BEBEK MAVİ SÜVETER YAPILIŞI

suveter%2520model BEBEK MAVİ SÜVETER YAPILIŞI MAVİ SÜVETER

Beden: 4-5 yaş grubu. Büyük beden ölçüleri parantez içindedir. Anchor “Bebe” El Örgü İpliği Malzemeler:Anchor “Bebe” El Örgü İpliğiRenk no:6062 Mavi Degrade (Yaklaşık 200 gr.)3,5 numara 1 çift örgü şişi 3,5 numara örgü tığı
Kullanılan örgüler:Düz örgü-Ters örgü
Ölçü: 29 ilmek – 34 sıra = 10 cm
suveter%2520buyuk%2520detay BEBEK MAVİ SÜVETER YAPILIŞI
UYGULAMA:
Arka-Ön: İkisi de aynı şekilde örülecek.Örgü şişine 94 (100) ilmek atarak, 3 ilmek ters örgü, 3 ilmek düz örgü düzeninde 14 sıra örün. 15. sıra başında 24 (27) ilmeği düz örgü örün. Devamında 46 ilmeği verilen motif şema ve açıklamasını takip ederek 1 kez uygulayın. Kalan 24 (27) ilmeği düz örgü örün. Sonraki sıralar aynı örgü düzeninde (motif şemasını takip ederek) 77 (85) sıra örün. Koltuk ve yaka kesimi için örgüyü iki eşit parçaya ayırın. Sağ tarafı beklemeye alın. Sol koltuk için her 2 sırada (her sıra başı) sırasıyla, 5-4-3-2-2-1-1-1 ve 1 ilmek kesin. Koltuk ile aynı zamanda, sol taraf yaka için, her 2 sırada (her sıra başı) sırasıyla 11 (14)-4-3-2-2-2-1-1 ve 1 ilmek kesin. Yaka ve koltuk kesimi tamamlandığı zaman örgü (ilmek) bitecektir. Aynı işlemleri ters uygulayarak beklemede olan sağ tarafı da örün.
Kol Bantı: İkisi de aynı şekilde örülecek.Örgü şişine 100 ilmek atarak, 3 ilmek ters örgü, 3 ilmek düz örgü düzeninde 8 sıra örün. 2 sıra düz örgü örerek, ilmekleri açık olarak şişten çıkarın.
Yaka Bantı: Örgü şişine 234 (240) ilmek atarak, 3 ilmeği ters örgü, 3 ilmeği düz örgü düzeninde 8 sıra örün. 2 sıra düz örgü örerek, ilmekleri açık olarak şişten çıkarın.
Bitirme: Arka ve ön parçayı ölçüleriyle sabitleyip nemli bezle örterek kurumaya bırakın. Yan dikişleri birleştirin. Sol kol bant uçlarını birleştirin. Bant dikişi ile sol yan dikişi üst üste gelecek şekilde bantı bedene tutturun. Bant dikişinden itibaren 21 ilmeği ön koltuk kenarına, 21 ilmeği arka koltuk kenarına yerleştirin. Bantın son sırasını sökerek açık ilmekleri ilmek dikişi ile dikin. Aynı şekilde sağ kol bantını dikin.Yaka bantını arka ortadan başlayarak, ilk 28 (30) ilmeği sağ arka yaka kenarına yerleştirin. Son sırayı sökerek açık ilmekleri ilmek dikişi ile dikin. Devamında, sağ omuzda açık kalan 60 ilmeğe, yaka bantından 60 ilmeği (her iki bantın son sırasını sökerek) iğne yardımı ile örgü şeklinde birleştirin. Yaka bantının sıradaki 57 (60) ilmeği ön yaka kenarına yerleştirin, arkada olduğu gibi dikin. Sol omuzu, sağ omuzda olduğu gibi aynı şekilde birleştirin. Kalan 29 (30) ilmeği sol arka yaka kenarına, ilmek dikişi ile dikin. Arka yaka ortasını birleştirin. Yaka ve kol kenarlarını 1 sıra tığlayın.

cizim BEBEK MAVİ SÜVETER YAPILIŞIsuveter%2520motif%2520semasi BEBEK MAVİ SÜVETER YAPILIŞI

Kaynak:Anchor Butik

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Kanepeye giden 20 yol

mob0288 Kanepeye giden 20 yolOturma grubunun bulunmadığı bir salon düşünemeyiz. Peki hangi kanepeyi, nasıl seçeceğinizi biliyor musunuz? Ebadı ne olmalı, nasıl bir kumaş kullanmalı?

İhtiyaçlar: İdeal kanepe (büyük, küçük, taşınılabilir, şezlonglu) onu kullanacak kişiye ve aileye göre değişir. Hangi kanepeye ihtiyacınız olduğunu bilmek için kendinize şunları sorun: Aynı zamanda kaç kişi bu kanepede oturacak? Kullanacak olanlar küçük çocuklar mı? Zaman zaman misafirleri de üzerinde ağırlamak gerekecek mi? Yemek ya da günlük oturmalar için de kullanılacak mı?

Konum: Kanepenizin kaplayacağı alanı tahmin etmek için evdeki başka bir kanepeyi, yenisini koymayı düşündüğünüz yere yerleştirin. Buna göre bir plan tasarlayabilir ve eğer birkaç parçalı ayrılabilen bir kanapeyle bu denemeyi yapıyorsanız parçalar ekleyip çıkararak oynayabilirsiniz. İhtiyaçlarınıza cevap verecek konforlu bir konum belirleyene kadar bu denemelere devam edin. Bazen hiç aklımıza gelmeyen bir yer, kanepeyi aslında onu en iyi kullanabileceğimiz yerdir.

Büyüklük: Baktığınız her koltuk için tek tek ne kadar yer işgal edeceğini düşünün. (Genişlik ve uzunluk, her iki açıdan da düşünün.) İdeal büyüklük; kanepenin iç kenarlarından tabanın tam ortasına uzaklığı 0,40 m ve dış kenarlarından buraya olan uzaklığı ise 0,20 m olmalı.

Planlama: Mağazaya nasıl bir kanepeye ihtiyacınız olduğu, hangi büyüklükte ve hangi stilde bir kanepe istediğinizi bilerek gidin. Gerçek konum üzerinde deneme yapmak da çok yararlı olacaktır. Yanınızda, seçtiğiniz kanepeleri ölçmek için bir metre bulundurun ve öncesinde kanepenizi koyacağınız yerde de bir ölçüm yapın. (Genelde mağazada daha küçükmüş gibi görünürler).

Görünüm: Klasik bir salon için arkalıkları kol kısımları büyük, ayakları küçük ve yuvarlak nepeleri tercih edin. Geçici bir dekorasyon için düz arkalıklı, düz ayaklı ve kolluklu olanları seçebilirsiniz. Ve son olarak sportif bir salon için kolları ve ayakları alçak, dikdörtgen, ayakları ince, dışardan görülebilen ve tekerlikli bir koltuk en idealidir.

Yükseklik: Kanepenin kolları için önerilen yükseklik 80 ila 90 cm arasındadır. Kuşkusuz ki kanepeye şeklini veren en önemli unsurlar da baş, üst kısım ve yanlardır. Kolları ve arkalığı tüyle doldurulmuş koltuklar ve arka yastıkları omuz kısmına kadar devam eden modeller üzerinde yatmak için de uygundur.

Genişlik: Bir kanepenin ideal genişliği konulacağı yere göre değişir. İki kişilikler için 1,60 cm ve 1,75 cm (1,50 çift kişilik bir kanepe için oldukça küçük kalır) ve üç kişilikler için 2-2,50 metredir.

Model: Başlangıçta renkleri, dokuma baskıları, desenleri unutun. Kanepenin yapısına, şekline ve büyüklüğüne dikkat edin. Önemli olan kanepe minderlerinin şekli, stili, kolların ve ayakların büyüklüğü, yükseklikleri ve bunların evinizin dekorasyanuna uyum sağlayıp sağlamayacağıdır.

Ergonomi: Diyelim ki bir kanepenin modeli içinize sindi ve aklınızdaki dekorasyon fikriyle uyuştu. O zaman durmayın ve onu sınayın. Bu amaca uygun olarak da satın almaya gittiğiniz zaman kendinize seçim yapma süresi tanıyın. Bir süre kanepeye oturun, üzerine yatın ve bunları aynen evde yaptığınız gibi yapın. Ancak bu sayede, kendiniz için doğru olan kanepe ebadını seçebilirsiniz.

Konfor: Hangi kanepeyi birkaç sene rahat bir şekilde kullanabileceğinizden emin olmak için dayanıklı olup olmadığını öğrenin. Kılıfını yıkayın, kanepe iskeletinin kalitesini anlamak içinse ağırlığını ölçmeniz gerekir. Dayanıklılığını ve direncini görmek için üzerine küçük kutular, sandıklar koyun. İskelet dışarıdan bakıldığında görünmez, ama sizi taşıyan ana kısımdır.

İskeleti: Bütün kanepeler bir süre hiçbir sorun çıkarmadan kullanılır ve dayanıklı görünürler. Taa ki oturulan yüzeylerini ve yastıklarını temizlemeniz gerekene kadar. Gerçekte dayanıklı olan kanepeler, iskeletleri tahtadan ve çelikten yapılmış olanlardır.

Esas malzeme: Rahat ve aynı zamanda sağlam bir kanepenin malzemesiyle ilgili bir fikir sahibi olmamız gerekir. Genellikle bunlar yumuşak bir temelin altındadır, çelikten ve elastik çinkodan yapılmıştır ve haç şeklinde oturulan yere, tabana yerleştirilmiştir. Eğer sadece çinkodan yapılmışsa bu, koltuğun dayanıklılık direncini ve süresini azaltır.

Yastıklar: Sırt ve baş bölgesinde rahatlığı garantiye almak için kaz tüyü yastıkları tercih edebilirsiniz. Bu tür yastıklar gerçekten yumuşacık ve rahat oldukları gibi formlarını kolayca geri kazanma özelliğine sahiptir. Eğer başka bir malzemeden yapılmışlarsa da ortalama bir süre gidebilecek yastıklar arasında tercih yapın. Çok düz ve yumuşak olan yastıklar hemen çökerler. Çok sert olanlar ise uzun süre oturulduğunda rahatsızlık verirler.

Yüzey: Yüksek sıkılıkta iyi bir kauçuk ile sert bir şekilde doldurulmuş ve işlenmiş bir koltuk yüzeyi asla deforme olmaz. Fakat kaz tüyünden yapılmış bir döşeme de oldukça rahat ve keyifli olur.

Derinlik: Bir kanapenin minumum derinliği 70 cm’den başlar. (Yastıklar için bunun üzerine bir 20 cm daha eklemek gerekir) Eğer uzanmaktan hoşlanıyorsanız bel ve ense bölgelerini korumak için 80 ila 90 cm arasında olmalıdır. Bazı koltuklarda uzanmayı daha da rahatlatmak ve hareket etmenize izin vermek için ekli bir şezlong bulunur.

Renk: Kanapenizin dokuma kumaşlarının rengini ve desenini evinizin stiline ve uygulamak istediğiniz yeni dekorasyona uyum sağlayacak şekilde seçin. ideal olanı evinizin duvarlarına, mobilyalarına uygun bir renk skalasını ve kumaş şekillerini belirlemek ve böylece bir armoni havası yaratmaktır.

Etki yaratmak: Kumaşlara dokunun. Dekorasyonun en can alıcı noktalarından biri de onlardan hoş şeyler yaratmaktır. Tatlı ekose mi, dayanıklı likra mı? Mevsimler de kararınızı değiştirir. Sıcak bölgelerde verdiği ferahlık için ketenden/pamuktan kumaşlara minnettar; soğuk yerlerde yün ve flanelden memnun kalacaksınız.

Dayanıklılık: Eğer beş seneden fazla bir süre size hiçbir problem çıkarmayacak bir döşeme istiyorsanız bunun için sıkı dokunmuş kumaşları seçin. Dayanıklılık; ağırlık ya da kalınlık değildir. O halde yapmanız gereken kumaşı elinize almak ve germek. Eğer örgülerinin arası gözükecek kadar sertse, yani açılacak ve deforme olacak gibi görünüyorsa, o kumaşı elemeniz gerekir.

Yıpranma: Koyu renkteki kumaşların aşınmaya daha dayanıklı iyi dokumalardan olması gerekir. Martin Dale’nin sunduğu yeni parlatma testine göre en az 20.000 devire dayanıklı, güneşte solmaya karşı notu en az 5 ve yine tüylenmeye karşı da en az 4 olmalıdır. Ancak bu şekilde yıllarca kullanılmasına rağmen aynı parlaklık ve pürüzsüzlükte kalabilir, isterseniz koltuğunuzun döşemesinin en zarar görecek oturma kısımlarını bir örtüyle koruyabilirsiniz.

Bakım: Kolay ve ekonomik bir bakımla kanapenizin temizliğini yapmak için çıkarılabilen ve I makinede günlük kullandığınızı deterjanla yıkanabilen kumaşları seçin. Üç kişilik ve kılın değişebilen bir kanepenin kuru temizleme maliyeti ortalama 25-30 YTL.’dir.

Etiketler: , , , ,

ÇOCUKLARDA HİPERTANSİYON

ÇOCUKLARDA HİPERTANSİYON
Çocuklarda Hipertansiyon

Çocuklarda hipertansiyon, yenidoğan da dahil olmak üzere her yaşta görülebilir.
Hipertansiyon 2 gruba ayrılabilir:Esansiyel veya primer hipertansiyon dediğimiz herhangi bir neden bulamadığımız grup ki, bu tip hipertansiyon daha çok erişkinlerde görülür. Diğer grup ise sekonder hipertansiyon dediğimiz gruptur ki burada tansiyon, böbrek veya kalp hastalığı gibi vücutta mevcut olan başka bir hastalık sonucu oluşur. Erişkinlerde esansiyel hipertansiyon dediğimiz nedeni bilinmeyen hipertansiyon çok daha sık olarak görülürken çocuklarda özellikle 6 yaşın altındaki çocuklarda esansiyel hipertansiyon hemen hemen hiç görülmez. Esansiyel hipertansiyon çocuklarda genellikle 10 yaşından sonra  görülmeye başlar. Çocuklarda tespit edilen hipertansiyonun hemen daima bir nedeni vardır, bu nedenle hipertansiyon tespit edilen çocuklar detaylı bir şekilde araştırılmalıdır, nedeni bulup ortadan kaldırmadan çocuklardaki hipertansiyonu tedavi etmek mümkün değildir.
Çocuklardaki hipertansiyonun %90’nında 2 önemli neden vardır. Bunlardan biri böbrek hastalığı diğeri ise aort koarktasyonu dediğimiz doğumsal bir kalp hastalığıdır. Hipertansiyona neden olan böbrek hastalıkları, doğuştan gelen böbrek bozuklulukları veya böbrek atar damarındaki darlık olabileceği gibi sonradan oluşan  akut veya kronik böbrek iltihapları olabilir. Aort koarktasyonunda hipertansiyon, kalpten çıkan bütün vücuda temiz kanı götüren aort damarı dediğimiz ana atar damarın genellikle sol kol damarını verdikten sonraki kısmındaki darlığa bağlı olarak gelişir. Böbrek üstü bezinin fazla çalışması, bazı tümörler ve bazı ilaçlar(kortizon, bazı öksürük ilaçları ve burun damlaları gibi) çocuklarda daha az rastladığımız hipertansiyon nedenleridir.
Esansiyel hipertansiyon 6 yaşın altındaki çocuklarda hemen hemen hiç görülmez, 10 yaşından sonra görülmeye başlar. Çocuklarda esansiyel hipertansiyonun oluşumundaki en önemli neden ailevi yatkınlığın yanı sıra sağlıksız beslenme ve azalmış fizik aktivite sonucu oluşan fazla kilolar ve obesite dediğimiz şişmanlıktır. Son yıllarda yapılan araştırmalar esansiyel hipertansiyon oranının özellikle adölesan yaştaki çocuklarda giderek arttığını göstermektedir. Obesitenin yanısıra sigara alışkanlığının da bu yaş grubunda giderek artması erişkinlerde olduğu gibi esansiyel hipertansiyon  oranının artmasının diğer önemli bir nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır.
Günümüzde genç erişkinlerde ve erişkinlerde görülen hipertansiyon, şeker hastalığı, hiperlipidemi( kan yağlarının yükselmesi) ve kalp- damar hastalıklarının köklerinin erken çocukluk çağlarına uzandığı  ve oluşumunda bebeklikten başlayan sağlıksız beslenme ve aktivite azlığı nedeniyle gelişen obesitenin önemli rol oynadığı bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Obesitenin yanı sıra sigara içimi bu hastalıkların hızla ilerleyerek çok daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Erken çocukluk dönemlerinden hatta bebeklikten başlayan sağlıklı beslenme, fizik aktivite ve spor; sigaranın içilmediği  bir yaşam tarzının  ailenin tüm bireylerinin de katıldığı bir yaşam tarzı olarak benimsenip uygulanması bu hastalıkların oluşumunu önemli ölçüde azaltacaktır.
Tansiyon yüksekliği hafifse genellikle hiçbir belirti olmaz, muayenelerde tansiyon ölçümü sırasında tesadüfen ortaya çıkar. Tansiyon yüksekliği fazla baş ağrısı, baş dömesi, bulantı –kusma, burun kanaması, huzursuzluk, veya kişilik bozukluğu  sıklıkla rastlanan belirtilerdir. Nadiren beyin kanaması, felçler, kalp ve böbrek yetersizliği, görme bozuklukları veya körlük ilk belirtiler olabilir. Bazen tansiyon yüksek bile olsa belirti vermeyebilir. Tedavi edilmeyen yüksek tansiyon beyin, kalp,  göz gibi bazı organlarda kalıcı hasarlara neden olabilir. Bu nedenle belirli aralıklarla çocukların tansiyonlarının ölçülmesi, tanının erken konulup tedavinin erken başlanması kalıcı hasarların önlenmesi açısından son derece önemlidir.
Çocuklarda hipertansiyon değişik nedenlere bağlı olduğu için tedaviler de  nedene göre farklılık gösterir.
Çocuklarda esansiyel hipertansiyonda tansiyon çok yüksek değildir. Bu çocuklar genellikle şişman az hareket eden çocuklardır. Kilo verdirilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması, sigara içiyorsa sigaranın kesimesi ve tuzun azaltılması ile tansiyon genellikle kontrol altına alınır. Bütün bunlara rağmen tansiyon düşmüyorsa tansiyon düşürücü ilaçlar kullanılır.
Sekonder hipertansiyonda nedene yönelik  tedaviler uygulanır. Nefrite yani böbreğin kronik veya akut enfeksiyonlarına  bağlı ise su ve tuz kısıtlamasının yanısıra tansiyon düşürücü ilaçlar kullanılır. Enfeksiyon varsa uygun antibiyotik tedavisi uygulanır. İlaçlara rağmen tansiyon kontrol altına alınamıyorsa ve tek taraflı ise o böbrek ameliyatla alınır. Böbrek damarındaki darlığa bağlı ise daralmış damar balonla veya ameliyatla açılarak tansiyon düşürülür. Aort koarktasyonunda daralmış damar balonla veya ameliyatla genişletilerek tansiyon kontrol altına alınır ve tamamen tedavi edilmiş olur.
Çocuklarda hipertansiyonun görülme sıklığı % 1 civarındadır. 
Hipertansiyon çocuklarda yenidoğandan itibaren görülebilir. Her yaş grubunda farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Esansiyel hipertansiyon genellikle 10 yaşından sonra görülmeye başlar. 6 yaştan önce hemen hemen hiç görülmez. Sekonder hipertansiyon  çocuklarda her yaş grubunda  görülebilir.
Özellikle sekonder hipertansiyonu olan çocuklar hipertansif kriz dediğimiz ataklarla tansiyonun çok yükselmesine bağlı komaya girebilirler. Bu durumda hastaneye getirilirken veya acil tedaviye rağmen kaybedilebilirler.
Hipertansiyon tespit edilen çocuklarda hemen daima bir neden vardır ve bu neden bazen basit bir muayene ve tahlille anlaşılabilir. Bazen uzun süren tekrarlayan zahmetli tetkikler gerekebilir. Bu tahliller küçük ve hasta bir çocuğu şüphesiz etkileyecektir. Ailenin de bu tetkikler konusunda sabırlı olması gerekir. Bazılarında neden bulunduktan sonra kısa sürede tamamen  iyileşme sağlanabilir. Ama bazılarında uzun süren tekrarlayan tedavilere ihtiyaç gerekebilir.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

AĞRI TEDAVİSİ


AĞRI TEDAVİSİ KLİNİĞİNE NE ZAMAN ve NEDEN BAŞVURULMALIDIR?
BEL, BACAK, KALÇA, SIRT ve BOYUN AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR?
BEL VEYA BOYUN CERRAHİSİ SONRASINDA GEÇMEYEN YA DA ŞİDDETLENEN AĞRILAR İÇİN NELER YAPILABİLİR?
KANSER AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR ?
ZONA ve ZONA SONRASI GEÇMEYEN AĞRILARDA NELER YAPILABİLİR?
KIRIKLARDAN VEYA KAZALARDAN SONRA OLUŞAN ve GEÇMEYEN KOL, EL ve AYAK AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR?


AĞRI TEDAVİSİ KLİNİĞİNE NE ZAMAN VE NEDEN BAŞVURULMALIDIR?
Yıllar boyunca hastalara, ağrıları ile birlikte yaşamaları gerektiği söylenmiştir. Ancak, Ağrı Tedavisi Bilim Dalı’nın (Algoloji), özellikle son 20 yıl içerisinde kaydettiği gelişmeler sayesinde, günümüzde hiçbir hasta ağrıları ile yaşamaya mecbur değildir. Ağrılar genel olarak; kas, eklem, kemik, sinir gibi vücut dokularının veya diğer organların, ani veya uzun süreli (kronik) zarar görmesiyle oluşur. Kronik ağrılar, zarar gören dokuların iyileşmesinden sonra da devam eden ağrılardır. Uzun süre ağrı çeken kişilerde; ev ve iş hayatının olumsuz yönde etkilenmesi, genel durumlarının bozulması, giderek artan sıkıntı hali, hareketsizlik ve kilo alma, isteksizlik sık olarak rastlanan şikayetlerdir.


BEL, BACAK, KALÇA, SIRT VE BOYUN AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR ?
Toplumun %80’i, hayatlarının bir döneminde; bel, sırt veya boyun bölgesinden kaynaklanan şiddetli ağrılardan yakınırlar. Başlangıçta ilaç tedavileri veya egzersizlerle hafifleyebilen bu ağrılar, daha sonra giderek şiddetlenebilirler. Yetersiz ve uygunsuz tedaviler nedeniyle, ağrılar, uzun süreli ve kalıcı hale gelebilir.
Bel ve boyun ağrılarının kaynakları; omurgayı (iskeletimizi) oluşturan kemikler, eklemler, bağlar, omurga kemikleri arasındaki yastıklar (diskler), kaslar, omurgadan çıkan sinir kökleri olabilir. Özellikle sinirlerin üzerinde baskı olduğunda, kola veya bacağa yayılan ağrılar hissedilebilir. Bu yapılardaki sıkışmalar ve zorlanmalar sonucunda; bel kayması, bel – boyun fıtıkları, omurilik kanalında daralma, ağrılı bel eklemi hastalıkları gibi birçok ağrılı durum ve rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bu rahatsızlıklarda özellikle erken dönemde müdehale etmek önemlidir.
Sık olarak uygulanan tedavilerden biri de epidural enjeksiyonlardır. Amerika Birleşik Devletlerinde, yılda 2 milyondan fazla hastaya, bel ağrıları için epidural ilaç enjeksiyonları uygulanmaktadır.
Ağrının bulunduğu bölgeye yapılan bu enjeksiyon yöntemi sayesinde:
Ödem (şişlikler) ve baskı nedeniyle ağrı üreten sinirlerin bulunduğu alana ilaç yerleştirilmekte,
Tedavi edici ilacın, dolaylı olarak değil, doğrudan sinir sıkışmasının olduğu yere ulaşması sağlanmakta,
Sinir kökleri üzerindeki ödeme bağlı sıkışmalar kaybolmakta veya azalmakta,
Sinir sıkışmasına yanıt olarak oluşan ağrılı kas kasılmaları iyileşmektedir.
Omurgadaki eklemlerden kaynaklanan bel ve boyun ağrılarında da (Faset Eklem Hastalığı), eklem içine yapılan enjeksiyonlar sayesinde, iyileşme sağlanabilmektedir.
Uzun süren ve tekrarlayan bel – boyun – sırt ağrılarının tedavisinde, Ağrı Tedavisi Kliniklerine başvurulması halinde:
Erken müdehale sonucu tedavi şansı artacak ve vücüdu güçlendirici egzersizlere hemen başlanabilecek,
Şikayetlerin tekrarlama olasılığı, diğer tedavilere kıyasla çok daha az olacak,
Tekrarlayan şikayetlere bağlı işgücü kayıpları ve masraflar ortadan kalkabilecektir (bel ağrısının, işgücü kaybı olarak A.B.D. ekonomisine verdiği zarar, yılda 60 milyar doların üzerindedir).


BEL VEYA BOYUN CERRAHİSİ SONRASINDA GEÇMEYEN YA DA ŞİDDETLENEN AĞRILAR İÇİN NELER YAPILABİLİR ?
Ağrı Tedavi Kliniklerinde takip edilen önemli hasta gruplarından biri de, bel veya boyun fıtığı veya kaymaları nedeniyle ameliyat olan, ancak bu ameliyatlardan sonra şiddetli ağrılar çeken hastalardır.
Bu hastalarda; geçirilen ameliyatın doğal bir sonucu olarak, sinir kökleri çevresinde yapışıklıklar ve iyileşme sırasında oluşan dokulara bağlı sıkışıklıklar olur. Bunun sonucunda da, sinir kökü üzerinde sıkışma, baskı ve şiddetli ağrılar ortaya çıkabilir.
Yapışıklık olan bölgeye yönelik çeşitli tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Bunlardan biri de, özel enjeksiyon yöntemleri ile, ameliyatsız olarak, yapışıklıkların açılması ve sinir köklerinin rahatlatılmasıdır. Kateter denilen çok ince tüpler yardımıyla yapışıklık olan bölgeye ulaşılır ve ilaç enjeksiyonları ile tedavi uygulanır.


KANSER AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR ?
Ağrı, kanserli hastalarda en sık karşılaşılan sorundur. Ucuz ve etkili ağrı tedavisi yöntemlerinin varlığına rağmen, kanser ağrılarının tedavisi ülkemizde yetersiz durumdadır. Kanserli hastaların, %90’ında ağrı vardır ve hastalığın seyrine olumsuz etki edeceği gösterildiğinden, ağrı kesici tedaviye hemen başlanmalıdır. Sıklıkla, kuvvetli ağrı kesicilerle, hastaların çoğunda, etkin ağrı tedavisi sağlanabilir.
İlaçların yetersiz kaldığı durumlarda ise, çeşitli enjeksiyonlarla sinirlerin uyuşturulması veya cilt altına yerleştirilen ince tüpler gibi yöntemlerle, çok şiddetli kanser ağrıları bile ortadan kaldırılabilir.


ZONA VE ZONA SONRASI GEÇMEYEN AĞRILARDA NELER YAPILABİLİR ?
Su çiçeği hastalığına neden olan virüsün oluşturduğu, vücudun tek tarafındaki ağrılı döküntülerle seyreden hastalığa Zona adı verilir. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda (stres, şiddetli grip ve diğer hastalıklar, ameliyatlar veya kanser), vücutta bulunan virüs faaliyete geçer ve Zona hastalığı oluşur.
Yüz, boyun, kol, göğüs veya karın bölgesinde, tek taraflı, kırmızı döküntüler ve şiddetli ağrı ile seyreder. Ağrılarlar genellikle 3 hafta kadar sürer ve hastalık sonlanır. Döküntüler başladığında, Zona’ya yönelik kremler ve tedaviler uygulanır. Ancak bu tedavi yeterli olmayabilir. Bu aşamada, Zona virüsünün yayıldığı sinirlerin çevresine, ilaç enjeksiyonu uygulanmalıdır. Sinir kökünden yayılan ağrının baskılanması sayesinde, hastanın ağrısı geçer ve yalnız krem ile tedavi edilenlere göre hastalık çok daha hızlı iyileşir.
Bazı hastalarda, özellikle de ileri yaşlarda Zona geçirenlerde, hastalık sonlandığı halde şiddetli ağrılar kesilmez. Bu duruma Zona Sonrası Nevralji (Post Herpetik Nevralji) denir. Ellili yaşlardan sonra sık olarak görülür. Gençlerde de görülebilir. Tedavisi güçtür. Bu nedenle Zona geçirirken önlem almak gerekmektedir. Zona ciddiye alınması gereken bir rahatsızlıktır. Altmışbeş yaşın üzerindeki nüfusun, intihar nedenleri arasında, tedavi edilmemiş Zona ağrısı ilk sıralardadır.
Vücuttaki diğer nevrit ve nevraljilerde de (sinir dokusu ağrıları ve sinir ucu iltihapları) ağrı tedavisi olanakları vardır. Özellikle sık olan türü, yüzün tek tarafında çok şiddetli ağrılarla seyreden Trigeminal Nevralji’dir. Böyle durumlarda, özel ağrı ilaçları ve enjeksiyon teknikleri ile tedavi sağlanabilmektedir.


KIRIKLARDAN VEYA KAZALARDAN SONRA OLUŞAN VE GEÇMEYEN KOL, EL VE AYAK AĞRILARI İÇİN NELER YAPILABİLİR ?
Kırıklardan sonra ortaya çıkan; el, kol veya ayaklarda çok şiddetli yanma, ağrılar ve şişmelerle seyredebilen şikayetlerde (Sudek Atrofisi, Refleks Sempatik Distrofi), erken dönemde, ağrı tedavisine başlanması gerekir. İlaç tedavileri ve Sempatik Sinir Blokajı ile başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bu aşamadan sonra hastalar, el veya ayaklarına yönelik fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarını yaptırabilir hale gelmektedirler.
Ağrı Tedavisi girişimleri, kliniğimizde, C-kollu skopi cihazı ile görüntüleyerek ve ağrısız olarak yapılmakta, girişimsel uygulamaların emniyeti ve başarı oranı arttırılmaktadır.
Benzer birçok ağrılı durumun tedavisi, günümüzde olanaklı hale gelmiştir.
Özellikle toplumun büyük bir kısmını etkileyen bel ve boyun ağrılarının tedavisinde, Ağrı Tedavisi Klinikleri sayesinde, büyük ilerlemeler sağlanmıştır.
Ağrı Tedavisi Klinikleri, modern tıbbın önemli bilim dallarından biridir.
Ülkemizde de, bu alanda olumlu adımlar atılmıştır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

BEBEK PEMBE YELEK MODELİ YAPILIŞI

bebek model 4e byk BEBEK PEMBE YELEK MODELİ YAPILIŞI Bebek PEMBE YELEK
Üzeri çiçek motifleriyle süslü yelek, kız çocukları için çok şık bir seçim. Anchor “Peri”Özellikle küçük yaşlarda çocukları olan anneler için farklı yelek modelleri…
Beden: 0-1 Yaş grubu. Büyük beden için ölçüler parantez içindedir.
Kullanılan Örgüler:Haroşa örgü – Düz örgü
Ölçü: 26 ilmek- 38 sıra = 10 cm2
MALZEMELER:Anchor PeriEl Örgü İpliği (%70 Akrilik, % 30 Polyamid)Yaklaşık 100 gr., 1040 PembeAnchor Muline Nakış ipliğiRenkleri: 1 Beyaz, 103 lila, 96 K. lila, 1090 açık mavi, 433 K. mavi, 265 yeşil. 4 adet orta boy ahşap boncuk3.5 numara 1 çift örgü şişi.
UYGULAMA:
Yelek: Yakadan başlanarak bütün örülecek.3.5 numara örgü şişine 86(90) ilmek atarak, 8 sıra haroşa örgü örün. 9. sıra başında 8 ilmeği ön bant için haroşa örgü örmeye devam edin. Sıradaki 7(8) ilmeği sol ön için düz örgü örün. Sol ön reglan kol artışı için 1 ilmek artırın. 2 ilmek düz örün. 1 ilmek arttırın. Sol omuz için sonraki 12 ilmeği düz örgü örün. Sol arka reglan kol artışı için 1 ilmek arttırın. 2 ilmek düz örün. 1 ilmek arttırın. Sıradaki 24(26) ilmeği arka için düz örgü örün. Sağ arka reglan kol için 1 ilmek arttırın. 2 ilmeği düz örerek 1 ilmek arttırın. Sonraki 12 ilmeği sağ omuz için düz örgü örün. Sağ ön reglan kol artışı için 1 ilmek arttırın. 2 ilmeği düz örerek 1 ilmek arttırın. 7(8) ilmeği sağ ön için düz örgü örün. Kalan 8 ilmeği sağ ön bant için haroşa örgü örmeye devam edin. Aynı zamanda sağ ön bant üzerine 1 adet düğme iliği açın. Sonraki sıralarda, örgü boyunca eşit aralıklarda 3 adet düğme iliği daha açın. (iki kenardaki 8 ilmeklik haroşa örgüler örgü boyunca devam edecektir.) 9. sıra tamamlandığı zaman örgü üzerinde 4 adet ilmek artış noktası ve 8 adet ilmek artmış olacaktır. Sonraki her 2. sırada, 4 ilmek artış noktasından aynı şekilde 10 kere 1 ilmek arttırarak düz örgü örmeye devam edin. Örgü boyu haroşa örgüden itibaren 6 cm. – 22 sıra olduğu zaman, sol kol (34 ilmek) ve sağ kol (34 ilmek) ilmekleri üzerine ilmek artışı yapmadan haroşa örgü, sol ön, arka ve sağ ön ilmeklerini her 2. sırada aynı noktalardan 4 kere 1 ilmek arttırarak düz örgü örmeye devam edin. Örgü boyu yakadaki haroşa örgüden itibaren 8 cm. – 30 sıra olduğu zaman, 31. sıra başından itibaren, sol ön ilmeklerini olduğu gibi örün. Sol kol için 34 ilmeği bir kerede kesin. Arka ilmeklerini düz örün. Sol kol için 34 ilmeği bir kerede kesin. Sağ ön ilmeklerini olduğu gibi örün. 32. sırada sağ ön ilmeklerini olduğu gibi örerek, sağ koltuk için aynı şişin başına 8 yeni ilmek atın. Arka ilmeklerini olduğu gibi örün. ?işin başına koltuk için 8 yeni ilmek atarak, sol ön ilmeklerini olduğu gibi örün. 33. sıra başından itibaren ön bant ilmeklerini örün. Verilen motif şemasını takip ederek 1-32 ilmeklerini 1 kez uygulayın. Sonra sıra sonunda bant ilmekleri hariç 32 ilmek kalıncaya kadar, motif şemasının 23-32 ilmeklerini tekrarlayarak örün. 32 ilmek kaldığı zaman motif şemasının 32-1 ilmeklerini geriye doğru takip ederek uygulayın. Bant ilmeklerini örerek sırayı tamamlayın. 34. sırada ilmekleri olduğu gibi örün. 33. ve 34. sırada uygulanan işlemleri tekrarlayarak örgüye devam edin. Örgü boyu koltuktan itibaren 17 cm. – 64 sıra (18 cm. – 68 sıra) uzunluğa ulaştığı zaman bütün ilmekler üzerinden 10 sıra haroşa örgü örün. Bütün ilmekleri bir kerede kesin.
Bitirme: Ahşap boncukların üzerini örgü ipliği ile sararak düğme oluşturun. Düğmeleri sol ön bant üzerinde yerlerine dikin. Renk numarası verilen muline ipliklerle, basit nakış iğnesi ve roba tekniklerini kullanarak, sağ ve sol önde, motif arasındaki düz örgülerin üzerine çiçek motifleri işleyin.

bebek model4 b BEBEK PEMBE YELEK MODELİ YAPILIŞI

bebek model 4d BEBEK PEMBE YELEK MODELİ YAPILIŞI bebek model4 c BEBEK PEMBE YELEK MODELİ YAPILIŞIbebek model4 a BEBEK PEMBE YELEK MODELİ YAPILIŞI

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , ,

Rahat yastıklar

tek0032 Rahat yastıklarEve yorgun argın geldiğinizde ilk istediğiniz şey ne olur? Durun tahmin edelim: Şöyle ayaklarınızı uzatıp, rahat bir köşede dinlenmek değil mi? Tabi ki sırtınıza koyacağınız rahat bir yastığı unutmadan. Eminiz hepinizin evinde bu iş için hazır duran rahat köşeler ve yastıklar vardır. Bunlar da bizden bir kaç öneri, biraz keyif ve canlılık için:

Rengarenk yastıklar: Yastıklar bir yandan sizin rahatınızı sağlarken, bir yandan da evinize yeni bir hava getirebilirler. Eşyalarınıza uygun renklerde olan yastıkları tecih edebileceğiniz gibi, tamamen zıt renkleri ve hatta birbiri ile alakası olmayan bir kaç rengi bile bir arada kullanabilirsiniz yastık kumaşlarında. Bunun için para harcamayı düşünüyorsanız, aynı kumaş cinsinden, farklı renklerde istediğiniz büyüklüklerde parçalar satın alabilirsiniz. Kumaşın cinsinin aynı olması renklerin zıtlığını çok belli etmeyecektir. Bu iş için para harcamadan, evdeki kalmış kumaşları da kullanabilirsiniz. Bu tamamen sizin üreteciliğinize kalmış. Bizden fikir vermesi.

Eskileri değerlendirelim: Kullanmadığınız eski başörtüleriniz çekmecede öylece durup duruyor değil mi? Hangisinin renk ve deseninin bu iş için uygun olduğuna karar verdikten sonra bunu istediğiniz şekilde bir yastık haline dönüştürebilirsiniz. Eğer ebatı büyük bir kare örtünüz varsa, ortadan ikiye kesip, ortaya çıkan iki adet dikdörtgen parçadan iki adet yastık elde etme şansınız var. Dikdörtgen parçaları ortadan ikiye katlayıp, kenarlarını dikin. İçini doldurun. Alın size yeni bir yastık.

Çocuklar için: Çocuklar televizyon seyrederken veya kitap okurlarken rahatça uzanmayı severler. Bu iş için onlara kocaman yastıklar lazım. Eşinizin veya sizin artık kullanmadığınız bir tişördüzü, yavrularınız için rahat bir yastık haline dönüştürmeye ne dersiniz? Tişördün kol uçlarını dikin. Etek kısmını da dikin. Sadece yaka kısmı açık kalsın. Buradan elyaf veya pamuk doldurun. Sonra bu açıklığı da dikin. Karşınıza kafası olmayan, doldurulmuş, bir yarım vücut çıkacak. Eminiz çocuklarınız buna bayılacaktır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Starların güzellik sırları

İtalyanlar’ın geliştirdiği son cilt gençleştirme trendi Thermo-C ile genç kalıyor. Dünyaca ünlü Ornella Muti, Asia Argento, Monica Bellucci, Madonna, Julia Roberts, Nicole Kidman ve Cher gibi isimler, İtalyanlar’ın geliştirdiği son cilt gençleştirme trendi Thermo-C ile genç kalıyor.

Kısa süre önce Azerbeycanlı Dr. Aynur Hamidova tarafından Türkiye’de de uygulanmaya başlayan Thermo-C ile cilt yenileme yöntemi, cildin en az beş yaş daha genç olmasını sağlıyor.

Cerrahi müdahale gerekmeden uygulanan bu yöntem, başta İtalya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde, Amerika ve Rusya’da da uygulanan en gelişmiş beden ve cilt şekillendirme yöntemlerinden birisi. Tamamlayıcı Tıp ve Medical Estetik Hekimi olarak çalışmalarını sürdüren Dr. Hamidova, yenilikleri yakından takip etmesi ve yurtdışında aldığı farklı eğitimler sayesinde sadece yüz değil, dekolte ve boyun üzerinde yaptığı lifting uygulamalarının yanı sıra; uyguladığı kombine yöntemler ile cildin kalitesini artırarak, bedenin şekillenmesini ve sıkılaşmasını sağlıyor!

Yüz, boyun ve dekolte bölgesinde gençleştirme, bölgesel incelme, selülit tedavisi, kol altı sarkmaları, sırtta oluşan sütyen izleri, bedenin farklı yerlerinde oluşan gevşeklik ve sarkmaların toparlanmasında dokuların sıkılaştırılmasında uygulanan yöntem, yüz bölgesinde yüz ovalini toparlarken düşük kaşların kaldırılmasını sağlıyor. Yüz uygulamaları 6 ile 8 seans arası, yaklaşık 30 dakika sürüyor. İlk dört seans haftada bir uygulanması gereken yöntem, 15 gün aralıklarla devam ediyor!

HER SEANS 60 DAKİKA

Thermo-C ile gerçekleştirilen vücut uygulamaları, ortalama 12-15 seans arası sürüyor. Uygulamanın ilk 8 seansı haftada iki kez, sonrası haftada bir kez olmak üzere devam ediyor. Her bir seans 60 dakika sürüyor. Dört ayrı teknolojik uygulamanın (vakum, radyofrekans, LED, kriyoterapi) tek cihazda yer alması hem zamandan hem de ekonomik açıdan kazanmanıza neden oluyor.

THERMO-C NEDİR?

Thermo-C’nin uygulama başlığında bipolar radyofrekans, vakumterapi, kriyoterapi (soğutma) ve yoğun Led ışınları kullanılır. Bu ışınlar doğru uygulandığı takdirde insana hiçbir şekilde zarar vermiyor. Bipolar radyofrekans, kolojen liflerini destekliyor, vücutta sıkılaşma, toparlama, çatlakların görünümünde azalma sağlıyor.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,