Diyette suyun onemi

Bütün diyetlerde suyun vazgeçilmez olmasının nedenini düşündünüz mü ?

Su tüm diyetlerin vazgeçilmezi… Ama bunun nedeninin bir mililitre suyun 1 kalorinin yakılmasına neden olduğunu bilen pek de yok. Diyetisyen Fatmagül Yılmaz, “Günde 2 bin 500 kalori alınıyorsa bunun yakılması için mutlaka 2.5 litre su içilmesi gerekli” diyor.

Bu yıl erken bastıran sıcaklar giderek artıyor. Bahar aylarında başlayan kilo verme telaşı da devam ediyor. Bahçelievler Medicana Hastanesi’nden Diyetisyen Fatmagül Yılmaz, yaz ve bahar aylarının diyet ayları olarak algılandığını söyleyerek, şok diyetlerden uzak durulması gerektiğinin altını çiziyor.

Bu tür diyetlerin, günlük ihtiyaçlarımızı karşılamada yetersiz olduğunu, yağ kaybı yerine kas ve su atımına neden olduğunu anlatıyor. Şok diyetlerin birçok hastalığa da yol açabileceğine dikkat çeken Yılmaz, “Bu tür diyetler, kansızlık, vitamin mineral eksikliklerine bağlı ağızda yaralar, ciltte kuruma, saçlarda aşırı dökülme, tırnakta şekil bozuklukları, mide problemleri ve bazen ani şok ölümlerini beraberinde getirebilir.

Kas kaybının olması metabolizmanın düşmesine yol açtığından verilen kilolar korunamayıp daha fazlasıyla geri alınır. Bu da kilo vermek isteyen kişide başarısızlık duygusu yaratır. Yo-yo sendromu denilen defalarca kilo alıp verme sonucu metabolizma hırpalanır, belli bir süre sonra kilo verilemez hale geliriz ve psikolojik sorunlar da başlar” diyor.

Uygulanan diyetlerin kişiye özel olması gerektiğini söyleyen Fatmagül Yılmaz önemini şu cümleleriyle vurguluyor: “Gazete ve dergilerde yayımlanan popüler diyetler, arkadaşınızın diyeti, elden ele dolaşan diyetler size uygun değildir. Ancak metabolizmanıza uygun, günlük aktivitenizi de dikkate alarak hazırlanan bir diyet yapılmalı. Belli bir bölgeyi eritecek diyet diye bir şey yoktur. Karın yağlarınızdan kurtulmak için bir diyet gibi…

Kilo verirken yağ fazlalığınız en çok neredeyse daha çok oradan kilo verirsiniz, ama her bölgeden kaybedersiniz. Vücudunuzu şekillendirmek ancak sporla mümkündür. O da bir yere kadardır, çünkü kemik yapınızı kimse değiştiremez. Kas kaybının olmaması için diyetle beraber mutlaka en azından tempolu yürüyüşü hayatınıza katmanız gerekir.

Sadece diyetle yüksek kaloride bile yüzde 25 yağsız vücut kitlemizden kaybederiz. Bu oran, düşük kalorilerde ve eksik tüketimlerle yüzde 50′lere çıkar. Karın bölgesinde biriken yağlar daha çok erkeklerde kalp hastalığı riskini artırır.”

Beyin 20 dakika sonra yediğini algılar

İyi bir diyetin püf noktalarından birinin de diyet programı sürecinde iyi çiğneme alışkanlığı kazanılması olduğunu belirten Fatmagül Yılmaz şunları anlatıyor: “Beynimiz ilk lokmayı ağzımıza aldıktan bir 20 dakika sonra “Doydun, artık yeme ” diye sinyal gönderir. Lokmayı ağzımıza aldıktan sonra iyice dağılana kadar çiğnemeliyiz. Yani sindirim midede değil ağızda başlamalı. Bu şekilde mideye binen yükü de azaltmış oluruz ve doyduğumuzu anladığımız için eskiye göre daha az yemeye başlarız.

İkinci olarak kazanmamız gereken alışkanlık su içimidir. Çünkü vücudumuza aldığımızın besinlerin yakılabilmesi için aldığımız kalori kadar suya da ihtiyacımız vardır. 2 bin 500 kalori alıyorsak, 2.5 litre su mutlaka içmemiz lazım ki aldığımız kalori yakılabilsin.

Üçüncü basamak daha hareketli bir yaşam modeline geçmektir. Kilo alma ya da kilolu olma sebeplerinden biri de hareketlilik düzeyimizdir. Yapabiliyorsak sporu hayatımıza katmalıyız. Bu, en azından tempolu yürüyüş olabilir. En önemlisi her gün değil haftada bir tartılmaya özen göstermek gerekir. Çünkü günlük farklılıklar moralinizi bozabilir. Bu da diyetinizde kaçamaklar yapmanıza yol açar. Sağlıklı olan, haftada bir, sabah aç karnına, tuvalete çıktıktan sonra, giysisiz tartılmaktır.”

Zayıflamanın püf noktaları

-Pirinç pilavı yerine bulgur tüketin.

-Su tutucu özelliği fazla olan elma, ayva, muz ve şeftali kabızlığı artırır.

-Armut, kuru ya da taze kayısı, kuru ya da taze incir, erik, kavun, portakal mevsiminde bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar.

-Bağırsaklarımızı çalıştırması için bitkisel çaylar veya ilaç tercih edilmemelidir.

-Kabızlık sorunu yaşıyorsanız sabah aç karnına cezvede ılıtılmış bir bardak su veya ıhlamuru 1 tatlı kaşığı bal ile alıp sonrasında 15-30 dakika egzersiz yapın.

-Gün içinde genelde ılıtılmış su için.

-Kepek içeriği yüksek besinler aldıktan sonra su içimini artırmak daha uzun süre tok kalmanızı sağlar.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

LEKELER NASIL ÇIKAR 2

leke LEKELER NASIL ÇIKAR 2

Ayna temizliğiAynanızı temizlemenin iki basit yolu- Top haline getirdiğiniz gazete kağıdını, 2 ölçü su ve 1,5 ölçü sirke karışımına batırarak bununla aynanızı silin, sonra kuru bir bezle kurulayın.-Yarıya kesilmiş çiğ patatesle aynayı ovalayın. Sonra içine az miktarda alkol katılmış suyla durulayın.Sinekler karşı: Aynayı temizlediğiniz son suya alkol katarsanız sineklerin konmasını engellersiniz.
Balmumu LekesiLekeli yere bir kurutma kağıdı yerleştirip, balmumunu emmesi için üstünde sıcak ütüyü gezdirin.
Blucinlerin RengiRengini devamlı olarak açılmasını istemiyorsanız, yeniyken içine bol miktarda tuz atılmış soğuk suda 12 saat kadar bırakın. Renginin belirgin bir sabitlik kazandığını göreceksiniz.
Boya Kokusundan rahatsız olursanızTaze boya kokusunu yok etmek için iki çareden yararlanabilirsiniz.-Boya kutusuna, litre başına 2 çorba kaşığı vanilya karıştırın.-Veya boyadığınız odaya, içinde kesik bir soğan bulunan soğuk su dolu bir kap yerleştirin. Ekmek içiyle doldurulmuş bir tabak da aynı işi görecektir
.TemizliğiOda duvarlarını temizlemek daima can sıkıcı işler arasında yer alır. Üstelik bu işin püf noktaları bilinmiyorsa…- Odanın ortasına, kaynar su dolu bir kap bırakın. Kapı ve pencereleri iyice kapatın. Meydana gelecek buhar duvarları nemlendireceğinden temizlik işiniz oldukça kolaylaşacaktır.- Mutfak duvarlarının temizliği için kullanacağınız sabunlu suya bolca tuz ilave edin. Böylece duvarlardaki yağ ve is lekelerini kolaylıkla çıkartabilirsiniz.- Boyalı duvarlarınızı, iyice yıkayıp kuruttuktan sonra, nişastalı suya batırdığıız süngerle silin. Böylelikle bir sonraki temizlik işlemini kolaylaştırmış olursunuz.
Parmak izleri- Duvarın boyasına zarar vermeden bu sevimsiz parmak izlerinden kurtulabilirsiniz.- İzleri kesilmiş patates parçasıyla ovuşturun.-Parafine buladığınız bir bezle silerseniz parmak izlerinin çıktıklarını görürsünüz.
Cam üzerindeki boya lekeleri- Eğer lekeler küçükse, bunları jiletle kazıyarak çıkartabilirsiniz.- Daha inatçı ve büyük boya lekelerini önce alkolle ıslatın, sonra jiletle kazıyın
Kumaş üzerindeki boya lekeleri- Leke henüz oluşmuşsa, yani tazeyse en etkili temizleyici madde terebentindir.- Leke kurumuşsa, sabunlu suyla yıkayın ve birkaç saat bu suda bırakın. Boya iyice yumuşayınca bir bıçakla kazıyın, sonra terbentinle silin.
Böcek ölüleri leke yapmışsa- Beyaz çamaşırlar: Çamaşır suyuyla yıkayın.- Renkli kumaşlar: Lekeyi ılık suyla ıslatın, sonra amonyaklı suyla fırçalayın.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Perdesiz ev olmaz

per0031 Perdesiz ev olmazLinens Genel Müdürü Şule Zorlu, insanlara sadece ürün değil, yaşam tarzı da sattıklarını söylüyor. Tuzluk, biberlik, bardak, döşemelik kumaş, peçete, havlu, halı ve tabii ki perde gibi küçük ayrıntılar, hiçbir zaman acil ihtiyaç listesinde yer almasalar da, bir evin olmazsa olmazlarıdır. Ev hayatına artık her zamankinden daha fazla önem veren günümüz insanı için, bu özel alanı renklendirecek detayların önemi artıyor. Ev dekorasyonuna yönelik çalışan mağazaların da.

Son yıllarda ‘ev güzellik merkezi’ kavramı ile sektörde öne çıkan Linens Mağazaları’nın en önemli iddiası insanlara ürün değil, yaşam tarzı satmak. Genel Müdür Şule Zorlu, bu sebeple ‘trend firmaları’ ile çalıştıklarını söylüyor. Yani ticarî gelişmeleri izlemek kadar, modayı iyi bilmenin de önemi büyük artık. Yurtiçinde 102, yurtdışında ise 21 mağazaya ulaşan Linens’ler Ukrayna, Arnavutluk, Kazakistan’daki mağazaların sayısını arttırmayı; Gürcistan, Mısır ve Libya pazarlarına da girmeyi hedefliyor. Bir ev güzellik mağazasının yabancı ülkelere yatırım yapması aslında son derece riskli bir iş. Çünkü her ülkenin kendine has bir ev döşeme kültürü ve temel alışkanlıkları var. Onları iyi bilmeden yapılacak yatırımların başarı şansı çok az.

Buna en iyi örnek perde kültürü. Perde Türk kültüründe, evdeki mahremiyetin tamamlayıcısı gibi bir işleve sahip. Dışarıdan içerinin görünmesini engelleme gibi bir misyonu var perdelerin. Batı kültüründe ise perde sadece evi daha güzel göstermek için kullanılan bir aksesuardan ibaret. Başta Rusya olmak üzere, eski Doğu Blok’u ülkelerinde ise yakın zamana kadar perdenin hiç kullanılmadığını ve pencerelerin gerektiğinde gazete ile örtüldüğünü öğreniyoruz Şule Zorlu’dan. Bu sebeple dış yatırımlarda pazar araştırması kadar, kültür ve gelenek araştırmalarına da bütçe ayırdıklarını aktarıyor.

Bakir pazarlarda daha başarılıyız
Dış pazarlardaki bu sosyolojik araştırmaların şaşırtıcı sonuçları da oluyor elbette. Müşterilerin perdeyi hazır değil de, terzi dikimi olarak talep ettiği kültürlerde Linens’in daha başarılı olduğunu vurguluyor. Rusya ve hinterlandındaki ülkelerde, Soğuk Savaş sonrası ev güzellik kavramının önem kazanması ilginç bir ayrıntı. Dışa açılma ve liberalleşmenin, pencereyi gazete ile kapatma anlayışını değiştirdiğini söylüyor Zorlu. Değişen sadece bu değil elbette. Serbestleşen ortamda bireysellikle birlikte ‘ev’ kavramı da öne çıkıyor.

Özellikle komünizm sonrası ortaya çıkmaya başlayan orta sınıfın ev güzellik kavramına önem vermeye başlamasından sonra bu ülkelerde perde satışlarının da hatırı sayılır düzeyde arttığını belirtiyor. Dış pazar olarak önceliği bu ülkelere verdiklerini belirtiyor; çünkü ev güzellik kültürü olmayan ancak buna talep olan ülkelere, sadece ürün değil kültür de taşıdıklarını düşünüyor: “Biz bakir alanlarda olmayı tercih ediyoruz. Çünkü evlerini güzelleştirmek istiyorlar; ancak ne yapacakları konusunda bir fikri yok bu insanların. Onlara bu kültürü götürüyoruz. Yerleşmiş markaların ve yaygın alışkanlıkların olduğu pazarlarda kalıcı olmak daha zor.”

Perde her ortamın havasını değiştirebilir
Batı ülkelerinde, alışkanlıkların yaygınlığı kadar, ölçülerdeki farklılıkların da pazarın yeni aktörlerini zorladığını belirten Şule Zorlu, çarşaf ve yastık ölçülerinin bile Türkiye’den farklı olduğunu belirtiyor. Çarşaf desenlerindeki farklılıklar aslında kültürel kodlara atıf yapıyor. Mesela Almanlar kare yastık kullanır, biz dikdörtgen yastık kullanırız. Aynı şekilde yatak ölçüleri de bizden oldukça farklı. Bu durum Türkiye pazarına girmeyi düşünen Batılı firmaları da zorluyor doğal olarak. Zorlu, dışa açılmayı düşünen yerli yatırımcılar kadar, Avrupa ülkelerinden gelecek yatırımcıların da kültürel farklılıklara göre üretim yapmadığı sürece Türkiye pazarında zorlanacakları görüşünde.

Bizim kültürümüzde ev güzellik kavramındaki en kritik ürün kuşkusuz perde. Şule Zorlu, “Kadını nasıl saçsız düşünemiyorsak, bir evi de perdesiz düşünemeyiz.” diyor. Bir ev için en önemli ayrıntı perde. Her mekânın havasını hemen değiştirebilecek kadar etkili bir aksesuar. Şule Hanım’a göre perdeden sonra halı geliyor. Döşemesi, perdesi, yatak örtüsü ve halısı olmadan bir evin olamayacağını belirterek, bunlarda iddialı olduklarını belirtiyor. Onları ise masa üstü grupları izliyor.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Gazete hastalarına

aks0074 Gazete hastalarınaEvinizde sürekli gazete ve dergi yığınları oluşuyorsa, bu soruna şık bir gazetelikle çözüm getirebilirsiniz. Hasırdan deriye, her mekâna uygun alternatif var. Güncel gelişmeleri yakından takip ediyor ve okumayı seviyorsanız, odanızın bir köşesinde gazete ve dergi yığınları hiç eksik olmaz.

Bir yandan bu dağınık görüntüden kurtulmak isterken, diğer taraftan da onları atmaya kıyamamak gibi bir derdiniz de vardır kuşkusuz. Ama hem evinizdeki düzeni koruyup hem de gazete ve dergilerinizden ayrılmamanız mümkün. Farklı zevklere hitap eden ve son derece dekoratif olan gazetelikler, kullanışlı oldukları kadar yaşadığınız alana ayrı bir renk de katacaktır.

Kanepe yanı için ideal
Tasarım ürünler sunan Koleksiyon mağazasındaki Virasana gazetelik, Koray Malhan imzası taşıyor. Bu tasarımı; özel aydınlatmasıyla, kanepe yanında kitap okuma köşesi olarak değerlendirebilirsiniz.

Bir yandan gazetenizi okurken, diğer yandan ürünün servis ünitesi sayesinde rahatlıkla kahvenizi içebilirsiniz. Fiyatı 990 YTL. Yine Koleksiyon’daki News gazetelik ise Giancarlo Vegni tasarımı. Deri malzemenin örgülerle detaylandırılıdığı bu ünite, 729 avroya satılıyor.
Çekmeceli modeli de var
Esse mağazalarında çeşitli modeller bulabilirsiniz. Dört çekmeceli suni deri gazetelik, pratik kullanım özelliğiyle dikkat çekiyor. Fiyatı 280 YTL. Esse’deki metal ayaklı suni deri gazeteliğin satış fiyatı ise 285 YTL.

Modern çizgiler
Ev dekorasyonu konusunda çeşitli aksesuarları bir arada bulabileceğiniz Mudo Concept mağazalarındaki gazetelikler, renkleriyle dikkat çekiyor. Modern tasarımlara sahip olan bu ürünlerin fiyatları 59.50 ile 79.50 YTL arasında değişiyor.
Duvara asabilirsiniz
Gazete ve dergilerinizi muhafaza etmenin bir diğer yolu da duvara asmak olabilir. IKEA bu konuda ilginç bir alternatif sunuyor. Duvara monte edebileceğiniz bu kırmızı renkli metal gazete askısı, evinize farklı bir hava katabilir. Fiyatı 19.95 YTL.

Okurken zorluk çekmeyin
Riviera Maison’un gazete okumayı sevenler için yaptığı gazete tutucuları, okuma keyfinin gün boyu sürmesi için tasarlanmış. Ayrıca ergonomik tasarımıyla, gazeteyi dik tutarak kolayca okuyabilmenizi sağlıyor. Fiyatı 14.50 YTL. Mağazadaki sepet şeklindeki hasır gazetelik ise 48 YTL’ye satılıyor. Rustik rattan gazeteliklerin fiyatı da 205 YTL.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , ,

Printsource’dan 2009-2010 Kışı

Printsource ve Promostyl trend analizi ve seminerleri yapan firmalar. Geçen hafta gönderdikleri seminer tanıtım mailında 2009-2010 Kış sezonu için çeşitli kehanetlerde bulunmuşlar.

Kadın koleksiyonları için derlenen bilgiler 4 ana başlıkta toplanıyor. Big Bang, Bionic, Care ve Collector.
Bugünlerde gazete okuyanlar varsa mesela Big Bang temasının tanıtıcı çizimindeki pantolon tanıdık gelecektir. Nitekim Tarkan’ın yeni imajında bu Hint işi pantolon kullanılmış. Ben de geçen sene Kadıköy’den almıştım. Az giyiyorum ama arada havadar oluyor. Seven Sanat galerisinin sokağında adını hatırlamadığım bir Hint işleri mağazası satıyor. Yani Promostyl Hintlerden çıkan bizim ülkeye çoktan gelmiş pantolonları 2010′a layık görmüş.
Bionic temasındaki pantolon silüeti ise oldukça zorlayıcı. Yemeğin salçalısı kadının kalçalısı olan Türk kadınının, tüm inceltme çabalarını bir kalemde silecek cinsten.
Care temasını geçiyorum.
Collector ise, kılığına kıyafetine dikkat etmeyen, basma pazen üzerine el işi yelek, hırka giyerek moda kelimesinin yakınından geçmeyen birçok insanı anlatıyor. Bu tema da zaten ülkemizde bolca var. Ancak altındaki desenli çorapları beğendim. 2010′u beklemeye gerek yok bu sezon bol bol fantezi çorap var. Buralarda ne kadar görürüz? Şans.
Anladım ben seni diyenler için İngilizce açıklamalı temalar aşağıda.
printsource big Printsourcedan 2009 2010 Kışı
printsource bionic Printsourcedan 2009 2010 Kışı

printsource cre Printsourcedan 2009 2010 Kışı
printsource care Printsourcedan 2009 2010 Kışı

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,