KAHVE MASAJIYLA SELÜLİTLERİNİZDEN KURTULUN

Selülitler, her yaştan kadının can sıkıcı belasıdır. Selülitlerden kurtulmak isteyip te, pek çok yöntem denemiş, ama, bu yöntemlerden istediği sonucu alamaış olan hanımlar için, harika ve ok etkili bir maske tarifi vermek istiyoruz.

GEREKLİ MALZEMLER :
* 2 yemek kaşığı filtre kahve,
* 1 yemek kaşığı el kremi,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Kahvei rondodan geçirip, toz haline getirin. El kremi ile, iyice karıştırın. . Maskeyi uygulamadan önce, ılı duş alarak, kan dolaşımınızı hızlandırmanızda fayda var.Cildinizi iyice kurululadıktan sonra, hazırlamış olduğunuz karışımı, selülit olan bölgeye sürün. Parmak uçlaruıyla masaj yapmayı unutmayın.Krem sürdüğünüz bölgeyi Streç filmle kaplayın. 15 dakika bekledikten sonra, ılık suyla durulayın. Bu işlemi, haftada 2 defa uygulamanız yeterli olacaktır.
Bu işleme, ek olarak yapmanız gereken ise, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, günde 2-2,5 lt su içmektir.

Etiketler: , , , , , , , , ,

ÇOCUKLARI İÇİN PEKMEZİN ÖNEMİ

Beslenme alışkanlıkları, çocukluk çağından başlamalı. İlk önce, anne sütü ve ek gıdalara geçtiği zamanda, beyini ve vücudu besleyecek besinler, bebeğiniz için son derece önemlidir.

Yapılan araştırmalara göre, anne sütü kadar değerli ve bir o kadar da besleyici olan pekmez, mutlaka çocuğunuzun beslenme menüsünde bulunması gereken bir besin.
Üstelik, anne sütütnün az olduğu durumlarda, pekmez adeta kurtarıcı görev görüyor. Hekim kontrolünde verilen pekmez, bebeklerin kalp ve beyin gelişimi için çok yararlı. Ama mutlaka pekmez, hekim kontrolünde verilmeli. Pekmezin içeriğinde bulunan, organik asitler, mineral maddeler ve vitaminler bulunan sağlıklı yaşam için önemli bir besin kaynağı oluşturuyor. 100 gram pekmezde bulunan kalori miktarı, 575 gram süte, 150 gram ekmeğe, 195 gram ete eşdeğerde.
Bebeklik çağında beynin son derece hzılı geliştiğinde, fazlaca enerjiye ihtiyaç duyar. Pekmez içerdiği, doğal glikozdan dolayı, bu enerji ihtiyacı fazlasıyla karşılayacak bir besindir.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Duvar Kağıdı Moda Mıdır?

duvarkagidiuygulama Duvar Kağıdı Moda Mıdır?

Duvar kağıdının modayla ilgisi, renk, desen ve farklı tasarım uygulamalarında zamanla gelişen estetik duygulara hitap etmesidir.
Duvar Kağıdı Niçin Tercih Edilmedir?
Duvar dekorasyonunda zengin desen ve renk seçimine sahiptir.
Ev ve işyerlerinizin dekorasyonunda en ekonomik seçenektir.
Ses ve ısı yalıtımı özelliği vardır.
Örtücü özelliği sayesinde duvarda oluşan çatlakları gizler.
Uygulaması kolay ve zahmetsizdir.
Uygulamada çevreyi kirletmez.
Hazır üretilmiş bir malzeme olması nedeniyle kimyasal hiçbir salgısı yoktur.
Yapıştırmada kullanılan tutkal ile aynı özelliktedir.
Kullanım süreci uzundur. Tozu alınarak ve silinerek bu süre daha da uzatılabilir.
Duvarı basit darbelerden koruyarak hoş görünmeyen zedelenmeleri engeller.
Kurallarına göre uygun zemine uygulanmış kaliteli bir duvar kağıdının rahatlığını ve hoş görünümünü bir başka malzemeyle kıyaslamak mümkün değildir.
Duvar Kağıdı Hakkında Olumsuz Görüşler
70′li yılların sonlarında ülkemizde kullanımı yayılan duvar kağıtlarının 90′lı yıllara gelmeden hızı kesilmiş, kullanımı minimuma inmiştir. Genelde yerli üreticilerin piyasaya sürdüğü ve çok kişinin bilmediği duvar kağıdı için modası geçti demek bazı üretim malzemelerinin sadece bir kesime hitap edebileceğini düşünmektir. o günlerde kullanımın azalmasının altında yatan neden bu tür söylemler değildir. Asıl nedenleri ise şöyle sıralayabiliriz:
Yapıştırmaya hazır olmayan zeminler ve zemin hazırlamada bilinçsiz uygulamalar.
Pürüzlü zeminlere uygun üretim ve zorunlu üst üste bindirerek yapıştırma sonucunda ek yerlerinin belli olması.
Abartılı dayanma süreleri üzerinden yanlış bilgilendirmeler.
Yanlış silme veya hiç silmeden kullanma.
Tecrübesizce uygulamalar sonucu kısa sürede kabarmalar.
Kabaran kısımların tamirinin yapılmaması ve bu kısımlara böceklerin yuvalanması yüzünden ortaya çıkan duvar kağıdı böcek yapar söylentisi.
Farklı nedenlerle kısa sürede genel görünümün bozulması ve bundan dolayı kullanacak olanlar için duvar kağıdının kötü örnek olması.
Kabarma korkusuyla duvar kağıdı tutkalının içine ağaç tutkalı benzeri yapıştırıcılar karıştırıp sökülmesini zorlaştırmak ya da sökmeye çalışırken sağlam zeminleri bozmak.
Duvar kağıdı ustası ile ilgili konuları satıcıların belirlemesi.
Ustaların iş bulamama kaygısıyla, müşteriyi yanlış yönlendiren satıcılar ve taşeron firmalar karşısında sessiz kalmaları.
Unutmayın
Duvar kağıdı uygulandıktan sonra uzun süre kullanılacak bir üründür. Satıcıların, ustaların ve kullanıcıların bu konuda titiz davranması gerekir. Geçmişte yaşanmış olaylar günümüz için aydınlatıcı olmalıdır. Bilinçli tüketiciler ne kadar çoğalırsa, dürüst esnaf sayısı ve bu konudaki ustalıkları, bilgileri ve becerileri o oranda artacaktır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

ÇOCUKLARDA KABIZLIK ve DIŞKI KAÇIRMA

ÇOCUKLARDA KABIZLIK ve DIŞKI KAÇIRMA


Çocuklarda Kabızlık ve Enkopresiz (Dışkı Kaçırma Hastalığı)
Basitçe tanımlamak gerekirse kabızlık katı gaitanın, seyrek ve zorlukla dışkılanmasıdır. Seyreklik kavramı kişiden kişiye değişmekle birlikte genel olarak çocuklarda iki günde bir ile bir günde iki dışkılama normal sayılmaktadır. Bebeklerde özellikle anne sütü alanlarda günlük dışkılama sayısı daha fazla olabilir.
Nedenleri: En sık karşılaştığımız tür olan basit kabızlık, anne sütü kesildiğinde yerine başlanan besinlere uyum sağlama aşamasında veya tuvalet eğitimi sırasında başlamaktadır. Seyrek olarak anne sütüne ek olarak, bebek için yeni olan besinler başlandığında da ortaya çıkabilir. Burada seçilen besinin niteliği önemli olmakla birlikte bünyesel faktörlerin de rolü vardır. Sık görülen bu basit tipin yanı sıra kabızlığa, kullanılmakta olan ilaçlar(demir ilaçları, idrar söktürücüler, bazı psikiyatri ilaçları,..) neden olabileceği gibi, bu durum bazı önemli hastalıkların ilk habercisi de olabilir. Bu hastalıklardan bazıları şunlardır:
• Doğuştan olan darlık ve anomaliler(anüste çatlak, darlık, apse, basur, tümör,..),
• Barsakların bir bölümünde sinir hücrelerinin doğuştan yokluğu ile karakterize hastalıklar(Hirschprung hastalığı ve benzerleri),
• Bazı hormon bozuklukları(tiroid ve paratiroid hormon eksikliği, kistik fibroz, şekersiz şeker hastalığı gibi),
• Nörolojik bozukluklar(bazı kas hastalıkları, inme vs)
• Psikolojik sıkıntılar(aile içi huzursuzluk, kardeş gelmesi, tuvalet eğitimi, gibi)…
• Beslenme bozuklukları(Çeşitli nedenlere bağlı iştahsızlıklar, aşırı inek sütü alımı, anne sütünden yoksun beslenme, uzamış kusmalar,..)
• Diğer nedenler.

Bu liste daha da uzatılabilir. Mevcut kabızlığın bu hastalıklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması için mutlaka konuyla ilgili bir uzmana başvurulması gerekir. Konunun önemsenmemesi tedavide gecikmelere yol açabilir.
Tanı: İlk belirti bebek ya da çocuğun gaitasını yaparken zorlanması ve acı çekmesidir. Hatta dışkılama hastayı ağlatacak kadar ıstırap verici olabilir. Gaita aralıkları gitgide uzar. Bebeğin bezini değiştiren anne gaitanın seyrekliğini ve giderek kıvamının arttığını fark eder. Ancak gaitasını kendi başına yapacak yaştaki çocuklarda bu seyreklik gözden kaçırılabilir. En sık yanılgı gaitanın iyice katılaşmamış olmasıdır. Gaita kıvamındaki belirgin artışlar çocuğun gaitası iyice sert olmasa bile kabızlık lehine yorumlanmalıdır. Çocukta gaita yapmadığı dönemlerde karın ağrıları, hatta bazen kusma bile ortaya çıkabilir. Büyük çocuklarda gaitanın özellikle ilk kısmı kuru, sert ve iridir. Üzerinde çizgi şeklinde kan görülebilir veya küçük küçük sert parçalardan oluşabilir. Kan miktarı fazlaysa başka önemli bir nedeni olabileceği unutulmamalıdır.
Tedavi : Uzun süren ya da eksik tedavi edilen kabızlık sonucu anüs kenarında çatlak oluşur. Daha sonraları anüs kenarlarında mor renkte damar genişlemeleri belirir. Eğer kabızlık tedavisiz kalırsa, bunlar daha ileri yaşlarda(ilk gençlik döneminde) hemorid(basur) halini alırlar.
Uzun süren olgularda giderek dışkılama mekanizması bozulacaktır. Bunu gaita kaçırma ve hatta gaitasını hiç tutamama gibi tedavisi son derece güç durumlar izleyebilir. Bu nedenle tedavi başlangıcında alınan iyi sonuçlara bakarak tedavi kesilmemeli, tekrarlamaması için sabırla ve dikkatle sürdürülmelidir.
Tedavide özellikle kabızlık nedeni olduğunu iyi bildiğimiz besinler(muz elma ve havuç, kola, çay, aşırı tüketiliyorsa inek sütü) kabızlık geçene kadar diyetten uzaklaştırılmalıdır. Dolayısıyla bu besinleri bebeklere başlarken aşırıya kaçmamaya özen gösterilmesi yerinde olacaktır. Çok miktarda inek sütü tüketen çocuklarda kabızlık ortaya çıkmasından bu besini tek başına sorumlu tutanlar da vardır. Kabızlığın derecesine göre gaita yumuşatıcı ilaçların da doktor kontrolünde kullanımı faydalı olacaktır. Eğer çatlak varsa tedavisi edilmeli ve çocuğun acı duymadan gaita yapması sağlanana kadar tedaviye devam edilmelidir.

Çocukta iyi bir tuvalet alışkanlığı sağlanabilmesi için şunlar önerilebilir. Ne zaman nerede geleceği belli olmayan dışkılama arzusu çoğunlukla en olmadık zamanları seçer ve ertelenir. Her erteleme kabızlığa bir adımdır. Her gün, özellikle bir öğünün(örneğin kahvaltının) peşinden gaita yapmaya alıştırılan çocukların tüm yaşantıları boyunca rahat ettikleri bildirilmektedir. Gaita tutma becerisi çocuktan çocuğa büyük değişiklikler göstermekle birlikte genellikle 1-3 yaş arasında gerçekleşir. Bu eğitim sırasında çocuğa baskı yapılmamalı, yüreklendirmekle yetinmelidir. Asla ceza konusu olmamalı ve bunun normal bir vücut işlevi olduğu uygun bir dille anlatılmalıdır. 

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , ,

HATIRLAMAKTAN ZARAR GELMEZ

ANNELERE ÇOCUKLARI İÇİN ÖNERİLER

1. Her çocuğun büyüme ve gelişmesi dikkatle izlenmelidir. Çocuğunuzun sağlık sorunu olmasa da düzenli kontrollerini ihmal etmeyin.

2. Bebeğinizin sağlıklı büyüyüp gelişebilmesi için ilk 6 ay sadece anne sütü verin, ek gıdalara 6. aydan sonra başlayabilirsiniz.

3. Bebeğiniz 1 yaşını bitirdiğinde difteri-tetanoz-boğmaca, çocuk felci, kızamık ve hepatit B aşıları tamamlanmış olmalıdır. Aşılarını düzenli yaptırabilmek için hemen bir sağlık kuruluşuna müracaat edin.

4. Basit ve ücretsiz bir testle, bebeğinizin zeka geriliği ihtimaline karşı önlem alabilirsiniz. Doğumdan 24-72 saat sonra topuktan iki damla kan alınarak yapılacak bir test, sizi ömür boyu sürecek bir üzüntüden kurtaracaktır.

5.Bebeğinizi kundaklamak kalça çıkığına neden olur, hiçbir zaman kundaklamayın.

6. Çocuğunuzun yanında sigara içmeyin, içilmesine asla izin vermeyin.

7. Çocuğunuz öksürüyorsa ihmal etmeden sağlık kuruluşuna başvurun.

8. Çocuğunuz ishal olursa daha fazla su ve sulu gıda verin. Anne sütüyle besleniyorsa sık sık emzirmeye devam edin.

9. İyotlu tuz herkes için gereklidir. Özellikle gebelikte kullandığınız tuzun iyotlu olmasına dikkat edin.

10. Çocuklarınıza diş fırçalamayı öğretin. 2 yaşından başlayarak dişlerini fırçalamasını sağlayın.

Etiketler: , , , , ,

BEHÇET HASTALIĞI TEDAVİSİ İÇİN KİŞNİŞ KARA KİMYON KÜRÜ-ŞİFALI BİTKİLER

behcet 1237585523 BEHÇET HASTALIĞI TEDAVİSİ İÇİN KİŞNİŞ KARA KİMYON KÜRÜ ŞİFALI BİTKİLER

Prof. Dr. Ahmet Maranki, Behçet hastalığına karşı kişniş-kara kimyon kürü öneriyor :

Hazırlanışı:

Yarım litre suya 10 gram toz kişnişi 5-6 dakika kaynatın. Bir su bardağı sabah bir su bardağı akşam için. Bu uygulamaya 7 gün devam edin.

Bu uygulamaya ek olarak geceleri yatarken bir çay kaşığı toz kişnişi ağzınıza alarak yaralarınızın üstünde gezdirin.

Taze kişnişi ağzınızda çiğneyin. yaralarınız üç günde geçecektir

Etiketler: , , ,

Açlık hissettiğinizde

Açlığınızı bastırmak için yeşil ışık besinleri tüketebilirsiniz.

Açlık hissettiğinizde Bu besinler yağsız et, balık, kümes hayvanları, yumurta, az yağlı peynir, salata, nişastasız sebzeler ve taze meyveler.

Acıktıkça yiyebileceğiniz meyveler

Elma, kayısı, nektarin, portakal, kiraz, incir, şeftali, greyfurt, armut, üzüm, kivi, erik, limon, çilek, ıhlamur, karpuz, ahududu, mandalina.

Acıktıkça yiyebileceğiniz sebzeler

Enginar, havuç, sarımsak, karnabahar fasulye, salatalık, tere, kereviz, Brüksel lahanası, yeşil soğan, brokoli, marul, kırmızı lahana, ıspanak , mantar, bal kabağı, soğan, domates, pırasa, şalgam, turp, kabak, biber, beyaz lahana.

Sarı ışık besinler

Bu diyeti uygularken aşağıdaki karbonhidrat grubundan toplam günde 5 porsiyonun üzerine geçmemeniz gerekmektedir.

* Beyaz ekmek ………………1 ince dilim

* Buğday ekmeği……………..1 ince dilim

* Bulgur (pişmiş)……………..2 yemek kaşığı

* Kuru baklagiller ……………3 yemek kaşığı

* Çavdar ekmeği……………..1 ince dilim

* Ceviz ……………………….3 adet

* Fındık ………………………10 adet

* Erişte (pişmiş) …………….2 yemek kaşığı

* Hamburger ekmeği…………1/2 adet

* Haşlanmış mısır ……………1/2 orta boy

Karışık tahıllı ekmek, etimek inceliğinde; evde yapılmış kek 1 parmak kalınlığında.

* Kuskus (pişmiş) 2 yemek kaşığı

* Makarna (pişmiş) 2 yemek kaşığı

* Patlamış mısır 1 su bardağı

* Pirinç (pişmiş) 2 yemek kaşığı

* Pita ekmek 1/2 adet

* Sebzeli börek 1 avuç içi kadar

* Sandviç ekmeği 1/3 adet

* Simit 1/3 adet

* Tuzlu bisküvi 4 adet

* Üzümlü ekmek 1 ince dilim

* Yulaf ekmeği 1 ince dilim

Ek olarak, her gün aşağıdakileri tüketmenize de izin verilen besinler: 2-3 porsiyon yağsız veya az yağlı süt, yoğurt. Bu besinlerdeki karbonhidratlar hesaba katılmaz. (1 porsiyon= 1 su bardağı) Tekli veya çoklu doymamış yağlardan avakado, badem, zeytin, yer fıstığı, kanola yağı, zeytin yağı veya fındık yağı gibi margarin, salata sosları, mısır yağı, ayçiçek yağı, soya yağı 6 porsiyon.

(1 porsiyon=1 tatlı kaşığı)

Kırmızı ışık besinler

Ekmek, hamur işleri, kurabiyeler, pastalar, tahıl gevrekleri, soslar, hazır çorbalar, şeker, çikolata gibi besinlerle karşılaşınca mutlaka durun.

Örnek diyet

Bu diyeti yaparken her gün en az 60 dakika yürüyüş yapmanızı öneririm.

Kahvaltı: 1 su bardağı az yağlı süt+ 1 karper kadar az yağlı peynir+ 1 ince dilim ekmek+ yeşil ışık sebzeler.

Öğle: Doyana kadar yağsız tavuk, balık veya kırmızı et +yeşil ışık sebzeler+ 2 yemek kaşığı bulgur pilavı veya makarna

İkindi: Yeşil ışık meyvelerden doyana kadar yenilebilir.

Akşam: 3 yemek kaşığı kuru baklagil yemeği veya 1 orta boy fırınlanmış patates+ 1 kase az yağlı yoğurt+ yeşil ışık az yağlı sebze yemeği.

Ara: Doyana kadar yeşil ışık meyve.

Sebze yemekleri hazırlanırken 1 tencereye 6 tatlı kaşığı yağ eklenmeli

Etiketler: