iç anatomisini ilgilendiren kusurların düzeltilmesi esnasında da birlikte kullanılabilir. Septum adı verilen organ sağ ve sol burun deliklerini birbirinden ayıran ana kıkırdak çatıya verilen isimdir.
Rinoplasti ameliyatı için önerilen uygun olabilecek en erken yaş dilimi 17-18 yaşlarıdır ki bu dönemde burun büyümesini ve formasyonunu henüz tamamlamıştır.

Rinoplasti ameliyatlarının başarısı daha çok estetik cerrahınızın yeteneğine ve yüz derisi ve burun anatominizin en basit anlamda uyumuna bağlıdır. Belirgin ve aşikar biçimde deformasyona uğramış yani şeklini kaybetmiş olan bir burnun ameliyatının sonuçları daha gözle görülür olurken, çok hafif kavisli ve kemerli burunlarda olumlu sonuçlar alabilmek bazen sanıldığından daha zor olabilmektedir. Genelde rinoplasti ameliyatları sonrasında hastanın yakınları ve arkadaşlarından “ÇOKDA FAZLA BİR DEĞİŞİKLİK GÖREMEDİKLERİ” şeklinde yorumlar gelmektedir.

It is common for relatives or friends to report that they don’t see a major difference after surgery. Do not consider such reactions to be an indication of failure. The intention, after all, is not to create a nose that draws undue attention, but rather one that blends subtly into the overall appearance of your face.

It is important that your nose fit in with the general configuration of your face and profile. It is for this reason that your surgeon may also advise an alteration of your chin at the time of nasal surgery.

Most nasal surgery incisions are made inside the nose to provide access to the cartilage and bone which will be altered to reshape the nose. Another approach, called the “open tip” technique, allows a direct view of these structures and will be advised if your situation warrants it. This requires a small additional external incision but the resulting scar is usually minor and considered a worthwhile exchange for the improved contour.

This procedure usually takes from one to two hours to perform, depending upon its extent. Following surgery, a small plaster splint is applied to the nose to secure the bones and cartilages in their new position. Nasal packs are often required for a short period of time.

Either an outpatient or inpatient approach is suitable for rhinoplasty. Which approach is most appropriate will be discussed with you at the time of your consultation. This procedure is most often carried out under general anesthesia.

Nasal surgery produces moderate discomfort which can be controlled by medication. You will be asked to keep your head elevated and apply cold compresses to your eyes to reduce postoperative bruising and swelling. After about one week, the splint is removed. Much of the swelling and discoloration will have disappeared by that time but the duration of these factors varies. The early results of this surgery are evident in two to three weeks and are usually quite gratifying. However, you will continue to notice an improvement in the contour and form of your nose for six to twelve months as the last remnants of the swelling disappear.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , ,

Boyun ve Dekolte Bakımı

Kadınlar geniş dekolteler giymeye bayılır. Belli bir yaştan sonra bacaklarını, kollarını beğenmeyip saklasalar bile, dekoltelerden hoşlanmaya devam ederler.

Boyun ve Dekolte Ele Verir !
Bir akrabam, tüm gençliği boyunca “boynum kalın” diyerek, ne kışın ne de yazın yakasız bluz giymemişti. Ancak yaşı ilerleyince rahatladı. Ona nedenini sorduğumda bana cevabı, “Boş vermişim dünyaya” oldu ve kahkahayı bastı. Aslında menopoz sıkıntıları, ateş basmaları, ani terleme nöbetlerinden sonra sıcağa tahammülü kalmamıştı ve nasıl göründüğü de, artık pek umurunda değil gibiydi…

Bence dekoltesi kırışmamıştı ve açık yakalı giysiler boynunu daha düzgün gösteriyordu. O da bu durumun keyfini çıkarıyordu! İşin aslına bakacak olursak, boynumuz genelde çok çabuk kırışır. Hatta yüzümüzden önce bize ihanet eder. Boyun derisi yüz derisinden daha ince ve daha hassastır. Güneşten inanılmaz derecede etkilenir. Öte yandan yüzümüze oranla çok daha fazla baskı altındadır. Gün boyunca kıvrılır, katlanır, şekilden şekile girer. Gece uyurken bile aynı baskı devam eder.

Dik durmak önemli
Gün boyunca başımızı eğeriz. Her türlü işi yaparken; okurken, yazarken, düşünürken, bilgisayar başında boynumuz daima öne doğru eğilir. Sonunda kat kat kırışır ve yatkın olanların gıdıları da büyür. Masa başında, saatlerce başımız öne eğik olarak çalışmak hem kırışıklık, hem de kireçlenme açısından sakıncalıdır. Siz en iyisi başınızı daima dik tutun. Bunu sağlamak için sırt ve omuzlarınızı da dik tutmanız gerekir ki, bu bütün duruşunuzu ve vücut dilinizi olumlu yönde etkiler.

Yatış şekline dikkat
Yüksek yastıklar yüzümüzün ve boynumuzun kırışmasına hatırı sayılır katkıda bulunur. Size tavsiyem, yastıksız ve sırt üstü yatmanız. Uykuda durmadan sağa sola dönerseniz cildinizde yastık izleri kalır. Bu izler zaman içinde yer edip kırışıklık haline gelir. Saten bir yastık kullanırsanız izler azalır ama yine de zamanla basınçtan oluşan çizgiler oluşabilir. Vücudunuzun şeklini alan visco yastıklar hem yüzünüzü hem boynunuzu katlanmaktan korur. Sırtüstü uyumak için, seyahatlerde kullanılan ve boyuna takılan şişme yastıkları da kullanabilirsiniz. En azından bir havluyu kıvırarak boynunuzun altına koyabilirsiniz. Bu önlemler hem sağa sola dönmenizi azaltır, hem omurganızı dinlendirir hem de boyun, dekolte ve yüzünüzde kat yerleri oluşmasını önler.

Güneş büyük düşman
Boyun ve dekoltemiz güneşte en kolay kuruyan, lekelenen ve kırışan bölgemizdir. Güneş ve aşırı solaryum etkisini ilk önce boyunda gösterir. Boyun derisi kısa sürede kalınlaşır, kabalaşır ve kırışır. İşin garip tarafı yüzümüze kat kat kremler süreriz ama birçoğumuz boyun ve özellikle dekoltemizi bu bakımdan mahrum ederiz. Oysa güneşten koruma, yüz temizleme ve nemlendirme adına yaptığımız her şeye hatta peeling’ler ve maskelere boyun ve üst dekoltemizin de ihtiyacı vardır. Geçen hafta araba kullanırken boynumuzun, dekoltemizin savunmasız bir halde güneşe maruz kaldığına hatta eşit olmayan bir şekilde tek taraflı yandığına değinmiştim.

Parfümler
Parfüm şişesini elimize aldığımızda ilk yaptığımız hemen boyun kenarlarına ve göğsümüze sıkmaktır. Oysa parfüm, güneşe karşı hassasiyetimizi ciddi ölçüde artırır. Özellikle yaz aylarında, boyun bölgesine parfüm sürmeyin. Boyun ve göğüsteki lekelerin çoğu parfümlerin eseridir. Geceleri parfüm sürdüğünüzde sabah duş almadan güneşe çıkmayın.

İnce uzun boyunlar daha şanslı
Boynumuzun doğal şekli kırışıklığın oluşumunda çok etkilidir. Kalın ve kısa boyunlarda çocukluktan itibaren, hafif yatay çizgiler oluşmaya başlar. Bu çizgiler giderek derinleşir. Hele çene küçükse boyunda şekil bozulmaları ve gıdı daha fazla dikkat çeker. İstenirse çene dolgu veya protezle büyütülüp kamufle edilebilir. Yuvarlak yüzlerin boynu genellikle kısadır. İnce, uzun boyunlar hareketten daha az etkilendikleri için daha geç kırışırlar ve bütün tedavilere daha iyi yanıt verirler.

Boyun gençleştirme
Boynumuzu gençleştirip güzelleştirmenin birçok yöntemi var. Ama her şeyden önce günlük bakım, yatış şekli ve güneşten koruma gelir. İhtiyaca göre birçok yöntemden yararlanılabilir. Estetik cerrahi, botox, dolgu teknikleri, ışık tedavisi (Foto IPL), Mikro Dermabrazyon, Karbossi Terapi, peeling çeşitleri gibi. Ancak bunların birçoğu için sonbaharı beklemek gerekiyor, bu konudaki ayrıntıları o zaman yazmak üzere erteliyorum. Botox veya dolguya ihtiyacınız varsa her mevsimde yararlanabilirsiniz. Masaj boyun için çok yararlıdır ve mevsimi olmayan etkili bir tedavidir. Masaja cilt pembeleşinceye kadar devam edilmeli, sonra maske veya kompres ile cildi dinlendirmeye geçebiliriz.

Boyun maskeleri
Yaz mevsiminde cildinizi tahriş etmeyecek, güneşe karşı hassasiyetinizi arttırmayacak bir boyun maskesi ile kompres önerebilirim…

Patates maskesi:
Pişmiş patatesi soyup ezdikten sonra bir yumurta sarısı, bir çay kaşığı bal, bir çay kaşığı zeytinyağı ekleyip bir lapa haline getirin. Bu karışımı bir sargı bezi veya tülbent içine koyup boynunuza sarın. Yüzünüz yuvarlak ise 20-30 dakika, ince ise 10-15 dakika kadar bekletin. Bu maskeyi haftada iki kere uygulayabilirsiniz.

Dinlendirici kompres:
Bir kabın yarısına soğuk süt koyup üzerini su ile doldurun. Yani yarısı süt yarısı su olan bir karışım hazırlayın. Sonra büyükçe bir pamuk parçası ile boynunuza birkaç kere kompres yapın. Ardından soğuk su ile yıkayın. Bu kompres anında etki eder. Boynunuz daha diri ve pürüzsüz görünür.

Etiketler: , , , , ,

TAG Heuer Monaco Watch-Saat

TAG Heuer’in yepyeni koleksiyonu Monaco Watch, modayı yakından takip eden stil sahibi kadınlar için tasarlanmış. Çağdaş ve mutlak kadınsılığı koruyan çizgilerin, değerli taşlarla bir araya geldiği “TAG Heuer Monaco Watch”, tarzından emin, güçlü, kararlı ve şık kadınlara hitap ediyor.Monaco Watch’, otomatik olma özelliğinin yanı sıra, safir kristal camın koruduğu siyah, mavi, krem, kahverengi ve gri kadran seçenekleri ile klasik saatlerden oldukça farklı bir görünüme sahip…

50 metre su basıncına dayanıklı TAG Heuer Monaco Watch, çelik kasası timsah veya yılan derisi kayış seçenekleri ile sunuluyor.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , ,

Larien’in soruları

l1 Larienin soruları

l2 Larienin soruları

l3 Larienin soruları

l4 Larienin soruları

Yine Larien’in önerdiği üzere ( Larien, beni çalıştırmak için bu blogu okuyor, daha kısa saçlılar için bere önerilerini yazacağım icon smile Larienin soruları ), dolabınızda bulunan ama nasıl kullanacağınızla ilgili kafanızda soru işaretleri olan parçaların kombinlenmesi konusuna hep beraber çözüm üretme önerisi benim de kafama yattı ve Larien konuyu ortaya atan olduğu için, denek olmayı da kabul ederek bana bazı fotograflar gonderdi.
Sorular söyle:
1. Annesinin sırlar dolabında bulduğu fotografta görünen 3 clutch, demode mi ? Nasıl kullanmalı?
2. Yurtdışı seyahatleri için el bagajı olarak kullandığı çanta günlük kullanım için uygun mu yoksa büyük mü?
Ben bu konuyu haftasonu yazacaktım ama laptopu ofiste bırakınca, bir daha dönemedim ofise. Bu postta yorumlarımı yapıp, daha sonra başka bir postta bulabildiğim resimlerle yardımcı olmayı düşünüyorum, bu sırada tabi ki diğer okuyucular da, yorum yapmaktan çekinmesinler.
Öncelikle belirtmem gerekir ki, clutchlar çok güzel Larien, demode olması söz konusu değil, muhtemelen 80′li yıllardan kalmışlar, vintage değeri var, kullanılan materyal( Krokodil baskı), görünümleri gayet güzel. Benim de kullanmaktan keyif aldığım bir kaç tane zarf seklinde el cantam var, keşke benim annemin dolabından da ara sıra böyle süprizler çıksa icon smile Larienin soruları Yılan derisi baskılıya gelince, belki içlerinde en fazla özellikli olan o, gerçekten beğendim, ben hepsini kullanırdım.
Neyle kombinlenebileceğine gelince, renkleri her şeyle kullanılmaya gayet uygun, o konuda bir sorun yasayacağını sanmıyorum, yalnız gunduz kullanmak için çok pratik olmayabilirler, fazla bir şey tasımayacağın akşam gezmeleri, onlar için daha uygun olacaktır, hayır ben zaten az şey tasırım dersen, tabi ki gunduz de kullanabilirsin. Yılan derisi olan daha monokrom renklerle iyi gidecektir, zaten iddialı bir görünümü olduğu için, desenli veya baskın renkler, çantanın yeterince on plana çıkmasını engelleyecek ve görünümün goz yoracaktır.
2. sorunun cevabına gelirsek, büyük çantaları seven biri olarak, doktor çantası tipinde olan bu çantayı ve rengini beğenmekle beraber, günlük hayatta kullanmak için biraz büyük olduğu kanaatindeyim, içini doldurmak zor olabilir, doldurmak zor olmasa da taşımak kolay olmayacaktır. Yine de sana önerim bir gun çok volumlu ve kat kat olmayan, sade ve spor kıyafetlerle bir kombinleyip duruma bakman, rahat edersen kullanmaya devam etmendir.
Bu post belki de bloga yeni bir boyut kazandıracak ve baska sorular olursa “cadıya sorun” gibi bir etiketle devam edilmesine on ayak olacaktır, once Larien’e sonra da yorumları ile konuya katkıda bulunacak herkese şimdiden teşekkürler.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,