Botox ile Terleme Tedavisi

Sıcakların kendini iyice hissettirmeye başladığı bu aylarda, boğucu havanın verdiği sıkıntı yanında terleme, akabinde kötü kokmak da gelmektedir. Terlemeyi önlemede en sağlıklı etkili yöntemler arasında sık sık duş almak gelmektedir. Ancak bu handikap bir problem dönüştüğü anlarda başka yöntemler aramak gerekir.
Botox, protein yapısında bir ilaçtır. Günümüzde hyperhidrosis denilen aşırı terlemenin tedavisinde botox kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor. Botox, tüm vücudun bütün olarak terlemesinde değil, lokal bölgelerin aşırı terlemesinde etkilirdir. El ve ayak içi, koltuk altı, alın ve genital bölgelerin aşırı terlemelerinde botox mükemmel bir tedavi seçeneğidir. Botox’la sosyal yaşamda rahatsızlıklara yol açan terleme problemi ağrısız ofis şartlarında kısa süreli bir işlemle halledilebilir. Botox ter bezlerine giden sinir uyarısının engellenmesi ile etkisini gösterir.

Botox uygulamasından önce yapılması gerekenler;

  • 48 Saat öncesinde hastanın tıraş olmaması gerekir
  • Tedavinin 24 saat önce terlemeyi önleyici maddelerin kullanımından kaçınılmalıdır.
  • Kadın hastaların hamile olmadığından emin olunmalıdır.

İşlem öncesi aşırı terleyen bölgeler tespit edilir. En sık kullanılan test minor iyot nişasta testidir. İyot aksiller alanındaki deriye sürülür. Kurumuş olan iyodun üzerine mısır nişastası serpilir. Siyah boyananalanlara botox enjeksiyonu yapılır. Bu bölgelere ağrı hissini azaltmak amacıyla pomad veya krem sürülerek yaklaşık 1 saat beklenir. Daha sonrasında küçük iğnelerle cilde botox enjeksiyonu uygulanır. Uygulanan bölgeye göre değişen işlem süresi 5 ile 15 dk. Arasındadır. etki süresi kişiye ve uygulanan bölgeye göre değişmekle birlikte ortalama 6-8 aydır. İlacın bir hafta içinde etkisi başlar. Terleme ileri derecede azalır ya da tamamen kaybolur. Terlemenin oradan kalkması neticesinde rahatsız edici kokudan da kurtulunur. Botox hiperhidroz tedavisinde etkilidir ve anlamlı hiçbir yan etkiye neden olmaz. Hastaların çok küçük bir bölümünde ağrı enjeksiyon yerinde kızarıklık olabilir. Bu yan etkiler enjeksiyon ile ilgilidir ve sıklıkla 1 hafta içinde iyileşir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kanepeye giden 20 yol

mob0288 Kanepeye giden 20 yolOturma grubunun bulunmadığı bir salon düşünemeyiz. Peki hangi kanepeyi, nasıl seçeceğinizi biliyor musunuz? Ebadı ne olmalı, nasıl bir kumaş kullanmalı?

İhtiyaçlar: İdeal kanepe (büyük, küçük, taşınılabilir, şezlonglu) onu kullanacak kişiye ve aileye göre değişir. Hangi kanepeye ihtiyacınız olduğunu bilmek için kendinize şunları sorun: Aynı zamanda kaç kişi bu kanepede oturacak? Kullanacak olanlar küçük çocuklar mı? Zaman zaman misafirleri de üzerinde ağırlamak gerekecek mi? Yemek ya da günlük oturmalar için de kullanılacak mı?

Konum: Kanepenizin kaplayacağı alanı tahmin etmek için evdeki başka bir kanepeyi, yenisini koymayı düşündüğünüz yere yerleştirin. Buna göre bir plan tasarlayabilir ve eğer birkaç parçalı ayrılabilen bir kanapeyle bu denemeyi yapıyorsanız parçalar ekleyip çıkararak oynayabilirsiniz. İhtiyaçlarınıza cevap verecek konforlu bir konum belirleyene kadar bu denemelere devam edin. Bazen hiç aklımıza gelmeyen bir yer, kanepeyi aslında onu en iyi kullanabileceğimiz yerdir.

Büyüklük: Baktığınız her koltuk için tek tek ne kadar yer işgal edeceğini düşünün. (Genişlik ve uzunluk, her iki açıdan da düşünün.) İdeal büyüklük; kanepenin iç kenarlarından tabanın tam ortasına uzaklığı 0,40 m ve dış kenarlarından buraya olan uzaklığı ise 0,20 m olmalı.

Planlama: Mağazaya nasıl bir kanepeye ihtiyacınız olduğu, hangi büyüklükte ve hangi stilde bir kanepe istediğinizi bilerek gidin. Gerçek konum üzerinde deneme yapmak da çok yararlı olacaktır. Yanınızda, seçtiğiniz kanepeleri ölçmek için bir metre bulundurun ve öncesinde kanepenizi koyacağınız yerde de bir ölçüm yapın. (Genelde mağazada daha küçükmüş gibi görünürler).

Görünüm: Klasik bir salon için arkalıkları kol kısımları büyük, ayakları küçük ve yuvarlak nepeleri tercih edin. Geçici bir dekorasyon için düz arkalıklı, düz ayaklı ve kolluklu olanları seçebilirsiniz. Ve son olarak sportif bir salon için kolları ve ayakları alçak, dikdörtgen, ayakları ince, dışardan görülebilen ve tekerlikli bir koltuk en idealidir.

Yükseklik: Kanepenin kolları için önerilen yükseklik 80 ila 90 cm arasındadır. Kuşkusuz ki kanepeye şeklini veren en önemli unsurlar da baş, üst kısım ve yanlardır. Kolları ve arkalığı tüyle doldurulmuş koltuklar ve arka yastıkları omuz kısmına kadar devam eden modeller üzerinde yatmak için de uygundur.

Genişlik: Bir kanepenin ideal genişliği konulacağı yere göre değişir. İki kişilikler için 1,60 cm ve 1,75 cm (1,50 çift kişilik bir kanepe için oldukça küçük kalır) ve üç kişilikler için 2-2,50 metredir.

Model: Başlangıçta renkleri, dokuma baskıları, desenleri unutun. Kanepenin yapısına, şekline ve büyüklüğüne dikkat edin. Önemli olan kanepe minderlerinin şekli, stili, kolların ve ayakların büyüklüğü, yükseklikleri ve bunların evinizin dekorasyanuna uyum sağlayıp sağlamayacağıdır.

Ergonomi: Diyelim ki bir kanepenin modeli içinize sindi ve aklınızdaki dekorasyon fikriyle uyuştu. O zaman durmayın ve onu sınayın. Bu amaca uygun olarak da satın almaya gittiğiniz zaman kendinize seçim yapma süresi tanıyın. Bir süre kanepeye oturun, üzerine yatın ve bunları aynen evde yaptığınız gibi yapın. Ancak bu sayede, kendiniz için doğru olan kanepe ebadını seçebilirsiniz.

Konfor: Hangi kanepeyi birkaç sene rahat bir şekilde kullanabileceğinizden emin olmak için dayanıklı olup olmadığını öğrenin. Kılıfını yıkayın, kanepe iskeletinin kalitesini anlamak içinse ağırlığını ölçmeniz gerekir. Dayanıklılığını ve direncini görmek için üzerine küçük kutular, sandıklar koyun. İskelet dışarıdan bakıldığında görünmez, ama sizi taşıyan ana kısımdır.

İskeleti: Bütün kanepeler bir süre hiçbir sorun çıkarmadan kullanılır ve dayanıklı görünürler. Taa ki oturulan yüzeylerini ve yastıklarını temizlemeniz gerekene kadar. Gerçekte dayanıklı olan kanepeler, iskeletleri tahtadan ve çelikten yapılmış olanlardır.

Esas malzeme: Rahat ve aynı zamanda sağlam bir kanepenin malzemesiyle ilgili bir fikir sahibi olmamız gerekir. Genellikle bunlar yumuşak bir temelin altındadır, çelikten ve elastik çinkodan yapılmıştır ve haç şeklinde oturulan yere, tabana yerleştirilmiştir. Eğer sadece çinkodan yapılmışsa bu, koltuğun dayanıklılık direncini ve süresini azaltır.

Yastıklar: Sırt ve baş bölgesinde rahatlığı garantiye almak için kaz tüyü yastıkları tercih edebilirsiniz. Bu tür yastıklar gerçekten yumuşacık ve rahat oldukları gibi formlarını kolayca geri kazanma özelliğine sahiptir. Eğer başka bir malzemeden yapılmışlarsa da ortalama bir süre gidebilecek yastıklar arasında tercih yapın. Çok düz ve yumuşak olan yastıklar hemen çökerler. Çok sert olanlar ise uzun süre oturulduğunda rahatsızlık verirler.

Yüzey: Yüksek sıkılıkta iyi bir kauçuk ile sert bir şekilde doldurulmuş ve işlenmiş bir koltuk yüzeyi asla deforme olmaz. Fakat kaz tüyünden yapılmış bir döşeme de oldukça rahat ve keyifli olur.

Derinlik: Bir kanapenin minumum derinliği 70 cm’den başlar. (Yastıklar için bunun üzerine bir 20 cm daha eklemek gerekir) Eğer uzanmaktan hoşlanıyorsanız bel ve ense bölgelerini korumak için 80 ila 90 cm arasında olmalıdır. Bazı koltuklarda uzanmayı daha da rahatlatmak ve hareket etmenize izin vermek için ekli bir şezlong bulunur.

Renk: Kanapenizin dokuma kumaşlarının rengini ve desenini evinizin stiline ve uygulamak istediğiniz yeni dekorasyona uyum sağlayacak şekilde seçin. ideal olanı evinizin duvarlarına, mobilyalarına uygun bir renk skalasını ve kumaş şekillerini belirlemek ve böylece bir armoni havası yaratmaktır.

Etki yaratmak: Kumaşlara dokunun. Dekorasyonun en can alıcı noktalarından biri de onlardan hoş şeyler yaratmaktır. Tatlı ekose mi, dayanıklı likra mı? Mevsimler de kararınızı değiştirir. Sıcak bölgelerde verdiği ferahlık için ketenden/pamuktan kumaşlara minnettar; soğuk yerlerde yün ve flanelden memnun kalacaksınız.

Dayanıklılık: Eğer beş seneden fazla bir süre size hiçbir problem çıkarmayacak bir döşeme istiyorsanız bunun için sıkı dokunmuş kumaşları seçin. Dayanıklılık; ağırlık ya da kalınlık değildir. O halde yapmanız gereken kumaşı elinize almak ve germek. Eğer örgülerinin arası gözükecek kadar sertse, yani açılacak ve deforme olacak gibi görünüyorsa, o kumaşı elemeniz gerekir.

Yıpranma: Koyu renkteki kumaşların aşınmaya daha dayanıklı iyi dokumalardan olması gerekir. Martin Dale’nin sunduğu yeni parlatma testine göre en az 20.000 devire dayanıklı, güneşte solmaya karşı notu en az 5 ve yine tüylenmeye karşı da en az 4 olmalıdır. Ancak bu şekilde yıllarca kullanılmasına rağmen aynı parlaklık ve pürüzsüzlükte kalabilir, isterseniz koltuğunuzun döşemesinin en zarar görecek oturma kısımlarını bir örtüyle koruyabilirsiniz.

Bakım: Kolay ve ekonomik bir bakımla kanapenizin temizliğini yapmak için çıkarılabilen ve I makinede günlük kullandığınızı deterjanla yıkanabilen kumaşları seçin. Üç kişilik ve kılın değişebilen bir kanepenin kuru temizleme maliyeti ortalama 25-30 YTL.’dir.

Etiketler: , , , ,

Tavuk karası, İnce hastalık, Gut, Karasu, Baloncuk, Dolama

halkk Tavuk karası, İnce hastalık, Gut, Karasu, Baloncuk, Dolama

Tıp dilinde farklı şekilde adlandırılsa da bir çok hastalık halk arasında ilginç isimlerle biliniyor. Ben çoğu zaman halk dilindeki söylenişi bilemiyorum, öyle olunca da bir şey bilmeyen dr olabiliyorsunuz icon smile Tavuk karası, İnce hastalık, Gut, Karasu, Baloncuk, Dolama

Beyne giden sinirlerin görevlerini zamanla yerine getirememesinden kaynaklanan ”retinitis pigmentosa”ya halk arasında ”tavuk karası”, ”tüberküloz”a ”ince hastalık”, ”glokom”a ise ”karasu” deniliyor.

”Antibiyotik” isimli tıp dergisinde yayınlanan habere göre, halk arasında ilginç isimlerle adlandırılan bazı hastalıkların tıp dilindeki karşılıkları şöyle:

Tavuk karası: Tıptaki adı ”retinitis pigmentosa” olan hastalık, beyne giden sinirlerin görevlerini zamanla yerine getirmemesinden kaynaklanıyor. Küçük yaşlarda fazla belirgin olmayan, ancak yaşın ilerlemesiyle birlikte belirmeye başlayan hastalık, zaman ilerledikçe körlüğe kadar gidebiliyor.

İnce hastalık: Tıp dilinde ”tüberküloz” ya da ”verem” olarak bilinen hastalık, akciğerlere yerleşip kan veya lenf yoluyla yayılabiliyor. Günümüzde tedavisi mümkün ve korunulabilir bir hastalık olmasına karşın, hala en çok ölümle sonuçlanan bulaşıcı hastalıklardan biri olma özelliğini koruyor.

Gut: Halk arasında ”kralların hastalığı” olarak bilinen bu rahatsızlık vücuttaki ürik asit düzeylerinde oluşan sorundan kaynaklanıyor. Ürik asidin kristalize olup eklemlere çökelmesiyle oluşan hastalık, ayak başparmağı büyük ekleminde cereyan etmekle birlikte eller, kollar ve diğer eklem yerleri de etkilenebiliyor. Tedavi edilmezse böbrek rahatsızlıklarına, sakat eklemlere, kemik ve tendonlarda iltihaplanmaya neden olabiliyor.

Karasu: Tıpta ”glokom” olarak adlandırılan hastalık, göz tansiyonu anlamına geliyor. Göz içi tansiyonun normal değerleri aşması halinde sinir hücrelerinde kayıplar oluşmaya başlıyor. Sinirlerin tamamen tahrip olması durumunda da görme kaybı meydana geliyor.

Bayılma: ”Senkop” denilen bu durum, aniden gelişen, dolaşım yetmezliğine bağlı, beynin kısa süreli kansız kalması sonucu ortaya çıkan geçici bir bilinç kaybı. Kan basıncının düşmesi, açlık, ani sevinç, üzüntü ya da şaşkınlık, kapalı ve havasız ortamlarda uzun süre kalma gibi nedenlerle oluşabiliyor.

Baloncuk: Tıp dilinde ”anevrizma” denilen durumdur. Temiz kan taşıyan damarlarda oluşan genişlemelerden kaynaklanır. Beyin anevrizmaları ani kanamalarla zaman zaman dramatik sonuçlar doğurabilir.

Dolama: Tıp dilinde ”paronychia” olarak bilinen rahatsızlık, parmağa cisim batması sonucu tırnak dibinde meydana gelen iltihaplanmadan kaynaklanır. Başlangıçta kızarıklık ve hafif ağrıyla kendini gösterirken, daha sonra içi su dolu sivilceye dönüşür. Kan zehirlenmelerine neden olduğu için doktora görünmekte fayda vardır. Kaynak : http://atasagun.blogcu.com/

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , ,

DAVETİYE İÇİN GÜZEL SÖZLER

1.Birlikteliğimizin sonsuza kadar sürmesi
umut ve dileği ile ortak yaşama adım attığımız
bu günde sizlerle birlikte olmaktan
mutluluk duyacağız.

2.Gördüm diyebilseydim, eğer gördüğümü,
Hiç kimse inanmazdı, hayal derlerdi.
Bilseydiler, sende neler gördüğümü,
Yıllarca hayal görmeyi isterlerdi.
Gördüğümüz hayal degil, gercek
biz bu gercegi beraber yaşamak,
sonsuz kılmak istiyoruz.
Ve bu en güzel günümüzde
sizleri de aramızda görmeyi diliyoruz.

3Karanlığı arkalarında bırakıp,
gözlerindeki sevda güneşinin peşinden
yürüdükleri bu günde,
sizleri de aralarında görmekten
mutluluk duyarlar.

4.Akıp giden hayatın içinde
kendimize dair yeni bir sayfa açarken
nikah törenimizde siz dostlarımızı
yanımızda görmek bize mutluluk verecektir.

5.Gördü gözlerimiz
Sevdi kalplerimiz
Hayatın baharında
Birleşti ellerimiz
Düğünümüz var bizim
Hepinizi bekleriz.

6.Amacımız yuva kurmak
Gayemiz mutlu olmak
Dileğimiz, bu mutlu günümüzde
Sizlerle billikte olmak.

7.Seviyoruz dedik ayrı kalmayalım
Kuşlar gibi mutlu bir yuva kuralım
Tüm dostlarımızı düğünümüze çağıralım
Geleni başımızın üstünde
Gelmeyeni gönlümüzde tutalım.

8.Gidiyoruz mutlu bir geleceğe
Gün değil – Ay değil – Yıl değil
Bir ömür boyu beraberliğe
Tutuştuk el ele
Sesleniyoruz bekar gençlere
En mutlu şey evlilik diye
Bekliyoruz sizleri de Düğün (Nişan) merasimine.

9.Duvağımda beyaz güller
Girmesin araya eller
Allah (c.c) yazmış bizi bize
Duyuruyoruz şimdi size
Ömür boyu beraberiz
Sevgi dolu kalplerimiz
Düğünümüze sizleri de bekleriz.

10.Bu hayat güneşi hic batmayacak
Kalplerimiz birbirimize hep bağlı kalacak
Buna yemin ettik hep böyle kalacak
Bir yuva kuruyoruz hiç yıkılmayacak
Sizleride bekleriz bu mutlu günümüze.

DAVETİYENİZE YAZDIRACAĞINIZ EN GÜZEL AŞK SÖZCÜKLERİ…

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , ,

Düğünden Notlar Var

Aylardır konusu geldiğinde ara ara bahsettiğim düğün olayımız geçen hafta sonlandı. (Konuyu kaçıranlara düğün benim değil.) Geriye hazırlık aşamalarında bana kalan ürün ve servis deneyimleri kaldı. Olayım da paylaşmak olduğuna göre, buradan buyrun;

- Düğüne katılan aile yakınları solaryum yerine bronzlaştırıcı etkisi yapan magda Düğünden Notlar Varpüskürtmeli boyaları denedi. Bir güzellik salonunda yapılan bu uygulama, büyük bir hüsrana yol açtı. Gelinin yakınları olan süt beyaz tenliler boyayı yiyince kömür madeninden çıkmış gibi oldular. Hafif bir renk kırılmasıyla birlikte üzerlerine sinmiş is bulutlarıyla kaplandılar. Hatta bir rivayete göre banyo yaparken üstlerinden simsiyah sular akmış. Halbuki söz verilen renk turuncu olmayan sağlıklı bronz bir renk olmasıydı ertesi gün için. Ancak gece geriye kalan görüntü yandaki Ah Mary Vah Mary filmindeki köpekli teyze rengiydi.
- Solaryum ve güneş yanığına kanımın son damlasına kadar direnen benim hayatımı ise Sally Hansen Leg Airbrush formülü kurtardı. Gerçi yanık olmak gibi bir derdim hiç olmadı çünkü Danimarka peyniri rengimle barışık yaşarım, lakin derdim pürüzsüz olmak. Püskürtmeli fondöten olan ürün aslen bacaklar için üretilmiş olsa da hem sırtımda hem bağrımda hem de kollarımda süper bir etki yarattı. Kaymak cilt arayanlara şiddetle tavsiye ederim. Ancak bu ürünlerin Türkiye fiyatları beni hasta ediyor. Ülkesinde lüks sınıfa girmeyen ürün, burada yine fahiş fiyatlara satılıyor. 46 YTL’ye temin ettiğimiz ürünü, hemen bu hafta ABD’ye giden arkadaşıma 10 USD’ye aldırdım.
- Düğünde saçını topuz yaptıracak gelin adayları ve yakınlarına ise şöyle bir kuaför nasihatım olur. Bu kuaför sektöründe “topuzcu” topuz yeteneğine haiz kuaförlere denirmiş. Onlar genelde saçınızı güvenle emanet ettiğiniz sevgili kuaförünüzden farklı insanlarmış. Yani boyayı, kesimi, fönü muhteşem yapıyor olmak topuzu’da kıvıracağı anlamına gelmiyormuş. Hal böyleyken gelinin annesi ve ben yıllarımızı verdiğimiz kuaförümüzde tam 4 saat geçirdik ve saçımızın topuzu olmadı. Kuaförümüzün topuzun “t” sinden anlamadığını deneyimlememiz acı sinir krizlerine neden oldu. O yüzden topuz yapabilen kuaförlere yönelmeyi ve yapabileni bulmayı unutmayın. Şayet gelin, kuaförümüzün bu işi kıvıramayacağını sezip aylar önceden o gün için kendisine bir topuzcu buldu.
- Gelin’in makyajında olabilecek en önemli makyaj hatası, gözün altına sürülen bembeyaz kapatıcılar. Işık vermek yerine sizi Bülent Ersoy’laştırır. Ten rengi kapatıcılardan şaşmayın.
- Gelinliği aldığınız yerden mutlaka o gün gelip sizi giydirmelerini talep edin. Hatta mümkünse nikah kıyılmaya gidene kadar yanınızda kalsın. Haliyle o stres, içine tül dikilmiş gelinliklerin içi hafif kayma yapınca, gelin adayının hiç görmediğiniz bir yüzüyle tanışma imkanını sağlıyor size. O yüzle tanışmayı pek tavsiye etmem.
- Antipatik altın kesesi yerine, verilen hediyeleri kocanın ceket ceplerine emanet edin, doldukça aportta bekleyen yakınınıza kuyumları teslim edin. Veya gelinliğe uygun taşlı beyaz ya da metalik süslü bir gece çantanızda bu işi görebilir. Aman sevimsiz bohça keselerden uzak durun.
- Bir de her zaman için geçerli ancak tabi düğün gibi organizasyonlarda daha da ön plan da olan terleme olayına çözüm arayışı var. Fıs fıs deodorantlar ter kokusunu gidermede bence çare değil. Deodorant, sabunla yıkamak, sürekli yıkanmak terlemeye çare falan değil. Bunları uyguluyorsanız kendinizi kokmuyormuş sanmayın sakın. Önerim duş jelleriyle yapılan bir banyo sonrası 24 saat etkili “stick” ürünleri mutlaka kullanmak. Marka verecek olursam “Secret” markasının tüm aromaları güzel ve gerçekten tek etkili en etkili çözümlerden biri olmasıdır.
- Gelinlik ayakkabısında ön tarafında platform olanını arayın. dugun platform Düğünden Notlar VarYoksa platormu olmayan topuklu bir ayakkabı 6-7 saat ayakata olunan yer yer zıplanıp hoplanan organizasyonda hareketsiz kılacak yorgunluğa sebep olur. Ayrıca yedek olarak yanınızda şık, rahat babetler bulundurun. Bir saatten sonra mutluluğu sadece onda buluyorsunuz.
- Yemek yemeyi unutan gelin-damat ikilisine kıymayın, düğünü yaptığınız yer onları beslemeyi unutsa bile siz unutmayın. Sonra aç karnına içilen galonlarca içkiden sonra kendileri erken telef oluyor.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Lüksü Kirayalabilir Misiniz?

Eğer ABD veya Britanya adasında iseniz evet.
Çanta fetişisti kadınlar için “o” çantayı kullanmanın dayanılmaz hafifliğini yaşatacak siteler bu hayatta mevcut. Yani, “kullanmadan gözüm açık gider”e son veren, kiralama usülüyle bir kadının kalbine giden yolu sevgiliden daha önce keşfetmiş bu iki siteye bir bakalım;
bagborrowandsteal.com : ABD yapımı. Çiziğe bozuğa çözüm, aylık cüzi bir sigorta miktarıyla geliyor. Haftalık ya da aylık kiralama mevcut. Hakikaten sahip olunmak istenecek modeller var. Prada, Chloe, Mark Jacobs şöyle ilk bakışta hemen gözüme çarptılar. (inşallah gözüm çıkmaz)
mydesignerbag.co.uk : İngiltere çıkışlı. Park yeri bulamadım, dadıyı ayarlayamadım, çıkıp alamadım derdine son veriyor. Eğer çantaya aşık olup birbirinizden ayrılamayacak gibi olursanız, sizin için bir güzellik düşüneceklerini zikretmişler. Yani efendilikle fiyatta anlaşmaya davet ediyorlar.

Etiketler: , , , , , , , , , ,