Salonlarda özgün yaşamlar

dek0416 Salonlarda özgün yaşamlarPoltrona Frau ile salonlarda yaratılan özgün ve karakteristik yaşam alanları, her mevsime ve her modaya uyum sağlıyor. BMS bünyesinde 2006 yılından bu yana Türkiye’deki beğenicisiyle buluşan Poltrona Frau, klasiklerin yanı sıra modern formlu mobilyalarıyla da kendine has tarzını devam ettiriyor.

Her ürününe kişilik katan özel zarafet, en modern formlarda bile zanaatkarın becerisinin ve el işçiliği ustalığının mirasının bir meyvesi olarak markanın ürün yelpazesine ekleniyor.

Geleneksel formları modern bir şekilde yorumlayan İtalyan menşeli marka, son koleksiyonunda iskandinav asıllı Monica Förster imzalı Alone oturma grubu ve Esedra puf ile salonlarda samimi karakterli oturma alanları yaratıyor.

Basit bir stil ve rahatlatıcı formlarla tasarlanmış Esedra puf ve geniş Alone koltuk, Pelle Frau derisinin el işçiliği zanaatından süzülmüş zarafetini gözler önüne seriyor ve kusursuz detayları cömertçe açığa çıkarıyor.

Strüktürü ve minderleri tamamen Pelle Frau deri veya kumaş kaplı seçeneklerinde olan Alone’nin, deri ve kumaş kaplı kombinasyonu da olabiliyor. Poliüretan köpük ve polyesterden yapılan doğal formlu kabuk uzanıp kıvrılmaya, sohbet etmeye, dinlenmeye kucak açıyor.

Bu doğal çekiciliğe kare desenli deriyle kaplı H-0 kitaplık eşlik ediyor. Modüler kitaplık üç ana bölümden oluşuyor; kolon, çekmece ve raf. Bu bölümlerin kombinasyonu ile farklı boyutlara ulaşıiabiliyor. Wenge ağacından yapılmış.

Geometrie sehpa ise kullanılan malzemelerin çeşitliliği ile salonun atmosferi zenginleşiyor. Poltrona Frau’nun ilk aydınlatma ürünlerinden Jean-Marie Massaud tasarımı kadın figürlü Holly lamba, estetikliği ile salon dekorunu bütünlüyor.

BMS Etiler/Poltrona Frau
Adres: Ayazma Yolu Sok. No: 5 Etiler İstanbul
Tel: 0212-263 64 06
Web: www.bms-tr.com

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Dekorasyonda Sezon Sıcaklığını Vermek İçin İpuçları

Better Homes and Gardens sitesinde yayınlanan uzman dekoratörlerin bir odanın sıcak ve samimi görünmesi için verdikleri ipuçlarını aktarıyoruz.

Sıcak bir oda yaratmak o odayı kişiselleştirmekten geçer. Aksi takdirde herkesde olan aksesuar ve eşyalar vitrin görüntüsü yaratacaktır.

ss 100957903 Dekorasyonda Sezon Sıcaklığını Vermek İçin İpuçları
Zemini uygun renkte bir halı ile tamamlayın, birden bire görünümü yumuşattığını göreceksiniz.
ss 101259813 Dekorasyonda Sezon Sıcaklığını Vermek İçin İpuçları
Pncereleriniz boş olmasın, mutlaka perdeler ve tüllerle desteklensin.
ss 100958390 Dekorasyonda Sezon Sıcaklığını Vermek İçin İpuçları
Herşey aksesuarlarda gizlidir. Doğru ve ortama uyumlu aksesuarlar seçin. Boş bir oda soğuk bir görünüm verir.
ss 100952341 Dekorasyonda Sezon Sıcaklığını Vermek İçin İpuçları
Mumların ortam ısıtan etkisini kullanın.
ss 100216183 Dekorasyonda Sezon Sıcaklığını Vermek İçin İpuçları
Kanepelerinizde sıcak renklerde şallar kullanın.
ss 101077653 Dekorasyonda Sezon Sıcaklığını Vermek İçin İpuçları
Evin içinde sevdiğiniz bir köşe oluşturun, etrafına sevdiğiniz objeler yerleştrin.
ss 100029620 Dekorasyonda Sezon Sıcaklığını Vermek İçin İpuçları
Kırmızı ve altın tonları sade bir odayı bile hemen değiştirir, bu tonları kullanın.
ss 100030764 Dekorasyonda Sezon Sıcaklığını Vermek İçin İpuçları
3 boyut etkisini veren objeler kullanın (örtü, halı gibi)
ss 101077642 Dekorasyonda Sezon Sıcaklığını Vermek İçin İpuçlarıDoğru renklerde kırlentler kullanın.
ss 100231033 Dekorasyonda Sezon Sıcaklığını Vermek İçin İpuçları


kaynak

Etiketler: , , , ,

Alexandra Schulman

ashulmanVogueTV B Alexandra Schulman
Alexandera Schulman, İngiliz Vogue’unun Anna Wintour’u.
Geçtiğimiz günlerde katıldığı bir moda toplantısında seyirci ve sunucuya verdiği samimi itiraflardan dikkat çekeni şöyleydi:
“İnsanlar, Vogue editörü gibi görünmediğimi söylediğinde komiğime gidiyor. Yaklaşık 17 sene oldu (Vogue editörü olalı). İşte bu(kendisi) Vogue editörünün nasıl göründüğüdür.”

Şeytan Marka Giyer filmindeki karakterden oldukça uzak bir profil sergileyen Schulman rahatlıkla favori Vogue editörünüz olabilir. Çünkü oldukça dünyalı ve oldukça yere sağlam basıyor.

Vogue dersine giriş 101 için uzun röportaj aşağıda: http://www.vogue.co.uk/video/voguetv/player.aspx/exclusive-footage/Id,1405/

Etiketler: , , , , , , , ,

Hayal kırıklığının diğer adı :City’s Nişantaşı

c7 Hayal kırıklığının diğer adı :Citys Nişantaşı

Nişantaşı’nda yeni bir alışveriş merkezi açılır da cadınız boş durur mu? Geçen cumartesi bir kız arkadaşımla beraber soluğu, yeni açılan alışveriş merkezi City’s de aldık. Gazetelerde yazılan çizilenler ne kadar doğru, yerinde görelim istedik.
Teşvikiye Caddesi’ndeki ana kapıdan, 5 yıldızlı oteller ve Londra’da ki Harrods mağazasıyla kıyaslanabilecek ölçüde gösterişli doorman in yardımı içeri girdik. İlk düşündüğümüz, kücük bir yer olduğuydu ancak düşündüğümüzden fazla kat olduğunu görunce o kadar da küçük olmadığına karar verdik. İçerde ahsap, yeşil ışık ve grafik tasarımlarla sıcak ve samimi bir hava yakalanmaya çalışılmış, bunda da başarılı olunmuştu.
Dekorasyon her ne kadar önemliyse de, benim için daha önemlisi içerideki mağazaların bana ne kadar hitap ettiğidir. En üst iki kat yemek katı olarak düzenlenmişti, en üstten başlayarak alta kadar indiğinizde eğer hiç bir mağazaya girmezseniz, sadece vitrinlere bakarak alışveriş merkezini 15-20 dakika içersinde gezmeyi bitirebilirsiniz. Neyse, her katta köşeler cafe olarak düzenlenmiş, diğer taraflar mağazalara ayrılmıştı böylece dükkanların arka tarafta kalıp haksızlığa uğramaları engellenmişti. Mağazalara gelecek olursak, D&G, Just Cavalli, Gianfranco Ferre, John Galliano gibi beni heyecanlandırmayan markaların yanı sıra D&R, Nuxx, Nike Women gibi irili ufaklı bana hitap etmeyen marka vardı. İlk subesini karşı tarafta Bağdat Caddesi’nde açmış olan “Lush” isimli el yapımı taze ve doğal kozmetik ürünleri satan mağazanın burda da bir şubesinin olması bizi çok sevindirdi. Daha önce bir Lush mağazasına uğrama fırsatı bulamayanlar için; en güzel kokulu, en iştah açıcı görünumde olan sabunların, kremlerin, vücut losyonlarının, şampuanların olduğu rengarenk bir mağaza hayal edin diyebilirim. Biraz kalabalık ve küçük olması sebebiyle azıcık sıkıntılı bir alışveriş yapmış olsakta, farklı kokulardaki krem ve sabunları denemek yine çok keyifliydi. Tüm alışveriş merkezinde en kalabalık dükkanlar Lush ve kahve , ıvır zıvır satan mağaza Tchibo’ydu.
Turumuzu tamamladıktan sonra karnımız acıktı ve Cantina Mariachi adlı Meksika restoranını denemeye karar verdik, porsiyonlar ufak, yemeklerin lezzeti vasattı, bir Nişantaşı klasiği olan Kırıntı’yı yad etmeden geçemedik.
Uzun lafın kısası, Nişantaşı’da dükkanlara girip çıkarak alışveriş yapmayı seven ben, buraya düzenli olarak gelmemi sağlayacak, bana hitap eden mağazalar bulamadım, bu kadar koparılan gürültüye, bulunduğu semt itibariyle lüks bir imaj yaratılma isteğine karşın bu konseptin kapıda doorman olmasıyla değil içerideki mağazalarla sağlanabileceği konusunu savunmaktayım ama henüz açılmamış mağazalar da olması sebebiyle nihai kararımı daha sonra vereceğim. Benim için bu alışveriş merkezinin Nişantası’na katkısı sadece Lush ve yeni yemek yenecek mekanlar olmuştur, götürüsü ise zaten fazla olan gereksiz bir trafik artışı ve haftasonları buraya hücum edecek insanların fazlalığıdır.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Tünel’de, çay ocağında

rodrigo2 Tünelde, çay ocağındaYetenekli sanatçı Rodrigo Labarca kendi dizaynı ceketi ile çok şık görünüyor. Herzaman kendine özgü stilini taşıyan çok ilginç ve muhabbeti cok keyifli biri. Onunla işi ve yaşamı hakkında çok samimi bir muhabbet yaptık. Tum röportaja bakınız.

(Tekrar arka plan kendisiyle uyuyor. Eğlenceli!)

Etiketler: