UYKUSUZLUK İÇİN DOĞAL BİTKİSEL TEDAVİ

Adaçayı iyi bir baharat ve antibiyotiktir. Bal ve sirke ilave edilerek içilirse sinir hastalıklarına ve yorgunluğa iyi gelir. Gece terlemesini önler.

Anason tohumlarının yenmesi uykusuzluğu giderir.

Ayçiçek yağı içilmez ama gargara olarak kullanıldığında uykusuzluk ve asabiyete iyi gelir.

Ballıbaba çiçeklerinden yapılan çay uykusuzluğu çok iyi gelir.

Elma’nın içindeki etkili maddeler kan şekerinin organizmaya dağılımını dengelediğinden, uykusuzluğa iyi gelir.

Gelincik çiçekleri balla karıştırılarak yapılan macun uykusuzluğa karşı kullanılır.

Kavun sinirleri yatıştırır, rahat uyku sağlar.

Kedi otu uykusuzluğu giderir.

Maydanoz yatmadan evvel çiğnenirse deliksiz uyku sağlar.

Mandalina, armut, marul, turp uykusuzluğa iyi gelir.

Nane ve semizotu uykusuzluğa iyi gelir.

Oğul otu uykusuzluğa karşı son derece etkilidir.

Portakal yatmadan evvel yenildiğinde uyku getirir.

Söğüt uykusuzlukta etkili olur.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Botox ile Terleme Tedavisi

Sıcakların kendini iyice hissettirmeye başladığı bu aylarda, boğucu havanın verdiği sıkıntı yanında terleme, akabinde kötü kokmak da gelmektedir. Terlemeyi önlemede en sağlıklı etkili yöntemler arasında sık sık duş almak gelmektedir. Ancak bu handikap bir problem dönüştüğü anlarda başka yöntemler aramak gerekir.
Botox, protein yapısında bir ilaçtır. Günümüzde hyperhidrosis denilen aşırı terlemenin tedavisinde botox kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor. Botox, tüm vücudun bütün olarak terlemesinde değil, lokal bölgelerin aşırı terlemesinde etkilirdir. El ve ayak içi, koltuk altı, alın ve genital bölgelerin aşırı terlemelerinde botox mükemmel bir tedavi seçeneğidir. Botox’la sosyal yaşamda rahatsızlıklara yol açan terleme problemi ağrısız ofis şartlarında kısa süreli bir işlemle halledilebilir. Botox ter bezlerine giden sinir uyarısının engellenmesi ile etkisini gösterir.

Botox uygulamasından önce yapılması gerekenler;

  • 48 Saat öncesinde hastanın tıraş olmaması gerekir
  • Tedavinin 24 saat önce terlemeyi önleyici maddelerin kullanımından kaçınılmalıdır.
  • Kadın hastaların hamile olmadığından emin olunmalıdır.

İşlem öncesi aşırı terleyen bölgeler tespit edilir. En sık kullanılan test minor iyot nişasta testidir. İyot aksiller alanındaki deriye sürülür. Kurumuş olan iyodun üzerine mısır nişastası serpilir. Siyah boyananalanlara botox enjeksiyonu yapılır. Bu bölgelere ağrı hissini azaltmak amacıyla pomad veya krem sürülerek yaklaşık 1 saat beklenir. Daha sonrasında küçük iğnelerle cilde botox enjeksiyonu uygulanır. Uygulanan bölgeye göre değişen işlem süresi 5 ile 15 dk. Arasındadır. etki süresi kişiye ve uygulanan bölgeye göre değişmekle birlikte ortalama 6-8 aydır. İlacın bir hafta içinde etkisi başlar. Terleme ileri derecede azalır ya da tamamen kaybolur. Terlemenin oradan kalkması neticesinde rahatsız edici kokudan da kurtulunur. Botox hiperhidroz tedavisinde etkilidir ve anlamlı hiçbir yan etkiye neden olmaz. Hastaların çok küçük bir bölümünde ağrı enjeksiyon yerinde kızarıklık olabilir. Bu yan etkiler enjeksiyon ile ilgilidir ve sıklıkla 1 hafta içinde iyileşir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

ANNELERİN ORTAK KORKUSU : KENELER

KENELER SON BİRKAÇ YILDIR KORKULU RÜYAMIZ OLDU. BU DURUM ANNELER İÇİNSE TAM KABUS. BEN BU KONUDA OLUMLU DÜŞÜNMEYE ÇALIŞARAK HAYATI ZEHİR ETMEMEYE ÇALIŞANLARDANIM, AMA GÖZ ARDI EDEMEYECEĞİMİZ BİR GERÇEK. ASLINDA BU YAZIYI YAYIMLAMAYI HİÇ İSTEMEZDİM ANCAK KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK. BU SİNİR BOZAN KONUYU EKLEMEK ZORUNDA KALDIĞIM İÇİN ÜZGÜNÜM. ÇOK YERDE OKUDUK, DUYDUK AMA YAZ GELDİ HABERLERDE YİNE DİNLEMEYE BAŞLADIK, HATIRLASAK İYİ OLUR DİYE DÜŞÜNDÜM.

ma%C5%9Fayla ANNELERİN ORTAK KORKUSU : KENELERenjekt%C3%B6rle ANNELERİN ORTAK KORKUSU : KENELER%C4%B0PLE ANNELERİN ORTAK KORKUSU : KENELER KENELER NEREDE BULUNUR?
Keneler otlak, çalılık ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekilli, 6-8 bacaklı, uçamayan,
sıçrayamayan hayvanlardır.
Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.
Kenelerin bazı türleri ve gelişim dönemleri gözle görülemeyecek kadar küçük olabilir;
ancak, kenelerin tümü, kanla beslenebilecekleri hayvan ve bazen de insanların arayışı içerisindedir.
Türlerine göre, keneler, farklı alanlarda ve özellikle ormanlık alanların yakınlarında bulunur.

KENELERİN SIKLIKLA RASTLANDIĞI VÜCUT BÖLGELERİ
• Koltuk altı
• Kulak içi ve çevresi
• Göbek deliğinin içi
• Dizlerin arkası
• Saç ve kıllı bölgelerin içi ve çevresi
• Bacak arası
• Bel çevresi
Çocuklarınızı kontrol edin. Kenelerin bulunabileceği bölgelerden döndüğünüzde, çocuklarınızın
saçlarını ve yukarıda sıralanan bölgelerini kontrol edin. Çocuğunuzun vücudunda bulduğunuz
keneleri uzaklaştırın.
• Uzaklaştırma işlemi için ince uçlu cımbız kullanın ve kenenin vücut sıvılarıyla olası teması
önlemek için eldiven giyin.
• Keneyi, deriye yakın olduğu bölgeden kavrayın. Ağız parçalarının kopmasına ve deri
içerisinde kalmasına neden olabileceğinden, keneyi bükmeyin ve sarsmayın.
• Yavaşça ve nazik bir şekilde, keneyi, tüm vücut parçaları vücuttan uzaklaştırılıncaya dek,
düz olarak çekin.
• Kenenin uzaklaştırılmasından sonra, ellerinizi su ve sabunla (veya sabun bulunmaması
halinde, alkol içeren el temizleyicileri ile) yıkayın. Kenenin sırıdığı bölgeyi, iyot çözeltisi
gibi bir antiseptikle, alkolle veya deterjanlı su ile temizleyin.
• Kızarıklık ve ateş gibi hastalık bulguları yönünden temkinli olun; böylesi bulgular
gözlenmesi halinde hekime başvurun.

KENELERDEN KORUNMAK İÇİN:
• Keneler uçmaz, sıçramaz. Ağaçtan üzerinize düşme ihtimali zayıftır. Yani kene
yerdedir. Bu nedenle uzun otların, çimlerin ve çalılıkların bulunduğu yerlerde
dolaşmayın.
• Açık renk kıyafetler giyin ki, üzerinize herhangi bir kene geldiğinde
görebilesiniz.
• Açık araziye çıktığınızda ya da pikniğe gittiğinizde, bacakları kapatan
kıyafetler tercih edip uzun kollu giyininiz; pantolonunuzu çorapların içine
sokunuz. Kapalı ayakkabı giyiniz.
• Eve döndüğünüzde kendinizi, çocuklarınızı hatta evde beslediğiniz
hayvanlarınızı kene yönünden kontrol ediniz. Kene kan emerken acı vermez.
Bu nedenle var ise sizin bulmanız gerekir.

ÜZERİNİZDE KENE VARSA;
• Sakin olunuz.
• Bu noktada önemli olan keneyi uygun bir şekilde uzaklaştırmaktır.
• Keneyi çıkarmak için cımbız benzeri bir alet bulun.
• Keneyi tam olarak deriye en yakın noktadan kavrayın. Bu nokta kenenin ağız
parçalarına karşılık gelir.
• Cımbızı yavaşça yukarı doğru çekin.
• Bu çekme esnasında keneyi ezip parçalamayın. Çünkü kenenin vücudunda
bulunan sıvıda virus olabilir!
• Keneyi vücuttan uzaklaştırmak için alkol, kolonya, oje, aseton, gaz, petrol
ürünleri ve benzeri kullanmayın!
Bu maddeleri kullanırsanız virusu alma riskiniz artar. Çünkü kene refleks olarak
tükürüğünü bırakabilir.
• Keneyi çıkarma esnasında ağız parçası kopabilir. Ancak bu parça herhangi bir
sıvı içermediğinden büyük ihtimalle zararsızdır.
• Keneyi uzaklaştırıktan sonra bölgeyi temizleyip sabunlu su ile yıkayın.
UNUTMAYIN EN DOĞRUSU YAKINIZDA SAĞLIK KURULUŞU VARSA, ORAYA GİTMEKTİR. MECBUR KALMADIKÇA KENDİNİZ ÇIKAMAYIN.

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

kerevizin yararları ve zararları nelerdir.

kereviz kerevizin yararları ve zararları nelerdir.
Kereviz : Maydanozgiller familyasındandır. Kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılır. Kokulu, iki yıllık bir bitkidir. İçeriğinde sedanonik anhidrit, sedanolin, limonen, palmirik asit, gayakol gibi maddeler vardır. Yaprakları ve baş kısmı kullanılır.Kerevizin Faydaları: Uyarıcı ve idrar söktürücüdür. İktidarsızlığı giderir. Cinsel istekleri kamçılar. Şeker, guatr ve yüksek tansiyonda faydalıdır. Kereviz, ağız kokusu ve diş ağrısını giderir. Karaciğer ve dalağa iyi gelir. Böbrek, akciğer ve karaciğer hastalıklarını önler. Mideyi kuvvetlendirir. İştah açar. Sürmenajda faydalıdır. Sinir yorgunluğunu giderir. Kanı temizler.Karaciğer şişliğini giderir. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesinde yardımcı olur.

Safra ifrazatını düzenler. Nikris ve romatizmada faydalıdır. Susuzluğu keser ve vücuda serinlik verir. Kalp hastalarına tavsiye edilir. Ses kısıklığını giderir.

Bilinen bir zararı bulunmamaktadır.

Etiketler: , , , , , , , ,

El Terlemesi Sebepleri ve yapılması gerekenler.

e lterlemesi El Terlemesi Sebepleri ve yapılması gerekenler.El terlemesi bölgesel aşırı terleme şekillerinin belki de en fazla sıkıntılı olanıdır. Çünkü tüm işlerde kullandığımız organlar olan ellerin terlemesi birçok faaliyeti engelleyebilir.

Islak ellerin oluşturduğu anormal görüntü yanında en rahatsız edici durum el teması ve tokalaşmadır. Çünkü ıslak bir eli tutmak kişilerde irkilme hissi ve elini çekme duygusu oluşturur. Ellerini yıkamak veya silmek isterler. Bunu farkeden hastalar tokalaşmadan önce ellerini farkettirmeden giysilerine silerler veya sürekli mendille gezerler. Uzun kollu giysiler giyerler. Dans etmekten, sevdiklerinin elini tutmaktan bile çekinebilirler. Ayrıca kapı tokmaklarını çeviremezler, düğmelere basmaktan çekinirler. Nemli ve soğuk el sıkma mülakatlarda güvensizliğe neden olabilir.

Aşırı Terlemenin Sebepleri Neler?

“Aşırı terleme” olarak bilinen Hiperhidrozis’in sebepleri tam olarak bilinmemekle birlikte, genellikle genetik olduğu kabul edilmektedir. Bölgesel hiperhidrozis, bir tür ter bezinin aşırı çalışmasından ve ya sorunlu olan bölgede fazla miktarda bulunmasından kaynaklanır.

Bu tür ter bezleri vücutta en sık el, ayak ve koltukaltında bulunmaktadır. Hiperhidrozisi olanlar yüksek miktarda ter üretirler. Bu da el, ayak, göğüs ve koltuk altının sürekli olarak ıslak olması anlamına gelir. Özellikle aşırı stresli durumlarda, sinir sisteminin sempatik bölümünün aşırı çalışmasıyla ter salgısı artmaktadır. Her 100 kişiden birinde aşırı terleme rahatsızlığı görülmektedir.

Tedavi Nasıl Uygulanır?

Terleme tedavisine başlanmadan önce, bunun sebebi saptanmalıdır. Terleme sorunu olan kişilerin kilosu, kullanmakta olduğu ilaçlar, menopozda olup olmadığı ve endokrinolojik bir sorunun varlığı (tiroid ya da böbrek üstü bezlerinden kaynaklanan sorunlar) araştırılmalı ve tedaviye bundan sonra başlanmalıdır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

MAKYAJ İPUÇLARI :

MAKYAJ İPUÇLARI :

Rimeliniz akıyor, fondöteniniz sürdüğünüz gibi durmuyor!Makyaj yaparken böylesine küçük ama sinir bozucu sorunlarla sık karşılaşıyorsanız, rahatlayın…işte ipuçları!…

Ten makyajı yaparken…

- kapatıcı; stick mi, likit mi? Stick kapatıcılar daha kapatıcı ve kullanımı daha pratiktir. Ama likit kapatıcılara göre daha yağlıdır. Bu durumda cildiniz kuru veya normal ise stick, yağlı ve akneli ise likit kapatıcıları tercih edin.

- fondötenin rengi… İdeal renk, doğal cilt tonunuzun 1- 1,5 ton açığıdır. Bu tonu yakalamak için en iyi yöntem alacağınız fondöteni çenenizde denemenizdir. Teninizle hiç bir ton farkı oluşturmuyorsa doğru rengi buldunuz demektir. Karar vermeden önce bir kez de gün ışığında kontrol etmeyi unutmayın!

- fondöten sürerken… Uygulamadan önce fondöteni avucunuza alıp ısıtın. Yüzünüzün ortasından başlayıp kenarlara doğru uygulayın.

- fondöteni sürerken sünger mi, eller mi kullanılmalı? Hafif, belirsiz bir makyaj için sünger, daha etkili ve kapatıcı bir makyaj için ellerinizi kullanın.

- maske gibi fondöten… Fondöteninizin yüzünüzde bir maske gibi durmasını önlemek için boynunuza, kulak ve saç diplerinize de sürmeyi unutmayın.

- fondöteni fazla mı sürdünüz? Evdeyseniz küçük bir süngeri suyla nemlendirin, üzerine bir parça nemlendirici krem dökün ve yüzünüzde bastırmadan dolaştırın. Evden çıktıktan sonra fark ettiyseniz, en yakın tuvalete gidin, ellerinizi ıslatıp yüzünüze hafif hafif vurarak teninizi nemlendirin ve bir kağıt mendili yüzünüze koyup fondöten fazlasını alması için bir kaç dakika bekleyin.

- kaşlarınıza fondöten mi sürüldü? Bir kaş tarağıyla veya ufak bir fırçayla kaşlarınızı aşağı-yukarı, sağa-sola fırçalayın.

- toz pudra mı, kompakt pudra mı? Toz pudralar, çok ince ve hafif bir yapıya sahiptir; fondöteni matlaştırır ve şeffaf bir görünüm sağlar. Kompakt pudralar ise taşınma ve kullanım kolaylığından dolayı daha çok tercih edilir. Makyajı sabitlemek ve gün boyu rötuş yapmak için idealdirler; toz pudralara göre daha pudralı bir sonuç verirler.

- toz pudra sürerken… Fırçanızı pudraladıktan sonra, yüzünüze sürmeden önce, fazlasını almak için mutlaka üfleyin. Aksi halde unlanmış bir görünüme bürünürsünüz.

- daha aydınlık bir ten için… Pudranıza bir miktar sedefli pudra ekleyin. Elbette pudranız toz pudra ise…

- allığınızı uygularken… Yüzünüz…

- yuvarlaksa, yanaklardan şakaklara doğru üçgen;
- ovalse, yanakların üzerine dairesel;
- kare veya dikdörtgense, yanakların üzerine yatay;
- uzunsa, yanakların hemen altından yatay ve hafif yukarı doğru uygulayın.

- çok mu allık sürdünüz? Hafifletmek için büyük bir fırça ile biraz toz pudra uygulayın.

Göz makyajı yaparken…

- gözleri eye-liner ile büyütmek… Gözün iç köşesinden ince olarak başlayın, göz ortasından dış köşeye doğru çizgiyi kalınlaştırın. Gözleriniz daha büyük görünecektir.

- doğal görünümlü eye-liner… Kirpikleriniz boyunca ince ve tek bir hat olarak uygulayın.

- yumuşak bakışlar… Eye-liner veya göz kaleminizi kahverengi veya gri tonlarından seçin. Siyah renk bakışlarınızı daha belirgin ama daha sert yapar.

- kalıcı gölge… Göz kapağınıza uyguladığınız farın kalıcı olmasını sağlamak için, farı sürmeden önce göz kapağınıza concealer (kapatıcı) uygulayın. Bunun üstüne sürülen farın 24 saat dayandığını göreceksiniz.

- göz farı seçerken… Far rengini göz renginize uygun olarak seçin:

Yeşil gözlüler : lila, mor, bordo, sarı, turuncu, nar rengi, lal
Mavi gözlüler : sarı, turuncu, şeftali rengi, fildişi
Kahverengi gözler : mor, lila, turuncu

- farınızı taşırdınız mı? Kuru bir pamuklu çubuk ile fazla kısmı silin. Asla ellerinizle silmeye çalışmayın, hem daha çok yayarsınız hem de göz makyajınız tamamen bozulur.

- farınız fazla mı kaçtı? Büyük ve temiz bir fırça ile gözünüzün dış kısmına kaçırmadan far fazlalıklarını alın.

- farınızın tozcukları yüzünüze mi yapıştı? Büyük ve temiz bir fırça ile tozcukları hafifçe yüzünüzün dışına doğru fırçalayın. Bir dahaki sefere aynı sorunla karşılaşmamak için farınızı sürmeden önce göz kapaklarınızı pudralayın.

- gündüz için kolay göz makyajı… Açık ton bir farı göz kapağınıza sürün. Daha koyu bir farı göz çukurunuza uygulayın. İki tonu sınırları belli olmayacak şekilde birbirine yedirin.

- gece için kolay göz makyajı… Mat ve açık bir tonu kirpik diplerinizden kaşlarınıza kadar sürün. Göz kapağınızı daha koyu bir renkle gölgelendirin. Kaşlarınızın tam dibine hafifçe çok açık ton far uygulayın.

- rimel sürerken… Rimelinizin kalıcı olması için sürmeden önce kirpiklerinizi fırçalayıp bir pamuklu çubuk yardımı ile hafifçe pudralayın. Gün boyu tazeliğini koruduğunu göreceksiniz!

- rimeliniz göz kapağınıza mı bulaştı? Kuru bir pamuklu çubuk ile lekeyi çıkarmaya çalışın, çok inatçıysa, pamuklu çubuğun ucuna hafifçe fondöten sürüp üzerini kapatın.

- rimeliniz fazla mı oldu? Kirpik fırçanız varsa kirpiklerinizi dikkatlice fırçalayıp rimel fazlasını alın. Yoksa, bir kağıt mendili üst ve alt kirpiklerinizin arasına koyup gözlerinizi kapatın. Fazlalık geçene kadar işlemi tekrarlayın.

- rimeliniz kirpiklerinizde topçuklar mı bırakıyor? Rimelinizi sürdükten sonra kirpiklerinizi kirpik fırçasıyla veya kullanmadığınız ama temiz bir diş fırçasıyla fırçalayın.

- rimel fırçasının temizliği… Rimelinizin kirpiklerinizde bıraktığı artık ve topçuklarla baş edemiyorsanız, rimelinizin fırçasını çok sıcak suya tutup kendi haline kurumaya bırakın. Tekrar kullanmadan önce kuruduğundan emin olun. Fırçanızın temizliği sırasında rimelinizin kurumaması için ağzını streç film veya folyo ile kapatmayı unutmayın.

- kirpiklerinizin görünümünde star efekti uygulamak! Kirpiklerinize önce mavi rimel sürün sonra da siyah. Artık tam bir star kirpiklerine sahipsiniz!

- farklı kirpikler… Kirpiklerinizde bir fark yaratmak istiyorsanız: 1 kat siyah rimelden sonra sadece kirpik uçlarınıza mavi veya bordo rimel uygulayın.

- parlak gözler… Özel bir gece için, göz akınızın daha beyaz, daha parlak ve göz renginizin daha vurgulu olmasını istiyorsanız, gözlerinize birkaç damla göz damlası damlatın: sonuç garanti.

- rimelde en iyi sonuç… Rimelden önce kirpiklerinizi kıvırma aparatı ile 10 saniye kıvırın. Rimeli daha sonra sürün. Sonuç garanti!

Dudak makyajı yaparken…

- rujunuz dudak kenarlarınıza mı taştı? Önce çubukla taşan kısımları temizleyin; sonra pamuklu çubuğun ucuna bir parça fondötene batırıp lekeleri kapatın, pudralayın, rujunuzu yenileyin.

- rujunuza kalıcılık… Rujunuzu sürmeden önce dudaklarınıza biraz fondöten sürüp pudralayın. Bir kat ruj sürün, fazlasını almak için iki dudağınızın arasına bir kağıt mendil koyup dudaklarınızı bastırarak kapatın, 2.katı uygulayın.

- rujunuz dişlerinizi mi boyuyor? Kötü bir görüntü ama önlemi çok kolay: rujunuzu sürdükten sonra baş parmağınızı ağzınıza koyun (çocukların parmak emdiği gibi) ve dudaklarınızı sıkıca kapatın. Rujunuzun fazlası parmaklarınıza çıkacaktır.

- rujunuzu belirginleştirmek için… Ruj renginize uyumlu bir dudak kalemiyle tüm dudağınızı boyadıktan sonra rujunuzu uygulayın. Daha belirgin ve çarpıcı bir renk elde edeceksiniz.

- parlak dudaklar… Pek kalıcı olmayan dudak parlatıcılarının yerine, dudaklarınıza vazelin
sürün. Hem parlaklık daha kalıcı olacak, hem de dudaklarınız yazın güneşinden, kışın da soğuğundan korunmuş olacak.

- çok doğal bir görünüm için… Dudağınızın doğal kırmızısına çok yakın bir ruj rengi seçin. Ruju sadece alt dudağınıza sürüp dudaklarınızı birbiri üstene kapatıp sıkın. Üst dudağınıza geçen ruju parmağınızın ucuyla hafifçe yayın.

Yüz kusurlarını gizlemek…

- pigment lekelerini kapatmak mı istiyorsunuz? Önce hafif bir arındırma yapın. Cilt tonunuza çok yakın bir kapatıcıyı lekelerin üzerine hafifçe vurarak uygulayın. Bu işlemi lekeler hafifleyene dek uygulayın. Kapatıcıyı uygularken lekelerin sınırını belirginleştirmemek için etrafına doğru biraz taşırın. Fondöteninizi sürüp, pudralanın.

- cildinizde kızarıklık ve sivilce varsa… Yeşil renkte bir kapatıcıyı kızarıklık veya sivilcelerin üzerine hafifçe yayarak sürün.

- kırışıklıkları gizlemek… Cilt tonunuzdan 1-1,5 ton açık bir kapatıcıyı kırışıklık boyunca sürün. Kapatıcıyı parmağınızla veya bir fırçayla yayıp teninize yedirin. Fondöteninizi ve pudranızı uygulayın.

- burnunuz uzunsa… Burun ucunuza koyu renk fondöten uygulayın. Fondöteniniz kompakt fondöten olursa ve nemli süngerle uygularsanız çok daha iyi sonuç alırsınız. Fondöteni sınır yapmayacak şekilde iyice yedirdikten sonra küçük dokunuşlarla pudralayın.

- burnunuz genişse… Gölge ve ışığı kullanın: burnunuzun üzerine (burun kemiğiniz boyunca) daha açık tonda; burun kanatlarınıza ise daha koyu tonda fondöten sürün. Parmağınızla fondöteni iyice yayın ve 2 ton arasındaki sınırları yedirip yok edin, mat bir pudrayla pudralanın.

- çeneniz çok küçük ve içeri doğruysa… Çenenize (dudak altınıza kadar) açık renk bir fondöten sürün. Bu çenenizin hacmini artıracaktır. Koyu ve parlak renkte rujlar kullanmayın, göz makyajınıza önem verin.

- çeneniz çok çıkıksa… Çenenizin ucuna koyu renk bir fondöten uygulayıp pudralayın. Dudaklarınızı öne çıkaracak canlı renkte rujlar tercih edin, böylece çeneniz belirginliğini yitirecektir.

- birbirine yakın gözler… Açık tonda bir farı gözün iç köşesinden ortasına dek sürün. Ortadan dış köşeye kadar ise koyu tonda bir far uygulayın. Sınırları yok etmek için iki rengi birbirine iyice yedirin.

- birbirinden uzak gözler… Koyu tonda bir farı gözün iç köşesinden ortasına dek sürün. Ortadan dış köşeye kadar ise açık tonda bir far uygulayın. Sınırları yok etmek için iki rengi birbirine iyice yedirin.

- yuvarlak yüzü uzun göstermek… Yüzünüzün daha ince görünmesi için, şakaklarınıza, elmacık kemiklerinize ve çene altınıza büyük bir allık fırçası yardımıyla bronz allık sürün. Daha açık renk pudrayla alnınızı, burnunuzu ve çene ucunuzu vurgulayın.

- göz çevresindeki çizgileri kapatmak… Kapatıcı bir kalemle veya ince bir fırçayı kapatıcınıza bulayarak çizgilerin üzerinden dikkatle geçin ve parmak uçlarınızla üzerlerine hafifçe vurarak cildinize yedirin. Dikkat: kapatıcınız fondöteninizden daha açık tonda olmalı.

- yorgun ve uykusuz musunuz? O halde, alt kirpiklerinizi rimellemeyin; daha yorgun görünürsünüz.

- dudaklarınız çatlamışsa… Ruj sürmeden önce nemlendirin ve çok koyu tonlar kullanmayın.

Unutmayın!

Cildinizin günlük temizlik ve bakımına özen gösterin.

Gün ışığında makyajınızı kontrol edin.

Renk uyumuna dikkat edin.

Makyajınızı adım adım ve şu sırayla yapın:ten, gözler, dudaklar.

Asla boya kutusuna düşmüş gibi ağır ve yoğun makyaj yapmayın.

Gözlerinizle dudaklarınızı aynı anda vurgulamayın. Gözlerinize belirgin makyaj uyguladıysanız dudaklarınızı açık ve hafif tonda boyayın; veya tam tersi.

Kusurlarınızı unutun, güzel yanlarınızı öne çıkarın.

Gülümseyin: hem yüzünüz aydınlanacak hem de yorgunluğunuz kaybolacaktır.

Etiketler: , , , , , , ,

Tavuk karası, İnce hastalık, Gut, Karasu, Baloncuk, Dolama

halkk Tavuk karası, İnce hastalık, Gut, Karasu, Baloncuk, Dolama

Tıp dilinde farklı şekilde adlandırılsa da bir çok hastalık halk arasında ilginç isimlerle biliniyor. Ben çoğu zaman halk dilindeki söylenişi bilemiyorum, öyle olunca da bir şey bilmeyen dr olabiliyorsunuz icon smile Tavuk karası, İnce hastalık, Gut, Karasu, Baloncuk, Dolama

Beyne giden sinirlerin görevlerini zamanla yerine getirememesinden kaynaklanan ”retinitis pigmentosa”ya halk arasında ”tavuk karası”, ”tüberküloz”a ”ince hastalık”, ”glokom”a ise ”karasu” deniliyor.

”Antibiyotik” isimli tıp dergisinde yayınlanan habere göre, halk arasında ilginç isimlerle adlandırılan bazı hastalıkların tıp dilindeki karşılıkları şöyle:

Tavuk karası: Tıptaki adı ”retinitis pigmentosa” olan hastalık, beyne giden sinirlerin görevlerini zamanla yerine getirmemesinden kaynaklanıyor. Küçük yaşlarda fazla belirgin olmayan, ancak yaşın ilerlemesiyle birlikte belirmeye başlayan hastalık, zaman ilerledikçe körlüğe kadar gidebiliyor.

İnce hastalık: Tıp dilinde ”tüberküloz” ya da ”verem” olarak bilinen hastalık, akciğerlere yerleşip kan veya lenf yoluyla yayılabiliyor. Günümüzde tedavisi mümkün ve korunulabilir bir hastalık olmasına karşın, hala en çok ölümle sonuçlanan bulaşıcı hastalıklardan biri olma özelliğini koruyor.

Gut: Halk arasında ”kralların hastalığı” olarak bilinen bu rahatsızlık vücuttaki ürik asit düzeylerinde oluşan sorundan kaynaklanıyor. Ürik asidin kristalize olup eklemlere çökelmesiyle oluşan hastalık, ayak başparmağı büyük ekleminde cereyan etmekle birlikte eller, kollar ve diğer eklem yerleri de etkilenebiliyor. Tedavi edilmezse böbrek rahatsızlıklarına, sakat eklemlere, kemik ve tendonlarda iltihaplanmaya neden olabiliyor.

Karasu: Tıpta ”glokom” olarak adlandırılan hastalık, göz tansiyonu anlamına geliyor. Göz içi tansiyonun normal değerleri aşması halinde sinir hücrelerinde kayıplar oluşmaya başlıyor. Sinirlerin tamamen tahrip olması durumunda da görme kaybı meydana geliyor.

Bayılma: ”Senkop” denilen bu durum, aniden gelişen, dolaşım yetmezliğine bağlı, beynin kısa süreli kansız kalması sonucu ortaya çıkan geçici bir bilinç kaybı. Kan basıncının düşmesi, açlık, ani sevinç, üzüntü ya da şaşkınlık, kapalı ve havasız ortamlarda uzun süre kalma gibi nedenlerle oluşabiliyor.

Baloncuk: Tıp dilinde ”anevrizma” denilen durumdur. Temiz kan taşıyan damarlarda oluşan genişlemelerden kaynaklanır. Beyin anevrizmaları ani kanamalarla zaman zaman dramatik sonuçlar doğurabilir.

Dolama: Tıp dilinde ”paronychia” olarak bilinen rahatsızlık, parmağa cisim batması sonucu tırnak dibinde meydana gelen iltihaplanmadan kaynaklanır. Başlangıçta kızarıklık ve hafif ağrıyla kendini gösterirken, daha sonra içi su dolu sivilceye dönüşür. Kan zehirlenmelerine neden olduğu için doktora görünmekte fayda vardır. Kaynak : http://atasagun.blogcu.com/

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , ,