Diyet yapmak

Son yıllarda ülkemizdeki aşırı şişmanlama sorunu karşısında acil bir şekilde diyet yapma ihtiyacı doğmuştur.

Yıllardır bir türlü oturtulamayan sağlıklı beslenme sorunu sebebiyle giderek artan obezite artık önüne geçilmesi gereken büyük bir sağlık sorunu halini almıştır. Buna bağlı olarak da çalışmalar geçte olsa başlamıştır.

Yıllardır bana bir şey olmaz edasıyla ne bulursa midesine indirmeye devam eden kişiler artık diyet yemekleri yemeye başlamış, daha sağlıklı beslenmek adına kendilerine diyet listeleri hazırlamışlardır.

Aynı şekilde yıllardır devam eden ve bir türlü önüne geçilemeyen bir sağlıksız diyet yapma alışkanlığı da halen ülkemizde mevcuttur. Diyet yapmayı aç kalmak olarak gören kişilerin sayısı oldukça fazladır. Bu durumda aslında aşırı şişmanlık kadar sakıncalı ve sıkıntılı bir durumdur.

Ülkemizde son dönemlerde özellikle diyet çesitleri arttırılmakta, birçok diyet doktor eşliğinde yapılmaktadır.

Kişiler web sitelerinden kendilerine uygun diyetler bulmakta, bunları uygulamakta ve buna bağlı olarak zayıflama yolunda adım atmaktadırlar.

Zaman içerisinde iyi bir çalışma ve kişiye uygun bir diyet ile kilo vermek mümkündür. Ancak dediğimiz gibi bazı şartlar olmalıdır. Öncelikle sağlığı korumak gerekiyor. Bu sebeple size uygun diyetleri tercih etmenizde fayda vardır.

İkinci noktada eğer bir sağlık sorununuz varsa bir diyetisyen hekim gözetiminde diyete başlamanız ve kontrollerini yaptırmanız yerinde olacaktır.

Bu sayede daha sağlıklı bir kilo verme dönemine girebilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Diyette suyun onemi

Bütün diyetlerde suyun vazgeçilmez olmasının nedenini düşündünüz mü ?

Su tüm diyetlerin vazgeçilmezi… Ama bunun nedeninin bir mililitre suyun 1 kalorinin yakılmasına neden olduğunu bilen pek de yok. Diyetisyen Fatmagül Yılmaz, “Günde 2 bin 500 kalori alınıyorsa bunun yakılması için mutlaka 2.5 litre su içilmesi gerekli” diyor.

Bu yıl erken bastıran sıcaklar giderek artıyor. Bahar aylarında başlayan kilo verme telaşı da devam ediyor. Bahçelievler Medicana Hastanesi’nden Diyetisyen Fatmagül Yılmaz, yaz ve bahar aylarının diyet ayları olarak algılandığını söyleyerek, şok diyetlerden uzak durulması gerektiğinin altını çiziyor.

Bu tür diyetlerin, günlük ihtiyaçlarımızı karşılamada yetersiz olduğunu, yağ kaybı yerine kas ve su atımına neden olduğunu anlatıyor. Şok diyetlerin birçok hastalığa da yol açabileceğine dikkat çeken Yılmaz, “Bu tür diyetler, kansızlık, vitamin mineral eksikliklerine bağlı ağızda yaralar, ciltte kuruma, saçlarda aşırı dökülme, tırnakta şekil bozuklukları, mide problemleri ve bazen ani şok ölümlerini beraberinde getirebilir.

Kas kaybının olması metabolizmanın düşmesine yol açtığından verilen kilolar korunamayıp daha fazlasıyla geri alınır. Bu da kilo vermek isteyen kişide başarısızlık duygusu yaratır. Yo-yo sendromu denilen defalarca kilo alıp verme sonucu metabolizma hırpalanır, belli bir süre sonra kilo verilemez hale geliriz ve psikolojik sorunlar da başlar” diyor.

Uygulanan diyetlerin kişiye özel olması gerektiğini söyleyen Fatmagül Yılmaz önemini şu cümleleriyle vurguluyor: “Gazete ve dergilerde yayımlanan popüler diyetler, arkadaşınızın diyeti, elden ele dolaşan diyetler size uygun değildir. Ancak metabolizmanıza uygun, günlük aktivitenizi de dikkate alarak hazırlanan bir diyet yapılmalı. Belli bir bölgeyi eritecek diyet diye bir şey yoktur. Karın yağlarınızdan kurtulmak için bir diyet gibi…

Kilo verirken yağ fazlalığınız en çok neredeyse daha çok oradan kilo verirsiniz, ama her bölgeden kaybedersiniz. Vücudunuzu şekillendirmek ancak sporla mümkündür. O da bir yere kadardır, çünkü kemik yapınızı kimse değiştiremez. Kas kaybının olmaması için diyetle beraber mutlaka en azından tempolu yürüyüşü hayatınıza katmanız gerekir.

Sadece diyetle yüksek kaloride bile yüzde 25 yağsız vücut kitlemizden kaybederiz. Bu oran, düşük kalorilerde ve eksik tüketimlerle yüzde 50′lere çıkar. Karın bölgesinde biriken yağlar daha çok erkeklerde kalp hastalığı riskini artırır.”

Beyin 20 dakika sonra yediğini algılar

İyi bir diyetin püf noktalarından birinin de diyet programı sürecinde iyi çiğneme alışkanlığı kazanılması olduğunu belirten Fatmagül Yılmaz şunları anlatıyor: “Beynimiz ilk lokmayı ağzımıza aldıktan bir 20 dakika sonra “Doydun, artık yeme ” diye sinyal gönderir. Lokmayı ağzımıza aldıktan sonra iyice dağılana kadar çiğnemeliyiz. Yani sindirim midede değil ağızda başlamalı. Bu şekilde mideye binen yükü de azaltmış oluruz ve doyduğumuzu anladığımız için eskiye göre daha az yemeye başlarız.

İkinci olarak kazanmamız gereken alışkanlık su içimidir. Çünkü vücudumuza aldığımızın besinlerin yakılabilmesi için aldığımız kalori kadar suya da ihtiyacımız vardır. 2 bin 500 kalori alıyorsak, 2.5 litre su mutlaka içmemiz lazım ki aldığımız kalori yakılabilsin.

Üçüncü basamak daha hareketli bir yaşam modeline geçmektir. Kilo alma ya da kilolu olma sebeplerinden biri de hareketlilik düzeyimizdir. Yapabiliyorsak sporu hayatımıza katmalıyız. Bu, en azından tempolu yürüyüş olabilir. En önemlisi her gün değil haftada bir tartılmaya özen göstermek gerekir. Çünkü günlük farklılıklar moralinizi bozabilir. Bu da diyetinizde kaçamaklar yapmanıza yol açar. Sağlıklı olan, haftada bir, sabah aç karnına, tuvalete çıktıktan sonra, giysisiz tartılmaktır.”

Zayıflamanın püf noktaları

-Pirinç pilavı yerine bulgur tüketin.

-Su tutucu özelliği fazla olan elma, ayva, muz ve şeftali kabızlığı artırır.

-Armut, kuru ya da taze kayısı, kuru ya da taze incir, erik, kavun, portakal mevsiminde bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar.

-Bağırsaklarımızı çalıştırması için bitkisel çaylar veya ilaç tercih edilmemelidir.

-Kabızlık sorunu yaşıyorsanız sabah aç karnına cezvede ılıtılmış bir bardak su veya ıhlamuru 1 tatlı kaşığı bal ile alıp sonrasında 15-30 dakika egzersiz yapın.

-Gün içinde genelde ılıtılmış su için.

-Kepek içeriği yüksek besinler aldıktan sonra su içimini artırmak daha uzun süre tok kalmanızı sağlar.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,