Karın germe(Abdominoplasty)

Karın germe(Abdominoplasty)
Her estetik ameliyatı gibi karın bölgesi estetiği de kişiye özel planlıyorum. Karın bölgesi değerlendirilmesinde ayrıca göğüsler, bel, sırt ve genital bölgesini de değerlendiriyorum.
Bu bölgede cilt, ciltaltı ve kas yapısı olarak 3 esas kompartmanı analiz ediyorum. Cilt olarak çatlakların yoğunluğu, cilt bolluğu ve katlanmaları değerlendiriyorum. Cilt altı dokusu konusunda yağ birikiminin yerleşimi ve katmanlarını gözden geçiriyorum. Kas yapısı olarak öncelikle fitik yönünden muayene yapıp daha sonra kasların gevşeme vektörlerini belirtiyorum. Hamilelik ve doğum esnasında oluşan kas gevşemeleri ve fıtıklar kişiden kişiye değişiktir, karın bölgenizi tam gevşetip ve tam içinize çektiğinizde gevşeme ölçüsünü görebilirsiniz. Karın bölgesi estetiğinde en sık yaptığım ameliyat karın germe ameliatıdır. Bu ameliyatta göbek altındaki cilt-ciltaltı dokusu fazlalığını tamamen çıkarttığım için bölgede çatlaklar da varsa kayb olur. Göbeği yeni yerine taşıyıp ve göbek çukurunu estetik bir şekilde oluşturuyorum. Mide bölgesini düz bir hale getirip bel kısmını liposuction uygulayarak inceltiyorum. Genital bölgede estetik sorunu varsa karın germe işlemi ile birlikte planlanması daha mantıklı, aynı ameliyatta geniyal bölge inceltilebilir ve ya hatta dolgunlaştırılabilir. Kas tabakasına geldiğimde hamilelik ve doğumdan kaynaklanan ?diastazis rekti? dediğimiz orta hat gevşemesini toparlayarak hem belde inceltme sağlıyorum ve hem gebek estetiği için uygun bir zemin hazırlayarak çukur bir göbek yapısı elde ediyorum. Karın germe ameliyatı sonrası göğüs bölgesi tabanının aşagıya doğru gerilmesiyle birlikte göğüslerde dikleşme söz konusu olur. Ayrıca bazı kişilerde hamilelik sonrası dönemde göğüslerde meydana gelen pörsme ve çökme durumunu karın germe ameliyatı sırasında jel meme protezleri kullanarak göğüs bölgesinde hiç iz bırakmadan dolgun ve dimdik bir şekle getiriyorum, yani aynı ameliyatta hem keriın geriliyor ve hem göğüsler toparlanıyor üstelik göğüslerde hiç iz olmuyor. Karın germe ameliyatı sonrası göbek çukurunda hiç iz kalmaz. Ameliyatın izi bikini hattında sezaryen çizgisinin üstünde ve devamı olarak iç çamaşıda saklı kalır. Çizginin uzunluğu karın ve bel bölgesindeki cilt bolluğuna göre değişir. Dikişler kendiliğinden emilir ve 1 sene içinde çoğu kişide belirsiz hale gelir. Aşırı kilo alıp daha sonra kilo kaybeden hastalarda ayrıca bacaklarda ve popo da sarkma meydana gelir. Bu durumda karın germe ile birlikte sırt germe-popo kaldırma işlemini (torsoplasty) karın germeye ilave ediyorum. Ameliyatın izlerini kişinin bikini tarzına göre planlıyorum. ?Fine aesthetic surgery? kurallarını tam uyguladığım için iyileşme süreci çok kısadır, hasta bir gece hastanede kalıp ertesi gün evde istirahat ettikten sonra rahat bir şekilde kişisel işlerini yapabilir. Karın bölgesine verdiğim korsenin kısa süreli kullanılmasını tavsiye ediyorum ve uzun sürede tavsiye etmiyorum. 7-10 gün sonra uçak yolculuğu yapılabilir ve işe dönülebilir.Ameliyattan 1 ay sonra aşamalı bir şekilde spora başlanabilir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Karın Germe Estetiği

Tıptaki adı
Abdominoplasty
Nedir?
Karın bölgesindeki fazla yağları almak, deri fazlasını çıkarmak
ve karın kaslarını sıkılaştırmak amacıyla yapılan bir ameliyattır.

Kimler yaptırabilir?
Soya çekim, hamilelik, aşırı kilo alıp verme veya yaşlılık gibi nedenlerden dolayı karın deformasyonu yaşayan herkese uygulanabilir.

Ameliyat hakkında
Karında aşırı yağlanma varsa müdahale vakumla yağ çekme (liposuction) işlemi ile başlar. Kesi yatay ve uzundur ama çok incedir. Kasık hizasından yani bikini bölgesinin altından yapıldığı için estetik rahatsızlık vermez. Kesiden girilerek zayıflamış karın kasları, fazla yağ ve deri çıkarılır. Göbek yukarıya, ideal yerine alınır ve deri gerilerek dikilir.

Yağ çekme (Liposuction) ile arasındaki fark
Liposuction fazla deriyi almadan fazla yağı vakum yoluyla çeken bir işlemdir. Derideki gevşeme ve sarkmayı düzeltmez. Bu nedenle deride sarkma varsa karın germe ameliyatları daha tatmin edici sonuç verir.

Ameliyat süreci
- Genel anestezi altında 2-3 saat sürer.
- Dikişler 10 gün sonra alınır.
- Göbek fıtığı varsa aynı ameliyatta giderilir.
- Hastahanede kalış süresi 1-5 gündür.

Ameliyat sonrası
- Karında şişlik ve morluk oluşur. Birkaç hafta içinde geçer.
- 4-5 hafta özel bir korse takılır.
- 1 hafta sonunda ağrıların tümü geçer.

İyileşme sürecinde neler yapılmalı?
- 2 ay spordan ve ağır işlerden uzak durulmalı
- Her gün duş alınıp; yaralar sabunla temizlenmeli ve dikkatlice kurulanmalı

İşe ara
3-21 gün

Komplikasyonlar
Deri altında sıvı birikmesi ve yumuşak doku kaybı olabilir ama tedavileri kolaydır. Bunların dışında, tüm ameliyatlarda olabilecek anestezi hataları, kan oturması, enfeksiyon gibi durumlar görülebilir

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Liposuction (Yağ Alma Ameliyatı)

Liposuction (Yağ Alma Ameliyatı)

Liposuction (yağ alma ameliyatı) hakkında en fazla yanlış bilginin dolaştığı ameliyat. Bir yandan yağ alma (liposuction) ameliyatının insanları öldürdüğüne, sağ kalanlarda da yağ almaya bağlı olarak eğri büğrü yerler kaldığına dair sağlam bir kanı var.

YAĞ ALMA AMELİYATI, LIPOPLASTY, LIPOSCULPTURE, LIPOSHAPING, LIPOSUCTION

Diğer yandan da liposculpture, liposhaping gibi isimler altında bambaşka bir ameliyat yapılıp harikalar yaratıldığı anlatılıyor. Hâlbuki sonuçta yapılan hep aynı işlem, yani Liposuction (yağ alma ameliyatı).

Nereden başlayalım ben de şaşırıyorum. Ama önce “lipo” ile başlayan her şey hakkındaki bildiklerinizi bir kenara koyun. En baştan özetlemeye çalışacağım:

LİPOSUCTİON (YAĞ ALMA AMELİYATI) NEDİR?
Liposuction en büyüğü kurşun kalem kalınlığında içi boş borucuklar (kanüller) ile deri altındaki yağ dokusunun emilmesidir. Kanüller deriye birkaç milimetrelik kesiklerden sokulduğu için iz neredeyse hiç kalmıyor. Emme işlemini yapan da bu kanülün arkasındaki hortuma bağlı aspiratör denilen, iri bir elektrikli süpürge boyunda bir vakum alet. Daha az kullanılan bir teknikte makine olmadan büyük enjektörler ile ve el gücü ile kanüldeki yağın emilmesi. İki teknik arasında çok önemli bir fark yok, tamamen cerrahın kişisel tercihi diyebilirim.

Bu ameliyatta asıl amaç yağları almaktan çok yağların içinde depolandığı yağ hücrelerini almaktır. Bir insan ergenliğe ulaştıktan sonra vücudundaki yağ hücresi sayısı değişmez. Kilo alınırken de yağların nerede depolanacağı o bölgedeki yağ hücresi sayısına bağlıdır. Örneğin bir hanımın basenlerinde bir milyon yağ hücre varsa ve siz ameliyat ile bu sayıyı beş yüz bine indirebilirseniz ileride ne kadar kilo alırsa alsın bu hanımın yeniden basenleri olmayacaktır. Ameliyatın bu tarafını anlamak çok önemlidir.
Bir kaç teknik terimden de bahsedeceğim:

ULTRASONİC LİPOSUCTİON: Yağları almadan önce özel bir alete bağlı, liposuctionda kullandıklarımıza benzeyen bir borucuk ameliyat bölgesinde dolaştırılıyor ve bu borucuğun yaydığı ultrasonik titreşimler ile yağlar yumuşatılıyor. Daha sonra liposuction işlemi her zamanki gibi yapılıyor. Daha yumuşamış yağların alınması kolaylaşıyor. İlk zamanlarda bir mucize olarak görülmüştü ama şimdi gerekliliği tartışılıyor. Türkiye’de bu tekniği kullanabilen çok az kişi var (zaten alet sayısı da çok az) ve ben de bunlardan biriyim ama gitgide daha az kullanır oldum. Özetle illa ultrasonic liposuction talep etmenize gerek yok.

ISLAK TEKNİK YA DA TUMESCENT (TÜMESAN) TEKNİĞİ: Ameliyata başlamadan önce yağlar içlerine su ile verilerek şişiriliyor. Bu artık olmazsa olmaz olarak kabul edilen bir teknik. Benim bildiğim kadarı ile tumesan teknik kullanmayan plastik cerrah kalmadı. Bu sıvı içerisinde kanamayı durduran (adrenalin), ağrıyı kesen lokal anestetikler (lidocain) gibi ilaçlar var.

NE FARKLARI VAR??? LIPOPLASTY – LIPOSCULPTURE – LIPOSHAPING – LIPOSUCTION…
Sizi şaşırtmak istemem ama aslında hiç bir farkları yok. Alınan yağların bir kısmının yağ enjeksiyonu metodu ile başka yerlere geri verilmesinin de işin içine girdiği varsayılarak bu isimler üretildi. Bu isimler bilimsel olmaktan çok ticari. Yapılan işlem hepsinde aynı: yağları almak.

LIPOSUCTION KİMLER İÇİN UYGUN?
Bu ameliyatta amaç belli yerlerde toplanan ve ne kadar rejim, spor yapılırsa yapılsın verilemeyen yağları almak. En tipik örnek hanımların kalçalarının alt – yanlarında biriken basenler. Yapısal bir yağlanma şekli olan bu basen yağları ne kadar kilo verilirse verilsin inatla erimez. Liposuction bu tür fazlalıkları almak için ideal bir çözüm.

Aşırı kilolu insanların bu ameliyat ile zayıflamalarını beklemek ise çok gerçekçi değil. Liposuction ile bir miktar yağ alınabilir ama gerçekten şişman insanın zayıflatılmasını beklemek gerçekçi olmaz.

Bir konuya daha değinmek gerekiyor. Liposuction sadece yağları alan bir teknik. Dolayısı ile yüzeydeki deriye çok az etki ediyor. Yağların oluşturduğu gerginlik azalınca derinin kendi kendine gerginleşerek yeniden şekillenmesi gerekiyor. Eğer deri elastik yapısını kaybetmişse yağlar alındıktan sonra sarkması çok kötü bir görüntüye sebep olabilir. Örneğin üç doğumdan sonra karnınızın altında sarkıklık ve derin çatlaklar oluştuysa liposcution sonrası bu bölgenin içi boşalmış bir halde sarkması neredeyse kesin.

Özetle bu ameliyat cildinde çatlak, sarkma gibi problemler olmayanlar için uygun.

En iyi sonuç alınan hastalar genellikle en fazla bir doğum yapmış, en fazla orta yaşlarda, aşırı kiloları olmayan hanımlar ya da belindeki “simitten” kurtulmak isteyen normale yakın kilolu erkekler.

LIPOSUCTION HANGİ BÖLGELER İÇİN UYGUN?
Her yerden yağ alınabilir. Ama belli yerler bu ameliyat için çok uygun iken bazı yerlerde aksine hiç uygun değiller.
EN UYGUN YERLER:
• Erkeklerde en uygun bölge bel çevresi ve karın, yani “simit”, “love handle” gibi isimler takılan yerler. Boyun altı (gıdı).
• Kadınlarda yine karın ve bel, kalçalar, basenler, diz içleri ve bacakların iç ve üst kısımları, ayak bilekleri, yine boyun altı (gıdı), kol altları, sırt.
UYGUN OLMAYAN YERLER:
Bacakların ön yüzü ve kalçaların alt kısımları. Buradan biraz fazla yağ alınırsa çökmeler olması çok olası. Mümkünse almamakta fayda var.

ERKEKLER İÇİN LIPOSUCTION
Türkiye’de erkekler artan bir şekilde estetik cerrahi yaptırıyorlar. Bütün erkek kuaförlerinde pedikür yapıldığını düşünürseniz buna da şaşmamak gerek (kadın erkek eşitliğini hep tek taraflı düşünmemek lazım). Türk erkeklerinin en sık yaptırdıkları estetik ameliyat burun ameliyatı. İkinci sırada da liposuction geliyor.

Erkeklere yapılan liposuction kadınlarınkinden biraz farklı. Bir kere erkeklerin yağlanma bölgeleri sadece göbek deliği etrafı, karın ve her iki yanda bel bölgesiyle sınırlı. Bu yağların altında, en zayıf erkekte bile hatırı sayılır bir karın kası kütlesi var. Dolayısı ile bu ameliyatta amaç göbek bölgesindeki yağların mümkün olan en çoğunu almak. Kadınlarda bütün yağları almak çok erkeksi ve kaslı bir görüntü yaratabileceği için genellikle daha az yağ alınıyor.

Bu ameliyat için ideal erkek tipi spor yapan ama düzensiz ve yüksek kalorili beslenen, kilosu normalin biraz üzerinde erkekler. Erkek derisinin kendini toparlama yeteneği de çok iyi olduğu için bu hastaların bel “simitlerini” tamamen almak mümkün.

Amaç kasları ortaya çıkarmaktır. Deri altı yağ dokusu inceldikçe orta hatta duran ve “baklava baklava” gözüken kasları ortaya çıkarmak mümkün.

AMELİYAT İÇİN EN DOĞRU ZAMAN
Rejim ile kilo veriyorsanız bu ameliyatı kilo vermeyi bitirdiğiniz zaman erteleyin. Bunun tek istinası rejimi sırasında daha fazla kilo veremediğinizi hissederseniz olabilir. Rejim yapan insanların ne büyük sorunu motivasyonlarını kaybetmek oluyor. Bu durunda ameliyat biraz öne çekilebilir. Veremediğiniz yağların azaldığını ve vücut şeklinizin değiştiğini görünce yeniden motive olabilirsiniz. Ama önce ameliyat olayım ve motive olayım diye düşünmeyin.

Benim tecrübem, ameliyat öncesinde hiç kilo vermeyen hastalar ameliyattan sonrada kilo vermiyorlar ve sadece ameliyatla kurtuldukları yağlara razı oluyorlar. Ama kendisi kilo veren hastalarım ameliyat sonrasında bu çabalarına devam ediyor.

Anneler için ideal zaman birinci yılın sonu. Bu sürede hem anne verebileceği kiloları vermiş oluyor hem de sarkıklığın ve çatlakların derecesi tam olarak ortaya çıkıyor.

Bu ameliyat daha sonraki hamilelikler için bir problem de teşkil etmiyor ama çok yakın bir tarihte yeni bir gebelik planlanıyorsa bu ameliyatı ertelemekte fayda var. Yeni bir hamilelikte yeni deformasyonlar ve kilolar oluşacağını göz önüne almak ve tedaviyi ikinci hamilelikten sonraya bırakmak daha doğru.

AMELİYATTAN ÖNCE VE SONRA EK BİR TEDAVİ GEREKİYOR MU?
Gerekli demek doğru olmaz ama ameliyat öncesi ve sonrası lenf drenajını hızlandıran “endomoloji” tedavileri, örneğin lenf drenaj masajı ya da LPG çok faydalı oluyor. Hastaların ameliyat sonrası kendi kendilerine bir masaj yapmaları bile alınan sonuçları ve iyileşme hızını etkiliyor.

KOMPLİKASYONLAR VE ÇIKABİLECEK SORUNLAR
Her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyat için de korkulan komplikasyonların başında, kanama ve enfeksiyon var.

Bu tür ameliyatlarda ciddi bir kanama olması olasılığı yok ama morarma şeklinde basit hematomlar görülebilir.

Ameliyattan sonra beşinci gün civarında oluşan kızarıklık, ateş ve şişlik enfeksiyon habercisi olabilir. Çözüm enfeksiyonun temizlenmesi ve tabii antibiyotik tedavisi olacaktır.

Cilt kaybı, yine nadir olmasına rağmen görülebilecek komplikasyonlar arasındadır. Daha çok aynı bölgeye ikinci kez ve çok kapsamlı bir liposuction yapıldığında görülebilir. Tek bir sigara bile bu olasılığı arttıracaktır. Sakın bir şey olmaz diye sigaraya başlamayın. Her ameliyattan sonraki ilk iki haftanın kritik olduğunu unutmayın.

Ameliyatta kullanılan ilaçlarının dozlarının da iyi hesaplanması gerekiyor. Tumesan sıvısı yüksek miktarda lokal anestetikler içerdiği için belli doz miktarlarına çok dikkat edilmesi gerekli. Doz aşımında bazı nörolojik bulgular ortaya çıkabilir.

Amboli de, her ne kadar düşük bir olasılık olduğunu yukarıda uzun uzun anlattıysam da ihtimal dahilindedir.

Asimetri ve yüzeyde oluşabilecek düzensizlikler ve eğrilikler bu ameliyattan sonra karşılaşılabileceğiniz sorunlar arasında. Ciddi asimetrilerde bir rötuş ameliyatı gerekebilir. Eğer yüzeyde bir düzensizlik yoksa simetriyi sağlamak çok kolay olur. Ama düzensizlikler varsa ve özellikle belli yerlerde ciddi çökmeler varsa bunları düzeltmek her zaman mümkün değil. Çökük yerlere yeniden yağ vermek, yüksek kalan yerleri doldurmak ve bütün ameliyat bölgesini eşitlemek gerekiyor ki bu da çok emek isteyen bir iş.

Yağ alınan bölgelerde hissizlik olması beklenen bir gelişmedir ve bunu bir komplikasyon olarak kabul etmemek gerekir. Bu his kayıpları ilk aylarda büyük oranda geçer. Ama bazı yerlerde 9 aya kadar devam edebilir. Kalıcı his kaybı çok nadirdir.

İPUÇLARI:
• Ameliyatı lokal anestezi ile olun ve doktorunuza ameliyat sırasında eğer gerekiyorsa ayağa kalkabileceğinizi söyleyin. Ameliyat sonunda ayakta kontrol ve son rötuşları yapmak elde edilecek sonucu çok etkileyebilir. Bu cesareti gösterin.
• Liposuction yeni teknikler ile artık riskli bir ameliyat kabul edilmiyor. 30 sene önceki ilk tekniklerden kaynaklanan felaket hikayelerine pek rağbet etmeyin. Bu en risksiz ameliyatlardan biridir.
• Bu ameliyatta amaç yağları değil yağ hücrelerini almak. Böylece o bölgede ileride de yağlanma oluşması önlenebiliyor.
• Ameliyattan sonra lenf drenaj masajı şişliklerinizin azalmasında çok etkili olur ve sizi çok rahatlatır.

SIK SORULAN SORULAR ve LIPOSUCTION HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR:
Liposuction hakkında en fazla hurafe ve efsane uydurulan ameliyat. Bu ameliyat ne ölüm riskleri içeren bir çılgınlık, nede sizi bütün yağlarınızdan arındırabilecek bir mucize.
İşte ortalıkta sıkça duyabileceğiniz yanlışlar:
Ben en sık duyduklarımdan bazılarını sıralayacağım:
• “yağ alına yerler girintili çıkıntılı, eğri büğrü oluyormuş”:
Normal şartlarda böyle bir şey olmaması gerek. Oluşan çöküklükler tamamen teknik hata. Ameliyattan sonra o bölgenin hiç ameliyat olmamış kadar düz olması gerekiyor.
• “daha sonra alınan kilolar vücudun başka yerlerine mi birikiyor?”
Hayır. Metabolizmayı bir bakkal defteri gibi düşünmeyin. Alınan kaloriler ya yakılacak ya da depolanacak değiller. Vücut ne kadar deposu, yani yağ hücresi varsa o kadar yağlanma eğilimindedir. Tersi olsaydı aynı miktar yiyen herkes aynı kiloda olurdu. İnsanları metabolizmaları ve yağ dağılımları çok değişkendir ve liposuctionda iyi yönde metabolizmayı etkiler. Kısaca liposuction sonrasında daha az şişmanlarsınız ve yağ dağılımınız bozulmaz.
• “televizyonda bir liposuction gördüm o sopa gibi şeyi sokup çıkarıyorlardı, hasta sallanıyordu, aman dedim”
Televizyonda hangi ameliyatı seyretseniz aman dersiniz. Bu olabilecekler içerisinde en küçük ameliyatlardan biri.
• “ölenler oluyormuş, gazetelerde çıkıyor, doğru mu?”
Her ameliyatın riski vardır. Ama liposuction bunlar içerisinde en risksiz olanlardan biri. İlk liposuction yapılmaya başlandığı yıllarda, 30 – 40 sene önce, tumesan tekniği bilinmiyordu. Yağlar alınırken ciddi kanamalar olabiliyordu ve yağ ambolisi denilen, parçalanmış yağların damarlar içerisinde birikmesi olarak tarif edebileceğim ciddi komplikasyonlar görülüyordu. Üstelik bu hastaların ameliyat bölgeleri morarıyor ve bu morluklar aylarca geçmiyordu. O yıllardan kalan bu kötü “repütasyon” hala devam ediyor. Tumesan tekniği ile bu tür sorunlar artık neredeyse hiç yaşanmıyor. Gazetelerde çıkan haberler her seferinde eğitimi olmayan insanların yaptığı ameliyatlar. Eğer doktorunuzun bu konuda bir eğitimi ve tecrübesi varsa ciddi bir komplikasyon ortaya çıkması gerçekten çok küçük bir olasılık.
• Bu ameliyatı mutlaka bir plastik cerrah mı yapmalı?
Böyle bir zorunluluk olduğunu düşünmüyorum. Yasal olarak her operatör bu ameliyatı yapabilir. Ama pratisyen hekimlerin kesinlikle yapmaması gerekiyor.
• Daha önce liposuction oldum ve cildimde çöküklükler oluştu. Bunlar giderilebilir mi?
Evet giderilebilir. Ama düzeltme ameliyatlarında amaç sizi güzelleştirmekten çok bu deformiteyi düzeltmek olabilir. Her şeyin bir anda düzeltilmesini beklemeyin. Bu deformiteleri tamamen düzeltmek bazen çok zor olur, ama daha iyi bir hale getirilebilir.

AMELİYATTA VE SONRASINDA SİZİ NELER BEKLER:

Ameliyat günü: Ameliyattan önce aynı gün ya da bir gün önce doktorunuzun bir çizim yapması gerekir. Genellikle bu çizim öncesinde ve sonrasında resim de çekilir. Resimlerin ameliyatın öncesini ve sonrasını karşılaştırmanın tek yolu olduğunu unutmayın.
Ameliyat genel anestezi ile yapılabildiği gibi lokal anestezi ile de yapılabilir. Lokal anestezi sırasında anestezi doktoru size “sedasyon” denilen ve sizin yarı uykuda olmanızı sağlayan ek bir anestezi verecektir. Sedasyon sayesinde hem kendinizi çok iyi hissedersiniz, hem ağrı duymazsınız hem de ameliyattan sonra birçok şeyi hatırlamazsınız.
Lokal anestezi ile ameliyat olmanın size ve doktorunuza birçok faydası olacaktır. Bir kere ameliyattan sonra bulantı gibi anesteziye bağlı bir sorun yaşamazsınız. Ameliyattan çıkar çıkmaz yemek yiyebilir su içebilirsiniz. Ameliyat sırasında da doktorunuz sizi hem ameliyat masasında istediği pozisyonda tutabilir hem de zaman zaman ayağa kaldırarak yer çekiminin etkisini tam olarak görebilir.
Kulağa çok zor gelse de bu ameliyatı lokal anestezi ile olmak zor değildir ve ameliyat sonucunu da çok iyi etkiler.

Ameliyat sonrası: Bu büyüklük ve zorluk olarak küçük bir ameliyattır. Ağrılı bir ameliyat demek doğru olmaz. Hastalar genellikle ilk 3–4 gün bir sızı hissederler ve oturup kalkarken bir ağrı duyarlar.
Ameliyattan sonra en az 2 gün istirahat şart. Bu dönemde çok fazla ayakta durmanız istenmiyor. Bunun nedeni de vücudun bir şekilde yağ alınan bölgeleri yeniden vücut sıvıları ile doldurma eğiliminde olması. Çok ayakta kalırsanız deri altında sıvı birikebilir ve bu iyileşmenizi geciktirir.
Ameliyat sonrası aynı gün taburcu olabilirsiniz. İşinize 4 gün sonra dönebilirsiniz. Ağrı için ağızdan alınacak basit bir ağrı kesici ameliyat sonrası yeterli olacaktır. Bu ameliyat sonrasında ciddi bir morarma ya da ve şişlik beklenmez.
Çalışıyorsanız bu ameliyat için bir hafta sonu ve en az iki gün izin almanızı öneririm.
Ameliyat sonrası doktorunuz korsenizi ameliyathanede giydirecek. Korse genellikle ikinci günde çıkarılır ve ilk pansumandan sonra yıkanmaya başlayabilirsiniz. Her seferinde korsenizi çıkaracak, duşunuz alacak ve en geç 5 dakika sonra yeniden giyeceksiniz. Daha uzun korsesiz gezmeniz ilk hafta yasak. Korsenizi gece gündüz ilk üç hafta takmanız gerekiyor. Her doktor korseyi değişik sürelerde kullandırıyor ama üç hafta zannediyorum herkesin minimumu.
İlk defa korsenizi çıkardığınızda cildinizi morarmış ve sarkmış göreceksiniz. Sakın endişe etmeyin. Morluklar, eğer varsa, bir haftada geçer ve cildiniz bir kaç haftada esnekliğin kazanarak yeni şekle adapte olur.
Ameliyattan sonra sonucu görmek için acele etmeyin. İlk şişlikler ile bir kaç hafta hem daha ağır hem daha geniş bedenli olabilirsiniz. İlk ayın sonunda inceldiğinizi ve hafiflediğinizi göreceksiniz.
Yağ alınan bölgelerde his kaybınız mutlaka olacaktır. Bunlar büyük oranda ilk aylarda, bazıları 9. ay civarında geçecek. His kayıplarının kalıcı olması çok nadir olur.

AMELİYATIN KARNESİ:
Anestezi şekli: Lokal (+ Sedasyon) ya da genel anestezi.
Ameliyat öncesi hazırlık: İdeal olan 10 seans kadar lenf drenaj masajı, ya da endomoloji
Ameliyat nerede yapılmalı: Bir hastane ameliyathanesinde.
Ameliyat süresi: Tamamen alınacak miktara bağlı, yarım saat ile 6 saat arasında.
Hastanede yatış süresi: Genellikle gerekli değil.
Ameliyat sonrası ağrı – sıkıntı: Dört gün kadar hafif sızlama. Ağızdan alınan basit ağrı kesiciler yeterli olur.
Şişme, morarma: 3-6 gün arasında, hafif – orta derecede.
Pansuman: İkinci gün tamamen çıkarılıyor ve yıkanabiliyorsunuz.
Korse: 3 hafta.
Dikişler: Kanüllerin girdiği, genellikle 5-6 yerde birer dikiş bir hafta sonra alınıyor.
Ne zaman işe dönülebilir: Genellikle 4. gün.
Spor: 2 hafta sonra uzun yürüyüşler, 3 hafta sonra koşuya ve diğer sporlara başlanabilir. Basket, box gibi kompetitif ve vücut vücuda yapılan sporlar için 6 hafta beklemek gerekiyor.
Son şekil: Ameliyat sonrasında oluşan sertlikler ve şişliklerin büyük kısmı 2. ayda azalır. Ama tam sonucun alınması 6 -9 ay civarında olur.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , ,

Yağ aldırma

Yağ şekillendirme (Liposcupture)
Yağ aldırma konusunun tarihçesi liposuction ile başlamış olup, başta kaba bir şekilde uygulanan bu yöntem günümüzde değişik isimler ile daha ince bir şekilde yapılmaktadır. Liposhaping veya Liposculpture isimi verilen işlemlerde liposuction yöntemi daha zarif instrumanlarla üç boyutlu düşünce ve uygulama mantığıni kullanarak işlenir. Yöntemlerin hepsinde yağ dokusu milimetrik deliklerden girilen kanüller yardımı ile vakum kullanarak dışarı alınır. Yağ dokusu anatomisine baktığımızda yağ dokudu katmanları ve dağılımı vücudun her bölgesinde değişik olmakla birlikte kilo alındığında kişiden kişiye farklı deformasyonlar söz konusu olmaktadır. Bu sebeplerden dolayı yeğ alma-şekillendirme işleminde deformasyona yönelik üç boyutlu tasarım gerekmektedir. Ayrıca en yüzeysel cilt altı yağ dokusu katmanı her zaman korunmalıdır, bu tabakanın zarar görmesi cilt yüzeyinde boşluklar ve deformasyonlar oluşturur. Tartışılması gereken başka bir konu lenfatik dolaşım ve sellülit durumudur. Çoğu zaman ameliyattan önce lenf drenajı sağlayan vakusuz ve doğal masajlar tavsiye ediyorum ve ameliyat sonrası bu masajlara devam edilmesini öneriyorum. Kişiler özellikle gençler bu ameliyata kilo verdiren bir işlem olarak bakmaktalar, ancak bu ameliyat şekillendirme ameliyatıdır ve kişi ideal kilosuna yaklaşıp metabolizmasına dahil edemediği deformasyonları bu yöntemle gidermesi gerekiyor. Kilo verme amaçlı yapılan mega liposuction işleminde ultrason ile eritilen yağlar vakum sistemi ile dışarı alınır. Tabii işlemden sonra meydana gelebilen cilt bolluğu ve sarkmaları daha sonra toparlanması gerekir. Liposuction işlemini kolaylaştıran başka bir yöntem titreşimli liposuction veya vibroliposuction dır. Bu yöntemde kullanılan kenuller titreşimlidir ve cerrahın uygulamasını kolaylaştırır. Yenilikler arasında lazer lkullanımı sozkonusu olmaktadır, bu yöntemde lazer enerjisi yağ dokusu içinden uygulanıp yağlar eritilir ve mantığı ultrasonik liposuction a benzer ve eriyen yağlar vakum sistemi ile dışarı alınır. Yağ şekillendirme işleminde lazer, ultrason, titreşim veya lipoliz gibi yardımcı mekanizmaların kullanımından daha önemli bir faktör var. Bu faktör kontrollu mikro işlem dir. Yardımcı mekanizmalarda kontrol zordur ve komplikasyon oranını arttırır. Benim görüşüm bu konuda kişinin ideal kilosuna doğal bir şekilde ve özellikle spor yaparak yaklaşmasından yanadır. Bu aşamadan sonra metabolizma dışında kalan ve diet ile verilemeyen deformasyon alanları mekanikal mikro-liposuction yardımıyla kontrollu bir şekilde ve üç boyutlu olarak düzeltilir. İşlemden sonra bir gece hastanede kalınması gerekli ve erken dönemde yürüyüşler tavsiye edilir. İlk Bir hafta özel korse giyilir ve daha sonra antropometrik ince korselerin kullanılmasını 1ay süreyle tavsiye ediyorum. Liposuction vücudun her bölgesine yapılabilir ancak diz altı bölgesinde uygulanması sakıncalıdır, özellikle dolaşım bozukluğu ve ayakta çalışma mecburiyeti olan kişilerde lenfatik drenajın anatomisini bozduğu için kullanılmamalıdır. Bu bölgede enjeksiyon yöntemi kullanılabilir. Lipoliz isimli bu yöntemde yağ eritici ajanlar yağ dokusu içine ameliyat gerektirmeden enjekte edilir. 10-15 seansta ve haftada bir yapılan lipoliz işlemi küçük alanlarda başarılı. Mezoterapi ve karboksiterapi gibi yöntemler estetik cerrahi literatürüne girememiş ve mekanizmaları net olarak ortaya konmamış yöntemlerdir ve çok az kişide belkide ek olarak uygulanan diet programlarından faydalı olmuştur.
Yağ Enjeksiyonu (Fat injection)
Yağ enjeksiyonu, lipoinjection, lipofilling gibi terimlerin anlamı birbirine yakın olup, bir bölgeden alınan yağ dokusunun bir başka bölgeye dolgu yapma amacı ile kullanımını ifade eder. Yağ enjeksiyonunun başlıca uygulama alanları, vücut hatlarını düzeltmek, yüzdeki yaşlılık çizgilerinin belirginliğini azaltmak ve zayıf yüzlere daha dolgun bir görünüm vermektir.
Dokuların sarkması ile oluşan çizgilenmeler ve katlanmalar, ancak yüz germe ameliyatları ile düzeltilebilir, yağ enjeksiyonu ise bu görünümü sadece kamufle edici niteliktedir. Yağ enjeksiyonu işlemi, yüz germe ameliyatları ile kombine edilerek her ikisi de bir arada uygulanabilir. Kombine girişimlerde, yağ dışında, yapılan ameliyattan artan dokuları da kullanabilme imkanı olduğu için doku enjeksiyonu da yapılabilmektedir.
Yağ enjeksiyonu için kullanılacak yağ dokusu liposuction işlemi ile elde edilir. Yağlar, liposuction tekniği ile vücutta yağ dokusunun fazla olduğu herhangi bir bölgeden alınabilir. Alınacak miktar, enjeksiyon yapılacak doku miktarına göre değişir. Girişim, yapılacak işlemin büyüklüğüne bağlı olarak lokal ya da genel anestezi altında planlanır. Ameliyattan sonra rahatsızlık verecek derecede ağrı şikayeti olmaz, enjeksiyon bölgesinde hafif ödem (şişlik) ve morarma oluşabilir, ödem ve morarma 7-10 gün içinde kaybolur. Enjeksiyon sonrası ilk 6 ay içinde enjeksiyon yapılan yağların yaklaşık yarısı vücut tarafından emilir, kalan yağ miktarı ise kalıcıdır. Doku enjeksiyonu yapıldığında, vücut tarafından emilim oranı ise çok daha azdır. 3-5 gün sonra uçak yolculuğu yapılabilir ve 4-7 gün sonra işe dönülebilir.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , ,

Kalça şekillendirme

Vücut kontürü için neler yapılıyor? Kalçaya yağ enjeksiyonu ile yuvarlaklaştırma yapılabiliyor. Yağ enjeksiyonu için karından belden, çıkıntılı olan yerden yağ alınıyor. Böylelikle hem bölgenin şekli düzeltiliyor, kontür veriliyor hem de o yağlar başka bir yerin eksik kontürünü tamamlamış oluyor. Bacaklarda eğriliği olan insanlar için ‘doku kokteyli’ uygulanıyor. Özellikle diz altı bölgeleri eğri duranlara ‘doku kokteyli’ ya da ‘yağ enjeksiyonu’ yapılarak, bu bölgeler daha düz hale getirilip, hoş bir duruma sokulabiliyor. Dünya Estetik Cerrahi’sinde sunumunu yaptığım bu yöntem sıklıkla uygulanıyor. Bu eğriliklere silikon da konabiliyor ama ben tercih etmiyorum. Silikon şekil bozuklukları yapabiliyor. Üstelik, giriş yerlerinde en az iki-üç santim olan kesi yerleri iz bırakıyor. Halbuki, doku kokteyli ya da yağ enjeksiyonunda operasyon iğneyle yapıldığı için iz kalmıyor.

* Kadınlar vücut hatlarını düzeltmek için en çok hangi operasyonları tercih ediyor? En fazla tercih ettikleri yöntem ‘liposuction’ oluyor. Üst bedeni 34, alt bedeni 42 olan kadınlar için liposuction en ideal yöntemdir. Liposuction’un ardından oluşan boşlukları düzeltmek için bazı bölgelere enjeksiyon da yapılıyor.

* Vücut kontürü ameliyatlarını erkekler de yaptırıyor mu? En sık hangi taleplerle size başvuruyorlar? Erkekler de yaptırıyor. Popo astıran az, ancak popoya yağ enjekte ettiren var. Bacaklardaki eğriliğini düzelttirenler var. Kontür bozukluğu olan erkeklerde özellikle ‘meme liposuction’ çok önemli. 16-17 yaşındaki çocuklara, meme kontür düzeltirme ameliyatlarını rutin olarak yapıyoruz.

* Kaç yaşından itibaren bu ameliyatlar yaptırılabilir? 16 yaşından itibaren vücut kontürü operasyonlarını yapmak mümkün.

Yaz aylarına çok daha güzel girmeyi mi hayal ediyorsunuz? Mayolar, bikiniler için vücudunuzu hazırlamak mı istiyorsunuz? İşte size yaz estetiğinin tüm detayları… İşin uzmanı doktorlar, daha güzel kalçalara sahip olmanın son yöntemlerini anlatıyor. Sizin sorununuz verdiğiniz kilolar ya da hamilelik deformasyonu nedeniyle sarkan karnınızsa, onun da çaresi var. Meme estetiği için en ideal mevsimdesiniz, peki nasıl yaptıracağınızı biliyor musunuz? Kırışıklıklarla savaşmak için yaptırabileceğiniz müdahaleleri doktorlar anlatıyor. Bu yaz daha güzel olmanın tüm yöntemlerini sizin için bu yazı dizisinde araştırdık…

Prof. Dr. Onur Erol, kalça estetiği için kendi geliştirdiği ‘kalça asma’ yöntemiyle ilgili sorularımızı yanıtladı…

* Kalça astırma nedir? ‘Kalça asma’ benim geliştirdiğim, ameliyatsız olarak sarkmış olan kalçanın dikişlerle asılmasını sağlayan yöntemin adı. Aynen ‘kaş asma’ gibi. Bu yöntemde ameliyata gerek kalmıyor. Gevşeme nedeniyle sarkan kalça bölgesi, bu teknikle toparlanıyor. Yapısal olarak düşük kalçalı kadınlara da uygulanıyor. Lokal (bölgesel) anestezi ya da biraz uyutarak gerçekleştirilen operasyon, ortalama yarım saat sürüyor. Bu sayede yuvarlak bir kalça elde ediliyor. Asma dikişleri tamamen kalça kıvrımının içinde gizli oluyor. Kesiler minik olduğu için hiç iz kalmıyor. İpliklerin geçtiği yerlerin izleri çok dikkat edilirse, birkaç ay görülür. Ancak, daha sonra bu izler de tamamen kaybolur. Operasyonla yuvarlak kalçalar oluşuyor.

* Kalça asmanın silikonla kalça oluşturmaya göre avantajı nedir? Bu teknikte vücuda yabancı bir cisim koyma ihtiyacı olmuyor. Operasyonun ertesi günü hastalar işlerine gidebiliyor. Silikon ise, çok daha zahmetli bir ameliyat gerektiriyor. Ben tercih etmiyorum, yurtdışında da çok ender olarak kullanılıyor. Silikon kalça bölgesinde kullanıldığında, zamanla istenmeyen sonuçları olabiliyor. Şekil bozuklukları daha sık olabiliyor. Oradaki kas zedelenebiliyor. Bu nedenle, yoğun ağrı çeken hastalara rastlıyoruz.

OTURURKEN DİKKAT EDİN

* Kalça asmada bir süre sonra sarkma oluşabiliyor mu? Kişiye göre değişiyor. Bir yıl sonra da sarkma tekrarlayabiliyor, beş yıl sonra da tekrarı gerekebiliyor.

* Dikişlerin patlaması gibi riskleri oluyor mu? Kalça asmada üç hafta dikkat edilmesi gerekiyor. Hastalar öyle pat diye hemen oturmuyor. Zorlama olursa, dikişler içerde dokuları yırtarak gevşeyebilir. Dikiş kopmaz, çok sağlamdır. Ancak, gevşeme olabilir. Bunun için üç hafta süreyle dikkatli oturmalarını ve varis çorabı giymelerini öneriyoruz. Üç haftadan sonra bu risk azalıyor, bir buçuk ay sonra ise hiç iz kalmıyor.

* Kalça asmak için en uygun zaman hangisidir? Bu operasyon en geç haziran ayının ortalarına kadar yapılmalıdır. Bence en ideal zaman kış ayları ve bahardır. Kadınlar yaz aylarına böylece daha formda kalçalarla girebiliyor.

* Sık yapılan bir operasyon mu? Bu, benim geliştirdiğim bir yöntem. Henüz yayınlamadığım için diğer plastik cerrahlar tarafından uygulanmıyor. Mayıs ayında Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Kongresi’nde davetli panel konuşmacısı olarak, meslektaşlarımla bu yöntemi paylaşacağım. Zaten konu çok ilgi çektiği için bu panele dahil edildim.

* Kimlere uygulanamaz? Çok yaşlanmış ve derileri çok sarkmış kişilerde bu yöntem başarılı olamaz. Bu takdirde, keserek bu sarkmaları gidermek gerekir.

* Bu operasyonu geçiren kadınların daha sonra hamile kalmasında bir sorun olabilir mi? Hayır, kesinlikle olmaz.

KÜBA VE BREZİLYALILAR ÇEKİCİ

* En ideal kalçalar nasıldır? Kadınlar hayalindeki kalçalara bu yöntemle kavuşabiliyor mu? Yapılan bir araştırma, kadınlarda kalça ile belin 1.7 ile 1 oranında olduğunu gösteriyor. Bunun daha açık tarifi; neredeyse bel ölçümünün iki katına yakın kalçalara sahip olmaktır. Beli 60 olan bir kadının ideal kalçaları 102′dir. Küba ve Brezilya’da kalçaların çekici olması, muhtemelen bu ölçülerdeki kadınların çokluğundan kaynaklanır. Özellikle Brezilya’da bu ölçülere ulaşamayan kadın, kalçalarını büyüterek, çekici ve seksi duruma getirebilmektedir. Latin danslarında bu anatominin de çok önemi olsa gerek.

* 90-60-90 ölçüsü o zaman çok da doğru değil mi? Bu ölçüler güzellik yarışmalarında, genel bir fikir vermek için kullanılır. Yüzde 100 doğru olamazlar. Zira, göğüs yapısı geniş, ama memeleri küçük olan bir kişi de 90 ölçüsüne ulaşabilir. Kalçada da aynı durum söz konusudur. Kalça kemiği geniş olan bir kişide ölçüm büyük çıkacaktır. Ancak, kalçanın yuvarlak çıkıntısı bu kişilerde eksik olduğunda hiç de çekici, güzel bir görüntü vermeyecektir.

* Erkekler de kalça şekillendirme ameliyatı yaptırıyor mu? Erkeklerde kalçanın küçük olması gerekir. Hemen hemen kalça ölçüsü bel oranına yakındır. Erkekler daha çok kalça küçültme için başvuruyor. Nadir olarak büyütme başvuruları da karşımıza çıkıyor.

* Türk kadınları size daha çok kalçalarını küçültmek için mi, yoksa büyütmek için mi geliyor? Genç kızlar daha çok kalçalarını şekillendirmek için geliyor. Belin daraltılması, kalça kenarlarının helkeltraş gibi yontularak düzeltilmesi, kalçanın orta bölümüne yuvarlak bir kontür verilmesi, ideal bir yapıyı bu gençlere kazandırıyor. Çok aşırı derecede şişmanlamış kişilerde, liposuction tekniği’ kullanılarak kalça ve basen kısımlarına şekil vermeye çalışılır. Bu işlem sırasında kalçanın hatlarının ve çıkıntısının muhafaza edilmesi son derece önemlidir. Aksi takdirde, düz, anlamsız bir kalça şekli ortaya çıkacaktır. Çoğu zaman yanlış yapılan yağ çekme operasyonlarının ardından, bu bölgeden kontür vermenin önemi unutularak, kalçasız ve şekilsiz kişiler ortaya çıkıyor. Bu kötü sonucun olmaması için bu konuda tecrübeli plastik cerrahlara başvurmak en akıllıca yoldur.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , ,

Yüz Germe (Face Lift)

Yüz Germe (Face Lift)
İnsan yüzünde stres, yer çekimi, sigara ve güneşin olumsuz etkileri yaş ilerledikçe sarkma ve kırışıklık ile ortaya çıkar, ayrıca yüz kemikleri incelir, hacim kaybeder; Kaslar zayıflar, gevşer ve yer çekiminin etkisine yenik düşerek sarkmaya başlar; Yağ dokusu zayıflar, azalır ve incelir ve bu yüzden üzerindeki deri bollaşır, buruşur, elastikiyetini yitirerek tüm yumuşak dokular ile birlikte sarkma yapar. Bu mekanizma ile yüzdeki statik çizgiler ortaya çıkar. Diğer taraftan mimik kaslarının yıllarca çalışıp üzerindeki deri kıvrımların belirginleşmesi ile dinamik çizgiler de ortaya çıkar. Yüz germe işlemi, ilerleyen yaşın bu tür etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik yapılan face lift işlemidir. Yüz germe işlemi ile birlikte göz kapaklarının gerilmesi, çene altına liposuction, yağ ve doku injeksiyonu ve Nd-Yag lazer ile uygulamalaı yapılabilir.
Yüz, anatomik olarak üç farklı bölgeye ayrılır. Üst yüz, şakak bölgesi, alın ve kaşları içerir, bu bölgeye uygulanan girişim üst yüz germe işlemidir. Orta yüz, yanak ve üst dudak bölgesini içerir, bu bölgeye uygulanan girişim orta yüz germe işlemidir. Alt yüz, çene altı ve boyun bölgesini içerir, bu bölgeye uygulanan girişim alt yüz ya da boyun germe işlemidir. Her bir bölgeye tek tek ya da bir arada cerrahi girişim uygulanabilir.
Üst yüz germe, kaşları kaldırmaya, alın ve şakak bölgesini germeye yönelik olarak yapılır. Klasik ameliyat tekniği ile saçlı bölgeden her iki kulak kepçesinin arasındaki mesafe kesilir, alın derisi sıyrılarak gerdirilir. Bu teknikte ameliyat izi saçların içinde uzun bir çizgi olarak saklı kalır. Cilt bolluğu olmayan vakalarda endoskopik teknik kullanılır ve saçların arasında 2 cm uzunluğunda 4 adet kesi ile ameliyat gerçekleştirilir.
Orta yüz germe işlemi, yanakların sarkıklığını gidermeye ve yanak derisini germeye yönelik olarak yapılır. Ameliyatın kesisi kulak dibi hatlarından yapılır, bu sayede görünür bir iz kalmaz. Cilt bolluğu olmayan vakalarda endoskopik teknik uygulanır ve izler sadece saçlı deri içinde 2 cm uzunluğunda gizli kalır.
Boyun germe işlemi genellikle orta yüz germe işlemi ile bir arada uygulanır. Boyun germe işleminde yapılan ameliyat kesisi kulak arkasından saçlı deriye doğru uzatılır. Boyun derisi ve kasları serbestleştirilerek yukarıya doğru asılır. Boyundaki sarkma ve kırışıklıklar giderilir, çene açısı belirginleşir, gergin bir boyun görünümü kazandırılır. Kesi, kulak arkasında kaldığı için, dışarıdan bakıldığında görünür bir iz kalmaz.
Ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılır ve süresi yapılacak işlemlere göre 4-7 saat sürer. Hastanede kalış süresi 1 gündür. Ameliyatı takip eden 2 gün boyunca yüz, hafif baskılı bir bandaj ile sarılır. Ameliyattan sonra yüz bölgesinde ağrı, gerginlik hissi, şişlik, morarma ve deri yüzeyinde uyuşukluk gibi şikayetler olabilir. Ağrı rahatsız edecek şiddette olmaz ve ağrı kesici ilaçlar ile rahatlıkla kontrol altına alınabilir. Şişlik ilk birkaç gün içinde hızla azalır, geri kalan ve dikkat çekecek kadar belirgin olmayan hafif şişliğin kaybolması ve cildin yüz üzerine tam olarak oturması yaklaşık 4-6 ay sürer.
Ameliyattan 1 hafta önce, mimik kaslarının hareketlerine bağlı olarak ortaya çıkan dinamik çizgilerin tekrar oluşmasını engellemek ve bu kasların ameliyat öncesi gevşemesini sağlamak üzere botox uygulaması yapılır.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , ,

Bel Bölgesı ıncelme

Bel Bölgesi

Bel bölgesi yağ birikimi olduğunda kalınlaşır ve konturları düzleşir. Kadın ve erkek estetiği açısından bu bölge son derece önemlidir. Özellikle yağ birikimi yan boşluklarda olmaktadır.

Ultrasonik özel cihaz ile ses dalgaları deri yüzeyinden gönderilir. Bu ses dalgaları, cilt altı yağ dokusunun içinde yoğunlaştırılır. Oluşan yoğun ve güçlü titreşim ile yağ hücre zarlarını parçalanır. Yağ dokusu adeta sıvılaşır.

Parçalanan yağ hücrelerinin etrafına vücudun beyaz kan damarları ve temizleyici hücreleri toplanır. Ölü yağ hücreleri ortamdan uzaklaştırılır.

Ultrashape cihazı, sadece yağ hücrelerini parçalar. Çevredeki damar ve sinirlere zarar vermez. Çünkü sadece yağ dokunun yoğunluğuna uygun ultra ses dalgaları dokuya gönderilir.

İşlem tam anlamıyla ağrısızdır. Bugüne kadar batı ülkelerinde uygulama yapılan 30.000 civarındaki işlemde herhangi bir yan etki gözlenmemiştir.

Bir bölgesel zayıflama seansı ile ortalama 300–500 gram yağ hücresi parçalanır. Bu ortalama 2–4 cm çevresel incelme demektir.

İşlem için herhangi bir ön hazırlık gerekmez. İşlem sonrası günlük hayatınıza veya işinize dönebilirsiniz.
İşlem ortalama 1–1,5 saat sürer.
İstirahat gerekmez.
Ultrashape bölgesel yağlardan kurtulmak için geliştirilmiştir. Genel zayıflama yöntemi değildir. Bu amaçla kullanılmaz.

Neden ultrasonik zayıflama yöntemini
tercih etmeliyim?

1. Zamanım yok, hızla bölgesel yağlardan kurtulmalıyım
2. Liposuction Ameliyatı olmak istemiyorum
3. İğne ile cilt altına yapılan ilaç enjeksiyonlarını istemiyorum (Uyarı: sağlık bakanlığı tarafından bu yöntem yasaklanmıştır)
4. Ağrı duymak istemiyorum
5. Spor yapmama rağmen göbek, basen, bel bölgemdeki yağlar kaldı
6. Diyet yapıyorum ama belim ve basenim incelmiyor

Etiketler: , , , , , , , ,