Reebok Spor Ayakkabıda Renk Cümbüşü

renkli ayakkabi Reebok Spor Ayakkabıda Renk CümbüşüYaz geliyor ve kışın koyu renkleri artık rafa kalkıyor. Güneş yüzünü gösteriyor ve içimizdeki enerji artıyor. Baharın gelmesi ile birlikte gökkuşağının tüm renkleri ortaya çıkmaya hazır. Reebok’ta bunlardan bir tanesi. 2009 yazı için tasarladığı lifestyle koleksiyonunda tam bir renk cümbüşü sunuyor bize. Gökkuşağının tüm renklerini görmeniz mümkün. Pembelerden, dore çizgilere, gri pamuklu penyeden, pötikarelere her renkte bayan spor ayakkabıları bu yaz Reebok farkıyla gönüllerimizi fethedecek…kirmizi spor ayakkabi Reebok Spor Ayakkabıda Renk Cümbüşü
bilekli spor ayakkabi Reebok Spor Ayakkabıda Renk Cümbüşübez spor ayakkabi Reebok Spor Ayakkabıda Renk Cümbüşüparlak reebok Reebok Spor Ayakkabıda Renk Cümbüşü

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Kalçalar nasıl eritilir

kalin kalca Kalçalar nasıl eritilirVücudumuz yiyeceklerle alınan yağı derhal vücut yağına çevirir. Giderek şişmanlayıp, belinizde yağ toplandığını düşünüyorsanız bu duruma neden olan 2 suçluyu; yağları ve karbonhidratları vücudunuzda depoluyorsunuz demektir…

Besinlerin içeriğindeki yağlar ve gıdalara eklenen katkı maddeleri vücudumuz için zararlıdır. Doğal içerikleri bozulmuş, içindeki besin değeri yüksek kısımları çıkarılmış kan şekerini hızla yükselten gıdalar, rafine gıdalardır. Yağ+ rafine gıda ikilisi vücudumuzda yağ toplanmasını emreden bir formüldür. Vücut kan şekerinin yükseldiği durumlarda doğal bir tepki verir.

Bilindiği gibi rafine gıdalar kan şekerinde ani çıkışlar doğurur, şekeri kandan atmak için insülin dalgalanmaları oluşur. İnsülin ise vücutta yağ biriktirir. Yani insülin seviyesindeki artış vücuda alınan kalorilerin hızla yağa dönüşmesine yol açar. Kan şekerini düşürüp, iştahı artıran yiyeceklere tıp dilinde yüksek glisemik indeksli gıdalar denir; ki bunlar beyaz pirinç, beyaz ekmek, baklava, börek gibi besinlerdir.

Bu değere sahip olan besinler düşük glisemik indeksli yiyeceklere göre tokluk kan şekerini daha çok artırır. Düşük glisemik indeksli gıdalar bedeni halsizlik, yorgunluk ve enerji kaybından korur. Bu gıdalar arasında meyve, sebze ve tahıllar başta gelmektedir. Düşük glisemik indeksli gıdaların tüketilmesi insülin hormonunda azalmaya neden olur. Yağ depolanması azalır ve yağ yakımı başlar. İnsülin ve şekerdeki dalgalanmalar yemeklerden sonra oluşan halsizliklere neden olur.

Artan insülin daha çok yağ demektir. Rafine olan her şey glisemik indeksi yükseltir. Rafine karbonhidratlardan uzak durmak belinize de faydalıdır.

Zayıflamak mı istiyorsunuz?

Şeker ve şekerli gıdalar kana hızla karışır, pankreastan salınan insülin hormonu ile kan şekeri düşer, tatlı isteği başlar. Düşük glisemik indeksli beslenme diyetlerin de altın kuralıdır. Bir besinin glisemik indeksi 55′ten küçükse düşük, 56-69 arasında ise orta, 70′ten büyük ise yüksek glisemik indeksli (GI) besin denir. Yüksek GI’li gıdalar beyaz ekmek, pirinç, şekerli gıdalar, pasta keklerdir. Düşük GI’li gıdalar ise sebze, meyve ve tam tahıllardır.

Zayıflamak isteyenler glisemik indeksi düşük gıdalarla beslenmeli. Glisemik indeksi yüksek gıdalar şekerler, nişastalı yiyecekler, baklava, börek, reçel ve patatestir. Yulaf, kuru baklagiller, kepek ve tam buğday ekmeğini rahatlıkla tüketebilirsiniz. Düşük glisemik indeksli beslenmenin faydaları: Yemekten sonra oluşan uyku hali, enerji kaybı, halsizlik ortadan kalkar. Kalp, tansiyon, diyabet depresyon gibi sorunlar çözülür. Uyku kalitesi artar, açlık, şeker krizleri geçer.

Dr. İsmail Ağar

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Kişiye uygun diyet programları

Kişiye uygun diyet programları ile ilgili olarak merak ettiğimiz her soruyu Uzman Diyetisyen Hoşabcıoğlu yanıtladı.

Kişinin içinde bulunduğu duruma göre, besinlerin çeşit ve miktarlarının planlanması-programlanması da yine beslenme bilimi içinde yer alır.
Sağlıklı beslenmenin planlanması aşamasında, kişinin vücut matematiğine ulaşılmasının önemini vurgulayan Levent Refresh Clinic Merkezi’nden Uzman Diyetisyen Leyla Hoşabcıoğlu, kişi üzerinde bazı ölçümler yaparak vücut yüzeyi, bazal metabolizma hızı, vücut yağ oranı, yağlı yağsız vücut kitle miktarı vb. değerlere ulaşıp, alınması gereken enerji miktarının belirlenebildiğini belirtiyor.

Vücut yağ oranı, yağlı-yağsız kitle belirlenirken ‘calıpper’ ile vücudun beş ayrı bölgesinden deri kıvrım kalınlığı ölçülüyor ve ayda bir kez tekrarlanır. Bu sayede planlanan diyetin matematiksel güvenilirliği yüksek oluyor. Yapılan ölçümler sonrası, kişinin yapısına göre bir diyet programının belirlenmesi gerektiğini de belirten Dr.Leyla Hoşabcıoğlu, “İnsanların moda olanı değil, mutlaka kendilerine uygun olan diyet programlarını seçmeleri gerekmektedir.” dedi.

Kişiye uygun diyet programları ile ilgili olarak merak ettiğimiz her soruyu Uzman Diyetisyen Hoşabcıoğlu yanıtladı.

Bilinen bir diyet programı, yapısı ne olursa olsun herkes için uygun mu?

Uygun olmaz. İki kişinin boy, kilo, yaş, cinsiyet gibi özellikleri aynı olsa, aynı miktarda enerji tüketimine ihtiyaç duysalar bile sosyal, psikolojik, ekonomik yapıları ve alışkanlıkları beslenme programlarını farklılaştıracaktır. Bazı bireyler,”arkadaşımla aynı diyeti yapıyoruz. O, benden daha çok kilo kaybediyor” derler, bunun nedeni fiziksel özellikler dışında alışkanlık farklarıdır.

Zayıflamak isteyen kişiye belirli tetkikler yapmak gerekiyor mu?

Evet, bazı tetkikler gerekiyor. Kişinin öyküsü, aile öyküsü alındıktan sonra, şişmanlığın hangi nedenlere bağlı olduğu saptanmalıdır. Bir hastalığa mı bağlı, yoksa sadece yeme davranışına ait bozukluk mu belirlenmelidir. Şişmanlık oluştuktan sonra bir başka hastalık gelişmiş mi, kalp-damar hastalığı, hipertansiyon, şeker hastalığı ve buna benzer hastalıklarla mı seyrediyor buna bakmalıyız. Bunların saptanması için bir hekimin yönlendirmesi ile gereken bütün tetkikler yapılır ve tedavi başladıktan sonra bazı tetkikler belli aralıklarla tekrarlanabilir. Gelişimi gözlemek için bu şarttır.

Tekrarlanan ölçümler nelerdir?

Örneğin Calipper dediğimiz bir aletle, beslenme programı öncesi ve sonrasında kişinin vücut bileşimindeki değişimi görmeye çalışıyoruz. Kişi zayıflarken de vücudun yağlı kitlesinden de yağsız kitlesinden de kayba uğradığını belirlemeye çalışıyoruz. Calipper, vücut yağ oranının saptanmasında ve yağlı-yağsız kütle miktarının belirlenmesinde, bölgesel yağ miktarlarının değerlendirilmesinde kullanılan mekanik bir ölçüm aletidir (deri kıvrım katlanmasını ölçer).

Calipper’ı nasıl kullanıyorsunuz?

Calipper, mekanik, elle kullanılan bir alettir. Bir elinizle kişinin belli bölgelerinden yağ dokusunu kavrarsınız diğer elinizde bulunan calipper ile kavradığınız dokuyu sıkıştırırsınız ve calipper üzerinde yerleşmiş kadrandan milimetre olarak ölçüyü okursunuz. Bu, o bölgedeki yağ kalınlığını gösterir. Bu ölçümü vücudun birkaç bölgesinde uygulayıp, ağırlık, boy, fizik aktivite gibi parametreleri kullanıp vücut yağ oranına ulaşılır. Beslenme programlarında yağlı-yağsız kitle saptamak önemlidir. Kişi, uygun ağırlığına gelirken (ağırlık kazanır ya da kaybederken) vücudun yağlı-yağsız kitlesindeki değişimi gözlemek gerekir.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , ,

ENDER SARAÇLA FORMULA 7 ZAYIFLAMA KAPSÜLÜ

Dr Ender Saraç’ın Formula 7 adını verdiği ve her fırsatta zayıflamak isteyenler için bir alternatif olarak önerdiği, bitkisel kapsüllerin içeriği ve içeriğinde bulunan maddelerin faydaları ;

* L-Carnitine : Yağ asitlerini, yakılmak üzere hücrelere taşır. Vücutta depolanmış yağların, yakılmasını hızlandırır ve kasların performansını artırır. Özellikle, diyet ile birlikte yapılacak egzersizlerden, daha iyi netice alınmasına yardım eder. Eksikliğinde vücutta yağ yakımı ve enerji üretimi azalır.
* Co-Enzyme Q10 : Zayıflarken, sağlığın korunmasına yardımcı olan, güçlü bir antioksidandır. 21. yüzyılın en önemli şifalı maddelerinden biri olarak, kabul edilmektedir. Kalp damar sağlığı için ve kansere karşı korunmak için yardımcıdır. Enerji metabolizmasını canlandırıp, kilo kaybı esnasında, yaşanan halsizlik problemine karşı da yardım eder.
* Tere Tohumu: Metabolizmayı canlandırıcıdır. Troidi tembel olan kişilerde, daha verimli çalışmasına yardım eder.
* Funda Yaprağı : Zayıflama ve yağların vücut tarafından daha iyi yakılmasına yardımcıdır. Açlığın bastırılmasında fayda sağlar.
* Zencefil: Yenilen besinlerin, daha iyi sindirilmesi için yardım eder. Bünyeyi güçlendirir. Kilo verilirken, enfeksiyonlara yakalanma riskinin azaltılmasına yardımcı olur.
* Yeşil Çay: Güçlü bir antioksidan olarak bilinir. Metabolizmayı hızlandırıcı etkisiyle kilo vermeye yardımcıdır. Bağırsaktaki, yararlı bakterileri artırarak sindirime yardımcı olur.
* Krom GTF: Kromyumun, bazen glikoz tolerans faktörü (GTF) olarak adlandırılan, biyolojik etken formu doğal olarak ortaya çıkar. Bu nedenle daha yüksek oranda yarar sağlar. İnsülin faaliyetinin etkisini arttırıp karbonhidrat, protein ve yağ metabolizması üzerinde etkili olan bir esansiyel eser mineral olarak genel kabul görür. Pankreasın kan şekeri seviyesinin dengelenmesi için yardımcı olur. Diyetlerde kan şekeri seviyelerinin düşmesine ve artmasına mani olur. Açlığın ve tatlı krizinin bastırılması için yardımcıdır.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , ,

Evde Punk Shui

dek0412 Evde Punk ShuiKanepeyi testereyle doğrayın, televizyonu patlatın, kapılara resimler çizin, duvarlara delik açın, tabloları söküp yerine kırık sandalyeler asın. Feng Shui’ye meydan okuyan yeni dekorasyon trendi Punk Shui eve düzen yerine kaos getirmeyi, hayatı olduğu gibi kucaklamayı öneriyor.

Mükemmel uyumlu mobilyalar, huzur verici renkler, düzenli ve aydınlık iç mekanlar sizi hasta ediyorsa; evinizin en güzel nasıl dekore edileceğini söyleyen televizyon programları, dergiler ve ağza sakız olmuş felsefelerden artık gına geldiyse; içinizden gelen tek şey ortalığı dağıtıp, eşyaları kırıp dökmekse o zaman bu trend tam size göre: Punk Shui.

Radikal bir ev dekorasyon tarzı Punk Shui. Bu yeni dekorasyon trendinin isim babası olan 25 yaşındaki New York’lu tasarımcı/sanatçı Josh Amatore Hughes ise yayımladığı kitabının kapağında bu tarzını şöyle adlandırıyor: ‘Punk Shui: Anaşistler İçin Ev Dizaynı. Adından da anlaşılacağı üzere Punk Shui, evlere huzur, düzen, sadelik, pozitif enerji gibi kavramlar getirmeye odaklanan ünlü dekorasyon anlayışı Feng Shui’nin bir antitezi.

Çünkü Punk Shui ‘negatif ya da pozitif fark etmez, bütün enerjileri eve doldurun’ diyor ve önerilerini sıralıyor: ‘Elinize bir testere alın ve mobilyalarınızı doğrayın, televizyonu patlatın, bir kalem alıp kapılara resim çizin, duvarlara delik açın, kırık aynalar, parçalanmış bir gitar, ayağı eksik bir sandalye gibi akla hayale gelmeyecek şeyleri tablo niyetine duvara asın, banyo perdesi ya da duşakabininizi söküp özgürce yıkanın, mobilyalara boya sıçratın, giysileri etrafa saçın, boş şişeleri ve izmaritleri ortalıkta bırakın. Kural yok, içinizden ne geliyorsa onu yapın.’ Kısacası Punk Shui huzursuzluğu, vahşiliği, kaosu kucaklıyor.

Böyle bir girişimin sonucunda ortaya çıkan manzaranın korkunç olacağını, evinizin bir harabe ya da bir çöp evden farkı kalmayacağını düşünüyorsanız hemen söyleyelim: Punk Shui sadece ortalığı darmadağın etmekten ibaret değil. Josh Amatore Hughes’un ‘Punk Shui: Anarşistler İçin Ev Dizaynı’ kitabına bakılırsa işin içinde derin bir de felsefe var.

Vahşiliği ve kaosu kucaklayın, özgürleşin
‘Punk Shui’nin asıl amacı sizi daha yaratıcı kılacak bir ortam yaratmaktır’ diyor Hughes. Günümüzde herkesin moda olup fazlasıyla yaygınlaşan akımların kuralları içine hapsolmasına ya da ünlü markaların kölesi olmasına tepki gösteren Hughes, herkesin bu sebeple birbirinin aynı hayatlar yaşamaya başladığını, sıkıcılaştığını, kalıplaştığını söylüyor.

Bu sıradanlıktan kurtulmak içinse tüketime odaklı fabrikasyon tasarımların hayatımızı şekillendirmesine karşı çıkmamız gerektiğini vurguluyor: ‘Yaşadığınız ortamı tepetaklak eder ve alışık olmadığınız bir hale getirirseniz bu kaos sizi daha yaratıcı yapar. Çünkü kaos her zaman insanı iyi ya da kötü anlamda bir değişime sürükler. Bu açıdan Punk Shui kişinin özgürleşmesi, farklılık yaratması, kendinden bir şeyleri ortaya koyması ve daha da önemlisi özgüven kazanması anlamına geliyor.’

Hughes’un bakış açısı size bir parça yakın geldiyse atmanız gereken ilk adım şu: ‘İlk olarak evinizde şimdiye kadar uyguladığınız düzeni gözden geçirin. Sürekli tekrarlanan şeyleri bulun ve öncelikle onlara el atın, parçalayın, kırın, dağıtın, bunu yaparken özgürlüğü hissedin ve eğlenin. Ancak bu şekilde yeni fikirlerin ortaya çıkmasını sağlayabilirsiniz. Sonra isterseniz bu parçaları birleştirerek kendinize özgü bir heykel yapıp salonun bir köşesine koyabilirsiniz.’

Josh Amatore Hughes, New York’ta Çin Mahallesi’ndeki evini tam manasıyla Punk Shui tarzıyla döşemiş ve ardından evine gelen pek çok kişiden iş teklifi almış. Bu yepyeni dekorasyon akımı kulaktan kulağa yayılıp New York çapında büyüyünce de genç tasarımcı Punk Shui Design adlı bir şirket kurmuş. ‘O son derece düzenli, huzurlu evlerde yaşamak aslında yapay bir hayat tarzından başka bir şey değil. Çünkü sokağa adımınızı atar atmaz yine kaosun içine dalış yapıyorsunuz.

O zaman neden hayatı olduğu gibi kabul etmiyor, kaosa evimizde de kucak açmıyoruz’ diyen Hughes ekliyor: ‘Pek çok müşterimin hayatına kaosu davet etmesine, bize öğretilen ve dayatılan kuralları yıkmasına ve orijinal fikirlerini hayata geçirebilmesine yardımcı oldum. Bu özgürlüğün daha da geniş kitlelere yayılması için çalışıyorum.’

Hughes yeni kitabı sayesinde bu seslenişini daha geniş kitlelere duyurmayı başaracak gibi de görünüyor. Fabrikasyon evler ve fabrikasyon hayatlardan sıkılan ve tüm bunlara karşı çıkmaya cesareti olan asi ruhlar yarın, öbür gün birer testere kapıp evdeki her şeyi kesip biçmeye başlarsa sakın şaşırmayın.

Punk shui feng shui’ye karşı
Çılgın tasarımcı Josh Amatore Hughes’un yarattığı dekorasyon trendi Punk Shui ismini Feng Shui’den ilham alıyor. Son yılların en popüler dekorasyon trendi olan ve kökleri eski bir Çin felsefesine dayanan Feng Shui evdeki her şeyin birbiriyle ve doğayla uyum içinde olmasını ve sadeliği savunuyor.

Negatif enerjiyi ortadan kaldırıp huzur, sağlık, aşk, mutluluk, para gibi konuları hayatımıza dahil edebilmek için gereken pozitif enerjiyi yaşadığımız mekanda oluşturmayı vaat ediyor. Ancak Punk Shui bunların tam tersini öneriyor.

‘Pozitif ya da negatif fark etmez, her türlü enerjiyi evinize almalı, kaosu kucaklamalısınız. Böylece hayatın kendisini de kucaklamış olursunuz’ diyen Punk Shui’nin Feng Shui’den farkını anlamanız için işte size birkaç örnek.

Yatak odanıza kırık bir ayna asarsanız bu Punk Shui’dir. Feng Shui’de ise yatak odasında hiç ayna bulunmaması gerekir çünkü yatak odası rahatlamak için ayrılmış bir mekandır, aktif enerji yaratan şeyler burada bulunmamalıdır. Punk Shui’de evinizin çeşitli köşelerinde kaktüs yetiştirebilirsiniz. Çünkü dikenler kaosu besler.

Feng Shui ise bambu, lavanta, palmiye bitkileri yetiştirmeyi önerir çünkü bu bitkiler evinizin havasını temizleyip pozitif yaşam enerjisini harekete geçirir. Punk Shui’ye göre mutfak istediğiniz kadar dağınık olabilir, hatta masayı tersine çevirip koyabilirsiniz.

Ne de olsa çoğunlukla mutfağa girmiyorsunuz. Feng Shui’de ise mutfak özenle yerleştirilmeli, ocak bütün mutfağı kontrol edebileceğiniz bir noktada durmalı ve gelen konuklara sıcak bir karşılama hissi vermelidir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

HER DERDE DEVA ÜZÜMÜN FAYDALARI

İzmir üzümü,Hasanoğlan üzümü, çavuş üzümü, mor üzüm,siyah üzüm derken pek çok çeşiti bulunan üzüm, deyim yerideyse her derde deva bir meyve. Üzümü mevsiminde taze olarak, mevsimi dışında ise, kurutulmuş olarak tüketebilirsiniz. Özellikle okula giden çocukları için çok iyi bir besin kaynağı. Üzümün faydaklarını anlatmaya kalksak, hepsini anlatamayız, ama dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışalım.

* Adeta enerji deposudur.
* Bol vitamin ve mineral deposudur.
* Pek çok hastalığa şifa kaynağıdır.
* Çok önemli bir konu, Doğum kontrol haplarının yan etkilerini yok eder.
* Günde yenilecek 1 avuç üzüm günlük enerji ihtiyacınızı karşılar.
* A, B1, B2 ve C vitaminleri içeriri.
* Taze üzüm diyet yapanlar için iksir gibidir.
* Aynı zamanda dişlerin temizliğinde de önemli rol oynamaktadır.
* Üzüm iyi bir kan yapıcıdır.
* Üzüm sindirim sistemini çalıştırır.
* Çocukların zekâlarının gelişmesinde çok önemli bir yeri vardır.
* üzüm kalp krizi riskini de azaltır.
* Karaciğer hastalıkları ve kansızlığa iyi gelir.
* Yüksek tansiyonu dengede tutar.

Etiketler: , , , , ,

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu hakkında:
1949 doğumlu olan Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, üniversitede aldığı kimya eğitiminden sonra, Avusturya Graz Teknik Üniversitesi’nde doktorasını yaptı. 1987’de doçent, 1994 yılında da profesör olan İbrahim Saraçoğlu, Karl Franz ve Viyana Teknik üniversitelerinde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Saraçoğlu’nun “Bitkilerdeki Sağlık Mucizesi”, “Bitkisel Sağlık Rehberi ”
isimli kitapları bulunmaktadır.
(Bilgi: televizyongazetesi)

Etiketler: , ,