Kusursuz Bacaklar İçin 5 Yöntem

Bu yaz, kısa elbise ve etekler moda. Hem modaya uygun giyinmek hem de bakımlı görünmek için bacaklarınızın bakımına önem vermeniz gerekiyor. Kolaylıkla uygulayacağınız 5 bakım yöntemiyle kusursuz bacaklara sahip olabilirsiniz. Bacak bakımınızda yeniliklere yer açın! Sonuçları gördüğünüzde çok mutlu olacaksınız.

Dans
Bacaklarınızı çalıştırabileceğiniz bir dans türü öğrenin.Salsa ya da rumba gibi. Haftanın 2 ya da 3 gün dans edin. Eğlenerek güzelleşmenin en keyifli yöntemi bu olsa gerek. Bacaklarınız sıkılaşırken, harika dansınızla etrafınızdakileri büyüleyebilirsiniz.

Peeling

Bacaklarınıza epilasyon yapmadan önce peeling maskesi uygulayın. Body Shop gibi bitkisel bakım ürünleri satan mağazalardan alabileceğiniz bacak peelingi ile ölü hücrelerinizden arınacak ve pürüzsüz bacaklara sahip olacaksınız.

Epilasyon
Lazer epilasyon bacaklarınızın uzun süre pürüzsüz kalmasını sağlar. Uygun miktarda bütçe ayırıp bacaklarınıza epilasyon yaptırın. Tüysüz bacak = güzel bacak cümlesini unutmayın!

Bronzlaştırma

Beyaz etek giydiniz ve bacaklarınız rengi soluk! Ne can sıkıcı bir sahne değil mi? Bunun önüne geçmek, kontrast renklerden yararlanmak için bronzlaştırıcı sprey ya da ölçüsünü kaçırmadan bacak solaryumu kullanın.

Masaj

Bakımın en temel işlemlerinden biri masaj yapmaktır. Vucüt tipinize uygun nemlendirici bir krem ile her duş sonrası bacaklarınıza masaj yapın. Masaj hareketlerinizin topuklarınızdan basenlerinize doğru olmasına dikkat edin.

Egzersiz
Güzellik ve sağlığın olmazsa olmazıdır egzersiz. Her gün 20 dakika egzersiz yapmayı günlük hayatınızın alışkanlığı haline getirin. Hem kalp sağlığınızı hem bacak güzelliğinizi koruyun.

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Evler mosmor

Ev dekorasyonunda sezonun modası, geometrik şekiller ve duvar süslemeleri. Renk olarak ise siyah ve beyazın yanı sıra rezene yeşili ve mor öne çıkıyor.
dek0311 Evler mosmorEsnek seçenekler Sonbaharla birlikte ev dekorasyonunda değişiklik yapma zamanı geldi. Ne de olsa yazın sıkça karşımıza çıkan marine desenler, tropikal esintiler artık ‘out’. Ama hemen “Evi kahve tonlarına mı bürüyeceğiz!” diye paniğe kapılmayın. Çünkü bu sonbaharda alternatif çok. ‘Aydınlık’ ve ‘karanlık’ iki farklı koleksiyonla sezonu açan Habitat, ne gelenekselden vazgeçmeyenleri ne de trendleri takip edenleri unutmuş…

En süslü duvarlar
Markanın ‘karanlık’ serisinde, isminden de anlayacağınız gibi siyah ön planda. Siyah deri koltuklar ve krom aksesuarlar, klasik bir şıklık arayanlar için ideal. Ama daha canlı ve daha farklı olmak ve kendi stilini yaratmak isteyenlere ‘aydınlık’ serisi hitap ediyor. Bu serinin vazgeçilmez rengi tabii ki beyaz.

Geometrik şekiller ise beyazın kavalyesi niteliğinde. Ama asıl dikkat çeken, beyazla kontrast edilen renkler. Habitat 2007 Sonbahar Koleksiyonu hem yeşillenmiş hem de morarmış. Rezene yeşili ve nar moru tonlarında, mumdan koltuğa, şamdandan yastığa ne arasanız var. Kısacası ‘aydınlık’ serisine ‘eğlence’ serisi de diyebiliriz.

Koleksiyonda dikkat çeken bir başka unsur ise duvarlar. Eskiden sadece tablolar ve resimlerle hareketlendirilen duvarlar için de yeni bir alternatif var: Duvar süslemeleri. Farklı renkte ve boyutta satılan kare, dikdörtgen, yuvarlak gibi geometrik şekillerden dilediklerinizi alıp duvarınıza asabilirsiniz. Bu süslemeler arasından da tavsiyemiz, sezonun moda renkleri yeşil ve moru mutlaka bir araya sıkıştırmanız.

Son trendler
Yeni bir koltuk takımı aldıysanız ve evinizi bir kez daha değiştirmeyi düşünmüyorsanız, o halde aksesuar takviyesiyle modaya ayak uydurabilirsiniz. Ünlü tasarımcı Concetta Gallo’nun tasarladığı üzeri fotoğraf ve çizimlerle süslü dekoratif tabaklar ya da yastıklardan edinebilirsiniz.

Bunun yanı sıra Miriam Van der Lubbe’nin tasarladığı, krom rengi zeminin üzerinde kırmızı saniye göstergesi olan Tik Tak isimli saati de alabilirsiniz. Çocuklar için tasarlanan bez bebekler ise bir oyuncaktan çok, şık birer dekoratif objeyi anımsatıyor, bizden söylemesi.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Panasonic’ten projektörler

ele0465 Panasonicten projektörlerGeçtiğimiz yıla PT-AE2000U ile damgasını vuran Panasonic, yeni LCD projektörüyle ev sineması keyfini bir adım öteye taşımayı hedefliyor. Ayrıntılar burada.

Panasonic’in geçen yıl CEDIA’da tanıttığı 1080p LCD projektörü PT-AE2000U’nun varisi olan yeni projektörü, 60.000:1 kontrast oranıyla dikkat çekiyor. Evde sinema keyfi için 1080p çözünürlükte 1.600 lümen parlaklık ve büyük ekran görüntülemeyle uyumlu Kare Oluşturma Teknolojisi gibi özellikler sunan yeni modelin adı muhtemelen PT-AE3000 olacak.

Çok daha net görüntüler
Detail Clarity Processor V2.0 ile daha keskin görüntüler sergileyecek olan yeni Panasonic projektör, üç adet HDMI 1.3 yuvası ve iki komponent bağlantısına sahip. Ekim ayında piyasaya çıkacak olan LCD ev sinema projektörünün yurtdışı fiyatı 3,499 dolar olarak belirlenmiş durumda.

Etiketler: , , , , , , , , ,

Düz ekranın tanımı

ele0253 Düz ekranın tanımıDüz ekran televizyonlarda kullanılan teknolojilerde radikal sıçramalar yaşanmaya başladı. Yeni trend daha yüksek kontrast oranı, daha net görüntü ve daha düşük enerji tüketimi.

Bundan birkaç yıl öncesine kadar fiyatları neredeyse sıfır otomobillerle kıyaslanan düz ekran televizyonlar, teknolojinin gelişimi ve üretim tekniklerinin daha verimli hale gelmesiyle satın alınabilir düzeylere indiler. Bu alanda devam eden teknolojik gelişim bize daha geniş ekranlar, daha ince paneller ve daha net görüntü olarak geri dönüyor. Yine de gelişim sadece bunlarla sınırlı değil. Günümüzde kullanılan likit kristal ve plazma teknolojileri, çok yakın gelecekte yeni alternatiflerle karşımıza çıkacaklar.

Büyüleyici kontrast
Düz ekran televizyonlarda şimdilik en yakın görünen gelişme, likit kristal televizyonların arkadan aydınlatma sistemlerinde LED teknolojisinin kullanımıyla gündeme gelecek. Bu teknolojinin likit kristal televizyonlarda kullanılmasıyla üretilmiş 1.000.000:1 kontrast oranına sahip televizyonlar, bu yılın başında Sharp tarafından CES fuarında sergilendi.

Düz ekran televizyonlarda kontrast değeri, televizyonun gösterebildiği en aydınlık beyazla en karanlık siyah arasındaki ton farkı olarak ifade ediliyor. Bu oran ne kadar yüksekse, görüntüdeki detay o ölçüde artıyor. Genelde piyasadaki likit kristal televizyonlar ortalama 1000:1, plazma televizyonlar 10.000:1 civarında kontrast oranına sahip.

Son sözü OLED söyleyecek
Şimdilik tüketiciye LED teknolojisine sahip paneller kadar yakın olmasa da, incelik, görüntü kalitesi ve güç tüketimi konusunda hayli iddialı bir diğer teknoloji geliştirilme aşamasında. OLED adı verilen bu teknolojide, her bir piksel kendi başına bağımsız bir ışık kaynağı gibi davrandığı için ayrıca aydınlatmaya ihtiyaç duymuyor.

İşte Sony, yine bu yılki CES fuarında şimdiye dek cep telefonu gibi küçük ekranlı cihazlarda görmeye alıştığımız OLED teknolojisiyle üretilmiş 27 inçlik (68 ekran) bir televizyonu sergiledi. 1.000.000:1 kontrast oranına sahip cihazı yakından görme şansı yakalayanlar, televizyondaki görüntünün şimdiye dek gördüklerinin en iyisi olduğu konusunda hemfikir.

Kağıt kadar ince tv’ler
OLED’in bir diğer güzelliği de, alıştığımızdan çok daha ince ekran tasarımlarına izin vermesi. Bu teknoloji kullanılarak üretilen televizyonların kalınlığı, neredeyse ekran camının kalınlığıyla ölçülebilir olacak. Bu da kapı altındaki boşluktan bile geçebilecek incelikteki televizyonların düşündüğümüzden çok daha kısa bir zaman sonra evlerimize gireceği anlamına geliyor.

Gel gelelim, OLED üretim teknolojisi henüz bu boydaki cihazların yaratacağı seri üretim ihtiyacını karşılayabilecek ölçüde olgunlaşmış değil. Dolayısıyla bu tarz cihazları dükkanlarda görüp satın alabilmek için birkaç yıldan daha uzun bir süre beklemek gerekiyor.

Etiketler: , , , , , , , , ,

Dries Van Noten’dan Topkapı

Bir süredir moda şovlarını internetten bulabildiğim kadarıyla seyrediyorum. Bugün izlediklerimdendriesvonnoten aw6 7.0 Dries Van Notendan Topkapı birisi beni o kadar mutlu etti ki…Anlatayım.
Genelde bana şu soruyu soruyorlar: “Niçin bizim derin kültürümüz modaya ilham olmuyor?” diye. Yurtdışı arenasındaki Türk tasarımcılar genelde köklerini işin içine katıyorlar, hem gerçekten çok geniş bir konu olduğundan, hem de moda dünyası tarafından çok deşilmemiş olmasından. Ayrıca bu bir misyon gibi bişey aynı zamanda da. Ancak yabancı tasarımcılar tarihe baktığımızda bu kültürden yeteri kadar etkilenmediler. Biz de, sıra bize nasılsa bir gün gelecek, Hint akımını, Uzakdoğuyu, geyşaları, Doğu Avrupa modasını, victorianları, edwardianları, rus akımını bitirdikten sonra diye kendimizi avutuyorduk.
2006-7 Sonbahar-kış koleksiyonunu geçtiğimiz ay Paris’de tanıtan Belçikalı ünlü tasarımcı Dries Van Noten, yollarına altın yapraklar serdiği mankenlerini ağırbaşlı driesvonnoten aw6 71.0 Dries Van Notendan Topkapıbir havaya sokarak, şovundan bahsettiriyor. Gerisini tasarımcının ağzından okumanızı istiyorum. “Gerçekten yeni olan ve büyüsü olan birşey yaratmak istiyordum. Silüetler ağırbaşlı ama işlemeler ve baskılarla kontrast halinde. Bu kontrastları İstanbul’daki Topkapı müzesinde gördüm ve bu bana ilham verdi.”
Bazı moda yazarları şovu “Turkish Delight” benzetmeleriyle süslese de(lokumluktan hala kurtulamadık, ama buna da şükür) bizim basınımızda hiç yer almamış olması şaşırtıcı.
Bu linkte şov’dan bir buçuk dakikalık bir bölüm var, Dries Van Noten’ın kendi yorumlarıyla…

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,