akneler

AKNELER

Güneşin kurutucu etkisi ve iyotlu deniz suyu yazın akneyi aklımızdan çıkarır. Ama sonbahar ve kış, aknenin çoğaldığı dönemlerdir. Pek çok şey aknenin türüne bağlı olsa da, ultraviyole ışınlarının etkisi cildi kurutup, yağ üretimini düzenliyor. Bu yüzden sonbahar ve kış aylarında da solaryuma girerek aynı etkiyi yaratabiliriz. Gençlerde görülen akne, ergenliğin ilk dönemlerinde, vücutta gelişim ve değişimler başladığı sırada ortaya çıkıyor. Bu durum, bir dizi hormonal dengesizliğe bağlı. Doğal olarak bu gibi hormon dengesizlikleri yetişkinlerde de görülebiliyor. Örneğin, adet döneminde ortaya çıkan sivilceler bu tür bir dengesizlik sonucudur. Diğer bazı durumlarda ise, akne oluşumu, kortizon ya da B12 vitamini içeren ilaçlar, ya da dışarıdan uygulanan vazelin preparatları ve bitkisel yağların uzun süreli kullanımına bağlı.

TEMİZLİK NASIL OLMALI?
Cilt temizliği, sabahları derinin salgılarını harekete geçirmek; akşamları ise, gözeneklerde birikmiş kir zerreciklerinden kurtulmak için mutlaka yapılmalı. Cildinizin haftada 2-3 kez, tüm yağ kalıntılarını alacak bir maskeye de ihtiyacı vardır. Aynı zamanda cildi derinlemesine nemlendiren bir maske seçmeye özen gösterin.
10 DAKİKALIK BİR BUHAR BANYOSU

Haftada 1 kez, buhar banyosu hazırlayın. Gözeneklerin genişlemesini sağlayacağından, siyah noktalardan kurtulmanız kolaylaşacaktır. Başınızın üzerine bir havlu örterek, yarıya kadar kaynar su doldurduğunuz bir tencerenin üzerine eğilin. 10 dakika sonra, yüzünüzü kurulayın ve siyah noktaları sıkın. Bu işlemi yaparken, ellerinizin temiz olmasına dikkat edin. Parmak uçlarınıza sargı bezi sarıp noktaları sıkabilirsiniz. Ama sıkmakta zorlanırsanız fazla üstelemeyin. Cildiniz tamamen kuruduğunda tekrar buhara tutun. İşlem sona erdiğinde yüzünüzü bir tonikle dezenfekte edin.

HERKES İÇİN GEÇERLİ ÖNERİLER

Gençler arasında özellikle yaygın olan bu problemin çözümünde, cilt tipleri farklı olduğundan, kızların ve erkeklerin uygulaması gereken kürler de farklı. Ancak yine de, her iki cinsin de uyması gereken bazı kurallar var.

1. Doğru ve hijyenik temizlik: Cildi fazla hırpalamadan düzenli olarak yıkayın. Cildi fazla kurutmamak için pH değeri derinin doğal pH’ına yakın (5.5 civarında) bir temizleyici kullanılmalı. Daha da derinlemesine bir temizlik isteniyorsa, her 3-4 günde bir, gözeneklerde biriken yağ ve tozu alan kil maskesi uygulanabilir.

2. Beslenmeye dikkat: Çikolata ve şarküteri ürünleri sivilce yapar görüşü, çok yaygın fakat çürütülmüş bir iddia. Son araştırmalar, beslenmenin akne üzerinde doğrudan etkisi olmadığını gösterse de, üzerinde durulması gereken önemli bir nokta var: Meyve ve sebze açısından zengin, sağlıklı beslenme cildin en önemli dostu.

3. İyi dinlenin: En iyi güzellik kürü uyku. Stresten uzak bir ortamda dinlenebilmek çok önemli. Özellikle gecede en az 7-8 saat uyumak şart. Uykunun hormonal aktiviteyi düzenlediği herkesçe biliniyor.

4. Ellerinizi yüzünüzden çekin: Cilde zarar vermeksizin yok edilebilecek siyah noktalardan farklı olarak, kançıbanları asla sıkılmamalı. Aksi halde, iltihaplı enfeksiyon, ardında bir yara ve iz bırakarak yayılabilir.

5. Uzmana görünün: Kış gelip de akneler belirmeden önce mutlaka dermatologunuzla görüşün. Çünkü, yaz aylarında kuruyup hassaslaşan cildiniz, tatil öncesinde uyguladığınız akne tedavisini tekrarlamanızdan zarar görebilir.

6. Bitki çayları da işe yarıyor: Her gün organizmayı temizleme özelliği taşıyan bir bitki çayı içmek cildinize faydalı olacaktır. Özellikle ıhlamur ve rezene içeren çayların çok yararını görürsünüz.

KIZLAR İÇİN BAKIM

Pudra ve allıktan uzak durun: Cildi çabuk sivilcelenenler makyaj yapmaktan vazgeçmeli. Tabii biraz rimel ve bir parça ruja değil sözümüz. Herşeyden önce, hijyenik nedenlerle allık ve pudra kullanmaktan vazgeçmeli. Zaten aşırı salgılanan yağ ile dolmuş gözenekler, makyaj malzemeleri kullanılınca iyice tıkanıyor. Bunun yanında, estetik bir neden de var: Makyaj, kusurları gizlemek yerine çoğu kez daha da belirginleştiriyor. Az yağlı bir fondöten seçin. Makyajsız yapamayanlar hafif bir fondöten kullanabilir. Ancak, yağlı ciltler için özel olarak geliştirilmiş, siyah nokta oluşumuna neden olmayan (gözeneklerde birikecek madde içermeyen) bir malzeme seçilmeli.

Akne ve aşırı kıllanma: Akne yanında aşırı kıllanmadan da şikayet eden genç kızlar, antiandrojen hormonlar içeren doğum kontrol haplarından faydalanabilir. Ancak bu hapların 16 yaşın altındakilerce alınması sakıncalı olacaktır.

ERKEKLER İÇİN BAKIM

Hijyene daha fazla özen: Ergenlik çağındaki erkekler, katıldıkları sportif faaliyetlerin yoğunluğu yüzünden, yaşıtları olan kızlardan daha fazla terlerler. Bu bakımdan, hijyene özel bir önem vermeleri şarttır. Terlemenin ardından yüzün mutlaka yıkanması ve akneye karşı dezenfektan uygulanması gerekli.

Erkeklere özel kozmetikler: Bazı ilaç firmaları, akne tedavisi ilaçlarında, kızlar ve erkekler için ayrı formüller uyguluyor. Genç kızlara uygun olan ilaçlar daha hafif. Erkeklerin kendileri için hazırlanmış formülleri kullanmaları daha iyi sonuç veriyor.

Sık sık tıraş olun: Sakal uzamaya başladığında, kıllar, akne iltihabının artmasına neden olabiliyor. Bu yüzden sık sık tıraş olmak gerekli.

Tıraş sonrası bakım: Kullandığınız after shave parfüm içermemeli. Akneli cilt, after shavelerin içerdiği alkole karşı oldukça duyarlı. Akne kremlerinde az miktarda bulunan alkol, cildin pul pul dökülmesine ve kurumaya neden olabilir. En iyisi alkolsüz tonikleri tercih etmek.

Akne artık sorun değil.
Aknelerin ilginç bir öyküsü var. Genellikle ergenlik çağındaki erkek ve kızların yüzleri sivilcelerle doluyor. Özellikle de delikanlı adayları tam karşı cinse ilgi duymaya başladıkları dönemde yüzlerinde beliren sivilceler yüzünden sıkıntı çekiyorlar. Ergenlik çağı sivilcelerine o dönemde vücuttaki hormon dengelerinin değişmesi neden oluyor. Akneler, yetişkinlerin de de en büyük sorunlarından biri. Yüzde, boyunda, omuzlarda ve sırtta çıkan sivilcelerden kurtulmak elbette mümkün. Aknelerin oluşmasında yağlı cilt ve bakteriler etkili. Bu nedenle, aknelerden yakınan bir kişinin öncelikle hayvansal yağlardan uzak durması gerek. Bu arada bağışıklık sistemini güçlendiren yiyeceklere ağırlık vermeli. Yağ ve şeker miktarı fazla olan hazır yiyecekler, akneleri çok iyi besler. Derinin doğal koruyucu yağı olarak bilinen sebumun üretimini azaltır. Çikolata, dondurma, sosis ve dondurulmuş hazır et yemekleri aknelerden yakınan kişiler için zararlı. Buna karşılık bol bol yeşil sebze ve narenciye türü meyveler yenmeli. E vitamini alabilmek için de sıvı yağlar kullanılmalı.

Hormon dengesi

Aknelerin hormon dengesizliğinin bir sonucu olduğunu belirtmiştik. Vücuttaki hormon dengesini düzene sokmak için her gün lahana yenmeli. Bu sebze ayrıca bakterileri öldüren sülfür içerdiği için de aknelere karşı güçlü bir savunma silahı sayılıyor. Mango, kiwi ve ananas gibi tropikal bölge meyveleri de çok yararlı. Tuz katılmamış sebze suları, çiğ meyve ve sebzeler ve salatalarla beslenilmeli. Akne ciddi bir sorun olursa mutlaka bir deri uzmanına baş vurulmalı. Ancak gerekli önlemler alınırsa, aknelerden doktor tedavisine gerek kalmadan kurtulmak mümkün.

Tedavi mümkün

Cilt uzmanları, aknelerin her zaman tedavi edilebileceği kanısındalar. Aknelere karşı kullanılan antibiyotikler yararlı oluyor. Ancak rasgele bir antibiyotik kullanmak yanlış. Cilt uzmanının önereceği antibiyotikler etkili olur. Ayrıca cilt uzmanları, hormon ve A vitamini alınmasını önerebilirler. Yiyeceklerin aknelerin kesin nedeni oldukları iddia edilemez. Ama çikolata yedikten sonra yüzde sivilceler çıkarsa, yiyeceklerin de akne nedenleri arasında sayılması gerektiği söylenebilir.

Sizi aynalara küstüren o minik sivilcelere savaş açın. Pahalı kozmetik ürünleriyle değil basit önlemlerle bu sorundan kurtulun. Doğru önlemleri alırsanız, o sivilcelerden eser kalmayacak.

Savaşa başlayın

Aknelere karşı savaş açıldığı zaman şunlara dikkat edilmeli:

Her gün 500 mcg A vitamini alınmalı. Kızlarda Adet öncesinde ortaya çıkan aknelere karşı da adet kanamaları başlamadan 10 gün önce, her gün düzenli olarak 50 mg B6 vitamini alınması doğru olur. Bu arada cildi çay ağacı yağıyla temizlemeli ayrıca bir kase yoğurda bir çay kaşığı deniz tuzu ilave ederek bu karışım cilde sürülmeli. Banyodan ya da duştan sonra vücut sırt fırçası ya da keseyle temizlenmeli. Güneşin zararlarından söz ediliyor ama aknelere karşı güneş banyosunun son derece yararlı olduğunu belirtelim. Güneşteki mor ötesi ışınların akneleri yok ettiği biliniyor.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

ÇOCUKLARDA CİNSEL YAŞAM

ÇOCUK ve CİNSELLİK


Çocuk ve Cinsellik
Uzmanlar, çocukların cinsellikle ilgili merak nedeniyle kesinlikle azarlanmamaları gerektiğini söylüyorlar.  Uzmanlar “ayıp, günah” diyerek azarlamanın, çocuğun gelecekteki cinsel yaşamını da olumsuz etkileyeceğine dikkat çekiyorlar.
Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan araştırmalar, ortaokul ve lise düzeyindeki gençlerin cinsellikle ilgili sağlıklı bilgilere sahip olmadıklarını,  bundan kaynaklanan ciddi sorunlar yaşadıklarını gösteriyor. Uzmanlar gençlerin yaşadıkları sorunlarda ailenin çocukluk döneminde cinsellikle ilgili sağlıklı bilgi vermemesinin de etkili rol oynadığına dikkat çekiyorlar.
Uzmanlar, çevresini ve dış dünyayı tanımaya çalışan çocukların özellikle 3 yaş civarında anne ve babalarına hemen her konuda soru sormaya başladıklarına dikkat çekiyorlar. Bu sorulardan cinsel içerikli olanlara verilecek yanıtların pek çok anne ve babayı zorladığını vurgulanmaktadır.  Bu durum ebeveynlerin cinsellikle ilgili tutumlarıyla ilgili olabiliyor. Ama, son derece açık ve rahat oldukları düşünülen anne-babalar bile böyle bir durumla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını, neyi, nasıl anlatacaklarını bilemeyebilmekteler.
Çocuğun cinsel içerikli sorularının temelinde cinsel duygular değil, onun üremeye yani bebeklerin nasıl dünyaya geldiklerine dair meraklarının yattığı hatırlatılıyor.  Bunun çocuğun uzaya, gezegenlere ya da hayvanların yaşayışlarına olan meraklarından farklı olmadığı vurgulanıyır. Anne-babanın cinsel içerikli sorular karşısında yaşadıkları gerginliğin, bu farkı bilmemekten ve çocuğun cinsellik anlayışını yetişkin anlayışıyla karıştırmaktan kaynaklandığı belirtiliyor.
Ülkemizde çoğu ailede cinselliği çağrıştıran sorular ve bu konudaki konuşmalar yasaktır, ayıptır. Çocuk herhangi bir soru sorduğunda ya azarlanır, ya da anne-baba bu soruyu nasıl yanıtlayacaklarını bilemedikleri için konu bir şekilde kapatılır. Sonuçta merakı giderilmeyen çocuk sorusunun cevabını aramayadevam edecektir ve bu konuyu yeterince bilmeyen birilerinden yalan yanlış bir şeyler de öğrenebilir.
Çocukların aileleri tarafından sağlıklı bir biçimde bilgilendirilmesi uzmanlara göre çok önemli. Eğer anne ya da baba çocuğu cinsellikle ilgili bir soru nedeniyle azarlarsa çocuğun suçluluk hissetmesi, cinselliğin,  ayıp,günah veya pis bir şey olduğunu düşünmesi kaçınılmaz hale geliyor. Bu düşüncelerin çocuğun ileriki cinsel yaşamını olumsuz yönde etkileyebileceğini söylenirken verilmesi gereken eğitimin sınırları çizilmektedir.
Çocuklara cinsel eğitim verilirken öncelikle çocuğun bilişsel gelişim düzeyi dikkate alınmalıdır. Çocuk soru sorduğunda doğru, açıklayıcı ve anlayabileceği şekilde cevap verilmelidir. Cevaplar çocuğun merakını gidermeli ve doyurucu olmalıdır. Fazla ayrıntılı bilgi vermek çocuğun kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. Susmak,konuyu değiştirmek ya da azarlamak tercih edilmemelidir.  
Çocuğa cinsel bilgiler vermenin en uygun zamanı, onun bu konularda soru sormaya başladığı dönemlerdir. Bu tür sorular bireysel farklılıklar olmakla beraber, genellikle 3 yaş civarında sorulmaya başlanır. İlk sorular genellikle kendi bedeni, annenin bedeni ya da bir kardeşin dünyaya gelişi ile ilgilidir. 2-3 yaşlarında cinsiyet farkıyla ilgili sorular, 3-4 yaşlarında doğumla ilgili sorular başlar. Cinsel ilgiler bazen 7-8 yaşları ile buluğ arasında diner. Cinsel olgunlaşmayla fizik işaretlerin belirmesi ve genital bezlerin üretime başlamaları ile yeniden canlanır.
Çocukluk dönemlerinde  gerekli desteği görmedikleri, sorularına yanıt bulamadıkları için de ailelerine başvurmuyorlar. Ailesinden cinsellikle ilgili yeterli bilgi alamayan çocuklar ergenlik döneminde ciddi zorluklar yaşıyorlar. Çocukluk dönemlerinde de gerekli desteği görmedikleri, sorularına yanıt bulamadıkları için de ailelerine başvurmuyorlar. Uzmanlar, çocukların bedenlerini tanırken cinsel organlarını da dokunarak tanımaya çalıştıklarını belirtirken ailelere şu önerilerde bulunmaktadırlar.
Ailelerin genellikle bu durumdan rahatsız oldukları, azarlama, engelleme yolunu tercih ettikleri görülmektedir. Oysa bu davranış doğal, normal bir davranıştır, sağlıklıdır. Çocuğun bedenini tanımaya çalışmasının bir parçasıdır. Cinsel eğitimin amacı yalnızca çocuğun bazı sosyal kurallara uymasını sağlamak değil, insanın serbestçe gelişimini ve kendinde bulunan cinsel güçleri olabildiğince düzenlemesini, bunları bilinçli olarak elinde tutmasını,kendisinin ve başkalarının mutluluğu (özellikle eş ve çocuklar) için bunlardan yararlanmasını sağlamaktır.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Diyettesiniz ama zayıflayamıyor musunuz?

Diyette İken Yapılmaması Gerekenler

Belki ayda kaç defa başladınız diyete ama devamını getiremeden bıraktınız. Bu durum hep böyle devam ediyor ve bir türlü zayıflayamıyorsunuz. Neden diye sorularınızı duyar gibiyim,
Diyetleriniz işe yaramıyorsa düzenli alışkanlıkları değiştirmeden önce zayıflamak için nerelerde yanlışlar yapıldığına bakılması gerek.

Yemekleri hızlı yemek
Sofraya oturdunuz ama ne kadar yediğinizi farkında olmadan fazla yemek yediniz. Neden mi, çünkü hızlı yediğinizde beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine izin vermiyorsunuz bu da böylelikle doyduğunuzu anlayamıyorsunuz. Zayıflamak için Besinleri alırken lokmaları yavaş yavaş çiğneyerek yutun inanın fazla yemeden sofradan kalkmış olacaksınız.

Teknoloji
Teknolojini hayatımızı kolaylaştırdığı bir gerçek ama bu nimetlerden yararlanırken fazlaca hareketsiz kalıyoruz bu da vücudu hamlaştırıyor.

Tatlandırıcı
Kilo alımını engellemek ve zayıflama için şekeri yerine şekeri yerine kullalnılan tatlandırıcı doğal kalori alımınını vücuda girerken kandırdığı ve bu sebeple bünyenin şekeri istemesi daha fazlalaştığı araştırmalar tarafından belirtilmektedir.

Stres
Vücutta enerjinin azaldığını fark eden beyin, açlık hissi duyulmasını sağlar ve kimyasal maddeleri salgılarken bir yandan da duyguları kontrol eder. Bu nedenle kendimizi kötü hissetmeye başladığımızda canımız yemek ister.

Düzenli uyku
Zayıflama derdine düşmek istemiyorsanız düzenli uyuyn, araştırmalara göre günde en az 4 saat alınan uyku kiloya neden olur.

Kendi çabanız ile zayıflayamıyorsanız zayıflama merkezlerinden destek almanızı tavsiye ederiz. site: www.hypoxi.com.tr

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

ENDER SARAÇTAN KRONİK KABIZLIK İÇİN ARPA ÇORBASI

Dr Ender saraç’ın dediğine göre kabızlık, geçmişinden kurtulamayan insanların hastalığıymış. Ne kadar doğru bilmem ama, kabızlık çok ciddi bir sorun ve süratle tedavi edilmesi gerekne bir durum. Ender Saraç özellikle, kronik kabızlık problemi yaşayanlar için özel bir çorba tarifi verdi.
GEREKLİ MALZELEMER
1 avuç haşlanmış arpa, (1 gece önceden ıslattığınız 1 kg arpayı düdüklü tencerede iyice pişirin. 1 er avuç poşetlere koyup, daha sonra kullanmak üzere difrizde saklayın.)
mevsim sebzesi(Özellikle kabak, pırasa ve bamyadan birisi olması daha faydalı),
1 adet küçük boy soğan,
1 adet dometesin suyu,
kırmızı pul biber,
HAZIRLANIŞI : Bütün malzemeleri karıştırıp çorba gibi pişirin. İçerken isterseniz biraz limon ilave edebilirsiniz. GÜnde 1-2 sefer için. Çorbadan sonra içeceğiniz 1 fincan rezene çayı bağırsakları daha da yumuşatacaktır. Ayrıca İnciri kabuğuyla yiyip, üzerine 1 bardak ılık su içmek de kabızlık için oldukça faydalıdır.

Etiketler: , , , , , , , ,

Dolgu Maddeleri

Hyalüronik asit derinin temel elemanlarından biridir. Deri içinde bol miktarda bulunur. Suyu çeker ve cildin nemli kalmasına yardımcı olur. Medikal estetik alanında yüz ve boyun çizgilerinin (daha çok yüzeysel olanların) doldurulmasında kullanılmaktadır. Cilt tarafından zamanla emilen ve kolay tolore edilen bir maddedir.

Çok ince bir iğneyle hiyalüronik asit preparatı deriye enjekte edilir. Genellikle art arda 2 seansta olarak uygulanır. İlk kez yapılıyorsa 2 veya 3 hafta sonra tamamlayıcı bir seans daha gerekebilir.

Uygulama sonrası küçük kızarıklıklar ve şişlikler oluşabilir, bunlar kişinin cilt tipi uyarınca birkaç saat ila birkaç gün içinde kaybolur.
Genellikle 6 ila 12 ayda tekrarlamak gerekir. Bu durum kişiye ve uygulanan bölgeye göre değişiklik gösterebilir.

Etiketler: , , , , , ,

AÇ KALMAK KİLO ALMAYA SEBEP OLUYOR

Diyet yapmak, aç kalmak değildir. Aksine, dengeli ve sağlıklı beslenmeyi öğrenmektir. Uzun süreli aç kalmalar, istediğinizin aksine, sizi zayıflatmaz, daha da fazla kilo almanıza sebep olabilir.

Araştırmalar aç kalırsanız, zayıflamak bir yana kilo bile alabileceğinizi gösteriyor. Açlık, metabolizma hızını azaltıyor ve genetik hafızadaki kıtlık alarmını harekete geçiriyor. Vücut, aç kalacağı endişesi ile bulduğu her enerjiyi, yağa çeviriyor ve, bu da, fazla kilo olarak geri dönüyor. Enerjinin yakılması güçleşiyor. Yakılmayan enerji ise, yağa çevrilip depolanıyor. Açlık uzun sürer ve sık tekrarlanacak olursa, kas dokusu da yakılabiliyor. Bu durum, fren balatalarının yanması gibi bir şey. Çünkü kilo almaya karşı, en güçlü freniniz kas dokusunun miktarıdır. Diyet yapmayı, asla aç kalmak olarak düşünmeyin. Böyle bir düşünceniz varsa, diyet yapmak bir yana, diyet sözcüğünü telaffuz bile etmeyin! Aç kalarak, kilo vermeye kalkarsanız (yani öğün atlamak ya da bütün bir günü aç geçirmek hatasına, sık sık düşerseniz,) hem vücudunuzun metabolik ve hormonal dengesini altüst eder, hem de sürekli kilo alırsınız. Açlık hali, uzun sürerse önce şeker-insülin dengeniz bozulur. Böbreküstü bezlerinizden salgılanan kortizol hormonunun miktarı artar. Fazla kortizol kas kütlenizi azaltır. “Kas kütlesi=metabolik hız garantisi” ilkesi gereğince, metabolizma hızını en çok etkileyen dokunuz kas kütlenizin varlığıdır. Bunun için, bilimsel anlamda kilo yönetimi desteği veren mekânlar, danışanlarını egzersize yönlendirerek kas dokusunun miktarını arttırmaya, kas/yağ oranını kas dokusu lehine değiştirmeye çalışırlar. Asla yalnızca yağ kaybı ile yetinmezler.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

KÜRTAJ (İSTENMEYEN GEBELİK)

Kürtaj veya küretaj (rahim tahliyesi) rahim içindeki bir gebeliğin özel yöntemlerle sonlandırılmasıdır. Kürtaj Kadının arzusuyla 10. gebelik haftasına kadar yasal olarak uygulanabilir.
Kürtaj işlemine bağlı oluşan özel durumlar
Aşağıda anlatılan özel durumlar yasal tahliye sınırları içinde uygulanan kürtaj işlemlerinde ve özellikle ilk 8 haftadaki uygulamalarda (hematometra ve gebeliğin devam etmesi hariç) çok ender görülür.
Kürtaj sonrası aşırı kanama:
Özellikle kürtaj işlemi sonrası 2. günden 15. güne kadar adet miktarını geçmeyen kanamalarda endişeye gerek yoktur. Ancak iki haftayı aşan kanamalarda ya da ilk iki haftadaki aşırı kanamalarda doktorunuza müracaat etmelisiniz. Bu durumda parça kalması ya da enfeksiyon söz konusu olabilir.
Kürtaj sonrası enfeksiyon:
Steril şartlarda usulüne uygun ve yasal tahliye sınırları içerisinde yapılan kürtaj işleminde genellikle enfeksiyon gelişmez. Ancak genital sistemlerinde patojen bakterileri yüksek oranda barındıran kadınlarda özellikle 5. günden sonra ciddi enfeksiyonlar oluşabilir. Bu durum kendini ağrı ve kanama şeklinde belli eder. Bu durumda hekime başvurduğunuza uygun antibiotik tedavisine geçilir.
Kürtaj sonrası “parça kalması”:
Usulüne uygun ve yasal tahliye sınırları içerisinde yapılan kürtaj uygulamalarında yaklaşık olarak %5 hastada ortaya çıkar. Bu durum kendini ilk iki haftada aşırı kanama, ya da ikinci haftadan sonra devam eden kanama şeklinde belli eder. Bazı durumlarda özellikle de büyük gebelik haftalarında uygulanan kürtaj işleminde vajinadan kanamayla birlikte parça düştüğü gözlenebilir. Bu durumda hemen doktorunuza başvurun.
Parça kaldığından emin olunan durumlarda genellikle bu parçaları temizlemek için kısa süren ikinci bir kürtaj işlemi uygulanır. Parça kaldığı kesin değilse bu durumda rahim kasılmasını artırıcı ilaçlar ve antibiyotiklerle durum düzeltilir.
Hematometra (rahim içinde kan birikmesi):
Özellikle 6. haftadan önce yapılan kürtaj uygulamalarında görülür. Ufak gebelik haftalarında rahimağzı bujilerle genişletilmediğinden işlem sonrası devam eden kanama rahimiçinde birikir ve 4-6 saatlik bir süre sonunda rahimin aşırı büyümesine ve kramp tarzı ağrıların oluşmasına neden olur. Yapılan muayene sonrasında rahimin büyük olduğu saptanır ve rahimağzından içeri bir kanül ittirilerek rahim boşaltılır.
Kürtaj sonrası gebeliğin devam etmesi:
Genellikle 6. ve özellikle de 5. gebelik haftasından önceki kürtaj uygulamalarında yaklaşık %5 kadında rastlanır. Kürtaj başarısız olmuştur ve gebelik aynı kürtaj öncesi olduğu gibi devam etmektedir. Bu durum gebelik kesesinin henüz çok ufak olduğu durumlarda kanülün keseye ulaşamaması sonucu meydana gelir. Belli bir süre sonunda (genellikle 1 hafta sonra) tekrar kürtaj gerekir.
Bu durumu engellemek için doktorların bir kısmı tahliye için en az 5 gebelik haftasının dolmasını beklerler.
Kürtaj esnasında rahimin delinmesi:
Genellikle 8. gebelik haftasından sonra ve özellikle de yasal sınırı aşmış kürtajda görülür. Tahliyenin herhangi bir aşamasında ve özellikle de rahim içine metal aletler (küretler) sokulması esnasında ortaya çıkan bir durumdur. Erken farkedilirse genellikle bir problem yaratmaz. Ancak delinme sonrasında metal alet ya da vakum işlemi rahim dışındaki diğer organları (barsaklar) zedelerse bu durumda genellikle ameliyat gerekir. Şüpheli durumlarda laparoskopik inceleme ile delinme ve organ hasarı direkt gözlenebilir.
Kürtaj sonrası rahimde yapışıklık oluşması:
Genellikle büyük gebelik haftasında yapılan kürtaj işleminde metal küretlerle rahim iç tabakasının aşırı kazınma nedeniyle hasar görmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Düşük ya da doğum sonrası görülen şiddetli enfeksiyonlar da yapışıklığa neden olabilir. Asherman sendromu adı verilen bu durumda rahim iç tabakasındaki yapışıklık ağırılık derecesine göre kürtaj sonrası normalden az adet görülmesine ya da adetin tamamen kesilmesine neden olur.
Kürtaj sonrası adet görememe durumlarında ilk önce ilaç tedavisi denenir. Cevap alınmazsa histerosalpingografi (rahim ve tüplerin radyolojik incelemesi) incelemesiyle yapışıklığın boyutları belirlenir. Daha sonra ya spiral takılarak ya da en iyisi histeroskopi yöntemiyle bu yapışıklıklar giderilmeye çalışılır. Ancak önceden belirtildiği gibi yasal sınırlar içinde gerçekleşen kürtajlarda Asherman sendromu oldukça ender görülür.

Kürtaj Uygulaması
Yasal tahliyeler hem lokal anestezi, hem de genel anestezi altında uygulanabilir. Genel anestezi altında kürtaj her ne kadar maliyeti biraz artırsa da, işlemin tümüyle ağrısız seyretmesi açısından çağdaş ve etkili bir yöntemdir.
Kürtaj Tekniği :
Gebelik haftası ultrasonla belirlendikten sonra dikkatli bir jinekolojik muayene yapılır. Vajina ve rahimağzı bakterilerden arındırılmak amacıyla dezenfekte edildikten sonra, rahimağzını sabitlemek için plastik bir alet vajinadan yerleştirilir ve lokal anestezik madde uygun olarak rahimağzı içine enjekte edilir, veya genel anestezi için anestezi uzmanı tarafından gerekli işlemler başlatılır.
Daha sonra çok ince plastik kanüller rahimağzından rahim içine ittirilir. Bazen rahimağzı sert olabilir ya da gebelik 6. haftanın üzerinde olması nedeniyle daha geniş çaplı plastik kanüller kullanılması gerekebilir. Bu durumda rahimağzını genişletmek için özel “buji” adı verilen aletler kullanılır. Kanül yerleştirildikten sonra kanüle bir enjektör iliştirilir. Enjektörde oluşan vakum yardımıyla rahimin içi vakumla boşaltılır.
10. haftaya yakın olan gebeliklerde bazen rahim içine metal aletler sokularak rahimin tümüyle boşaltıldığından emin olmak gerekebilir, ancak bu çok ender bir durumdur.
Rahimin içi tümüyle boşaltıldıktan sonra kanül çıkarılır, diğer tüm aletler çıkarılır ve hastanın 10 dakika istirahati sağlanır.
Tüm bu kürtaj işlemleri 6. gebelik haftasına kadar olan gebeliklerde 5 dakika, 6 ile 10 arası olan gebeliklerde 5-15 dakika sürer. Bu süre Kadın-Doğum uzmanının çalışma süresidir. Genel anestezi uygulandığında hastanın uyuması, işlemin yapılması ve hastanın kendine gelmesine 20-40 dakika eklenmelidir.
Riskler:
Yasal sınırlar içinde (10. gebelik haftasına kadar uygulanan kürtaj) oluşması muhtemel riskler büyük oranda işlemi uygulayan Kadın-Doğum uzmanının tecrübesine bağlıdır.

-Lokal anesteziyle yapılan kürtaj uygulamalarında işlem esnasında en sık rastlanan sorunlar lokal anestezik maddeye aşırı duyarlılık ve vazovagal senkoptur (uterusun sabitlenmesi amacıyla takılan alet nedeniyle bayılma oluşması). Bu, geçici ve selim bir durumdur. Yaklaşık %1 oranında görülür.

-İşlemden hemen sonra en sık görülen sorun bulantı ve kusmadır. Bazen bayılma hissi oluşabilir. Bu durum da yaklaşık %1 oranında gözlenir ve hayati tehlike yaratmayan geçici bir durumdur.

-Bazen rahim ağzı kanülün geçmesine izin vermeyecek şekilde sert olabilir ve işlem yarıda bırakılabilir (görülme oranı: yaklaşık 700′de 1). Tahliye bir hafta sonrasına ertelenir.

-Gebelik çok erken ise (<5.5 hafta) tahliye başarısız olabilir. Tahliye bir hafta sonrasına ertelenir. Tecrübeli bir Kadın-Doğum uzmanı erken bir gebeliği tahliye etme girişiminde bulunmak yerine belli bir süre bekledikten sonra tahliye etmeyi önerir.

-Özellikle gebelik büyükse kürtaj işlemi esnasında aşırı kanama olabilir. Yasal sınırlar içinde yapılan kürtaj uygulamalarında oluşan kanamalar hayati tehlike yaratmaz.

-Çok ender durumlarda ve çoğunlukla yasal sınırı aşan (10. gebelik haftası sonrası uygulanan) kürtaj uygulamalarında işlem esnasında rahim delinebilir .

-Özellikle çok erken gebelik haftalarında uygulanan kürtaj esnasında işlemden birkaç saat sonra görülen nadir bir sorun da rahim içinde kan birikmesidir (görülme oranı 500′de 1). Hayati bir tehlike yaratmayan bir durumdur ve rahimin içindeki kan boşaltılarak tedavisi sağlanır.

-Enfeksiyon oluşacaksa bu genellikle işlemden 6-7 gün sonra ortaya çıkar ve kendini ağrı, akıntı, aşırı kanama şeklinde belli eder. Kürtaj sonrası verilen antibiyotikleri düzenli olarak kullanmanız durumunda bu sorun da ender olarak gözlenir.

-İçeride “parça kalması” durumunda genellikle ilk iki haftada adet esnasındaki kanamadan çok daha fazla kanama görülür ve bu kanama pıhtı şeklinde ve koyu renklidir. Kanamanın ağrılı olması kural değildir. Bazen parça düştüğü gözlenebilir.

-Kürtaj uygulaması sonrası geç dönemde ender görülen bir sorun rahimağzında yapışıklık oluşmasıdır (rahim içi değil!). Kendini kürtajdan 4-6 hafta geçmesine rağmen ağrı oluşması ancak bir türlü adet kanamasının olmaması ve ilaç tedavisiyle de kanama oluşturulamaması şeklinde gösterir. Tedavisi yapışıklığın ufak bir işlemle açılması şeklindedir ve üreme sağlığında kalıcı hasar bırakan bir durum değildir.

-Kürtaj uygulaması sonrası geç dönemde görülen en önemli, ancak çok ender bir sorun işlem esnasında rahim iç tabakasının aşırı hasar görmesi sonucunda oluşan yapışıklıklardır (Asherman sendromu). Kendini kürtajdan 4-5 hafta geçmesine rağmen adet kanamasının olmaması ve ilaç tedavisiyle de kanama oluşturulamaması şeklinde gösterir. Usulüne uygun yasal sınırlar içinde yapılan tahliyelerde ve özellikle de vakumla yapılan işlemlerde ender olarak gözlenir.
Uyarılar ve tehlike işaretleri :
Kürtaj işleminden belli bir süre sonra (genellikle bir hafta sonra) kontrole çağırılacaksınız. Bu kontrol gebeliğin tümüyle sonlandırıldığından, enfeksiyon oluşmadığından, işlem esnasında spiral takılmışsa spiralin uygun konumda olduğunun belirlenmesi açısından çok önemlidir. Bu kontrol ihmal edilmemelidir. Eğer kanama, parça düşürme, aşırı ağrı, ateş gibi durumlar ortaya çıkarsa kontrol günü beklenmemeli ve hemen doktorla irtibata geçilmelidir.

Etiketler: , , , , , , , ,