Dr.İbrahim Saraçoğlu süper enerji

SÜPER ENERJİ FORMÜLÜ
Kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız ve özellikle zihin yorgunluğunuz varsa Profesör Saraçoğlu, hiçbir yerden okuyup öğrenemeyeceğiniz çok özel bir formülün tarifini veriyor

Süper enerji formülü (MALZEMELER)
— Bildiğimiz siyah çay (Ancak çok demli olmayacak, açık olacak, poşet çay olmayacak)
— 10–12 sap kuru karanfil

Süper enerji formülü (HAZIRLANIŞI)
Demlenmiş siyah çayın içine kuru karanfilleri atın. 2–3 dakika bekleyin ve karıştırıp için. İçtikten 10 dakika sonra saçınızın kökünde bile dahi kıpırdanmayı hissedeceksiniz. Yorgunluğunuzun buharlanıp gittiğini belirgin şekilde fark edeceksiniz. Dinçleştiren ve üzerinizdeki ağırlığı alan bir formül

Etiketler: , , , , ,

BU YAZ EN ÇEKİCİ KADIN SİZ OLUN

Bu yaz, istediğiniz çekiciliğe ve güzelliğe kavuşacaksınız. Üsteklik, bunun için, güzellik salonları ve çok pahalı bakımlara gere de yok. Elde olan imkanlarla, sadece bir kaç basit adımla, istediğinize kavuşacaksınız.
SAÇLAR : Bir ortamda, sizin fark edilmenizi sağlayacak en önemli unsur, havalı ve hacimli saçlardır. Eğer, saçlarınız ince telli ise, son dönemlerde çokan ve çok fayda sağlayan, hacim verici şampuanlardan ve saç kremlerinden, faydalanabilirsiniz. Bunları saçlarınızı her yıkadığınızda kullamanız gerekmektedir. Daha sonra, saçlarınızı kurutmadan önce, hacim veren ve dolgunluk katan bakım ürününü, saçınızın kökünden ucuna doğru uygulayın. Saçlarınızı kuruturken, diplerine parmak uçlarınızla masaj yapın. Saçlarınız kuruduğunda da, oval bir saç fırçasıyla tarayın. Son olarak, başınızı aşağıya doğru eğerek saç kurutma makinesini soğuk konumuna getirerek saçlarınızı kabartın. Saçlarınıza iri dalgalarla hacim vermek istiyorsanız, kıvırcık ya da dalga veren saç şekillendiricilerden faydalanmak akıllıca olacaktır.
GÖZLER : Çekici ve güzel gözlere sahip olmak için, öncelikli yapılması gereken, ten rengine uygun far kullanmaktır. Göz kapağınızın renginde ve tonlarında bir renk tercih edebileceğiniz gibi, tamamen zıt renkleri de tercih etmeniz mümkün. Gözlerinizi olduğundan daha büyük göstermek için, koyu tonlardan ve buğulu makyajlardan kaçınmalısınız. Farı, göz kapaklarınızın tamamını kaplayacak şekilde uygulayın. Ancak, kaş kemiğine kadar taşırmayın. Kirpiklerinizin tam dibine, yumuşak yapılı bir göz kalemi çekin ve kulak çubuğuyla bu hattı hafifçe dağıtın. Ardından kirpiklerinizi tek tek ayırıp kıvıran yoğun bir maskara uygulayın.
DUDAKLAR : Dudakların dolgun görünmesi, son adım. Koyu renk ruj kullanmak dudaklarınızı olduğundan küçük gösterir. Dudaklara dolgunluk verirken, rengin yanı sıra, dudak parlatıcısı ya da, rujun kıvamına da önem verin. Sıvı, su bazlı ve ışığı yansıtan ruj ya da parlatıcılar, dudaklarda illüzyon etkisi yaparak hacimli görünmelerini sağlar. Dudaklarınızı, fırça yardımıyla, ten renginizden 2 ton koyu bir kapatıcıyla çerçeveleyin. Bu teknik, kapatıcı kaleme oranla daha doğal bir görünüm verir. Daha sonra dudaklarınıza altın ya da şeftali tonlarında bir parlatıcı uygulayın.
Bu uygulamalar sonucunda, olduğunuzdan daha çekici olacaksınız. Unutmayın, bu yazın en çarpıcı kadını sizsiniz….

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Solaryum Soruları

Solaryum Soruları

- Güneş ışınları ile solaryum ışınları arasındaki fark nedir?
Güneş ışığı stratosfer ile atmosferden geçerek dünyaya ulaşır. Ozon tabakası en zararlı UV ışınları filtre eder. UV-C ve bazı UV-B ışınları filtre edilirken UV-A ışınları aynı kalır. Güneş ışınının etkisi mevsimlere, yöresel sıcaklıklara, hava kirliliğine, kumsal, yağmur, kar durumlarına göre günden güne değişir. Solaryum cihazları insanlar tarafından yapıldığı için; ışınlar insan sağlığına en uygun şekilde kombine filtre edilmiştir ve ten tipine göre ayarlanabilir. Solaryum cihazları güneşin aşırı ve zararlı ışınlarına maruz kalmaksızın güneşin yararlı etkilerinden faydalanmak isteyenler için kuvvetli bir alternatiftir.

- İnsanların ten rengini belirleyen nedir?
Herkes doğduğu zaman genetik olarak ten rengine sahip olur. Afro-Canabian’ da doğan bebekler doğduklarında beyaz tenlidirler. Güneş ışığına çıkana kadar ten renkleri beyaz kalır, sonradan zencileşirler.

- Bulutlu havada yanılır mı?
Evet. Yanmak için direkt güneş ışınlarına gerek yoktur. Bulutların arasından gelen ışınlarla da yanılır. Gölgede de yansıyan ışınlar sayesinde aynı durum söz konusudur.

- Solaryumla güneş bronzluğu arasında fark var mıdır?
Kumsalda güneşlenmeyle solaryum eşit derecede bronzlaşmayı sağlar. Tek farkı solaryum cihazlarında kişiye özel bronzlaşma planları uygulanır. Ten tipine uygun makine ve kullanım süresi belirlenerek. Dolayısıyla güneşte oluşabilecek aşırı kızarma, soyulma, su toplama gibi durumlar solaryumda söz konusu değildir. Solaryum ve güneş bronzluğunun kalıcılık süreleri aynıdır. Bronzluğun kalıcılık süresini uzatmak ancak cildi iyi nemlendirmeyle olur.

- Solaryuma girmeden önce duş yapılır mı?
Solaryuma girmeden önce yapılan duş ve solaryuma özel pealing jelleri kullanımı bronzlaşma öncesi iyi birer hazırlıktırlar. Ölü deri hücreleri atılır, gözenekler açılır. Seanstan sonra duş yapmak da tavsiye edilir.

- Dövmeler için zararlı mıdır?
Alerjik reaksiyonlar oluşabileceği için dövmeli bölgelerin korunması gerekir.

- İlaç kullananlar solaryuma girebilirler mi?
Bazı ilaçlar deriyi UV ışınlarına karşı hassaslaştırırlar. Bu ilaçlar fototoksik efekte sahip olan içeriğe sahiptirler. Bu yüzden solaryuma girmeden önce ilaç kullanımı söz konusuysa ilacın prospektüsünü okumak ve şüpheli durumlarda doktora danışmak gerekmektedir. Herhangi bir etki 48 saat içinde belirir.

- Kaç yaşından itibaren solaryuma girilebilir?
Bebeklerin ve küçük çocukların tenleri UV ışınlarına karşı hassas olduğu için 16 yaşından küçüklerin solaryuma girmesi uygun değildir. Bu yaştaki çocuklarda büyüme hormonu salgılanması devam eder ve bu ışınlar hormonun salgılanmasına etki edebilir. Güneşte ise, şapka, elbise, şemsiye, yüksek koruma faktörlü kozmetik ürünleri vs. ile iyi korunmaları gerekir. Küçük yaşta alınan güneş yanıkları, ilerdeki yaşlarda ciddi problemlere yol açabilir.

- Solaryum hamilelikte zararlı mıdır?
Kadınlarda hamilelik sırasında choloesma adında pigmentleri aktif hale getiren bir hormon üretimi olur. O yüzden bazı hamile kadınlar diğer kadınlara göre güneş ışınlarına karşı değişik tepkiler verirler. Deri hassaslaşabilir. O yüzden kontrollü olarak ışınlarla temas etmek en doğrusudur. UV ışınlarının ana karnındaki bebeklere bir etkisi yoktur.

- Güneşlenmenin kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki etkisi nedir?
Düzenli güneşlenme vücut üzerinde tıpkı düzenli yapılan beden eğitimi etkisi göstermektedir. Bunun nedeni güneşin UV-B ışınları nedeniyle vücutta meydana gelen D vitamini üretimidir. Kalp ve dolaşım sisteminde bu vitaminin alıcıları bulunmaktadır. Bunun sayesinde kalp kasları ve kan dolaşım sistemi kan ile daha iyi yıkanmakta ve vücutta oksijen yönünden ekonomi sağlanmaktadır. Kalp ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları tedavisinde doktor tavsiyesine göre dozu ayarlanmış bir güneşlenme veya güneşlenme teknolojisi ile önemli başarılar sağlanmaktadır.

- Solaryum ışınları neden osteoporoza karşı koruma sağlar?
Osteoporoz, kemik erimesidir. Kemik özü artan hormon ve kalsiyum eksikliği nedeniyle azalır. Kemikler katılaşır ve özellikle yıpranmış noktalarda olmak üzere (Örnek: omurilik, el bilekleri ya da üst kalça eklemleri) daha kolay kırılır. Doktor kontrolü altında hormon kaybı ilaçlar ile dengelenebilir. Kalsiyum eksikliğine bol kalsiyumlu yiyeceklerle karşı konulabilir. Fakat buna ek olarak kanın yeterli oranda vitamini ile beslenmesi gerekir. Çünkü ancak bunun yardımıyla insan vücudu besinlerden alınan kalsiyumu değerlendirebilir. D vitamini ilaç olarak ya da güneş ışınlarından alınabilir. UV ışınları bu sırada özellikle tercih edilmelidir. Çünkü D vitamini tabletlerinin dozajına zararlı reaksiyonlara yol açmamak için dikkat etmek gerektiği halde UV ışınlarında aşırı üretim söz konusu değildir. Yaz aylarında doğal güneş ışınlarının içerdiği UV-B ışınları solaryumdakilerden çok daha fazladır. Ancak özellikle son yıllarda çok yüksek UV-B dozajının belli riskler taşıdığı, Örneğin aşırı güneşlenmede cilt kanseri olunabileceği ortaya çıktı. Buna karşın solaryumda ışınlar kontrollüdür. Modern solaryumlar vücudun D vitamini üretebilmesine yeten, fakat diğer yandan cilt kanseri gibi riskleri ortadan kaldıracak olan %1-2 oranında kontrollü UV-B ışınları yaymaktadır.

Sonuçta dünyada solaryum yardımı ile güneşlenmeden dolayı cilt kanserinin ortaya çıktığı tek bir vaka bile görülmemiştir. Buna sonbahar ve kış aylarında güneş ışınlarının açısı nedeniyle doğal güneşin UV-B ışınlarının, vücutta D vitamini sentezine çok düşük oranda imkan verecek kadar zayıf olması eklenmektedir. Yani solaryum hem yazın hem de kışın hayati önem yaşayan UV ışınları ile beslenmek için iyi bir olanak sağlamaktadır. Solaryum stüdyosunun seçiminde bronzlaşmayı sağlayan ampullerin mutlaka UV-B ışınları da yayıyor olması önemlidir. Bu bağlamda tüm vücutta ve %1-1 civarında bir UV-B ışını oranını sağlayan alçak basınç cihazları idealdir. İyi bir solaryum stüdyosundaki personel, cihazların kullanımı ve solaryuma girme sürelerinin doğruluğu konusunda da yardımcı olacaktır.

- Güneş ve solaryum kanserden korur.
Geçmişte, medyanın sansasyon merakı nedeniyle güneş ve solaryum hakkında, çoğunlukla yanlış ve gerçek dışı haberler çıkmıştır. Kuşkusuz doğru olan şu; aşırı dozda uygulandığında UV ışınları insan vücudunu olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle güneş ve solaryum insanları iyileştiren ancak aşırı dozda kullanıldığında zararlı yan etkileri olan bir ilaca benzetilebilir. Dünyanın hiçbir yerinde düzenli solaryum kullanımı nedeniyle ortaya çıkan bir cilt kanseri vakasına rastlanmamıştır. Değişik cilt hastalıklarının tedavisinde modern solaryumdaki UV ışınlarına oranla çok daha yüksek düzeyde UV ışınlarının uygulandığı foto-terapi kullanılmaktadır.

UV-B ışınlarına maruz bırakılan 1.000 civarında hasta on yıl boyunca gözlenmiştir. Bunların bir tanesinde bile cilt kanserine rastlanmamıştır. Tam aksine: Amerikan donanmasında gönüllü 4.000′ den fazla insan üzerinde yapılan gözlemler, güvertenin altında çalışan denizcilerin güneşte güvertenin üzerinde çalışanlara oranla maligne melanome (kara cilt kanseri) hastalığına çok daha sık yakalandığını göstermiştir. Bilimsel araştırmalar; ABD’ nin az güneş gören kuzey bölgelerindeki insanların, ABD’nin güneşli güney bölgelerinde yaşayanlara oranla bazı kanser türlerine daha sık yakalandıkları sonucunu vermiştir. Bunun sebebi, vücut tarafından üretilen ancak insanlarda güneş ve solaryum sayesinde harekete geçirilen D-3 vitaminidir. Bu vitamin sadece direnç mekanizmalarını güçlendirmekle kalmıyor aynı zamanda dahili tümörlerin büyümesini önleyici etki yapıyor ve bunların tehlikeli bir biçimde bölünmesini azaltıyor ve engelliyor. Güneşin kontrolsüz ışınlarına maruz kalmak istemeyenler, solaryum sayesinde, kontrollü şartlar altında, makul dozajlarda, zararlı sonuçlardan korkmaksızın güneşin yararlı etkilerinden yararlanma imkanı buluyorlar.

——————————————————————————–

Sağlıklı bronzluk için dikkat edilecek diğer konular.

Solaryum seanslarına başlamadan önce mutlaka cilt testi yaptırınız. Böylelikle teninizin rengine ve cildinizin hassasiyetine göre solaryuma gireceğiniz uygun süre ve seansları belirleyebilirsiniz.
Doğal bir bronzluğa ulaşmak için toplam 6 – 7 seans yeterli olmaktadır. Ancak çabuk bronzlaşmak için seanslar sık sık tekrar edilmemelidir. Bir hafta içinde 3 kereden fazla veya aynı gün içerisinde 2 kez solaryuma girmek tehlikelidir.
Solaryumda kalacağınız süre ilk seans için 8 – 10 dakika arasında olmalı daha sonraki seanslarda ise 5′ er dakika arttırılarak maksimum 20 dakikaya çıkarılmalıdır.
Solaryuma girmeden önce cildin bütün kozmetik ürünlerden tamamen arındırılmış olması gerekir. Ayrıca solaryum için üretilen özel ürünler olmadıkça, solaryum cihazında hiçbir güneş ürünü kullanılmamalıdır.
Seans esnasında gözler kapalı tutulmalı ve koruyucu gözlük takılmalıdır. Ayrıca lens kullanan kişilerin, solaryuma girmeden önce lenslerini çıkarmaları gerekmektedir.
Prospektüslerinde “UV ışınlarına karşı duyarlılık yaratabilir” uyarısı olan ilaçlardan kullananlar solaryuma girmemelidirler.
Alkol alındıktan sonra solaryuma girilmemelidir.
Epilasyon, ağda, cilt bakımı sonrasında solaryuma girilmemelidir.
Kalıcı makyaj ve lazer uygulamalarından sonra solaryuma girilmemelidir.
16 yaşından küçükler solaryuma girmemelidir.
Şüpheli durumlarda doktora danışılmalıdır.
Seans öncesi ve sonrası profesyonel solaryum kozmetik ürünleri kullanmak cildin nem dengesi, görüntü ve kalıcılık açısından faydalıdır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Koton dan Sevgililer gününe Özel İndirim

th 1 Koton dan Sevgililer gününe Özel İndirim Koton, Sevgililer Günü için birbirinden güzel hediye alternatiflerini müşterileri ile buluşturuyor. %70’e varan indirimi ile Sevgililer Günü alışverişlerinizin bu sene de ilk adresi olacak Koton, birbirinde özel kıyafetleri, aksesuarı, çanta ve ayakkabılarıyla o güne özgü öneriler sunuyor.
Koton mağazalarından yapacağınız Sevgililer Günü alışverişlerinizde, % 70’e varan indirim fırsatının yanı sıra Cardfinans’ın 100 YTL’ye 6, 100 YTL’nin üzerindeki alışverişlerde ise 9 taksit avantajlarıyla 14 Şubat alışverişinizi keyfe dönüştürerek, bu özel günün en şık, fark edilen ve modern çifti olacaksınız

Etiketler: , , , , , , ,

Bu saatler fark ediliyor

aks0077 Bu saatler fark ediliyorTek işlevi zamanı göstermek olan saatler, günümüzde görsel zenginliklerle donatılarak dekorasyonun önemli detayları arasına girmeyi başardı.

Saate bakmadan bir gün bile geçiremeyiz. Yapmamız gereken işleri, randevularımızı kısacası tüm plan ve programlarımızı saate bakarak ayarlarız. Köstekli saatlerin yerini kol saatleri, kol saatlerinin yerini ise cep telefonları alsa da. herkesin tercihine göre bir saati vardır.

Evlerimizde ise başımızı kaldırıp baktığımız, en görünen yerde asılı olan veya bir masanın üzerinde duran saatlerimiz hem zamana ayak uydurmamızı sağlar, hem de her zevke hitap eden modeller ile dekorasyonumuzun işlevsel ve görsel detaylarını tamamlar. Ve günümüzde üretilen saatler, hem ihtiyaca göre düzenleniyor hem de şekilden sekile giriyor. Geçmiş “zaman”ın sembolü olan guguklu saatler bile şimdiki zamana ayak uyduracak şekilde üretiliyor. Hem işlevsel hem de görsel zenginliğe sahip saatlerden sizin için seçilenler:

Mudo Consept
Mudo Consept mağazalarında satılan bu saatin, ne duvara asılmaya ne de bir masa üzerinekoyulmaya ihtiyacı var. Kendi ayaklarının üzerinde durabilen Mudo’nun ayaklı saati 215 YTL”den satışa sunuluyor.

Hem zamanı hem sıcaklığı hem de basıncı aynı anda ölçen barometreli ve termometreli weavysaat 84.50 YTL.

Masa saati olarak kullanılmaya uygun, çeşitli renk seçenekleri de bulunan pirinç sarkıt saat ise89.50 YTL’den satışa sunuluyor.
Tel: 0212 …

Çelik Saat
Fatih’te bulunan Çelik Saat firması ise saat satışının yanında saat tamiri ve bakımını da yapıyor. Çelik Saafin sahibi Tuncer Çelik tamir ve bakımını üstlendikleri saatler hakkında ise: ‘Tamir ve bakımı yapılan her türlü saat, firmamız tarafından 1 yıl garantilidir” diyor.
Tel: 0212 …

IKEA
IKEA mağazalarında yer alan istenilen yere kolayca tutturulabilen Klamman saat 14.95 YTL, Slabang çalar saat ise 24.95 YTL’den satılıyor.
Tel: 444 4 532

Regal Saat
Geniş bir ürün çeşidine sahip olan Regal Saafte özellikle mutfaklara renk katacak şekilde tasarlanmış meyveli saat ve sayıları ön plana çıkan Apex saat ise 30 YTL’ye satılıyor. Ahşap guguklu saat 200 YTL.
Tel: 0212 …

Everything
Çeşitli dekorasyon ürünleri, elektronik ve hediyelik eşya satılan, İstanbul’da Suadiye’de ve ?zmir”de Selvvay Alışveriş Merkezinde bulunan Everything mağazalarında ise oldukça şık bir görünüme sahip olan metalik masa saati 249 YTL”ye satılıyor.

Sade ve klasik bir tasarıma sahip kahverengi ahşap duvar saatinin satış fiyatı ise 89 YTL.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Vücut güzelliği bakım önerileri cilt bakımı yararlı bitkiler

Vücut güzelliği bakım önerileri cilt bakımı yararlı bitkiler
Vücut güzelliği cilt güzelliğiyle orantılıdır.

Önce parmağınızı cildinizde gezdirin. Cildinizin yağlı bir tabakayla kaplı olduğunu fark edeceksiniz. Bu tabaka, sebum ve sudan oluşan cildin koruyucu tabakasıdır. İşte bu koruyucu tabakanın içerisindeki sebum yani yağ oranı cilt tipinizi belirler.Eğer sebum oranı az ise cildiniz kuru; fazla ise yağlı; normal ve dengeli ise normal ve karma cilttir.

Kuru cilt oldukça incedir ve gözenekleri çok küçüktür. Görünümü mat ve serttir. Dokununca kuru ve pürtüklüdür. Cilt kendini koruma özelliğini tam olarak yerine getiremediği için iç ve dış faktörlerden kolayca etkilenip tahriş olur. Sık sık gerilir, kaşınır, karıncalanır, çatlar ve soyulur. Banyodan sonra kızarıklıklar oluşur, sabun ve kireçli su rahatsızlık verir. Fazlasıyla nemsizdir, günlük bakım kremi kullanılmasına rağmen hala kuruluk ve gerginlik hissedilir.

Yağlı cilt kalındır ve gözenekleri çıplak gözle rahatlıkla görülecek kadar genişlemiştir. Rengi donuk, görünümü yağlı ve parlaktır. Dokununca kaygandır. Sık sık sivilce ve siyah nokta oluşur. Makyaj çok çabuk bozulur hatta akar. Oldukça dayanıklıdır, en geç kırışan cilt türüdür.Karma cilt yağlı ile kuru arasındaki cilttir; ne yağlı, ne kurudur.Alın, burun ve çene ( T bölgesi ) yağlı; yanaklar normal veya kurudur. Yanak bölgesindeki cildin tipi dış etkenlere bağlı olarak değişebilir.Normal cildin gözenekleri optimal açıklıktadır. Rengi pembedir. Görünümü taze ve sağlıklıdır. Dokununca yumuşak ve pürüzsüzdür.

Bir önemli not, cildiniz hangi tipte olursa olsun, fazla güneşlenme, mevsim değişimleri ve hormonal etkenler nedeniyle nemsizlik, hassasiyet veya kuruluk gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu durumda yapmanız gereken, özel bakım programları uygulamaktır.Cilt bakımı için önce arındırma yani keselemenin cilt bakımı için önemi inkar edilemez. Haftada bir kez cildi ölü hücrelerden korumak için keseleme yapılmalıdır. Bedenin üst kısımlarına doğru dairesel hareketlerle yapılır. Ardından cilt mutlaka nemlendirilir. Göğüsler, boyun el ve bacaklar dış etkilere daha açıktır, her gün bakım ister. Cildin temel esnekliğini korumak ve ileriki yaşlarda sarkma ve çizgileri azaltmak için genç yaşlarda koruyucu ve nemlendiricileri kullanmak gerekir. Cilt hem sıcak hem soğuktan etkilenir. Nemini yitirir, hassaslaşır ve kurur. Cildi sağlıklı tutmak için yıl boyunca nemlendirici kullanmak yararlıdır. Cildin gerilmesiyle kuruduğunu anında anlayabiliriz.

Vücudun en büyük düşmanı selülitlerdir. Genç yaşlı, şişman zayıf fark etmez. Her kadında oluşur. Selülit, kısaca, derideki yapının bozulup, yağ dokularının su, tuz ve metabolizma atığı maddelerle dolarak şişmesi anlamına geliyor. Bu durum, lenf ve hücrelerarası sıvının birikmesine yol açıyor ve deriyi “portakal kabuğu” görünümüne büründürüyor. Dolaşım bozukluğu, kalıtım, yaş, cinsiyet, hormonal düzensizlik, hareketsizlik, iklim koşulları, psikolojik etkenler gibi pek çok oluşum nedeni var. Sağlıklı beslenme, spor yapma, gerekirse koruyucu kremlerle selülitle savaşılır. Selülit sağlıkla orantılıdır.

Yeterli uyuyun : Uyku sırasında enerji yenilenir, zehirli maddeler vücuttan atılır, dokuların beslenmesi düzelir ve hücre metabolizması normale döner.Stresli olmayınStresliyken vücut insulin salgılar. Bu durum vücutta yağ ve şeker birikimine yol açar.

Kilonuzu sabit tutun : Sık aralıklarla yüksek miktarda kilo alıp vermek deride esneklik kaybına neden olur. Bu durum deri yapısını bozar ve selülit oluşumuna zemin hazırlar.

Gelişigüzel ilaç kullanmayın : Özellikle idrar söktürücü ve müshil ilaçlarını doktor tavsiyesi ile kullanın. Selülit, vücuttaki su-tuz dengesi değişikliklerine son derece duyarlıdır. İlaçların kötü kullanımı bu dengeyi bozabilir.Güneşlenirken dikkatli olun.Fazla güneşlenmek cildin yaşlanmasına ve direncinin azalmasına neden olur. Sıcak saatlerde (12-16 arası) güneşlenmeyin ve mutlaka güneşten koruyucu bir ürün kullanın.Kan dolaşımını engelleyen nedenlerden uzak durun.Kan dolaşımındaki yavaşlamalar ve düzen bozuklukları selülitin oluşmasında çok etkilidir. Bu yüzden:

- Vücudunuzu çok sıkan giysiler giymeyin.
- Sürekli yüksek topuk kullanmayın.
- Kambur durmayın.
- Kabızlık sorununuz varsa tedavi olun.

İyi soluk alıp verin: Göğsünüzü iyice şişirerek burnunuzdan derin ve yavaşça soluk alın ve yine burnunuzdan yavaşça geri verin. Dokuların bol oksijenle dolması, yanma işlemini hızlandırarak zehirli maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır, selüliti engeller.

Aromaterapi yapın : Selüliti engellemeye yarayacak en etkili yağ özleri greyfurt, portakal ve limon yağlarıdır. Çok konsantre oldukları için sadece 2 ya da 3 damla uygulayın.Haftada 1 kez, vücudun üst kısımlarına doğru ve dairesel hareketlerle yapılmalıdır. Dirsek, diz, kol, kalçaların üst kısımları gibi vücudun pürtüklü bölümlerinde ısrarcı olunması, buna karşın göğüsler, boyun gibi hassas bölümlerine uygulanmaması gerekir.

Günde en az 1,5 litre su için : Su, hem vücudu zehirli atıklardan temizler hem de selülitli dokulardaki tuzu atarak bu dokuları temizler.

Tuzu azaltın : Tuz ve sucuk, sosis gibi tuzlu yiyecekler dokularda su tutulmasına neden olur.

Proteinli gıdaları tercih edin : Protein yönünden zengin yiyecekleri sindirme sırasında vücut fazla enerji harcar. Bu da sağladıkları kaloriyi azaltır.

Bol bol meyve ve yeşil sebze yiyin : Meyve ve yeşil sebzeler dokulardaki zehirli artıkların atılmasında son derece etkilidir.

Patates, pirinç gibi nişastalı yiyeceklerle yağlı yiyecekleri bir arada yemeyin.Nişasta fazla miktarda insulin salgılanmasına neden olur bu da yağların organizma içine iyice yerleşmesine yol açar….Ve tahmin edeceğiniz gibi,

Yemek aralarında atıştırmayın.

Sigara, kahve, alkol, gazlı ve kolalı içecekler içmeyin.

Çikolata, kuruyemiş, muz, yağlı, bol salçalı ve baharatlı yiyecekler yemeyin.

Selülitle savaşmakta kararlıysanız mutlaka düzenli spor yapmalısınız. Haftada bir kez 2 saat yürümek yerine, her gün 45 dakika yürümek çok daha faydalıdır.

Selülite karşı en etkili sporlar, yürüyüş, yüzme, jimnastik gibi kan dolaşımını artıracak, bacak ve kalçalarınızı kuvvetlendirecek özellikte olanlardır.

Eğer spor yapmaya hiç vaktim yok diyorsanız, işte size akşamları evinizde uygulayabileceğiniz iki egzersiz:

- Yan yatın, kolunuzu başınızın altına koyun, dizlerinizi vücudunuza dik açı yapacak şekilde bükün ve bacaklarınızla dairesel hareketler yapın.
- Sırt üstü yatın, dizlerinizi bükün, karnınızı içinize çekin, bedeninizin üst kısmını kaldırarak ayak bileklerinizi tutmaya çalışın.

Spordan sonra mutlaka banyo yapın ya da duş alın : Banyoda 37°C den fazla su sıcaklığı kullanmamaya gayret edin. Spor sonrası vaktiniz varsa, banyonuzu ılık suyla doldurun ve ayaklarınızı uzatacak şekilde oturup kalçalarınızdan baldırlarınıza doğru soğuk duş tutun.

Arındırma (keseleme) vücut bakımının önemli bir etabıdır Cilt bakımı öncelikle güneş ışınlarından korumayla başlar. Güneş ışınlarının en güçlü olduğu, sabah 10.00 ile 15.00 arasındaki saatlerde güneş ışınları ile direkt temastan kaçınınız.Geniş kenarlı bir şapka kullanınız ve güneş ışınlarını engelleyen giysiler giyiniz. Islak T-shirt-lerin ve bir çok hafif giysinin güneş ışınlarını geçirdiğini unutmayınız. UV (ultraviyole) ışınlarını süzen bir güneş gözlüğü kullanın. Mutlaka güneş ışınlarına karşı en az 15 SPF (sun protecting factor = güneş engelleme faktörü) lik koruma sağlayan cilt ürünleri kullanınız. Bu ürünleri güneşle temasınızdan 30 dakika kadar önce uygulamaya özen gösteriniz.Kış veya soğuk dönemlerde de uzun süreler güneşe çıkmak özellikle cilt kanserleri açısından risk oluşturur. Güneş ışınlarına karşı korumanızı bu
dönemlerde de sürdürün .

Siyah cilt rengine sahip insanların ciltlerinde sadece melanin pigmentinin daha fazla olduğunu ve o ciltlerde de kanser olabileceğini unutmayınız.Özellikle yaz aylarında, bir an önce yanmış bir cilde sahip olmak için kullanılan, yanma hızlandırıcı ürünlerden kaçınınızYanma hızlandırıcı ürünlerin, sadece yanık bir ten sağladığını ve ciltte UV koruması yapmadığını, ciltte kırışıklıklara ve kurumaya neden olduğunu unutmayınız.

Etiketler: , , , , , , , , ,

İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN GÖZ TANSİYONU VE KALP BÜYÜMESİ İÇİN DOMATES SUYUKÜRÜ

Göz tansiyonunun sebebi, göz içi basıncının yükselmesinden kaynaklı bir durumdur. Basınç yükselince, atardamar gözün retina hücrelerini besleyemez ve bunun sonucunda bu hücreler giderek ölür. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu göz tansiyonu sorunu olanlar için domates suyu kürünü öneriyor. Domates içeriğinde bulunan likopen sayesinde pek derde deva bir bitki.

DOMATES SUYU KÜRÜ : Bir ay boyunca, günde bir bardak içeceğiniz taze sıkılmış domates suyu göz tansiyonunuzun düşürülmesinde etkili olabilecektir. Bu amaçla kullanacağınız domatesin HORMONSUZ olmalıdır. Yaz mevsimi bu kürü uygulamak için son derece elverişli br mevsimdir. Bu kür aynı zamanda kalp büyümesi sorunu olanlar için de son derece faydalıdır. Bu kür için en uygun zaman, öğle yemeğinden bir saat öncedir.
İbrahim Saraçoğlu diyorki : “Bu kürü, özellikle makula dejenerasyonu şikayeti olanlara da öneririm. Domates kürünü uygulayan orta yaş ve yukarı yaş grubundakiler görmelerindeki güçlenmeyi belirgin bir şekilde fark edebileceklerdir.”

Etiketler: , , , , , , , , , , ,