King boks videoları

King boks herkesinde bildiği gibi bir dövüş sanatıdır. Aslında çok tehlikeli ve önemli spor dallarından birisidir. Tamamen öldürücü darbelerden oluşan bu spor dalı normal şartlarda kullanılması yasak bir daldır. Çünkü king boks dövüş sanatında insanlar çok önemli yerleri öğrenmektedir. İnsanların zayıf noktalarını ve nereye vuracaklarını öğrendikleri gibide çok sert darbede vurabiliyorlar. Ondan dolayı bu dövüş sanatının gerçek yaşamda kullanılması kesinlikle yasaklanmıştır. İnsanlar king boks dövüş sanatını televizyondan ve internetten izledikleri kadarıyla bilmektedirler.

King boks videoları her geçen gün çok daha fazla aranmaktadır. Bu dövüş sanatı bir çok insanın ilgisini çektiğinden ötürü videoları her geçen gün daha da çok aranmaktadır. Sonuçta insanlar oldum olası dövüş sanatlarına hep ilgileri olmuştur. Kendileri de daima o şekilde dövüş yapmak istemelerinden dolayı ancak bu zevklerini videolar sayesinde alabiliyorlar. Bundan dolayı bir çok insan bu tarz videoları aramaktadır ama günümüzde bu tarz videolar tam anlamıyla her yerde yayınlanmamaktadır. Bundan dolayı insanlara video arama motorlarını öneriyoruz.

Seyretmelik.com sitesi tamamen video arama amaçlı kurulmuş bir sitedir. Video arama motoru olarak kurulan bu site bünyesinde bir çok videoyu barındırmaktadır. Aslında videoları bünyesinde barındırmamakta sadece internet sitelerine eklenen videoları motor sayesinde sizlere sunmaktadır. King boks video aramaları ile bir çok sonuç karşınıza çıkacaktır. Sizlerde video izlemeyi seven kişilerseniz bu siteyi ziyaret etmeniz yeterli olacaktır.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

SUNA DUMANKAYADAN ERKELER İÇİN ÖZEL MASKE

Suna Dumankaya hep, hanımlar için, önerilerde bulunacak değil ya. Bu seferki önerimiz erkek okurlarımız için. Traş sonrası, cildi rahatlatmak ve korumak için, kolaylıkla hazırlanabilecek doğal bir maske tarifimiz var.

GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 tatlı kaşığı ardıç yağı,
* 1 tatlı kaşığı katısı yağı,
* 1 tatlı kaşığı bal,
* Kil
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Malzemelerin tamamını karıştırın. Traş olduktan sonra yüzünüze sürüp, 20 dak. bekletin. Önce ılık su ile, ardından da, soğuk su ile yüzünüzü yıkayın.
FAYDASI : Cildi dinlendirir, nemlendirir, sıkılaştırır, kırışıklıkları önler.

Etiketler: , , , ,

Patates Diyeti

Patates diyetiyle bir haftada 3 kilo verin! Patatesin hep şişmanlattığı söylenir. Kalorisinin yüksek olduğu düşünülür ve diyet listelerinden uzak tutulur. Oysa patates vücut için gerekli birçok mineral içeriyor. Bu nedenle beslenme programından çıkartılmaması gerekiyor. Hazırladığımız patates diyeti ile 1 haftada rahatlıkla 3- 5 kilo verebilirsiniz.

1. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 2 dilim kepekli ekmek, diyet margarin, domates, yeşil biber
Öğle: 220 gr patates ile salata, çok az sıvı yağ
İkindi: 1 elma
Akşam: 120 gr kuzu incik, 150 gr patates ile yapılmış yemek, bol salata

2. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 50 gr kepekli ekmek, 2 ince dilim salam, salatalık, domates
Öğle: 200 gr patates ile hazırlanmış mevsim türlü, bol salata
İkindi: 200 gr havuç
Akşam: 200 gr balık, 120 gr haşlanmış patates, bol salata

3. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 50 gr kepekli ekmek, 1 sosis, salatalık domates
Öğle: 160 gr haşlanmış patates, çeyrek bardak süt ile yapılmış püre, 5 adet taze kayısı bol salata
İkindi: 1 bardak ayran
Akşam: 2 adet yumurta, 160 gr patates (kuşbaşı doğranmış) ile omlet, bol salata

4. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 50 gr kepekli ekmek, 5 gr yağ, 5 gr bal
Öğle: 100 gr dana eti, 160 gr haşlanmış patates ile sebze türlü, bol salata
İkindi: 175 gr greyfurt
Akşam: 80 gr patates tava, 200 gr ızgara köfte, bol salata

5. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 25 gr kepekli ekmek, 200 gr yağsız yoğurt içine salatalık ve dereotu karıştırın.
Öğle: 160 gr patates, 100 gr patates, 100 gr havuç ile püre, 300 gr ekstra light yoğurt
İkindi: 150 gr mevsim meyvesi
Akşam: 8 kibrit kutusu patatesli tepsi böreği, bol sebze ve salata

6. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 25 gr kepekli ekmek, 30 gr peynir, 100 gr mevsim meyvesi
Öğle: 160 gr patates, 100 gr patates, 100 gr havuç ile püre, 300 gr ekstra light yoğurt
İkindi: 4 adet salatalık turşusu
Akşam: 2 adet kabak, 150 gr haşlanmış patates, 110 gr dana eti, bol salata

7. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 1 kase cornflakes, 250 gr yoğurt
Öğle: 320 gr patates, 5 gr tereyağ, 30 gr kaşar peyniri, yemek kaşığı sosis ve hardal ile kumpir, bol salata
İkindi: 1 bardak ekstra light süt
Akşam: 180 gr biftek, yarım su bardağı mantar, 80 gr patates ile yapılmış salçalı biftek, bol salata

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Saksı bitkileri

Çocukluk hatıralarımızda yer alan fesleğen,ıtır,küpe çiçekleri, pencerelerden salkım salkım sarkan karanfiller veya sakız sardunyalarını artık pek göremiyoruz ama geniş bir kullanım alanı bulması yüzünden saksı bitkileri günümüzde de rağbet görüyor.

Balkon, teras veya pencere önünde yetiştirdiğimiz çiçekler bahçe hasretini bir nebze azalttığı gibi evimizin güzelliğine katkıda bulunuyor. Tercihimiz ister hevesle aldığımız bir saksı fesleğen isterse teras dolusu kalıcı bitkiler olsun hayatımıza bir renk getirerek bizi tabiata yaklaştırıyor.

Saksı bitkileri deyince aklımıza hep klasik çiçekler gelir. Oysa saksıda yetişebilen bitkiler tahmin edemiyeceğimiz çeşitliliktedir. Her geçen gün bahçe bitkilerinin saksıda yetiştirmeye uygun boyutta olanları üretiliyor. Doğru saksı,uygun toprak seçimi ve uygun bir ortam ve bakım sağlamak kaydıyla meyve,sebze, herdem yeşil veya yaprak döken birçok çalı ve sarmaşık cinsini balkonumuzda yetiştirmek mümkün.

Saksı bitkileri bahçe düzenlemesinde de hatırı sayılır bir yere sahiptir. Bahçemizin toprağı bazı bitkilere uygun olmayabilir. Bu türleri uygun toprak kullanarak saksıda yetiştirebiliriz. Hassas çiçekleri veya kışın kapalı yerde korunması gereken kalıcı bitkileri bahçe olsa bile saksıda yetiştirmek daha iyi olur.

Saksı seçimi
Saksı seçimi önemlidir. Toprak saksıların iyi özellikleri tabii manzarası ve gözenekli olması sebebiyle toprağın aşırı su tutmasını önlemesidir. Sukulent ve kaktüs türleri için çok iyidir. Ancak hafif ve kolay kırılmayan plastik saksıları şahsen daha kullanışlı buluyorum.

Pencere önü veya balkon demirlerine monte edilecek saksılar emniyetli olmalı, sulama sırasında da problem çıkarmamalıdır. Duvarlara takılabilecek çiçeklikler ve askılı saksılar yer kazandırması açısından iyidir. Büyük ve kalıcı bitki dikilecek saksıların plastik olması daha uygundur. Böylece yer değiştirme gerektiğinde fazla zorluk çıkmaz.

Saksı seçilirken büyüklüğünün dikilecek bitkiye uygun olmasına dikkat edilmelidir. Sığ olanlar daha çok kısa köklü mevsimlik çiçeklere uygundur. Özellikle çalı türü kalıcı bitkilerde büyük saksı kullanmak gerekir.

Toprak seçimi
Saksılarda bahçe toprağı kullanılmamalıdır. Hazır dış mekan toprak karışımları steril ve hafif olmaları açısından çok uygundur. İyice çürümüş bahçe kompostu da biraz iyi toprak ve kum karıştırılarak saksılarda kullanılabilir. Kaktüs cinsleri fazla kumlu, asitli toprak seven bitkiler ise humuslu toprağa dikilir.

Saksı bitkileri topraktaki besin maddelerini kısa sürede tüketirler. Bu yüzden dikimden 6-8 hafta sonra besin verilmeye başlanmalıdır. Kalıcı bitkilerde uzun etkili granül veya çubuk gübreler ayda bir verilir. Mevsimlik türleri ise 2 haftada bir suda eriyen bir gübre ile sulamak daha uygundur. Bu besinler bitkinin cinsine göre seçilir. Özellikle mevsimlik çiçeklerde aşırı besin vermemeğe dikkat edilir.

Kalıcı bitkilerde saksı değiştirilmiyorsa ilkbaharda gübre takviyesi yapılır. Üst toprak köklere zarar vermeden 2-3 cm. kazınarak alınır. Yerine eski gübre ile karıştırılmış taze toprak ilave edilir. Hazır bio gübreler de bu iş için uygundur.

Hindistan cevizi torfu
Bahçe merkezlerinde tuğla gibi sıkıştırılmış hindistan cevizi lifleri satılıyor. Her kalıbı derin bir kapta 4 litre suyla ıslatıp bekletiyorsunuz. Bir müddet sonra çözülerek hacmi 7-8 kat büyüyor. Gayet hafif ve mükemmel bir torf haline geliyor. Bu torf ekilecek bitkinin cinsine göre sıvı besin takviyesi yapılarak bir çok bitkide kullanılabilir. Tohum ekiminde veya fidelerin şaşırtılmasında hafif oluşu ile çabucak filizlenmeyi ve köklenmeyi sağlar.

Topraksız torf gerektiren bromeliad ve orkide çeşitlerinde kullanılabilir. Diğer iç ve dış mekan bitkilerinde tek başına veya topraklı torflarla karıştırılarak kullanılabilir. Yalnız böyle hafif torfların çok iyi drene oldukları için daha sık sulama ve dolayısı ile besin takviyesi gerektirdiği unutulmamalıdır.

Sulama
Sulama saksı bitkileri için önemlidir. Her bitki su ihtiyacına göre düzenli sulanır. Yalnız aşırı sulama topraktaki besin maddelerinin akıp gitmesine sebep olur. Su verildiği zaman alttaki drenaj deliğinden hafifçe sızması yeterlidir.

Sardunya, sukulent denilen yaprakları etli bitkiler ve kaktüs cinslerine toprakları hafifçe kurumadan su verilmemelidir.

Dikim sırasında saksı diplerine 1 cm kalınlığında çakıl veya kırık tuğla parçaları konarak drenaj sağlanmalıdır. Sulama sabah güneş çıkmadan veya akşam üstü yapılır. Çok soğuk su iyi değildir.

Bitki problemleri ve çareleri
Bitkiler ışık isteklerine göre doğru yerleştirilmelidir. Güneş seven çiçekler gölgede açmaz. Gölge sevenler ise güneşli yerde kavrulur ve çabucak ölür.

Fazla rüzgâr da bitkileri rahatsız eder. Saksı bitkilerinde aşırı sulama sebebiyle çürüme problemi sık görülür. Mantar ve böcekler saksı bitkilerinde de görülür. Hastalık fark edildiği anda ilaç yapılmalıdır.

Tırtıl ve salyangozlar elle toplanıp yokedilir. Karıncalar bitkilere çok zarar verir. Görüldüğü zaman granül şeklinde satılan karınca ilacı az miktarda saksı toprağına serpilir.

Beyaz sinek özellikle sardunya, cam güzeli, begonya ve küpe çiçeklerine musallat olur. Mücadelesi zordur. Görüldüğü anda ilaç yapılır ve kurtulana kadar üç günde bir tekrarlanır. Yaprak bitleri (aphid),kabuklu(scale) ve unlu bitler(mealybug) için ev yapımı karışımlar da çok etkilidir.

Alınacak tedbirler
Steril toprak kullanmalı, eski saksılara dikim yapılmadan önce sıcak suyla iyice yıkamalıdır. Satın alırken sağlam bitkiler seçilmeli,güvenilir yerlerden alışveriş edilmelidir.

Hastalığa zemin hazırlamaması için bitkilerin solmuş çiçekleri, kuru yaprakları düzenli temizlenir. Saksılarda çıkan otlar derhal temizlenmeli, toprakta kuru yaprak vs. bırakılmamalıdır.

Hastalıklı bitkiler sağlam olanlardan uzaklaştırılır ve ilaçlanır. Düzelmezse yokedilir. Toprağı yeniden kullanılmaz. Havadar mekan, düzenli bakım ve besleme hastalıkları azaltır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Liposuction (Yağ Alma Ameliyatı)

Liposuction (Yağ Alma Ameliyatı)

Liposuction (yağ alma ameliyatı) hakkında en fazla yanlış bilginin dolaştığı ameliyat. Bir yandan yağ alma (liposuction) ameliyatının insanları öldürdüğüne, sağ kalanlarda da yağ almaya bağlı olarak eğri büğrü yerler kaldığına dair sağlam bir kanı var.

YAĞ ALMA AMELİYATI, LIPOPLASTY, LIPOSCULPTURE, LIPOSHAPING, LIPOSUCTION

Diğer yandan da liposculpture, liposhaping gibi isimler altında bambaşka bir ameliyat yapılıp harikalar yaratıldığı anlatılıyor. Hâlbuki sonuçta yapılan hep aynı işlem, yani Liposuction (yağ alma ameliyatı).

Nereden başlayalım ben de şaşırıyorum. Ama önce “lipo” ile başlayan her şey hakkındaki bildiklerinizi bir kenara koyun. En baştan özetlemeye çalışacağım:

LİPOSUCTİON (YAĞ ALMA AMELİYATI) NEDİR?
Liposuction en büyüğü kurşun kalem kalınlığında içi boş borucuklar (kanüller) ile deri altındaki yağ dokusunun emilmesidir. Kanüller deriye birkaç milimetrelik kesiklerden sokulduğu için iz neredeyse hiç kalmıyor. Emme işlemini yapan da bu kanülün arkasındaki hortuma bağlı aspiratör denilen, iri bir elektrikli süpürge boyunda bir vakum alet. Daha az kullanılan bir teknikte makine olmadan büyük enjektörler ile ve el gücü ile kanüldeki yağın emilmesi. İki teknik arasında çok önemli bir fark yok, tamamen cerrahın kişisel tercihi diyebilirim.

Bu ameliyatta asıl amaç yağları almaktan çok yağların içinde depolandığı yağ hücrelerini almaktır. Bir insan ergenliğe ulaştıktan sonra vücudundaki yağ hücresi sayısı değişmez. Kilo alınırken de yağların nerede depolanacağı o bölgedeki yağ hücresi sayısına bağlıdır. Örneğin bir hanımın basenlerinde bir milyon yağ hücre varsa ve siz ameliyat ile bu sayıyı beş yüz bine indirebilirseniz ileride ne kadar kilo alırsa alsın bu hanımın yeniden basenleri olmayacaktır. Ameliyatın bu tarafını anlamak çok önemlidir.
Bir kaç teknik terimden de bahsedeceğim:

ULTRASONİC LİPOSUCTİON: Yağları almadan önce özel bir alete bağlı, liposuctionda kullandıklarımıza benzeyen bir borucuk ameliyat bölgesinde dolaştırılıyor ve bu borucuğun yaydığı ultrasonik titreşimler ile yağlar yumuşatılıyor. Daha sonra liposuction işlemi her zamanki gibi yapılıyor. Daha yumuşamış yağların alınması kolaylaşıyor. İlk zamanlarda bir mucize olarak görülmüştü ama şimdi gerekliliği tartışılıyor. Türkiye’de bu tekniği kullanabilen çok az kişi var (zaten alet sayısı da çok az) ve ben de bunlardan biriyim ama gitgide daha az kullanır oldum. Özetle illa ultrasonic liposuction talep etmenize gerek yok.

ISLAK TEKNİK YA DA TUMESCENT (TÜMESAN) TEKNİĞİ: Ameliyata başlamadan önce yağlar içlerine su ile verilerek şişiriliyor. Bu artık olmazsa olmaz olarak kabul edilen bir teknik. Benim bildiğim kadarı ile tumesan teknik kullanmayan plastik cerrah kalmadı. Bu sıvı içerisinde kanamayı durduran (adrenalin), ağrıyı kesen lokal anestetikler (lidocain) gibi ilaçlar var.

NE FARKLARI VAR??? LIPOPLASTY – LIPOSCULPTURE – LIPOSHAPING – LIPOSUCTION…
Sizi şaşırtmak istemem ama aslında hiç bir farkları yok. Alınan yağların bir kısmının yağ enjeksiyonu metodu ile başka yerlere geri verilmesinin de işin içine girdiği varsayılarak bu isimler üretildi. Bu isimler bilimsel olmaktan çok ticari. Yapılan işlem hepsinde aynı: yağları almak.

LIPOSUCTION KİMLER İÇİN UYGUN?
Bu ameliyatta amaç belli yerlerde toplanan ve ne kadar rejim, spor yapılırsa yapılsın verilemeyen yağları almak. En tipik örnek hanımların kalçalarının alt – yanlarında biriken basenler. Yapısal bir yağlanma şekli olan bu basen yağları ne kadar kilo verilirse verilsin inatla erimez. Liposuction bu tür fazlalıkları almak için ideal bir çözüm.

Aşırı kilolu insanların bu ameliyat ile zayıflamalarını beklemek ise çok gerçekçi değil. Liposuction ile bir miktar yağ alınabilir ama gerçekten şişman insanın zayıflatılmasını beklemek gerçekçi olmaz.

Bir konuya daha değinmek gerekiyor. Liposuction sadece yağları alan bir teknik. Dolayısı ile yüzeydeki deriye çok az etki ediyor. Yağların oluşturduğu gerginlik azalınca derinin kendi kendine gerginleşerek yeniden şekillenmesi gerekiyor. Eğer deri elastik yapısını kaybetmişse yağlar alındıktan sonra sarkması çok kötü bir görüntüye sebep olabilir. Örneğin üç doğumdan sonra karnınızın altında sarkıklık ve derin çatlaklar oluştuysa liposcution sonrası bu bölgenin içi boşalmış bir halde sarkması neredeyse kesin.

Özetle bu ameliyat cildinde çatlak, sarkma gibi problemler olmayanlar için uygun.

En iyi sonuç alınan hastalar genellikle en fazla bir doğum yapmış, en fazla orta yaşlarda, aşırı kiloları olmayan hanımlar ya da belindeki “simitten” kurtulmak isteyen normale yakın kilolu erkekler.

LIPOSUCTION HANGİ BÖLGELER İÇİN UYGUN?
Her yerden yağ alınabilir. Ama belli yerler bu ameliyat için çok uygun iken bazı yerlerde aksine hiç uygun değiller.
EN UYGUN YERLER:
• Erkeklerde en uygun bölge bel çevresi ve karın, yani “simit”, “love handle” gibi isimler takılan yerler. Boyun altı (gıdı).
• Kadınlarda yine karın ve bel, kalçalar, basenler, diz içleri ve bacakların iç ve üst kısımları, ayak bilekleri, yine boyun altı (gıdı), kol altları, sırt.
UYGUN OLMAYAN YERLER:
Bacakların ön yüzü ve kalçaların alt kısımları. Buradan biraz fazla yağ alınırsa çökmeler olması çok olası. Mümkünse almamakta fayda var.

ERKEKLER İÇİN LIPOSUCTION
Türkiye’de erkekler artan bir şekilde estetik cerrahi yaptırıyorlar. Bütün erkek kuaförlerinde pedikür yapıldığını düşünürseniz buna da şaşmamak gerek (kadın erkek eşitliğini hep tek taraflı düşünmemek lazım). Türk erkeklerinin en sık yaptırdıkları estetik ameliyat burun ameliyatı. İkinci sırada da liposuction geliyor.

Erkeklere yapılan liposuction kadınlarınkinden biraz farklı. Bir kere erkeklerin yağlanma bölgeleri sadece göbek deliği etrafı, karın ve her iki yanda bel bölgesiyle sınırlı. Bu yağların altında, en zayıf erkekte bile hatırı sayılır bir karın kası kütlesi var. Dolayısı ile bu ameliyatta amaç göbek bölgesindeki yağların mümkün olan en çoğunu almak. Kadınlarda bütün yağları almak çok erkeksi ve kaslı bir görüntü yaratabileceği için genellikle daha az yağ alınıyor.

Bu ameliyat için ideal erkek tipi spor yapan ama düzensiz ve yüksek kalorili beslenen, kilosu normalin biraz üzerinde erkekler. Erkek derisinin kendini toparlama yeteneği de çok iyi olduğu için bu hastaların bel “simitlerini” tamamen almak mümkün.

Amaç kasları ortaya çıkarmaktır. Deri altı yağ dokusu inceldikçe orta hatta duran ve “baklava baklava” gözüken kasları ortaya çıkarmak mümkün.

AMELİYAT İÇİN EN DOĞRU ZAMAN
Rejim ile kilo veriyorsanız bu ameliyatı kilo vermeyi bitirdiğiniz zaman erteleyin. Bunun tek istinası rejimi sırasında daha fazla kilo veremediğinizi hissederseniz olabilir. Rejim yapan insanların ne büyük sorunu motivasyonlarını kaybetmek oluyor. Bu durunda ameliyat biraz öne çekilebilir. Veremediğiniz yağların azaldığını ve vücut şeklinizin değiştiğini görünce yeniden motive olabilirsiniz. Ama önce ameliyat olayım ve motive olayım diye düşünmeyin.

Benim tecrübem, ameliyat öncesinde hiç kilo vermeyen hastalar ameliyattan sonrada kilo vermiyorlar ve sadece ameliyatla kurtuldukları yağlara razı oluyorlar. Ama kendisi kilo veren hastalarım ameliyat sonrasında bu çabalarına devam ediyor.

Anneler için ideal zaman birinci yılın sonu. Bu sürede hem anne verebileceği kiloları vermiş oluyor hem de sarkıklığın ve çatlakların derecesi tam olarak ortaya çıkıyor.

Bu ameliyat daha sonraki hamilelikler için bir problem de teşkil etmiyor ama çok yakın bir tarihte yeni bir gebelik planlanıyorsa bu ameliyatı ertelemekte fayda var. Yeni bir hamilelikte yeni deformasyonlar ve kilolar oluşacağını göz önüne almak ve tedaviyi ikinci hamilelikten sonraya bırakmak daha doğru.

AMELİYATTAN ÖNCE VE SONRA EK BİR TEDAVİ GEREKİYOR MU?
Gerekli demek doğru olmaz ama ameliyat öncesi ve sonrası lenf drenajını hızlandıran “endomoloji” tedavileri, örneğin lenf drenaj masajı ya da LPG çok faydalı oluyor. Hastaların ameliyat sonrası kendi kendilerine bir masaj yapmaları bile alınan sonuçları ve iyileşme hızını etkiliyor.

KOMPLİKASYONLAR VE ÇIKABİLECEK SORUNLAR
Her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyat için de korkulan komplikasyonların başında, kanama ve enfeksiyon var.

Bu tür ameliyatlarda ciddi bir kanama olması olasılığı yok ama morarma şeklinde basit hematomlar görülebilir.

Ameliyattan sonra beşinci gün civarında oluşan kızarıklık, ateş ve şişlik enfeksiyon habercisi olabilir. Çözüm enfeksiyonun temizlenmesi ve tabii antibiyotik tedavisi olacaktır.

Cilt kaybı, yine nadir olmasına rağmen görülebilecek komplikasyonlar arasındadır. Daha çok aynı bölgeye ikinci kez ve çok kapsamlı bir liposuction yapıldığında görülebilir. Tek bir sigara bile bu olasılığı arttıracaktır. Sakın bir şey olmaz diye sigaraya başlamayın. Her ameliyattan sonraki ilk iki haftanın kritik olduğunu unutmayın.

Ameliyatta kullanılan ilaçlarının dozlarının da iyi hesaplanması gerekiyor. Tumesan sıvısı yüksek miktarda lokal anestetikler içerdiği için belli doz miktarlarına çok dikkat edilmesi gerekli. Doz aşımında bazı nörolojik bulgular ortaya çıkabilir.

Amboli de, her ne kadar düşük bir olasılık olduğunu yukarıda uzun uzun anlattıysam da ihtimal dahilindedir.

Asimetri ve yüzeyde oluşabilecek düzensizlikler ve eğrilikler bu ameliyattan sonra karşılaşılabileceğiniz sorunlar arasında. Ciddi asimetrilerde bir rötuş ameliyatı gerekebilir. Eğer yüzeyde bir düzensizlik yoksa simetriyi sağlamak çok kolay olur. Ama düzensizlikler varsa ve özellikle belli yerlerde ciddi çökmeler varsa bunları düzeltmek her zaman mümkün değil. Çökük yerlere yeniden yağ vermek, yüksek kalan yerleri doldurmak ve bütün ameliyat bölgesini eşitlemek gerekiyor ki bu da çok emek isteyen bir iş.

Yağ alınan bölgelerde hissizlik olması beklenen bir gelişmedir ve bunu bir komplikasyon olarak kabul etmemek gerekir. Bu his kayıpları ilk aylarda büyük oranda geçer. Ama bazı yerlerde 9 aya kadar devam edebilir. Kalıcı his kaybı çok nadirdir.

İPUÇLARI:
• Ameliyatı lokal anestezi ile olun ve doktorunuza ameliyat sırasında eğer gerekiyorsa ayağa kalkabileceğinizi söyleyin. Ameliyat sonunda ayakta kontrol ve son rötuşları yapmak elde edilecek sonucu çok etkileyebilir. Bu cesareti gösterin.
• Liposuction yeni teknikler ile artık riskli bir ameliyat kabul edilmiyor. 30 sene önceki ilk tekniklerden kaynaklanan felaket hikayelerine pek rağbet etmeyin. Bu en risksiz ameliyatlardan biridir.
• Bu ameliyatta amaç yağları değil yağ hücrelerini almak. Böylece o bölgede ileride de yağlanma oluşması önlenebiliyor.
• Ameliyattan sonra lenf drenaj masajı şişliklerinizin azalmasında çok etkili olur ve sizi çok rahatlatır.

SIK SORULAN SORULAR ve LIPOSUCTION HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR:
Liposuction hakkında en fazla hurafe ve efsane uydurulan ameliyat. Bu ameliyat ne ölüm riskleri içeren bir çılgınlık, nede sizi bütün yağlarınızdan arındırabilecek bir mucize.
İşte ortalıkta sıkça duyabileceğiniz yanlışlar:
Ben en sık duyduklarımdan bazılarını sıralayacağım:
• “yağ alına yerler girintili çıkıntılı, eğri büğrü oluyormuş”:
Normal şartlarda böyle bir şey olmaması gerek. Oluşan çöküklükler tamamen teknik hata. Ameliyattan sonra o bölgenin hiç ameliyat olmamış kadar düz olması gerekiyor.
• “daha sonra alınan kilolar vücudun başka yerlerine mi birikiyor?”
Hayır. Metabolizmayı bir bakkal defteri gibi düşünmeyin. Alınan kaloriler ya yakılacak ya da depolanacak değiller. Vücut ne kadar deposu, yani yağ hücresi varsa o kadar yağlanma eğilimindedir. Tersi olsaydı aynı miktar yiyen herkes aynı kiloda olurdu. İnsanları metabolizmaları ve yağ dağılımları çok değişkendir ve liposuctionda iyi yönde metabolizmayı etkiler. Kısaca liposuction sonrasında daha az şişmanlarsınız ve yağ dağılımınız bozulmaz.
• “televizyonda bir liposuction gördüm o sopa gibi şeyi sokup çıkarıyorlardı, hasta sallanıyordu, aman dedim”
Televizyonda hangi ameliyatı seyretseniz aman dersiniz. Bu olabilecekler içerisinde en küçük ameliyatlardan biri.
• “ölenler oluyormuş, gazetelerde çıkıyor, doğru mu?”
Her ameliyatın riski vardır. Ama liposuction bunlar içerisinde en risksiz olanlardan biri. İlk liposuction yapılmaya başlandığı yıllarda, 30 – 40 sene önce, tumesan tekniği bilinmiyordu. Yağlar alınırken ciddi kanamalar olabiliyordu ve yağ ambolisi denilen, parçalanmış yağların damarlar içerisinde birikmesi olarak tarif edebileceğim ciddi komplikasyonlar görülüyordu. Üstelik bu hastaların ameliyat bölgeleri morarıyor ve bu morluklar aylarca geçmiyordu. O yıllardan kalan bu kötü “repütasyon” hala devam ediyor. Tumesan tekniği ile bu tür sorunlar artık neredeyse hiç yaşanmıyor. Gazetelerde çıkan haberler her seferinde eğitimi olmayan insanların yaptığı ameliyatlar. Eğer doktorunuzun bu konuda bir eğitimi ve tecrübesi varsa ciddi bir komplikasyon ortaya çıkması gerçekten çok küçük bir olasılık.
• Bu ameliyatı mutlaka bir plastik cerrah mı yapmalı?
Böyle bir zorunluluk olduğunu düşünmüyorum. Yasal olarak her operatör bu ameliyatı yapabilir. Ama pratisyen hekimlerin kesinlikle yapmaması gerekiyor.
• Daha önce liposuction oldum ve cildimde çöküklükler oluştu. Bunlar giderilebilir mi?
Evet giderilebilir. Ama düzeltme ameliyatlarında amaç sizi güzelleştirmekten çok bu deformiteyi düzeltmek olabilir. Her şeyin bir anda düzeltilmesini beklemeyin. Bu deformiteleri tamamen düzeltmek bazen çok zor olur, ama daha iyi bir hale getirilebilir.

AMELİYATTA VE SONRASINDA SİZİ NELER BEKLER:

Ameliyat günü: Ameliyattan önce aynı gün ya da bir gün önce doktorunuzun bir çizim yapması gerekir. Genellikle bu çizim öncesinde ve sonrasında resim de çekilir. Resimlerin ameliyatın öncesini ve sonrasını karşılaştırmanın tek yolu olduğunu unutmayın.
Ameliyat genel anestezi ile yapılabildiği gibi lokal anestezi ile de yapılabilir. Lokal anestezi sırasında anestezi doktoru size “sedasyon” denilen ve sizin yarı uykuda olmanızı sağlayan ek bir anestezi verecektir. Sedasyon sayesinde hem kendinizi çok iyi hissedersiniz, hem ağrı duymazsınız hem de ameliyattan sonra birçok şeyi hatırlamazsınız.
Lokal anestezi ile ameliyat olmanın size ve doktorunuza birçok faydası olacaktır. Bir kere ameliyattan sonra bulantı gibi anesteziye bağlı bir sorun yaşamazsınız. Ameliyattan çıkar çıkmaz yemek yiyebilir su içebilirsiniz. Ameliyat sırasında da doktorunuz sizi hem ameliyat masasında istediği pozisyonda tutabilir hem de zaman zaman ayağa kaldırarak yer çekiminin etkisini tam olarak görebilir.
Kulağa çok zor gelse de bu ameliyatı lokal anestezi ile olmak zor değildir ve ameliyat sonucunu da çok iyi etkiler.

Ameliyat sonrası: Bu büyüklük ve zorluk olarak küçük bir ameliyattır. Ağrılı bir ameliyat demek doğru olmaz. Hastalar genellikle ilk 3–4 gün bir sızı hissederler ve oturup kalkarken bir ağrı duyarlar.
Ameliyattan sonra en az 2 gün istirahat şart. Bu dönemde çok fazla ayakta durmanız istenmiyor. Bunun nedeni de vücudun bir şekilde yağ alınan bölgeleri yeniden vücut sıvıları ile doldurma eğiliminde olması. Çok ayakta kalırsanız deri altında sıvı birikebilir ve bu iyileşmenizi geciktirir.
Ameliyat sonrası aynı gün taburcu olabilirsiniz. İşinize 4 gün sonra dönebilirsiniz. Ağrı için ağızdan alınacak basit bir ağrı kesici ameliyat sonrası yeterli olacaktır. Bu ameliyat sonrasında ciddi bir morarma ya da ve şişlik beklenmez.
Çalışıyorsanız bu ameliyat için bir hafta sonu ve en az iki gün izin almanızı öneririm.
Ameliyat sonrası doktorunuz korsenizi ameliyathanede giydirecek. Korse genellikle ikinci günde çıkarılır ve ilk pansumandan sonra yıkanmaya başlayabilirsiniz. Her seferinde korsenizi çıkaracak, duşunuz alacak ve en geç 5 dakika sonra yeniden giyeceksiniz. Daha uzun korsesiz gezmeniz ilk hafta yasak. Korsenizi gece gündüz ilk üç hafta takmanız gerekiyor. Her doktor korseyi değişik sürelerde kullandırıyor ama üç hafta zannediyorum herkesin minimumu.
İlk defa korsenizi çıkardığınızda cildinizi morarmış ve sarkmış göreceksiniz. Sakın endişe etmeyin. Morluklar, eğer varsa, bir haftada geçer ve cildiniz bir kaç haftada esnekliğin kazanarak yeni şekle adapte olur.
Ameliyattan sonra sonucu görmek için acele etmeyin. İlk şişlikler ile bir kaç hafta hem daha ağır hem daha geniş bedenli olabilirsiniz. İlk ayın sonunda inceldiğinizi ve hafiflediğinizi göreceksiniz.
Yağ alınan bölgelerde his kaybınız mutlaka olacaktır. Bunlar büyük oranda ilk aylarda, bazıları 9. ay civarında geçecek. His kayıplarının kalıcı olması çok nadir olur.

AMELİYATIN KARNESİ:
Anestezi şekli: Lokal (+ Sedasyon) ya da genel anestezi.
Ameliyat öncesi hazırlık: İdeal olan 10 seans kadar lenf drenaj masajı, ya da endomoloji
Ameliyat nerede yapılmalı: Bir hastane ameliyathanesinde.
Ameliyat süresi: Tamamen alınacak miktara bağlı, yarım saat ile 6 saat arasında.
Hastanede yatış süresi: Genellikle gerekli değil.
Ameliyat sonrası ağrı – sıkıntı: Dört gün kadar hafif sızlama. Ağızdan alınan basit ağrı kesiciler yeterli olur.
Şişme, morarma: 3-6 gün arasında, hafif – orta derecede.
Pansuman: İkinci gün tamamen çıkarılıyor ve yıkanabiliyorsunuz.
Korse: 3 hafta.
Dikişler: Kanüllerin girdiği, genellikle 5-6 yerde birer dikiş bir hafta sonra alınıyor.
Ne zaman işe dönülebilir: Genellikle 4. gün.
Spor: 2 hafta sonra uzun yürüyüşler, 3 hafta sonra koşuya ve diğer sporlara başlanabilir. Basket, box gibi kompetitif ve vücut vücuda yapılan sporlar için 6 hafta beklemek gerekiyor.
Son şekil: Ameliyat sonrasında oluşan sertlikler ve şişliklerin büyük kısmı 2. ayda azalır. Ama tam sonucun alınması 6 -9 ay civarında olur.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , ,

detoks gunu

Detoks yaparak bedeninizi ve ruhunuzu hafifletebilirsiniz! Tek yapmanız gereken bir gününüzü detoks günü olarak ayırmak.

Alışkanlıklara ara verme vakti
Hayatımıza ilişkin önemli kararları almakta bazen geç kalırız. Sigarayı bırakmayı, alkolü azaltmayı, önümüzdeki haftadan itibaren fazla kilolarımızı verip, egzersize başlamayı, hep düşünür ama iki-üç gün sonra vazgeçeriz! Oysa, hayatımızı yönetmek, biraz da kendi elimizde.

Etiketler: , , , , , , ,

EVLİLİĞİNİZİ VE AŞKINIZI CANLI TUTMANIN YOLARI

Evliliğin cicim ayları geçtikten sonra, yavaş yavaş monotonluk ve bıkkınlık başlar. Bu kötü durumun meydana gelmemesi için, evliliği ve en önemlisi de aşkınızı canlı tutmak ve arada bir alevlendirmek gerekir. Kadınlara bu konuda ufak tiyolarımız olacak. Malum, yuvayı dişi kuş yapar.

EGOSUNU TATMİN EDİN : Kadınlar kadar erkeklerde beğenilmek ve takdir edilmek isterler. Konuşmalarınızı ve söyleyeceklerinizi, erkekğinizi kırmadan ve egosunu okşayarak söylemek, size her zaman kazandıran bir durumdur. HAYATLA BARIŞIK OLUN : Kadınlar, çalışma hayatında ve dışarıda olduğu kadar, evlerinde ve eşlerine karşı da bakımlı ve hayatla barışık olmalılar. Hayatı, eşinizle birlikte doya doya yaşayabilmek için…
YENİ SOHBET KONULARI YARATIN : Kendiniz için yapacağınız bir takım etkinlikleriniz olmalı ki, eşinizle paylaşacak ve sohbet edecek yeni konularınız olsun.
TARTIŞMAK YERİNE KONUŞMAYI DENEYİN : Eşinizle konuşmak, aranızdaki bağların kuvvetlenmesi açısıdan önemlidir. Am, ortada hoşlanmadığınız bir durum var ise, bunu tartışarak ya da bağırıp çağırarak değİl, konuşarak anlatın.
EŞİNİZİ DEĞİL KENDİNİZİ DEĞİŞTİRMEYİ DENEYİN: Bu önerimizi hanımlardan biraz tepki alacak, ama, hep eşlerinizi değiştirmek isteyerek kendinizi üzmenize gerek yok. Aynı konuları tekrar tekrar dile getirmek yerine, davranışlarınızla ona yol gösterin.
KOCANIZIN AKIL HOCASI OLMAYIN : Fikirlerinizi beyan ederken akıl hoocası gibi davranmak yerine, eşinizin fikirlerini de önemseyip, ortak bir karar almaya bakın.
EŞİNİZİN KURALLARINI DA ÖNEMSEYİN : Her zaman ille de eşit olmak için çabalamayın. İletişim kurarken kendisini iyi hissetmesini sağlamak, tamamen sizin yararınıza olur ve işinizi kolaylaştırır.
ÇÖZÜM ÜRETİN : Bir sorunla karşılaştığınız zaman, suçlu arayacağınıza, çözüm üreterek, sorunları birlikte aşmaya çalışın.

Etiketler: , , , , , ,