Evde Cilt Bakımı

Cildinizi canlandırmanız için 20 öneri

1-Genel yüz temizliğinde kullanılan maskelerden peeling etkisen sahip olanlar, bu sayede ölü hücreleri ortadan kaldırarak, derinlemesine temizlik sağlıyor.

2-Yüzünüzü tazzikli su ile yıkayın. Bu şekilde yapılacak duş, ofislerin yol açtığı cilt stresinizi azaltır.

3-Artık cilt bakım ürünlerinde de rastlayabildiğimiz C vitamini, kan dolaşımını ve kolajen üretimini hareketlendirdiğinden, bu tip ürünleri tercih edin.

4-Ayaklarınız parmak uçları, yüzünüze sinyal gönderir. Alnınızda oluşacak kırışıklıkları önlemek için ayak parmaklarınız üst kısmına düzenli aralıklarla sertçe bastırın.

5-Cildinizi nemlendirin. Yeni çıkan bir çok nemlendirici gün boyu etkiye sahip. Proteinli ve bitki özlü olanlar ise cildi aktif hale getirip üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturmasını sağlıyor.

6-Yüzünüzü haftada iki defa kremleyerek 5 dakikalık masaj uygulayın. Bunun için, parmaklarınızı kullanarak oval hareketlerle çeneden yanaklara, alnın ortasından dışa doğru, burun yanlarından alnın ortasına doğru inip çıkarak masaj yapın. Ağzınızın çevresini, yukarı doğru hareketlerle ovun.

7-Gece saat 1’den önce güzellik uykusuna yatmayı ihmal etmeyin. Bedenimiz özellikle ilk uyku saatlerinden gece yarısına doğru büyüme hormonları üretir. Bu hormonlar ise hücre yenilenmesini hareketlendirir.

8-Kremlerin içindeki enzimlerin faydalarını biliyor musunuz? Biyo teknolojik yöntemler taklit edilerek üretilen minik protein molekülleri, ileri yaşta, insanların cildindeki dolaşım sistemini aktif hale getirip ciltleri koruyucu hücreleri güçlendirir.

9-Koku kompresleri cilt ve duyuları canlandırır. Dörder damla limon ve selvi ağacı özünü ve iki damla ardıç yağını, iki litre kaynar su içine koyun. Özel yüz havlunuzu bu karışımın içine daldırın ve yüzünüze kompreks yapın..

10-E vitaminin bulunduğu kremler hücrelerin gerilimini azaltır. Ultroviyole ışınlarının, atık gazların, nikotinin oluşturduğu saldırgan serbest radikaller cildin zamanından önce yaşlanmasına neden olur. E vitamin cildi bu zararlı etkenlerden koruyup nemlendirir.

11-Yanaklarınız derisini gerginleştirmek için jimnastik yapmalısınız. Bunun için ağzınızı kapatın, yanaklarınızı içeri doğru çektikten sonra, ellerinizin yardımı ile yavaş yavaş gerin.

12-Patates masajı cildi tazeler ve dinlendirir. Öncelikle çiğ patates dilimlerini 10 dakika buzdolabında bekletin. Cilt temizliğinizi yaptıktan sonra, soğumuş patates dilimleriyle yüzünüze masaj yapın. 15 dakika boyunca patatesi, suyunun cildinize etki etmesini bekledikten sonra yüzünüzü yıkayın.

13-Duru, yumuşak bir ten için AHA komplekslerine başvurmak bir zorunluluk. Bu isimle tanınan meyve asitleri, cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlarken, tahriş de etmiyor. Ayrıca besleyici yağlar da içeriyor.

14-Kolojen tabakasını harekete geçirecek bir içecek hazırlamaya ne dersiniz? Bunun için 250 gr domates, 2 şeftali, kabuğu soyulmuş yarım limon ve bir havucu katı meyve presine koyun, bir damla zeytinyağı ve bir miktar iyot tuzu ekleyin ve karıştırın.

15-”Şikaku” baskısı herhalde birçoğunuzun yabancı olduğu bir kelime. Bu basit egzersiz gergin yüz kaslarını yumuşatmaya yarıyor. Söz konusu baskının uygulanacağı enerji merkezi, gözbebeğinin hizasında, gözaltlarındaki kemikler üzerindedir. Bu bölgeye, en az 5 saniye süresince, parmaklarınızla bastırın.

16-Güzellik kapsülleri cildi bütünüyle beslemese de, işlevini içeriden yürüten bir hücre yenileyicisi olarak görev yapıyor. Vitaminler, nemlendiriciler ve doğal maskelerle cildin esnekliğini sağlayabilirsiniz.

17-Oksijen maskesi, bir çeşit expres lifting görevi görür. Bu uygulamayla, hücrelerin oksijen alımı 10 dakika içinde yoğunlaşır. Sonuç olarak, cilt olabildiğince taze ve sağlıklı bir görünüme kavuşur.

18-Lipozom maskeleri besleyicidir. Aynı zamanda, cildin alt tabakalarına da nüfuz ettiklerinden, etkilerini uzun vadede gösterirler.

19-Turuncu ışık, hücreleri canlandırır, mavi oksijen alımını artırır, sarı cildi ölü hücrelerden arındırır ve yeşil kuproza karşı etkilidir. Renkli ışık tedavisini ancak güzellik merkezlerinde bulabilirsiniz.

20-Ampuller ve yenileyici kapsüllerle yapılacak yoğun bir kür, kışı sert koşullarına karşı cildin dirençli olmasını sağlayacaktır. 4 hafta boyunca yüzünüzü kremlemeden evvel sürün.

Özel Cilt Bakımları

Sadece estetik açıdan değil, sağlık açısından da cildimizin temizlik ve bakımına özen göstermek yaşımız ilerledikçe oluşacak kırışıklık ve deformasyon gibi problemlerin önlenmesi bakımından çok faydalıdır. Aksi takdirde UV ışınları, makyaj, serbest radikaller, sigara, stres, hava değişimleri ve yanlış beslenme cildimizi olumsuz yönde etkiler ve genç yaşta olmamıza rağmen yorgun ve solgun görünmemize neden olur.

Cildimizin canlılığı, parlaklığı ve diriliği en önemli sağlık göstergelerindendir. Dolayısıyla 20’li yaşlardan itibaren her bayanın temizlik, bakım ve koruma amaçlı olarak ayda bir kez cilt bakımı yaptırması çok faydalıdır.

Cilt bakımı yaparken yaşa ve cilde göre doğru ürün kullanılması gerekir. Bu yüzden sivilce, akne, leke ve kırışıklık bakımlarında cerrahi müdahale uygulanmadan ve kimyasal peeling işlemi yapılmadan, deri altına hiçbir madde enjekte edilmeden son derece başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Cilt bakımıyla ilgili dikkat edilecek hususlar:

1. Günde 2 litre su için.
2. Kalitesiz makyaj ürünleri kullanmayın.
3. Sigara içmeyin.
4. Aşırı güneşlenmeyin.Muhakkak güneş koruyucu ürünler kullanın.
5. Makyajınızı çıkarmadan yatmayın.
6. Cildinizi her gün nemlendirin.
7. Her hafta 1 peeling yapın.
8. 15 günde bir maske uygulayın.(kullanacağınız maskeye göre haftada bir olabilir)
9. Sivilce ve komedonları bilinçsizce sıkmayın.
10. Uzun süre klimalı ortamlarda bulunmayın.
11. 3 günde 1 eriyinceye kadar bir buz kalıbını cildinizde gezdirerek
dolaşımı hızlandırın.(donduracağınız içerik yeşil çay,süt ve soda olabilir)
12. Ve bakılan bir cilt ile bakılmayan bir cilt arasındaki farkın ileriki yaşlarda daha çok kendisini göstereceğini unutmayın.

Göz Çevresi Bakımı

Çok ince ve hassas yapıda olmasından dolayı göz çevresi yaşlanma, hastalık, yorgunluk, uykusuzluk gibi olumsuz etkilerin en kolay fark edileceği bölümüdür. Kimi insanlar göz altlarının devamlı mor olmasından, pek çok kişi göz altı torbalarından ve bazıları da göz çevresinde oluşan çizgilerden şikayet etmektedirler. Aslında göz çevresi bakımını genel cilt bakımından ayrı düşünemeyiz, fakat göz çevresi hassas olduğu için özel ürünler kullanılmalıdır. Öncelikle kişinin yaşı ve cilt yapısı göz önünde bulundurularak problemin derecesi tespit edilmelidir. Örneğin gözaltı torbaları ve morlukları genetik bir durum olabileceği gibi aşırı yorgunluk sonucu sonradan da oluşabilir. yada bunlar dolaşımla ilgili bir sağlık probleminin göstergesi olabilirler. Daha çok açık tenli kişilerde gözüken morluklar pek çok kişiyi rahatsız etmektedir. Ayrıca genç yaşlarda göz çevresinde oluşmaya başlayan çizgiler kuru cilt yapısına sahip kişilerde sıkça görülmekle birlikte çok sigara içen ve fazla mimik hareketleri yapan kişilerde de hızla oluşmaktadır. İşte bu ve buna benzer şikayetleri önlemek için, doğru ürünler kullanılmasını ve ayda bir kez göz çevresi bakımı yaptırılmasını öneriyorum.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Doğandan Gelen Güzellik

Pürüzsüz cilt, parlak saçlar, sağlam tırnaklar, yalnızca bir düş müdür? Hayır! Doğanın bize sunduğu biçimiyle kullanılan bitkiler, bitkisel yağlar ve öteki ürünlerle mutfakta hazırlanabilen hafif etkili bileşimlerle bedene sağlıklı ve göze hoş gelen bir görünüm kazandırılabilir. Genellikle kullanılan kozmetiklerin içerdiği kimyasal maddeler, yapay koku maddeleri ve bir çok katkı maddesi, sürekli kullanıldıklarında yararlı olmaktan ziyade zararlı olabilirler. Kimyasal maddelerle ve yapay koku maddeleriyle sürekli birlikteliğin duyarlı kişilerde ayrıca alerjilere yol açtığı da uzmanlarca kanıtlanan bir gerçektir. Tüm bunların yanı sıra, kimyasal kozmetikler çok pahalıdır da!

Avantajları çok fazla
* Cilt bakımında kullanmak istediğiniz malzemeleri kendiniz seçebilirsiniz.
* Renk, koku ve dayanıklılık bakımından, yapay madde kullanmanız gerekmez.
* Cilt dostu maddelerle cildin işlevlerini destekleyebilir ve cildin kendisini yenileyebilmesine yardımcı olabilirsiniz. Tüm bu faktörleri göz önünde bulunduran kadınlar gitgide artan bir ilgiyle, reçeteleri yüzyıllardır uygulanmakta olan doğal bakım preparatlarını kullanıyorlar. Dillere destan güzelliğini, bal, kısrak sütü, bitkisel esanslar ve yağlarla koruyan Kraliçe Kleopatra, bu konuda önemli bir örnek olarak görülebilir. Cilt, saç ve tırnaklar için kremler, losyonlar, maskeler ve temizlik losyonları hazırlamak isteyen kişinin bu iş için fazla zaman harcamasına da gerek yoktur. Kullanılacak malzemeler, eczaneden, bitkisel drog satıcılarından, sebze ve meyve satıcılarından satın alınabilinir. Bazı güzellik bitkileri ise bahçede veya balkonda bile yetiştirilebilir.

Gerekli malzemeler
Cilt bakımı ürünlerinin yapımında (örneğin kremlerde), bir taşıyıcı ve dolgu maddesi ve iyileştirici görevini üstlenen etken maddeler gerekmektedir. Doğal kozmetik ürünlerinin temel taşıyıcı maddeleri, katı yağlar ve balmumu(ve benzerleri), su, alkol ve bitkisel yağlardır.

Yağlar Ve Balmumu

Katı yağlar ve balmumu türevleri, preparatlara (özellikle kremlere) gerekli kıvamı kazandırırlar ve ayrıca cilde yarayışlı özelliklere sahiptirler. Doğa bize bu çeşitleri bitkisel ve hayvansal formlarda sunar:
* Balmumu: Bal peteklerinin eritilmesi yoluyla elde edilir. Kaliteli olmasına özen gösterilmelidir. Cildi pürüzlerden ve yağdan arındırır.
* Kakao yağı: Beyaz sarımtırak, oldukça katı, kırılabilir bir kütledir. Kremlerin yumuşaklığını ve cilt tarafından çabuk emilmesini sağlar.
* Lanolin: Koyun yününden kazanılır. Cildi iyileştirici ve koruyucu özelliktedir.
*Sıvılar: Kozmetikler su ve alkol içerirler. Doğal bakım ürünlerinin pek çoğunda ise bitki çayları yer alır.

Fazla kilolardan ve selüloitlerinden kurtulmak; cilt kırışıklıklarını engellemek ve daha güzel görünmek için doğal ve bitkisel yöntemleri tercih edenler, ciltlerini kozmetik ürünlerin içerdiği zararlı kimyasallardan da korumuş oluyorlar.

Hızla geçip giden zamanın etkilerini en aza indirerek, güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyen bayanların, doğal ve bitkisel güzellik ürünlerine ilgisi her geçen gün artıyor. Kozmetik ürünlerin, cep yakan fiyatları ve kimyasal karışım içeriklerinin beklenmeyen yan etkileri ortaya çıkarması gibi faktörler de, doğal güzellik yöntemlerinin popülaritesini artırıyor. Pürüzsüz bir cilde sahip olmak isteyen kadınların ilgisinden, bitkisel ilaçlar satan aktarlar da nasibini alıyor. Bitkisel ve doğal ürünler, selüloitten zayıflamaya, cilt kırışıklıklarından saç dökülmesine kadar bir- çok sorunun çözümünü kolaylaştırıyor. Güzelliği etkileyen önemli faktörlerden birini de beslenme alışkanlıkları oluşturuyor. Çünkü, vücudumuzun her bölgesinin farklı vitamin ve minerallere ihtiyacı oluyor.

A’ dan Z’ ye Doğal Hazinelerden Faydalanın! Doğanın Enerjisini Bedeninizde ve Ruhunuzda Hissedin.

Birbirinden Güzel Çiçekler,Bitkiler,Meyveler ve Sebzelerin Şifalı Yöntemleri ile Yeniden Doğuş Mucizesini Yaşayın…

Gül Yağı: Her tür cilt tipi için uygundur. Nemlendirici olarak kullanılabilir. Yumuşatıcı ve rahatlatıcı etkiye sahiptir

Ayçiçeği yağı: Özellikle hassas ciltler için kullanılabilir. Nemlendirici ve besleyici özelliğe sahiptir.

Tatlı Badem Yağı: Tüm cilt tipleri için idealdir. Nemlendirici özelliğe sahiptir. Protein, vitamin ve mineraller açısından zengindir.

Biberiye Yağı: Ciltte derinlemesine temizlik sağlar ve mikrop kırıcı özelliğe sahiptir.

Buğday Yağı: Yıpranmış ciltleri besleyici özelliği vardır. E vitamini yönünden oldukça zenginolmakla beraber D vitamini, A vitamini, protein ve mineraller içerir.

Ardıç Yağı: Yağlı ciltlerin temizliğinde ve sivilcelerin giderilmesinde etkilidir.

Bergamot Yağı: Yağlı cilde sahip olanlar için idealdir. Hassas cilde sahip olanlara önerilmez.

Keten yağı : Cilt bakımında kullanılır. Cildi parlatıcı etkisi vardır.

Havuç Yağı: Bütün cilt tipleri için uygundur. Özellikle cilt temizliği için idealdir.

Jojoba Yağı: Tüm cilt tipleri için uygundur. A vitamini açısından zengindir.

Hindistancevizi Yağı: Cildi nemlendirir ve besler. Bütün cilt tiplerine uygundur

Avokado Yağı : Kuru ve pul pul olmuş ciltler için birebirdir. A vitamini, B vitamini, E vitamini ve D vitamini içerir.

Lavanta Yağı: Hassas ciltler besleyici olarak, yağlı ciltler sivilce tedavisinde kullanabilirler.

Limon Yağı: Yağlı cilde sahip olanlar sivilcelerin ve siyah noktaların tedavisinde kullanabilirler. Hassas cilde sahip olanlar seyrelterek kullanmalıdırlar.

Kayısı Çekirdeği Yağı: Tüm cilt tipleri için uygundur. Sivilcelerin tedavisinde ve cilt temizliğinde kullanılır. A vitamini ve mineraller yönünden zengindir. NOT:Kayısı yağı cilt için kullanılmaz. Cilt için kullanılacak yağ kayısı çekirdeği yağıdır.

Mandalina Yağı: Vücudumuzdaki çatlakların ve gevşemelerin tedavisinde faydalıdır.

Mısır Yağı : Tüm ciltler için uygundur.Fazla miktarda E vitamini içerdiğindencilt bakımında idealdir.

Nerolin Yağı : Günlük cilt bakımımızı yaparken nemlendirici olarak kullanabiliriz. Özellikle olgun kuru ve narin ciltler için idealdir.

Yasemin : Kuru ciltler için uygundur.

Papatya Yağı: Hassas ve kuru ciltler için idealdir. Yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır. Ayrıca sivilcelerin giderilmesinde kullanılır.

Susam yağı : Cildi besleyici etkisi vardır.. E vitamini yönünden zengindir. Protein, mineral ve amino asitler içerir.

Portakal Yağı: Kuru ciltler için idealdir. Ayrıca kırışıklık için kullanılabilir. İyi bir cilt temizleyicidir.

Zeytinyağı : Cildi besleyici ve nemlendirici özelliği vardır

Etiketler: , , , , , ,

Sabun Çeşitleri

hilalozel dogal sabun Sabun Çeşitleri

Sentetik sabunlar: Cilt üzerinde daha az tahrişe yol açarlar. Çünkü laktik ve sitrik asit içerdikleri için bu sabunların pH seviyeleri, derinin normal pH seviyesine yakındır.
Nemlendirici Sabunlar: Koyun yününden elde edilen lanolin nemlendirici özelliğine sahip olan nemlendirici sabunlar cildi yumuşatır. Bu sabunlar cildi kirlerden arındırırken derinin korunmasında önemli bir yeri olan yağ katmanını da kaldırır. Yani sabun kullanımı sonucunda, koruyucu natürel yağ tabakasının ortadan kalkması ile deri kurur ve irritasyon meydana gelir. Bu yüzden cildi kuru olanlar bu tür sabunlara güvenmemelidir.
Transparan sabunlar: Gliserin veya değişik şekerlerin genel konsantrasyonundan daha yüksek konsantrasyon ihtiva ederler. Genelde hafif sabunlardır ve normal deriyi yumuşatırlar. Yüksek gliserin içeriği, sabuna transparan bir görünüm verir. Transparan sabunlar normal, kuru ve yağlı cilt tiplerine uygun olarak seçilir.
Hafif hipoallerjik sabunlar: Bu tür sabunlarda deriye alerjik veya tahriş edici etkileri olan koku ve renklendirici gibi ajanlar bulunmaz. Betain grubundan olan maddeler içermektedir.
Antibakteriel sabunlar: Derinin pH seviyesini azaltan antibokteriel sabunlar, benzoil peroksit içerirler. Derinin pH seviyesini azaltan sabunların antibakteriel etkileri vardır. Bu sabunlar, sivilce gelişiminde rol oynayan bakterilere karşı cildi savunurlar,içlerindeki ajanların kurutucu etkileri nedeniyle aşırı kullanıldıklarında kuruluğa yol açarlar.
Koruyucu, renk verici ajanlar: Genelde antibokteriel maddelerden, triklosan ve triklorkorbon kullanılır. Bu maddeler yıkama sonrası deri yüzeyinde kalarak bakteri üremesini engeller. Deri enfeksiyonlarında kullanılmaktadır.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , ,

TIRNAK MANTARI

TIRNAK MANTARI

Tırnağınızda mantar enfeksiyonu olduğunu düşünüyorsanız, mutlaka doktorunuza başvurun! Unutmayın, ayak ve tırnak mantarı, tedavisi mümkün olan bulaşıcı bir hastalıktır!

1. Tırnak Mantarı Nedir?

Onikomikoz olarak adlandırılan bir hastalık olan tırnak mantar enfeksiyonu esas olarak, dermatofit adı verilen organizmalar tarafından oluşturulur. Bu yalnızca bir kozmetik sorun değil, tırnak yatağı ve plağını tutan bir enfeksiyondur. Tüm tırnak hastalıklarının yaklaşık % 50’sini oluşturur.

2. Tırnaklarınızda mantar var mı?

Tırnak mantarının belirti ve semptomları nelerdir?

Tırnaklarınızda mantar enfekisyonu varsa bunu görebilir, kokusunu duyabilir veya ağrı/hassasiyet duyabilirsiniz;

Tırnaklarda sarı-yeşil veya kahverengi renklenme

Tırnaklarda pul pul kalkma

Tırnak altında kir birikmesi

Ayaklarda kötü koku

Ayak tırnaklarında acı/hassasiyet

3. Tırnaklarda mantar nasıl oluşur?

Genellikle mantar, tırnağın altına girer ve burayı tutar. Tırnağa hasar veren her şey mantarın içeri girmesini kolaylaştırabilir, örneğin:

Zedelenme

El/ayak tırnağına sert bir cisimle vurulması

Ayak tırnağına basılması

Tırnakların çok dipten kesilmesi

Ayak parmaklarını sıkıştıran küçük/ucu sivri ayakkabılar

4. Tırnak Mantarı Nasıl Bulaşır?

Tırnak mantarı bulaşıcıdır. Enfeksiyona neden olan mantarlar ortak kulanıma açık, ılık ve nemli yerlerde bulunurlar:

Soyunma odaları,

Yüzme havuzu,

Ortak kullanılan duş ve banyolar,

Bahçe,

Sterilize edilmemiş manikür veya pedikür aletleri

5. Tırnak Mantarı Nasıl Tedavi Edilir?

Tırnak mantar enfeksiyonu kendiliğinden iyileşmez. Doktorunuz tarafından önerilen ilaç tedavisi ve önerilere uymak gerekir.

Mantar enferkiyonunda doktorunuz tarafından önerilen ilaç, hastalığa neden olan mantarın yaşadığı ve geliştiği yere-tırnak yatağına- yaklaşır ve enfeksiyonu ortadan kaldırır. Bu şekilde doktorunuz tarafından önerilen doz ve sürede kulanacağınız ilaç ile tedaviniz gerçekleşir.

6. Tırnak Mantarı İçin Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Doktorunuz, mantar enfeksiyonunuz için ağızdan alabileceğiniz ilaç yazabilir. Ayak tırnak mantarında tedavi yaklaşık 3 ay sürer. El tırnak mantarında tedavi yaklaşık 2 ay sürer. Hangi tedavinin sizin için uygun olduğunu öğrenmek için lütfen doktorunuza başvurunuz.

7. Mantardan Nasıl Kurtulursunuz?

Tedaviniz sırasında ve tedaviden sonra tırnaklarınızı korumak için:

Ayaklarınızı olabildiğince temiz ve kuru tutun,

Halka açıkyüzme havuzu ve duş alanlarında terlik kullanın,

Ayak tırnaklarınızı, parmağın ucunu geçmeyecek şekilde düz olarak kesin,

Manikür ve pedikür için sterilize aletler veya en iyisi kendi aletlerinizi kullandırın,

Ayağınıza uyan, sivri burunlu olmayan rahat ayakkabılar giyin,

Ev içinde kullanılan havluların kişiye özel olmasına dikkat edin,

Ayaklarınız çok fazla terliyor/nemli kalıyor ise gün içinde çoraplarınızı değiştirin.

8. Kimlerin Tırnak Mantarına Yakalanma Olasılığı Daha Yüksektir?

Tırnak mantarı, en sık rastlanan tırnak hastalığıdır. Yavaş ve kronik seyirlidir. Tüm tırnak hastalıklarının yaklaşık % 50’sini oluşturmaktadır. Tüm dünyada tırnak mantarının görülme sıklığı %2-18 olup sıklığı giderek artmaktadır

Pek çok kişi tırnak mantarına yakalanma riski altındadır.

Bazı kişiler tırnak mantar enfeksiyonuna daha duyarlıdırlar: Bu kişiler;

Diabeti olanlar

Dolaşım sorunları olanlar

Bağışıklık yetersizliği (örn., AIDS/HIV enfeksiyonu) olan

65 yaş ve üzeri olanlar

Ayak derisinde mantar enfeksiyonu olanlar

Ayakları çok terleyen veya sürekli nemli kalanlar

Atletler, koşucular ve d ansçılar gibi, ayaklarına fazla yüklenenler.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , ,

Kötü koku kabusu

1121f egxrb8 Kötü koku kabusu
Yaz aylarının en sıcak günlerini yaşadığımız şu dönemde,ter kokusu kabusu da baş göstermiş durumda.Özellikle toplu taşıma araçları ve kalabalık kapalı mekanlarda ter kokusu büyük bir problem oluşturuyor, erkeklerin bayanlara oranla pekte fazla dikkat etmediği bir konu olduğunu düşünüyor ve erkeklere sesleniyorum :”Lütfen koku giderici kullanalım !! ”

44fe0 955240122153691979 4848652306705466240?l=modatasarimstil.blogspot Kötü koku kabusu

Etiketler: ,

Sunar

blackorchid SunarVe Tom Ford gururla sunar. “Black Orchid”.

100ml si $90 olan bu koku Tom Ford’un gündemi niye meşgul ettiğinin sonucu.
Çok nadir bulunan siyah orkidelerin de içeriğini oluşturduğu bu parfümü Neiman Marcus‘tan bulabiliyoruz. Şişe tasarımına bayıldım. Çağ yaratan, akımları doğuran bir adamın yani Tom Ford’un tekrar sahnelerde olmasına sevindim. Dönüşü muhteşem olacak olan tasarımcı, parfümün yani sıra şu aralar yeni kurduğu markasıyla da ilgileniyor.

Etiketler: , , , , , , , , ,