Vitra porselen ile rahat edin

zem0048 Vitra porselen ile rahat edinKolay uygulama ve bakım, yüksek dayanıklılık… Eczacıbaşı Yapı Grubu bünyesinde bulunan ve başarısını tüm dünyaya kanıtlamış olan Vitra Karo, yüksek dayanıklılığa sahip, kullanım alanlarına göre farklılaştırılmış ve kullanıcılarına kolay uygulama avantajı sağlayan Porselen Karo Ailesi’ni tüketicilerinin beğenisine sunuyor.

Vitra Karo, tüm dünyada özellikle 90’lı yılların başlarında, avantajlı yapısı sayesinde, kullanımı yaygınlaşan porselen karoları, 1996 yılından bu yana Avrupa Standartları’nda üretiyor ve normların üstüne çıkan kalitesiyle tüm dünyada büyük beğeni topluyor. Vitra Karo’nun porselen üretimi, bugünkü üretiminin yüzde 30’unu oluşturuyor. Özel Efektli Porselen Tesisi’nin Ağustos 2003’te faaliyete geçiren Vitra Karo, bu tesiste 30×30 ve daha büyük ebatlarda porselen üretimine giderek artan bir kapasiteyle devam ediyor.

Vitra Porselen Karolar, kullanıcılarına ve ürün özelliklerine göre genel olarak iki grup altında toplanıyor. Grupların ilkini konut içi ve dışı kullanımlara göre nihai tüketicilere yönelik olarak üretilen Vitra Rezidans Porselen Karolar oluşturuyor. İkinci grupta ise daha çok alışveriş merkezleri, hava alanları, fabrikalar, showroomlar gibi insan sirkülasyonunun yoğun, güvenliğin ve dayanıklılığın ön planda olduğu alanlar için ve profesyonel kullanıcılara yönelik olarak üretilen Vitra Arkitekt Porselenler bulunuyor.

Vitra Porselen Neden Tercih Edilir?
Vitra Porselen Karolar, aşınmaya, çizilmeye, darbeye dayanıklı yapıları nedeniyle, yoğun trafik alanlarında rahatlıkla kullanılabilmektedir. Su emme oranları oldukça düşük olduğunda dona ve her türlü iklim şartlarına dayanıklı olan Vitra Porselen Karolar’ın bakımları kolay ve ekonomik. Özellikle dış cephe kaplamalarda sırlı porselenlere uygulanabilen VitraClean teknolojisi ile Vitra Porselen Karolar’ın üzerindeki kir ve sular bu özel yüzey sayesinde akıp gidiyor ve böylece Vitra Porselenler kendi kendilerini temizle özelliğine sahip oluyor. Her türlü ihtiyaca cevap verebilecek ebatta ve renkte üretilen ve ayrıca asit ve alkali maddelerine karşı da dayanıklı olan ürünler oldukça kolay döşenebiliyor. Çizilmeyen ve leke tutmayan yapıları, Vitra Porselen Karolar’ın, ilk günkü görünümlerini uzun süre muhafaza etmelerini sağlar.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Duvar Kağıdı Moda Mıdır?

duvarkagidiuygulama Duvar Kağıdı Moda Mıdır?

Duvar kağıdının modayla ilgisi, renk, desen ve farklı tasarım uygulamalarında zamanla gelişen estetik duygulara hitap etmesidir.
Duvar Kağıdı Niçin Tercih Edilmedir?
Duvar dekorasyonunda zengin desen ve renk seçimine sahiptir.
Ev ve işyerlerinizin dekorasyonunda en ekonomik seçenektir.
Ses ve ısı yalıtımı özelliği vardır.
Örtücü özelliği sayesinde duvarda oluşan çatlakları gizler.
Uygulaması kolay ve zahmetsizdir.
Uygulamada çevreyi kirletmez.
Hazır üretilmiş bir malzeme olması nedeniyle kimyasal hiçbir salgısı yoktur.
Yapıştırmada kullanılan tutkal ile aynı özelliktedir.
Kullanım süreci uzundur. Tozu alınarak ve silinerek bu süre daha da uzatılabilir.
Duvarı basit darbelerden koruyarak hoş görünmeyen zedelenmeleri engeller.
Kurallarına göre uygun zemine uygulanmış kaliteli bir duvar kağıdının rahatlığını ve hoş görünümünü bir başka malzemeyle kıyaslamak mümkün değildir.
Duvar Kağıdı Hakkında Olumsuz Görüşler
70′li yılların sonlarında ülkemizde kullanımı yayılan duvar kağıtlarının 90′lı yıllara gelmeden hızı kesilmiş, kullanımı minimuma inmiştir. Genelde yerli üreticilerin piyasaya sürdüğü ve çok kişinin bilmediği duvar kağıdı için modası geçti demek bazı üretim malzemelerinin sadece bir kesime hitap edebileceğini düşünmektir. o günlerde kullanımın azalmasının altında yatan neden bu tür söylemler değildir. Asıl nedenleri ise şöyle sıralayabiliriz:
Yapıştırmaya hazır olmayan zeminler ve zemin hazırlamada bilinçsiz uygulamalar.
Pürüzlü zeminlere uygun üretim ve zorunlu üst üste bindirerek yapıştırma sonucunda ek yerlerinin belli olması.
Abartılı dayanma süreleri üzerinden yanlış bilgilendirmeler.
Yanlış silme veya hiç silmeden kullanma.
Tecrübesizce uygulamalar sonucu kısa sürede kabarmalar.
Kabaran kısımların tamirinin yapılmaması ve bu kısımlara böceklerin yuvalanması yüzünden ortaya çıkan duvar kağıdı böcek yapar söylentisi.
Farklı nedenlerle kısa sürede genel görünümün bozulması ve bundan dolayı kullanacak olanlar için duvar kağıdının kötü örnek olması.
Kabarma korkusuyla duvar kağıdı tutkalının içine ağaç tutkalı benzeri yapıştırıcılar karıştırıp sökülmesini zorlaştırmak ya da sökmeye çalışırken sağlam zeminleri bozmak.
Duvar kağıdı ustası ile ilgili konuları satıcıların belirlemesi.
Ustaların iş bulamama kaygısıyla, müşteriyi yanlış yönlendiren satıcılar ve taşeron firmalar karşısında sessiz kalmaları.
Unutmayın
Duvar kağıdı uygulandıktan sonra uzun süre kullanılacak bir üründür. Satıcıların, ustaların ve kullanıcıların bu konuda titiz davranması gerekir. Geçmişte yaşanmış olaylar günümüz için aydınlatıcı olmalıdır. Bilinçli tüketiciler ne kadar çoğalırsa, dürüst esnaf sayısı ve bu konudaki ustalıkları, bilgileri ve becerileri o oranda artacaktır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Sivilce ve akneler için maskeler

Sivilce ve akneler için maskeler

Hiç değilse haftada bir günü kendinize ayırın. Hem dinlenin hem de güzelleşmenin keyfine varın. Telefonun fişini çekin. En sevdiğiniz kaseti çalın. Kanapeye uzanıp kafanızdaki tüm düşünceleri silip kendinizi müziğin ritmine bırakın. Siz gevşedikçe ve içinizdeki stresi attıkça cildiniz de gevşeyecek ve nefes almaya başlayacaktır. Cildiniz artık beslenmeye hazırdır. Mutfağa gidin ve buzdolabının kapağını açın. Cilt tipinize uygun ya da cilt sorunlarınıza çare olacak malzemeyi alıp maskeyi hazırlayın.

Doğal maskeler, ani etkili olup cildi nemlendiriyor, tazeliyor ve kırışıklıkları gideriyor. İçerdikleri maddelere göre ciltteki işlevleri de değişiyor. Kimi yağlı ciltlere iyi gelirken, kimi kuru ciltlere nem kazandırıyor. Ancak dikkat! Cilt tipinize uygun olmayan maddeleri içeren bir maske, cildinize zarar verebiliyor. Örneğin; kuru ciltliyseniz limon ve greyfurt gibi turunçgillerden uzak durmanızda yarar var.

Özellikle içinde bulunduğumuz şu günlerde kirli havaya, sert rüzgarlara ve sigara dumanına maruz kalan cilde maske uygulamak çok yararlı. Çünkü maskeler, cilde derinlemesine etki ediyor. Maskeyi cildinizin durumuna göre haftada 1 veya 15 günde bir uygulayabilirsiniz.

Meyve, sebze ve yumurta gibi besinlerden oluşan maskeleri evde hazırlamak hem çok kolay hem fazla zaman almıyor, üstelik ekonomik de.
bunun için üşenenler ya da’nasıl olsa her gün nemlendirici krem sürüyorum, geceleri besleyici krem kullanıyorum, maskeye ne gerek var’ diyenler olabilir.

Dermatologlara göre ince bir kat tabaka halinde sürülen kremlerin aksine maskeler, cildi neredeyse 3 mm ile yarım santim kalınlığında bir tabaka halinde kaplayarak dış etkenlerle ilgisinin tamamen kesilmesini sağlıyor. Böylece cilt, maskedeki tüm vitamin ve mineralleri kolaylıkla özümsüyor.

Maske sürmenin incelikleri

*Önce cilt tipinizi belirleyin. Cildinize uygun meyve ya da sebzeyi seçin. Yapraklı sebzeleri kaynar suda 3 dakika bekletip süzün. Soğuyunca cildinizin üzerine yerleştirin. Diğer sebzeleri ise robotta püre haline getirin. Akmayacak kıvama gelince maskeniz hazır demektir.

* Maskeyi sürmeden önce cildinizi temizleyin. Çünkü kirli cilt maskeyi özümseyemez. Bunun için bir parça pamuğa temizleme sütünü döküp önce tüm cildinizi temizleyin, sonra ılık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

* Maskeyi göz ve dudak çevresi hariç tüm yüz ve boynunuza kalın bir tabaka halinde sürün. Kesinlikle bir yere uzanıp kafanızdaki düşünceleri boşaltın. Çünkü bu pozisyon, vücudun gevşemesine yol açarak hem maskenin akmamasını hem de cildin maskeyi daha kolay özümsemesini sağlıyor.

* Önerdiğimiz maske tariflerindeki bekleme sürelerini aynen uygulayın. Aksi durumda maske cildinize zarar verebilir. Maskeyi temizlemek için ılık suya batırılmış pamukla cildinizi silip yıkayın ve havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Kızarıklık sorunlarına ahududu

Probleminiz:
Cildinizde dolaşım sorunları var. Kılcal damarlarınız zaman zaman hiç de estetik olmayan görüntülere yol açıyor. Sivilceler ve yer yer kızarıklıklar ortaya çıkıyor.

Ne yapmalısınız?

Öncelikle kan dolaşımını hızlandıran sebze ve meyveleri araştırın. Frenküzümü, ahududu, böğürtlen ve çilek gibi meyveler bu konuda can simidiniz olabilir. Ayrıca içerdikleri bol A vitamini sayesinde cilde pürüzsüz ve kadifemsi bir görünüm kazandırırlar.

Size uygun maske:

1 avuç dolusu çilek veya ahududuyu bir kâseye alın. Püre halinde ezip cildinize sürün. Ancak cildiniz kuru ise çilek püresine 2 çorba kaşığı süt kreması ekleyip karıştırın ve temizlenmiş cildinize uygulayıp 10 dakika bekletin. Yıkayıp kurulayın.

Çileğin özellikleri:

Çilek, bol C vitamini içerdiği için vücudun ve cildin bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Toksinlerin atılımını kolaylaştırarak vücudu temizliyor. Ayrıca bağırsakları yumuşatarak kabızlığı gideriyor.

Yağlı cilde limon

Probleminiz:
Cildiniz aşırı yağlı. Üstelik yer yer parlıyor ve gözenekler genişlemiş. Bu durumda yağ dengesini düzenleyen bir maske uygulamalısınız. Limon bu konuda yararlı olabilir.

Ne yapmalısınız?

Her sabah uyandığınızda ayna karşısına geçin ve cildinizi dikkatle inceleyin. Büyük bir olasılıkla yeni bir sivilce ile karşıla şaabilirsiniz. Yağlı cilt, sivilce ve aknelere davetiye çıkarabiliyor. Bu durumda antiseptik ve sıkılaştırıcı etkili olan limon ile maske hazırlayın.

Size uygun maske:

2 limonun kabuğunu soyup kabuklarını 2 çorba kaşığı suyun içinde 3 dakika bekletin. Robotta püre halinde ezin ve canlandırıcı maske olarak kullanın. Temizlenmiş cildinize pamukla sürüp birkaç dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın ve ardından günlük nemlendiricinizi sürün.

Limonun özellikleri:

Sıkılaştırıcı ve mikropları öldürücü özellikler içeren limon, bol su içerdiği için toksinlerin vücuttan atılımını sağlıyor. Böylece cilt pürüzsüz bir görünüme kavuşuyor. Zengin C vitamini deposu olduğu için cildi dış etkenlerden koruyup cilt hücrelerinin yenilenmesine katkıda bulunuyor.

Kuru cilde marul

Probleminiz:
Sürekli stres hali ve yoğun çalışma temposu cildi olumsuz yönde etkileyerek kuruluğa sebebiyet verebiliyor. Önlem alınmazsa ilerleyen dönemlerde cilt, mat bir görünüme kavuşuyor ve erken kırışıklıklar sözkonusu olabiliyor. Kuru cilt diğer cilt tiplerine oranla daha çabuk yaşlanıyor.

Ne yapmalısınız?

Sağlıklı, taze ve ışıltılı bir cilt istiyorsanız öncelikle maksimum düzeyde bir nemlendirme sağlamalısınız. Bu nedenle bol su içeren tüm meyve ve sebzeler cildinizin dostu olabilir. Bizim önerimiz marul ya da kıvırcık salata. Her ikisinin de içerdiği su miktarı cilde ihtiyacı olan nemi sağlayacaktır.

Size uygun maske:

Birkaç marul yaprağını kaynar suya batırıp 2 dakika bekletin ve soğumaya bırakın. Yaprakları temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika bekleyip yüzünüzü ılık su ile yıkayın. Havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Marulun yararları:

Marul bol su içerdiğinden vücuttaki toksinleri atıp temizliyor, zengin A vitamini sayesinde cilde pürüzsüzlük kazandırıyor. C vitamini ile de cildi güçlendirip olumsuz dış etkenlere karşı koruyor.

Yıpranmış cilde üzüm:

Probleminiz:Cilt bir takım olumsuz etkenlerden dolayı yıpranmaya ve erken yaşlanmaya başlıyor. Özellikle sonbahar aylarında ani değişen havalar cildi fazlasıyla etkiliyor. Bu dönemlerde cildi tazelemek ve kış mevsiminin zararlarından korumak için ölü hücrelerden arındırılması gerekiyor.

Ne yapmalısınız?

Bu durumda sadece nemlendirici kullanmak yeterli olmaz. Belli aralıklarla peeling yani ölü hücrelerin temizlenmesi işlemini de uygulamalısınız. Üzüm, bu konuda derdinizin çaresi olabilir. Üzüm, içerdiği maddeler sayesinde cildi derinlemesine temizlerken, kan dolaşımını da düzenliyor.

Size uygun maske:

Üzümlerin kabuklarını soyun. Çukur bir kaseye alıp çatalla ezerek püre haline getirin. Fazla suyunu süzün ve posasını temizlenmiş cildinize dairesel hareketlerle masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip yıkayın.

Üzümün yararları:

Ölü hücreleri temizlemenin yanı sıra selülite de iyi geliyor. Cildin su tutmasını engelliyor. Zengin içeriği ile toksinleri atan üzüm, bağırsak ve böbrekleri çalıştırıyor, bol enerji veriyor ve cildin yaşlanmasını geciktiriyor.

Yorgunluğa çare muz

Probleminiz:
Çalıştığınız ortamda yoğun hava kirliliği sözkonusu ise ya da sigara tiryakisi iseniz ve gece hayatınız varsa bu durumdan en çok etkilenecek yerlerden biri de cildinizdir. Cilt, dış etkenlere karşı savaşamayacak kadar güçsüz hale geliyor ve yorgun bir görünüme kavuşuyor.

Ne yapmalısınız?

Yorgun cilt soluk renklidir, kırışıklıklara davetiye çıkarır. Hiç değilse haftada bir kez zengin potasyum kaynağı olan muzla bir maske uygulayın. Muzun içeriğindeki yorgunluk giderici etkiler cildi dinlendirerek tazeliyor ve ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor.

Size uygun maske:

1 muzu çatalla ezerek püre haline getirin. Temizlenmiş cildinize masaj yaparak sürüp 15 dakika bekleyin. Ilık suya batırılmış pamukla cildinizi temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Muzun yararları:

Muz yüksek tansiyon, yorgunluk ve kramplara karşı etkili olan potasyum açısından çok zengin bir meyve. Bol enerji verip, idrar söktürücü özellikler içeriyor. Ayrıca A ve C vitaminleri içeriyor. Bu nedenle yorgun cildin en yakın dostudur.

Kırışıklıklara kivi

Probleminiz:
İlerleyen yaş, düzensiz yaşam tarzı ve olumsuz dış etkenler cildin direncini kaybetmesine ve kırışıklıkların oluşmasına neden oluyor. Önlem alınmazsa ciltte hızlı yaşlanma başlıyor ve cilt soluk bir renge bürünüyor.
Ne yapmalısınız?

Cilde kadifemsi bir yumuşaklık ve ışıltı kazandırmak, kırışıklıkları hafifletmek için ekstra bakım uygulamakta yarar var. En zengin C vitamini kaynağı olan kivi yaşlanmayı durdurabiliyor. Yaşınız 25′in üzerinde ise kivi maskesini haftada bir kez uygulayın.

Size uygun maske:

Birkaç kiviyi soyup çatalla ezerek püre haline getirin. Suyunu süzüp posasını temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla silin ve ılık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın.

Kivinin yararları:

Kivinin portakal ve limon gibi turunçgillerden daha fazla C vitamini içerdiğini biliyor muydunuz? Kivi de ayrıca bol miktarda magnezyum bulunuyor. Anemi ve mide problemlerine etkili olan kivi, bağırsakları yumuşatıyor ve toksinlerin atılımını sağlayıp vücudu temizliyor.

Pürüzlü cilde fesleğen

Probleminiz:Cildiniz pürüzlü ve yaşlı görünüyor. Sık sık lekeler ve sivilceler de ortaya çıkıyor. Eğer özenli bir bakım uygulamazsanız yüzünüzdeki kırışıklıklar artarak derinleşebilir.

Ne yapmalısınız?

Bu konuda taze ya da kuru fesleğen imdadınıza yetişebilir. Fesleğen, temizleyici ve canlandırıcı etkisiyle hücreleri yenileyerek cildin elastikiyetini artırıp ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor. Haftada 1 veya 2 kez fesleğen maskesi uygulamanızda yarar var.

Size uygun maske:

1 avuç kuru fesleğen yaprağını bir çay fincanı kaynar suya atın. 1 çorba kaşığı süt tozu ilave edip ılınmaya bırakın. Süzüp cildinize dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin ve temizleyici olarak kullanın. Özellikle kuru ciltler için çok yararlı bir doğal temizleme ürünü.

Fesleğenin özellikleri:

Saçlarınız mı dökülüyor? Özelikle taze fesleğen kullanmanızı öneriyoruz. Saç dökülmesini yavaşlatıyor. Bir demet fesleğen yaprağını yarım litre suda kaynatıp süzün. Ilınınca bir şişeye alıp ağzını kapatın. Her yıkamada saç diplerinize friksiyon yaparak uygulayıp saçınızı yıkayın.

Şişkinliğe karşı rezene

Probleminiz:
Son zamanlarda her sabah uyandığınızda aynadaki görüntünüzden rahatsız mı oluyorsunuz? Yüzünüz ve gözlerinizdeki şişkinlik sizi rahatsız edecek boyutlara mı ulaştı? Üstelik cildiniz soluk mu? Bu sorulara yanıtınız evet ise rezeneyi deneyin.

Ne yapmalısınız?

Acil önlemler almazsanız sürekli şişkinlik cildinizin elastikiyetini kaybetmesine yol açabilir. Öncelikle şişkinliği giderip sonra cildi sıkılaştırıcı önlemler alın. Bunun için rezene maskesini cildinizin durumuna göre haftada bir ya da iki kez deneyin.

Size uygun maske:

20 gr rezene yaprağını 1 çay fincanı suyla kaynatıp süzün. 3 çorba kaşığı rezene suyuna 1 yumurta sarısı ve ayrı bir yerde kar halinde çırpılmış 1 yumurta akı ilave edip karıştırın. Yüz ve boynunuza sürüp 15 dakika bekletin. Ilık suyla yıkayıp kurulayın.

Rezenenin yararları:

Yüksek oranda A vitamini içeren rezene cilde en yararlı sebzelerden biri. Ayrıca B ve C vitaminleri, kalsiyum, kükürt ve demir kaynağı da. Hindistan’da yüzyıllardır değişmeyen bir gelenektir rezene. Her yemekten sonra ağız kokusunu gidermek ve hazmı kolaylaştırmak için rezene tohumu çiğnenir.

Lifting etkili yumurta

Probleminiz:
Cildinizde hafif sarkmalar başladı. Bunun nedeni cilt yapınız olabilir. İlerleyen yaş ya da hızlı kilo alıp verme gibi sorunlar da cildin esnekleğini yitirerek sarkmasına yol açıyor. Acil olarak cildinizi sıkılaştırmazsanız sarkma artacaktır.

Ne yapmalısınız?

Cildinizi sıkılaştıracak malzemelerle maskeler hazırlayın. Aminoasit içerikli ve albümin içeren yumurta akı cildinize lifting etkisi yapacaktır. Özellikle yumurta akı bu konuda gerçek bir uzman.

Size uygun maske:

2 yumurta akını 1 çorba kaşığı tozşekerle kar halinde çırpın. Hazırladığınız bu merengi temizlenmiş cildinize pamukla masaj yaparak sürün. 15 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Yumurtanın yararları:

Yumurtanın, ucu çatallaşmış saçlara iyi geldiğini biliyor muydunuz? Saçları adeta yeniden yapılandırıp ışıltı kazandırıyor. 1 yumurta sarısını ayrı bir yerde çırpıp 1 çorba kaşığı bebe şampuanına ilave edin. İyice karıştırın ve saçlarınıza masaj yaparak uygulayıp birkaç dakika bekledikten sonra yıkayın.

GÜçsüz cilde nane

Probleminiz:Birkaç gecenin uykusuzluğu adeta cildinize yansımış. Güçsüz ve yıpranmış bir görünüm içeriyor. Cildinizden sanki yorgunluk okunuyor. En iyisi bir an önce önlem almak. Aksi durumda cilt, sağlıksız bir görünüme kavuşup kırışıklıklara davetiye çıkarabilir.

Ne yapmalısınız?

Öncelikle cildinizi dinlendirmelisiniz. Bunun için rahatlatıcı etkili bitkilerden yararlanın. Nane, papatya gibi. Hazırlayacağınız maskeleri haftada 1 ya da 2 kez uygulayarak cildinizi yeniden yapılandırın.

Size uygun maske:

20 gr taze nane yaprağını 1 çay fincanı suyla kaynatın. Ilınınca süzün. Bir elmayı soyup rendeleyin. Nane suyuna ilave edip karıştırın. Daha önceden temizlediğiniz yüz ve boynunuza masajla yedirerek sürün. 20 dakika bekleyip cildinizi yıkayın ve havlu ile kurulayın.

Nanenin yararları:

Fiziksel ve ruhsal yorgunluğun ilacı nane. Banyo suyuna ilave edeceğiniz bir avuç nane ile papatya derdinizin çaresi olabilir. Üstelik sıcak banyo sırasında banyonuz bu kokulu bitkilerden dolayı çok hoş kokabilir. Bitkilerin sinirler üzerinde rahatlatıcı bir etkisi de var.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Mobilya Mağazaları’nda İndirim Kampanyaları!

Yeni evlenecek çiftler! Düğün masraflarından bunaldınız ve mobilya seçimlerinizde ekonomik çözmler mi arıyorsunuz? Veya eski eşyalarından sıkılıp, değiştirmek evini yenilemek İsteyenler! Mobilya almak istiyorsunuz ve yüzlerce mağaza gezip size uygun olanı seçmeye zamanınız mı yok. O halde tam size göre bir fırsat sunuyoruz. Kredikartlari.net’te yüzlerce mobilya mağazasının size özel hazırladığı çeşit çeşit kampanyaları görebilir, fırsatlardan haberdar olabilirsiniz. Kredikartlari.net’te herkese göre bir seçenek var.

Hangi mobilya mağazası ne kadar indirim yapıyor, Peşin almak mı yoksa kredi kartıyla almak mı daha hesaplı, Sahip olduğunuz kredi kartı beğendiğiniz üründe kaç taksit yapıyor, Ya da tüm mobilya mağazaları size ne gibi ödeme seçenekleri sunuyor.. ? Bilmek istiyorsanız hepsi ve daha fazlasını Kredikartlari.net’te bulabilirsiniz.

7 gün 24 saat dilediğiniz her vakitte ulaşabileceğiniz Kredikartlari.net ziyaretleriniz sonucunda hem zamanınız size kalır, hemde yüzlerce alternatif arasından size ve bütçenize uygun olanı seçeceğiniz için paranız da size kalır…

Etiketler: , , , , , , , , ,

Kişiye uygun diyet programları

Kişiye uygun diyet programları ile ilgili olarak merak ettiğimiz her soruyu Uzman Diyetisyen Hoşabcıoğlu yanıtladı.

Kişinin içinde bulunduğu duruma göre, besinlerin çeşit ve miktarlarının planlanması-programlanması da yine beslenme bilimi içinde yer alır.
Sağlıklı beslenmenin planlanması aşamasında, kişinin vücut matematiğine ulaşılmasının önemini vurgulayan Levent Refresh Clinic Merkezi’nden Uzman Diyetisyen Leyla Hoşabcıoğlu, kişi üzerinde bazı ölçümler yaparak vücut yüzeyi, bazal metabolizma hızı, vücut yağ oranı, yağlı yağsız vücut kitle miktarı vb. değerlere ulaşıp, alınması gereken enerji miktarının belirlenebildiğini belirtiyor.

Vücut yağ oranı, yağlı-yağsız kitle belirlenirken ‘calıpper’ ile vücudun beş ayrı bölgesinden deri kıvrım kalınlığı ölçülüyor ve ayda bir kez tekrarlanır. Bu sayede planlanan diyetin matematiksel güvenilirliği yüksek oluyor. Yapılan ölçümler sonrası, kişinin yapısına göre bir diyet programının belirlenmesi gerektiğini de belirten Dr.Leyla Hoşabcıoğlu, “İnsanların moda olanı değil, mutlaka kendilerine uygun olan diyet programlarını seçmeleri gerekmektedir.” dedi.

Kişiye uygun diyet programları ile ilgili olarak merak ettiğimiz her soruyu Uzman Diyetisyen Hoşabcıoğlu yanıtladı.

Bilinen bir diyet programı, yapısı ne olursa olsun herkes için uygun mu?

Uygun olmaz. İki kişinin boy, kilo, yaş, cinsiyet gibi özellikleri aynı olsa, aynı miktarda enerji tüketimine ihtiyaç duysalar bile sosyal, psikolojik, ekonomik yapıları ve alışkanlıkları beslenme programlarını farklılaştıracaktır. Bazı bireyler,”arkadaşımla aynı diyeti yapıyoruz. O, benden daha çok kilo kaybediyor” derler, bunun nedeni fiziksel özellikler dışında alışkanlık farklarıdır.

Zayıflamak isteyen kişiye belirli tetkikler yapmak gerekiyor mu?

Evet, bazı tetkikler gerekiyor. Kişinin öyküsü, aile öyküsü alındıktan sonra, şişmanlığın hangi nedenlere bağlı olduğu saptanmalıdır. Bir hastalığa mı bağlı, yoksa sadece yeme davranışına ait bozukluk mu belirlenmelidir. Şişmanlık oluştuktan sonra bir başka hastalık gelişmiş mi, kalp-damar hastalığı, hipertansiyon, şeker hastalığı ve buna benzer hastalıklarla mı seyrediyor buna bakmalıyız. Bunların saptanması için bir hekimin yönlendirmesi ile gereken bütün tetkikler yapılır ve tedavi başladıktan sonra bazı tetkikler belli aralıklarla tekrarlanabilir. Gelişimi gözlemek için bu şarttır.

Tekrarlanan ölçümler nelerdir?

Örneğin Calipper dediğimiz bir aletle, beslenme programı öncesi ve sonrasında kişinin vücut bileşimindeki değişimi görmeye çalışıyoruz. Kişi zayıflarken de vücudun yağlı kitlesinden de yağsız kitlesinden de kayba uğradığını belirlemeye çalışıyoruz. Calipper, vücut yağ oranının saptanmasında ve yağlı-yağsız kütle miktarının belirlenmesinde, bölgesel yağ miktarlarının değerlendirilmesinde kullanılan mekanik bir ölçüm aletidir (deri kıvrım katlanmasını ölçer).

Calipper’ı nasıl kullanıyorsunuz?

Calipper, mekanik, elle kullanılan bir alettir. Bir elinizle kişinin belli bölgelerinden yağ dokusunu kavrarsınız diğer elinizde bulunan calipper ile kavradığınız dokuyu sıkıştırırsınız ve calipper üzerinde yerleşmiş kadrandan milimetre olarak ölçüyü okursunuz. Bu, o bölgedeki yağ kalınlığını gösterir. Bu ölçümü vücudun birkaç bölgesinde uygulayıp, ağırlık, boy, fizik aktivite gibi parametreleri kullanıp vücut yağ oranına ulaşılır. Beslenme programlarında yağlı-yağsız kitle saptamak önemlidir. Kişi, uygun ağırlığına gelirken (ağırlık kazanır ya da kaybederken) vücudun yağlı-yağsız kitlesindeki değişimi gözlemek gerekir.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , ,

RocaKale; tek kumanda sistemi

vit0210 RocaKale; tek kumanda sistemiRocaKale’nin klasik bir çizgiye ve sempatik hatlara sahip Victoria XL lavabo bataryası, küçük banyolarda boyundan büyük işler yapıyor. RocaKale’nin Victoria Plus tek kumandalı armatür serisine yeni eklenen Victoria XL lavabo bataryası uzun çıkış ucu ile rahat kullanım sağlıyor.

175.000′den çok açma-kapama garantisi sağlayan Victoria XL ayrıca, bünyesinde bulunan seramik kartuş sayesinde %50 su ve enerji tasarrufu da sağlıyor. Armatürün çıkış ucunda bulunan perlatör sayesinde ise köpük görünümünde su akışı elde ediliyor. Böylelikle tüketilen su miktarı azalırken su debisi sabit kalıyor ve daha az su harcıyor. Victoria Plus serisinin mevcut lavabo bataryası gibi, serinin banyo ve mutfak bataryaları ile kombine edilebilen Victoria XL, banyo ve mutfaklarınız için ekonomik bir alternatif sunuyor.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Evin bir köşesinde Zen bahçesi

bah0139 Evin bir köşesinde Zen bahçesiBudist tapınaklarının kum, çakıl, kaya ve bazen çimen gibi doğal unsurlar kullanılarak düzenlenen Japon kayalık bahçelerine, zen deniyor. Dinginlik ve huzur verdiğine inanılıyor. Dar alanları daha ferah gösteriyor. Evinizin geniş terasını veya odanızın küçük bir bölümünü zen bahçesine çevirebiliyorsunuz. Üstelik su gerektirmiyor, bakımı da kolay.

Kore ve özellikle Çin bahçe sanatıyla önemli benzerlikler gösteren Japon bahçeleri, zaman içinde kültür, sanat ve halkın yaşayışıyla özdeşleşti. Zen bahçeleri, Japon bahçe tarihindeki en büyük gelişmelerden biri oldu. Geleneksel zen bahçesinin, hat sanatı ve peyzaj resimciliği gibi zen uygulamalarının Japon sanatına etkisinin arttığı dönemde ortaya çıktığı biliniyor.

Zen bahçesi terimiyle ilk karşılaşmamız, 1935 yılında Loraine Kuck’un “100 Kyoto bahçesi” kitabına dayanıyor. Bahçeler, ilk olarak Japon kültüründe, zamanla kendine özgü ilkeleri ve insana huzur veren tasarımlarıyla dünyada yaygınlaşıyor.

Zen bahçelerinin amacı ve çıkışıyla ilgili uzun yıllardır farklı fikirler ortaya atılıyor. Örneğin; bazı Japon bahçıvan ve Budizm uzmanları, kavramın bir mit olduğunu, 20. yüzyılda batılılar tarafından bulunduğunu, Japon bahçeciliğiyle ilgisi olmadığını iddia ediyor.

Japon bilgelerinin, “zen bahçesi” kavramını yabancılar tarafından kullanıldığı için onaylamış olabilecekleri de düşünülüyor. Yorumlarda zen rahiplerinin bu bahçelerde meditasyon yapmadığı da söyleniyor.

Ekonomik uygulaması kolay
Amaçları ve ortaya çıkışları ne olursa olsun görünüş olarak fakir ama içerik bakımından zengin olan zen bahçelerini tercih etmeniz için pek çok sebep var.

Öncelikle bu bahçeler dar alanların daha geniş ve ferah görünmesini sağlıyor. Esas elemanlarını oluşturan kayalar ve taşlar, hem ekonomik hem de bakımları kolay.

Örneğin; bahçenize dere şeklinde akan bir su yolu koymak istiyorsunuz. Normalde bu işlem için su kanalı açıp altyapı çalışmaları yapmanız lazım. Zen bahçesinde ise suyun yerini çakıllarla doldurarak simgesel bir kanal oluşturabilirsiniz.

Bir yeri çim alan olarak düzenlemek isterseniz, iyi çalışan bir drenaj sistemine ve kaliteli geçirgen toprağa ihtiyacınız var. Yazın her gün sulama işlemi yapmanız da şart. Oysa zen bahçeleri sizi bu ek masraflardan ve sıkıntılardan kurtarıyor.

Peyzaj Yüksek Mimarı Gökçen Yücel, özellikle günümüzde metropollerdeki insanların doğayla iç içe yaşamaya ihtiyaç duyduklarını belirterek “Zen bahçeleri çarpıcı sadeliği ve sahip olduğu simgesel anlatımıyla ruhlarınızı dinlendirme fırsatı sunuyor.

Beyaz kumun içindeki suyun sesini algılamak zen ruhuna hitap eden mistik bir anlam taşıyor. Kaya, çakıl veya tırmıklanmış kumla güçlü bir su ifadesi yaratılıyor. Tarihsel süreç içindeki devamlılıklarını düşündüğümüzde, bahçelerimiz daha etkili bir anlam kazanıyor” diyor.

Materyalleri doğru seçin
Zen bahçesinde alan kısıtlaması yok. Geniş bir bahçe ya da balkondaki küçük bir yer farketmiyor. Peyzaj Yüksek Mimarı Serap Aslan, istediğiniz alanda doğru materyalleri seçmenin uygulamaya başlamak için yeterli olduğunu söylüyor: “Daha küçük boyutta kayalar, daha az ağaç ve çalılar kullanılıp çakılın yerini kuma bırakırsanız çok küçük alanlarda bile uygulama yapabilirsiniz”.

Mesela; yapay yeşillendirmeyle topraksız ve güneş almayan alanları değerlendirebilirsiniz. Pencerenizden baktığınızda karşılaştığınız boş avlunuz veya üstü kapalı terasınız, yapay bitkiler, çakıl ve kayaların da katılımıyla bir zen bahçesine dönüşebilir.

Kayalar ağırlıkları nedeniyle problem yaratacaksa gerçeğinden ayırt edilemeyen strafor malzemeden hazırlanan hafif kayaları kullanabilirsiniz. Terasınızın bir köşesinde renkli çakıl üzerine polyester dökülerek hazırlanan döşemelerden yararlanarak dere etkisi de yaratabilirsiniz.

Zen bahçesinin uygulaması, yapacağınız alanın büyüklüğüne göre en fazla dört gün sürüyor. İşe öncelikle proje oluşturarak başlanıyor. Malzemelerin seçimi ve plan üzerindeki yerleşimleri belirleniyor. Bahçenin güneş görme oranı, toprak yapısı gibi özellikleri göz önüne alınarak kullanılacak bitki türlerine karar veriliyor.

Kayaların şekli ve konumunda karar, size ait. Yalnız bitkileri, kum, çakıl ve kayaları yalın bir kompozisyon oluşturacak şekilde düzenlemeye dikkat etmek lazım.

Uygulamanın ana malzemeleri hepsi ayrı anlamlar taşıyan kum, çakıl, taş, kaya, kütük, bazen çim, parlak taşlar, tırmık ve Japon bitkileri. Kayalar Japon adalarını, bir ejdere doğru yüzmekte olan anne kaplanla yavrularını ve zihne karşılık gelen kanji karakterinin bir parçasını oluşturuyor. Çakıllar da okyanusu simgeliyor.

Bahçeye isteğe bağlı olarak ahşap yer döşemeleri, köprüler veya Japon taş bahçe fenerleri de ilave edilebiliyor. Tasarımda kullanılan bitki türlerinin çoğu uzun süre bozulmadan kullanılabiliyor ve fazla bakım gerektirmiyor. Çim tercih etmezseniz bahçenin bakımı için zaman harcamanıza bile gerek kalmıyor. Yaz, kış her mevsim canlı ve yaşayan bir bahçe hissi uyandırılıyor.

Zen bahçesi kuralları
Gökçen Yücel Peyzaj Yüksek Mimarı
Düzenlemede beş temel kaya şekli kullanılıyor. Kayalar ikili, üçlü, 5’li gruplar halinde ağaç, çakıl ve kum kompozisyonları içerisine yerleştiriliyor. Kayaların gruplamalarında çeşit kenar üçgen örnek alınıyor. Ana kaya, üçgenin merkezi doruk noktasına yerleştiriliyor. Diğer iki kaya üçgenin tabanını oluşturuyor.

Doğadaki taşlardan farklı olarak, bahçede kullanılan taşların bir bölümü toprağa gömülüyor. Kumun derinliğinin en az beş santim olmasına özen göstermek lazım. Malzeme yerleşiminde yeşil elemanların daha çok kenar veya köşe noktalarda konumlanmasına dikkat etmek gerekiyor. Eğer yeşil alan merkezde kullanılacaksa ortaya bir kaya koyabilirsiniz. Kalan alana çakıl serip kayaları da üzerinde konumlandırmanız mümkün.

Kuma tırmıkla verilen şekiller, kayalar çevresinde halkalar şeklinde yayılırken diğer alanlarda düz şeritler oluşturuyor. Tırmıkla oluşturulan bu farklı desenlerin de değişik anlamları bulunuyor. Kayaları çevreleyen halkalar dalgalar olarak yorumlandığı gibi evreni temsil ettiği de söyleniyor. Yeni tırmıklama modelleri kullanmaktan, bahçeye yeni elemanlar eklemekten veya uzaklaştırmaktan kaçınmamak gerekiyor. Bahçe içerisinde çok fazla peyzaj elemanı kullanarak karmaşık bir görünüm oluşturulmasından da uzak durmak lazım.

Zen bahçesinin bitkileri
Serap Aslan Peyzaj Yüksek Mimarı
Ağaç olarak Japon akçaağacı tercih edilebilir, bu ağaç bahçenize renk ve eğlence katar. Çalı gruplarındaysa pittosporum ve şimşir gibi Japon bahçelerinde sıklıkla kullanılan türler ideal. Çünkü bu çalılar yaprak dökmedikleri için yaz kış bahçenizin yeşil olmasını sağlar.

Minyatörleri satılıyor
Mağazalarda ve internette satılan minyatür zen bahçeleri Japonların büyülü ve dingin ortamını evlerinize dekorasyon objesi olarak taşıyor. Sizi şehrin gürültülü ortamından ve iş stresinizden uzaklaştırarak iç dünyanızda bir yolculuğa çıkarmayı vaadediyor.

Günün stresinden uzaklaşmak için tek yapmanız gereken küçük tırmığı elinize alıp kuma şekil vermek. Minyatür avlu içinde, ahşap su kuyusunun muhafazası canlıların yaradılışını, çakıl taşlarıysa yansımaları ve gerçeğin aranışını temsil ediyor. Minyatür bahçelerin fiyatı 70-80 YTL arasında.

Etiketler: , , , , , , ,