LSD Lida ile Kullanıldığında Ne Gibi Etkileri Olur?

LSD, serotonin reseptörlerini harekete geçirerek etkilerini oluşturur. Seratonin, pek çok önemli işlevde rol oynadığından LSD kullanımının birçok etkisi olabilir. Bunlardan bazıları uykusuzluk, titreme, nabız ve kan basıncı artışıdır. LSD kullanan kişiler; aşırı korku, dehşet duygusu dahil birçok heyecanı aynı anda hissedebilirler. Bu da lida zayıflık hapı kullananlar için hoş bir durum oluşturmaz. Tüm duyumları birbirine karışıyor ve yer değiştiriyor gibi görünebilirler. Öyle ki renkleri işittikleri ve sesleri gördükleri duygusunu yaşayabilirler. Halüsinojenler, çevrenizdeki şeyleri görme biçiminizi değiştirebilir. Bu deneyim, az çok optik yanılsamaya benzer. LSD kullanıcıları bu deneyimlerini “trip” olarak adlandırırlar.

LSD’nin çok küçük bir zerresi bile bu etkileri, tetikleyebilir. LSD’nin olağandışı, alışılmamış “flashback” denilen beklenmedik anlarda madde kullanmadan da etkilerinin ortaya çıkması şeklinde geri dönüşlerin yaşandığı bir yankılaması vardır. Birçok kullanıcı, madde kullanmayı bıraktıktan günler ya da aylar sonra bu flashbackleri yaşarlar. lida ilacı ‘nın böyle etkileri kesinlikle yoktur.

LSD Kullanımının Riskleri Nelerdir?

Yüksek dozlarda ve sık LSD alım, kullanıcıların “bad trip” diye tanımladıkları halüsinasyonların çok ileri düzeye vardığı, sanrıların geliştiği ve tam bir psikotik tablonun gözüktüğü duruma neden olur. Bu esnada kullanıcı korkutucu ve dehşet verici duygular yaşar. Davranış, düşünce ve duygularda kontrolü kaybetme endişesi olur. Delirme ve ölüm korkusu hissederler. Bu tabloya hissizlik, kaslarda güçsüzlük ve titreme eşlik eder. Motor becerileri ve koordinasyon bozulmuştur. Bazen nöbet ve bulantı da yaşayabilirler. Bu esnada intihar girişimleri sıklıkla olabilir. Ayrıca davranışlarda kontrol kalktığı için şiddet, kaza sonucu yaralanma ve ölümler, yaralama ve cinayetler olabilmektedir. Ancak yüksek dozdan dolayı ölüm rapor edilmemiştir.

Uzun süreli etkilerinden bir diğeri de kullanım sonucu beyin fonksiyonlarının kalıcı bir şekilde etkilenmesi olasılığıdır. Bu durum uzun süreli ruhsal rahatsızlıkların oluşmasına neden olabilir. Kullanıcılarda özellikle yaşanan halüsinasyonların etkisi ile gelişen psikoz görülebilir. Kısacası uyuşturucu kullanımından kaçınmanızı ve lida ile beraber hiç bir uyuşturucu madde kullanmamanızı öneriyoruz.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

UYKUSUZLUK İÇİN DOĞAL BİTKİSEL TEDAVİ

Adaçayı iyi bir baharat ve antibiyotiktir. Bal ve sirke ilave edilerek içilirse sinir hastalıklarına ve yorgunluğa iyi gelir. Gece terlemesini önler.

Anason tohumlarının yenmesi uykusuzluğu giderir.

Ayçiçek yağı içilmez ama gargara olarak kullanıldığında uykusuzluk ve asabiyete iyi gelir.

Ballıbaba çiçeklerinden yapılan çay uykusuzluğu çok iyi gelir.

Elma’nın içindeki etkili maddeler kan şekerinin organizmaya dağılımını dengelediğinden, uykusuzluğa iyi gelir.

Gelincik çiçekleri balla karıştırılarak yapılan macun uykusuzluğa karşı kullanılır.

Kavun sinirleri yatıştırır, rahat uyku sağlar.

Kedi otu uykusuzluğu giderir.

Maydanoz yatmadan evvel çiğnenirse deliksiz uyku sağlar.

Mandalina, armut, marul, turp uykusuzluğa iyi gelir.

Nane ve semizotu uykusuzluğa iyi gelir.

Oğul otu uykusuzluğa karşı son derece etkilidir.

Portakal yatmadan evvel yenildiğinde uyku getirir.

Söğüt uykusuzlukta etkili olur.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Göz makyajı hileleri

Göz makyajı hileleri

Gözleriniz küçük, ya da patlak olabilir. Ancak makyaj yardımıyla bu tür göz kusurlarını kolaylıkla kapatabilir ve mükemmel görünmeyi başarabilirsiniz.

Makyaj, kusurları kapatarak, çok daha güzel görünmenize yardımcı olur. Örneğin göz makyajını ele alalım: Hepimiz badem gözlü değiliz, oysa uygun bir göz makyajıyla pek çok göz kusuru telafi edilebilir.
İşte çeşitli göz kusurları için uygun makyaj teknikleri…

Küçük gözler
Gözleriniz küçükse, onları ön plana çıkarmak için göz kapağına biraz ışık vererek, kalan kısım sanki geride duruyormuş gibi bir illüzyon yaratmak gerekir. Bunu da şu şekilde yapabilirsiniz:
Koyu renk bir farı göz etrafına sürün.
Farı göz pınarlarına sürmeyin.
Gözün bittiği yere yakın olan kısma farı koyu sürün.
Farı ince bir şerit halinde göz altına da sürün, ancak göz pınarına kadar gitmeyin.
Şimdi tekrar göz kapağına çıkarak, göz pınarını olduğun kısma açık renkte bir far sürüp, bunu göz kapağının yukarısına doğru yayın.
Rimelle kirpikleri belirginleştirin.

Yakın gözler
Gözler birbirine yakınsa, makyaj gözün dış kısmına ağırlıklı olarak yapılmalıdır.
Farı göz kapağının ortasından dışa doğru sürün.
Göz kapağında oluşan kat kısmına da bir çizgi çekin. Bu da farla aynı noktadan başlayıp dışa uzansın.
Rimeli gözün bittiği taraflara ağırlık verecek şekilde sürebilirsiniz.

Patlak gözler
Gözleriniz patlaksa, canınızı sıkmayın. Makyajla bunu da ortadan kaldırabilirsiniz.
Gözkapağınıza koyu renk ve mat bir far sürün.
Farı kaşlara doğru ve ayrıca gözün dış kısmında, altta kalan kısma da biraz yayın.
Kaş altına kullanacağınız reng ten renginize yakın olsun.
Göz kapağı katını ise koyu bir renk yardımıyla belirginleştirin.
Kirpiklerinizi kıvırtın ve bolca rimel sürün.

Göz kapaklarınız şişse
İşte hepimizin yaşayabileceği can sıkıcı bir sorun. Makyaj burada da kurtarıcı olabiliyor:
Göz kapağını belirsiz kılmak için
Farı kaşlara doğru ve ayrıca gözün dış kısmında, altta kalan kısma da biraz yayın.
Kaş altına kullanacağınız reng ten renginize yakın olsun.
Göz kapağı katını ise koyu bir renk yardımıyla belirginleştirin.
Kirpiklerinizi kıvırtın ve bolca rimel sürün.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

selülitten korunma yolları 2

Selülit ve Egzersiz

Selülit konusundaki bir çok uzman, selülit oluşumunun durdurulması veya erken
dönemlerdeki selülititin ortadan kaldırılmasında, egzersizin en ucuz yöntem olduğu konusunda
fikir birliği içindedirler.Yağların azaltıldığı bir diyetle birlikte yapılacak egzersizler,
selülit için çok yarar sağlayıcıdır. Haftada 3 kez, 30 ar dakikalık uygulanacak, dolaşım
sistemini güçlendiren egzersizler bu amaçla yapılır. Egzersiz selülitli bölgelerde dolaşımın
artmasına ve kas hareketleri sayesinde de lenf akımını hızlandıracaktır, ayrıca kaslara
gerginlik verecektir.

Yaşı genç olan kadınlara hafif ağırlık çalışmalarıda önerilir.

Özellikle, selülitin geliştiği kalça, basen bölgelerindeki kaslarını çalıştıran
egzersizlerde fayda sağlar.

Bu egzersizler için kişi, sağ tarafı üzerine yere yan yatar.

Sağ bacağını 90 derece kıvırır.

Sağ kolunu ileri doğru uzatır ve iyice gerer.

Sol bacak düz durumda bulunur.

Yavaş yavaş sol bacak kalça seviyesine kaldırılırken nefes verilir.

Sol bacak kalça seviyesine geldiğinde 3 saniye tutulur ve yavaşça indirilir ve derin
nefes alınır.

Bu egzersizler sırasında nefes kontrolu çok önemlidir.

Bu hareketi 3-4 kez tekrarlanmalıdır. Sonra diğer yan üzerine yatarak, diğer taraf
kaslarına aynı egzersiz yaptırılır.

Bu hareket bittikten sonra alt tarafta bununan bacak kadar üstteki bacakta kıvrılır
ve aynı işlemler tekrarlanır.

Son hareket ise, her iki bacakta dizden 45 derece kıvrılarak yapılır.

Dizlerde Selülit görünmesi, alt bacak bölgesinin ön tarafında bulunun kasların
gerginliklerini kaybetmelerinden dolayı belirgin olur. Bu kasları güçlendirmek amacı
ile ayakta dururken, ayaklar kalça genişliğinde açılır ve dizleri kırarak vücudunuzu
alçaltın, dizlerinizin zorlandığı açıya kadar inin ve sonra tekrar dik duruma gelin.
Bu hareketi 30 kez tekrarlamanızda yarar vardır. Her gün uygulanabilir basit bir egzersizdir.

Kurbağlama yüzmek, bacak iç bölgelerindeki kasların gerginliğini arttırır ve
selülit için iyi bir egzersizi oluşturur.

Hızlı bir tempodaki 20 şer dakikalık yürüyüşlerde genel olarak kalça ve bacak
bölgeleri için yararlıdır. haftada 3-4 kez yapılmalıdır.

Parmak uçlarında yükselmek ve inmek bileklerin daha ince ve kasların daha gergin
görülmesini sağlar. Hareket 15-25 kere, her gün tekrarlanmalıdır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Dis Bakimi

İzmir Eğitim Diş Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ve bakım bozukluğunun dişlerin çürümesine, bunun da çene gelişimi bozukluğuna yol açtığını söyledi. Prof. Gökay, “Beslenme ve bakım bozukluğu çürük sayısını artmasına, bu da çene gelişiminin bozukluğuna ve diş çarpıklığına neden olur. Ağız ve diş sağlığında diş bakımının önemi büyüktür ve kişi günde 10 dakikasını mutlaka dişlerine ayırmalı. Fırçalamanın yanı sıra ip kullanma ve gargara da diş bakımı için önemli” dedi.

Etiketler: , , , , , , ,

Prof. Dr. Ahmet Maranki Depresyon için tavsiyesi

depresyon Prof. Dr. Ahmet Maranki Depresyon için tavsiyesiAhmet Maranki depresyon için sarı kantaron çayı

Ciddi depresyonu mutlaka bir psikiyatristin tedavi etmesi gerekir.Hafif depresyonda doğal ve bitkisel maddeler tedaviye yardımcı olabilir.

Hafif depresyon yaşam tarzımızı dengelemek ve pozitif enerji veren teknikleri uygulamakla kontrol altına alınabilir.


Sarı Kantaron: İçeriğindeki aktif bileşiklerden biri olan hipersinin anskiyetenin, depresyon ve değersizlik hissi gibi durumların tedavisinde çok önemli ilerlemeler sağlamaktadır.

Ciddi derecedeki depresyon hastalarının en büyük sıkıntısı olan uyku düzensizliklerini tedavi eden özellikleri vardır.

Kullanımı:1 bardak kaynar suya 1-2 çay kaşığı kurutulmuş sarı kantaron koyup 10 dakika demlenmesini bekleyin ve sonra için. 4 ile 6 hafta boyunca günde 1 veya 2 bardak bu çaydan içilirse son derece etkili olur.

Not:Eğer hamile iseniz sarı kantaron kullanmayın ve kullanırken şiddetli güneş ışınına maruz kalmayın. çünkü bu bitki cildi güneşe karşı hassaslaştırmaktadır.

Bu sitenin Sayın Ahmet Maranki’nin resmi sitesi değildir. Herhangi bir organik bağı yoktur.

Ahmet Maranki’nin Resmi web sitesi www.maranki.com ‘dur.

Ahmet Maranki’ye Sorularınız için info@maranki.com ‘a iletebilirsiniz.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , ,

ŞİŞKİNLİĞİ ÖNLEMENİN DOĞAL YOLLARI

Şişkinlik, vücudun su tutması, sindirilemeyen besinler, sindirim sisteminin düzenli çalışmaması gibi sebeplerle meydana gelebilir. Şişkinliği engellemenin yolu ise, beslenmenizi düzenlemek ve bazı kurallara dikkat etmekten geçiyor. Şişkinliği engellenin yolları ;

* Buğday ve türevi besinler şişkinliğe neden olur. Onun yerine, Pirinç ve yulaf gibi daha iyi tolere edilen besinlere yönelin. Mısırlı kahvaltı gevrekleri yerine kepekli olanları tercih edin ya da kahvaltıda meyveli yoğurt yiyin.
* Sebze ve meyve sindirim sisteminin iyi çalışmasını sağladığından, bol bol meyve – sebze yiyerek ve bol sıvı içerek kabızlığı önleyin. Ayrıca ihtiyaç hissettiğinizde tuvalete gidin. Direnmek sindirim sisteminizi tıkayabilir.
* Probiyotik besinleri tüketmeyi deneyin. Bunlar, sindirim sisteminizdeki iyi ve kötü bakteri dengesini düzeltmenize yârdim edebilir. Bu denge bozukluğunda sisteminiz yavaşlar ve bu da bağırsaklarınızda gaz birikmesine yol açabilir. Probiyotikleri, besin tamamlayıcısı olarak eczanelerden alabileceğiniz gibi, her gün doğal yoğurt yiyerek ya da yoğurtlu bir içecek içerek de vücudunuza alabilirsiniz.
* Potasyum içeren meyveleri tüketmeye gayret edin. Elma, armut ve kayısı iyi potasyum kaynaklarıdır ve potasyum, bedeninizin sıvı dengesini düzeltmeye yârdim eder. Bu meyvelerde, bağırsak hareketlerinizi düzenleyen, pektin adli çözünebilir lifler bol miktarda bulunur. Kiraz ve turunçgiller de şişkinlik yapmayan meyvelerdendir.
* Ananas şişkinliği yenmenin en iyi yollarından biridir. Ananasta bulunan mucize enzim brom elin, sindirimi kolaylaştırır, gazı azaltır ve midenizi rahatlatır. Ama anansın taze olanı daha makbuldur. Satılan kınserveler tazesi kadar etkili değildir.Taze ananas, konservesinden iyidir, konserve ananasta çok daha az brom elin bulunur.
* Papaya da şişkinliği geçirmede etkili bir meyvadir. İçerdiği papainadli enzim, özellikle ağır, etli yemeklerden sonra sindirime iyi gelir .

Etiketler: , , , , , , , , , ,