Bu Yaz Klasik French Trend

french Bu Yaz Klasik French Trend

Gün içerisinde en çok kullandığımız ve dolayısıyla en çok yıpranan organlarımızdır ellerimiz. Bu yüzden onlara gereken özeni göstermeliyiz.
Öncelikle ellerimiz için;
Fazla sıcak ve fazla soğuk sudan kaçınmalıyız.
Islattıktan sonra çok iyi kurulamalıyız ve el kremi ya da losyon sürmeliyiz.
Ev işlerinde pamuklu eldiven, suyla yapılacak işlerde de lastik eldiven giymeliyiz. Bunlar belli başlı bakım önerileri hepimiz az çok biliyoruz. Tabi güzel ellerin şartıda bakımlı tırnaklar. Bu yazın trendi klasik french. Bende sık sık french tercih edenlerdenim. Hem doğallığı bozmuyor hem de tırnaklar bakımlı ve temiz gözüküyor.
Frenchinizi evde kendiniz de kolaylıkla yapabilirsiniz. Ben bunun için french setlerinden almıştım daha önce ve sıklıkla kendim yapıyorum.
*Tırnaklarınızı temizledikten sonra ellerinize yumuşatıcı bir krem uygulayın. Ben bunun için vazelini tercih ediyorum.
*Tırnaklarınızı kısa ve küt olacak şekilde törpüleyin.
*Tırnaklarınızı kuvvetlendirmek ve ojenizin ömrünü uzatmak için bir kat kuvvetlendirici sürün.
*Tırnağınızın uç kısmına bir kat mat beyaz oje sürün. Bunun kolayca yapılabilmesi için french setlerinde yapışkanlı kağıtlar var onlarla yapılabiliyor ama ben nedense daha çok zorlandım icon smile Bu Yaz Klasik French Trend (Eğer bulaşan yerler varsa pamuklu çubuğu asetonla biraz ıslatıp taşırdığınız kısımları temizleyebilirsiniz)
*Sürdüğünüz mat beyaz ojenin kuruduğundan emin olduktan sonra, tırnağınızın tümüne, zevkinize göre açık naturel bir renk sürün. Ben naturel beyaz ya da şeftali rengini tercih ediyorum. Ya da bir renk tercih etmeden direkt olarak parlatıcı uygulayabilirsiniz.
Vee bunları yaptıktan sonra da kurumaya bırakın. İşte bu kadarrr icon smile Bu Yaz Klasik French Trend

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Vücut güzelliği bakım önerileri cilt bakımı yararlı bitkiler

Vücut güzelliği bakım önerileri cilt bakımı yararlı bitkiler
Vücut güzelliği cilt güzelliğiyle orantılıdır.

Önce parmağınızı cildinizde gezdirin. Cildinizin yağlı bir tabakayla kaplı olduğunu fark edeceksiniz. Bu tabaka, sebum ve sudan oluşan cildin koruyucu tabakasıdır. İşte bu koruyucu tabakanın içerisindeki sebum yani yağ oranı cilt tipinizi belirler.Eğer sebum oranı az ise cildiniz kuru; fazla ise yağlı; normal ve dengeli ise normal ve karma cilttir.

Kuru cilt oldukça incedir ve gözenekleri çok küçüktür. Görünümü mat ve serttir. Dokununca kuru ve pürtüklüdür. Cilt kendini koruma özelliğini tam olarak yerine getiremediği için iç ve dış faktörlerden kolayca etkilenip tahriş olur. Sık sık gerilir, kaşınır, karıncalanır, çatlar ve soyulur. Banyodan sonra kızarıklıklar oluşur, sabun ve kireçli su rahatsızlık verir. Fazlasıyla nemsizdir, günlük bakım kremi kullanılmasına rağmen hala kuruluk ve gerginlik hissedilir.

Yağlı cilt kalındır ve gözenekleri çıplak gözle rahatlıkla görülecek kadar genişlemiştir. Rengi donuk, görünümü yağlı ve parlaktır. Dokununca kaygandır. Sık sık sivilce ve siyah nokta oluşur. Makyaj çok çabuk bozulur hatta akar. Oldukça dayanıklıdır, en geç kırışan cilt türüdür.Karma cilt yağlı ile kuru arasındaki cilttir; ne yağlı, ne kurudur.Alın, burun ve çene ( T bölgesi ) yağlı; yanaklar normal veya kurudur. Yanak bölgesindeki cildin tipi dış etkenlere bağlı olarak değişebilir.Normal cildin gözenekleri optimal açıklıktadır. Rengi pembedir. Görünümü taze ve sağlıklıdır. Dokununca yumuşak ve pürüzsüzdür.

Bir önemli not, cildiniz hangi tipte olursa olsun, fazla güneşlenme, mevsim değişimleri ve hormonal etkenler nedeniyle nemsizlik, hassasiyet veya kuruluk gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu durumda yapmanız gereken, özel bakım programları uygulamaktır.Cilt bakımı için önce arındırma yani keselemenin cilt bakımı için önemi inkar edilemez. Haftada bir kez cildi ölü hücrelerden korumak için keseleme yapılmalıdır. Bedenin üst kısımlarına doğru dairesel hareketlerle yapılır. Ardından cilt mutlaka nemlendirilir. Göğüsler, boyun el ve bacaklar dış etkilere daha açıktır, her gün bakım ister. Cildin temel esnekliğini korumak ve ileriki yaşlarda sarkma ve çizgileri azaltmak için genç yaşlarda koruyucu ve nemlendiricileri kullanmak gerekir. Cilt hem sıcak hem soğuktan etkilenir. Nemini yitirir, hassaslaşır ve kurur. Cildi sağlıklı tutmak için yıl boyunca nemlendirici kullanmak yararlıdır. Cildin gerilmesiyle kuruduğunu anında anlayabiliriz.

Vücudun en büyük düşmanı selülitlerdir. Genç yaşlı, şişman zayıf fark etmez. Her kadında oluşur. Selülit, kısaca, derideki yapının bozulup, yağ dokularının su, tuz ve metabolizma atığı maddelerle dolarak şişmesi anlamına geliyor. Bu durum, lenf ve hücrelerarası sıvının birikmesine yol açıyor ve deriyi “portakal kabuğu” görünümüne büründürüyor. Dolaşım bozukluğu, kalıtım, yaş, cinsiyet, hormonal düzensizlik, hareketsizlik, iklim koşulları, psikolojik etkenler gibi pek çok oluşum nedeni var. Sağlıklı beslenme, spor yapma, gerekirse koruyucu kremlerle selülitle savaşılır. Selülit sağlıkla orantılıdır.

Yeterli uyuyun : Uyku sırasında enerji yenilenir, zehirli maddeler vücuttan atılır, dokuların beslenmesi düzelir ve hücre metabolizması normale döner.Stresli olmayınStresliyken vücut insulin salgılar. Bu durum vücutta yağ ve şeker birikimine yol açar.

Kilonuzu sabit tutun : Sık aralıklarla yüksek miktarda kilo alıp vermek deride esneklik kaybına neden olur. Bu durum deri yapısını bozar ve selülit oluşumuna zemin hazırlar.

Gelişigüzel ilaç kullanmayın : Özellikle idrar söktürücü ve müshil ilaçlarını doktor tavsiyesi ile kullanın. Selülit, vücuttaki su-tuz dengesi değişikliklerine son derece duyarlıdır. İlaçların kötü kullanımı bu dengeyi bozabilir.Güneşlenirken dikkatli olun.Fazla güneşlenmek cildin yaşlanmasına ve direncinin azalmasına neden olur. Sıcak saatlerde (12-16 arası) güneşlenmeyin ve mutlaka güneşten koruyucu bir ürün kullanın.Kan dolaşımını engelleyen nedenlerden uzak durun.Kan dolaşımındaki yavaşlamalar ve düzen bozuklukları selülitin oluşmasında çok etkilidir. Bu yüzden:

- Vücudunuzu çok sıkan giysiler giymeyin.
- Sürekli yüksek topuk kullanmayın.
- Kambur durmayın.
- Kabızlık sorununuz varsa tedavi olun.

İyi soluk alıp verin: Göğsünüzü iyice şişirerek burnunuzdan derin ve yavaşça soluk alın ve yine burnunuzdan yavaşça geri verin. Dokuların bol oksijenle dolması, yanma işlemini hızlandırarak zehirli maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır, selüliti engeller.

Aromaterapi yapın : Selüliti engellemeye yarayacak en etkili yağ özleri greyfurt, portakal ve limon yağlarıdır. Çok konsantre oldukları için sadece 2 ya da 3 damla uygulayın.Haftada 1 kez, vücudun üst kısımlarına doğru ve dairesel hareketlerle yapılmalıdır. Dirsek, diz, kol, kalçaların üst kısımları gibi vücudun pürtüklü bölümlerinde ısrarcı olunması, buna karşın göğüsler, boyun gibi hassas bölümlerine uygulanmaması gerekir.

Günde en az 1,5 litre su için : Su, hem vücudu zehirli atıklardan temizler hem de selülitli dokulardaki tuzu atarak bu dokuları temizler.

Tuzu azaltın : Tuz ve sucuk, sosis gibi tuzlu yiyecekler dokularda su tutulmasına neden olur.

Proteinli gıdaları tercih edin : Protein yönünden zengin yiyecekleri sindirme sırasında vücut fazla enerji harcar. Bu da sağladıkları kaloriyi azaltır.

Bol bol meyve ve yeşil sebze yiyin : Meyve ve yeşil sebzeler dokulardaki zehirli artıkların atılmasında son derece etkilidir.

Patates, pirinç gibi nişastalı yiyeceklerle yağlı yiyecekleri bir arada yemeyin.Nişasta fazla miktarda insulin salgılanmasına neden olur bu da yağların organizma içine iyice yerleşmesine yol açar….Ve tahmin edeceğiniz gibi,

Yemek aralarında atıştırmayın.

Sigara, kahve, alkol, gazlı ve kolalı içecekler içmeyin.

Çikolata, kuruyemiş, muz, yağlı, bol salçalı ve baharatlı yiyecekler yemeyin.

Selülitle savaşmakta kararlıysanız mutlaka düzenli spor yapmalısınız. Haftada bir kez 2 saat yürümek yerine, her gün 45 dakika yürümek çok daha faydalıdır.

Selülite karşı en etkili sporlar, yürüyüş, yüzme, jimnastik gibi kan dolaşımını artıracak, bacak ve kalçalarınızı kuvvetlendirecek özellikte olanlardır.

Eğer spor yapmaya hiç vaktim yok diyorsanız, işte size akşamları evinizde uygulayabileceğiniz iki egzersiz:

- Yan yatın, kolunuzu başınızın altına koyun, dizlerinizi vücudunuza dik açı yapacak şekilde bükün ve bacaklarınızla dairesel hareketler yapın.
- Sırt üstü yatın, dizlerinizi bükün, karnınızı içinize çekin, bedeninizin üst kısmını kaldırarak ayak bileklerinizi tutmaya çalışın.

Spordan sonra mutlaka banyo yapın ya da duş alın : Banyoda 37°C den fazla su sıcaklığı kullanmamaya gayret edin. Spor sonrası vaktiniz varsa, banyonuzu ılık suyla doldurun ve ayaklarınızı uzatacak şekilde oturup kalçalarınızdan baldırlarınıza doğru soğuk duş tutun.

Arındırma (keseleme) vücut bakımının önemli bir etabıdır Cilt bakımı öncelikle güneş ışınlarından korumayla başlar. Güneş ışınlarının en güçlü olduğu, sabah 10.00 ile 15.00 arasındaki saatlerde güneş ışınları ile direkt temastan kaçınınız.Geniş kenarlı bir şapka kullanınız ve güneş ışınlarını engelleyen giysiler giyiniz. Islak T-shirt-lerin ve bir çok hafif giysinin güneş ışınlarını geçirdiğini unutmayınız. UV (ultraviyole) ışınlarını süzen bir güneş gözlüğü kullanın. Mutlaka güneş ışınlarına karşı en az 15 SPF (sun protecting factor = güneş engelleme faktörü) lik koruma sağlayan cilt ürünleri kullanınız. Bu ürünleri güneşle temasınızdan 30 dakika kadar önce uygulamaya özen gösteriniz.Kış veya soğuk dönemlerde de uzun süreler güneşe çıkmak özellikle cilt kanserleri açısından risk oluşturur. Güneş ışınlarına karşı korumanızı bu
dönemlerde de sürdürün .

Siyah cilt rengine sahip insanların ciltlerinde sadece melanin pigmentinin daha fazla olduğunu ve o ciltlerde de kanser olabileceğini unutmayınız.Özellikle yaz aylarında, bir an önce yanmış bir cilde sahip olmak için kullanılan, yanma hızlandırıcı ürünlerden kaçınınızYanma hızlandırıcı ürünlerin, sadece yanık bir ten sağladığını ve ciltte UV koruması yapmadığını, ciltte kırışıklıklara ve kurumaya neden olduğunu unutmayınız.

Etiketler: , , , , , , , , ,

Suda LCD TV keyfi

ele0464 Suda LCD TV keyfiSony’nin mini-LCD TV’si Bravia XDV-W600 ile TV keyfini su altında yaşamak bile mümkün. Büyük odalar için tasarlanmış devasa Bravia LCD TV serisiyle LCD TV pazarında büyük bir çıkış yakalayan Sony, bu kez de devasa LCD TV’sini Mini Bravia XDV-W600′e sığdırdı.

4 inç’lik düz bir ekrana sahip olan Bravia XDV-W600 LCD TV, gittiği her yere TV’sini yanında götürmek isteyenlere özel olarak tasarlandı. 23 saatlik kesintisiz kullanımıyla, kullanıcılara uzun süreli TV keyfi sunan ürünün en büyük özelliği, Bravia’nın en az yarım saate kadar sualtında kalabilmesi.

Taşınabilirliği düşünüldüğünde Bravia’yı yatında ya da mutfağında izlerken suya düşme olasılığına karşı geliştirilen bu sistem sayesinde cihazın yarım saat süreyle sudan korunma şansı var.

Oldukça şık bir tasarıma sahip olan Sony’nin yeni yıldızı Bravia XDV-W600 LCD TV’sinin 2GB dahili flash hafızasının bulunmasının yanında, TiVo gibi video portallarından video kliplerin kolayca kaydedilebilmesi de mümkün.

Önümüzdeki ay Japonya’da piyasaya sürülmesi beklenen mini-LCD’nin fiyat etiketinde yaklaşık 380 Dolar yazıyor olacak.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

BEBEĞİNİZ VE EK GIDALARA GEÇİŞİN İLK AŞAMASI MEYVELER

bebeklermeyveler BEBEĞİNİZ VE EK GIDALARA GEÇİŞİN İLK AŞAMASI MEYVELER Doğduğu andan itibaren anne sütüyle beslenen bebeğinize 4. aydan itibaren yavaş yavaş ek gıdalar vermeye başlayabilirsiniz. Ek gıdalara başlamada meyveler tercih edilmelidir.Bunları püre haline getirmek için heryerde kolayca bulabileceğiniz cam rendeleri kullanın. Meyvelerden de mevsime göre elma, muz ve şeftali tercih edilen başlıca meyvelerdir.
Elma ve şeftali gibi meyvelerin suları taze olarak 1-2 tatlı kaşığı miktarından başlanarak verilir ve yavaş yavaş arttırılır.
Narenciyeler asitli olduğundan çocuklarda gaz ve karın ağrısı yol açabilmektedir. Bunları verdikten sonra bebeğinizde benzeri sıkıntılar yaşarsanız ara verin. Narenciyeleri denemek için 6.ay beklenmelidir.
Bebeğinize aynı anda birkaç çeşit ek gıdaya başlamamalısınız, bu sayede alerji yapan ek gıdanın hangisi olduğunu anlamakta sorun yaşamazsınız.
Meyvelere hiçbir zaman şeker eklemeyin. Bu çocuğunuzun meyvelerin gerçek tadını öğrenmesine de yardımcı olacaktır.
Meyve pürelerine geçmeden önce meyvelerin suyunu verin. Birkaç hafta sonra ise püresine geçebilirsiniz.
Meyveleri her zaman taze olarak ve mevsiminde kullanmaya dikkat edin.
Birkaç meyve için hazırlama yöntemlerini aşağıda bulabilirsiniz;

Elma
Meyveler iyice yıkanır, kabukları soyulur ve cam rendede rendelenir. Temiz bir tel süzgeç veya tülbentle süzülerek suyu elde edilir. Önce suyu bebek alıştıktan sonra püresi yedirilir.
Muz
Çatalla veya makinede püre şekline getirilir. İstenirse, portakal veya elma suyu ile biraz sulandırılabilir.
Şeftali
Şeftali yıkanır, kaynar sudan geçirilir, kabuğu soyulur, dilimlere ayrılır, çatalla veya makinede püre şekline getirilir. Tülbentten suyu sıkılır. Su veya püre olarak yedirilir.
Portakal
Suyu sıkılarak verilir.

Bunun dışında bebeğinizin damak tadına uygun olan her meyveyi yavaş yavaş deneyebilirsiniz. Yalnız çilek için 1 yaşını beklemeyi unutmayın.
Sebzeler konusundaki bilgileri yakında yine burada bulabilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA YAZ HASTALIKLARI

CTJ488UJ2UJ7L5Z724QSF0M6a BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA YAZ HASTALIKLARI

Yaz aylarının gelmesi ile birlikte çocuklarda ve bebeklerde görülen hastalıklarda da artış görülmektedir. En sık karşılaşılan yaz hastalıkları şunlardır:
• İshal
• Böcek ısırıkları
• Güneş yanıkları
• İdrar yolu enfeksiyonları
• Üst solunum yolu enfeksiyonları

Güneş yanıkları ve güneş çarpması ile ilgili gerekli olabilecek bilgilere daha önce yer vermiştim.
Biraz annelerin en büyük korkusu ishalden söz etmekte fayda var.
İshale neden olan mikroorganizmalar çoğunlukla ağız yoluyla bulaşıyor, ancak koli basililer aracılığıyla bulaşan ishali de göz ardı etmemek lazım. Bunlar pis sularda yüzmekten, kanalizasyonun karıştığı sularla sulanan bahçelerde yetişen meyve sebzeleri iyi yıkamadan yemekten bulaşabilir.
İçme suları ve meyve sebze yıkarken kullanılan suların temizliğine büyük özen göstermek hatta temizliğinden şüphe ettiğiniz suları kaynatarak kullanmak gerekir.
Bebeklerinizin içme suyunu mutlaka kaynatılmış sudan vermelisiniz. Bu riski en aza indirecektir. Hatta sularının temizliğiyle ilgili çok ciddi endişeleri olan annelerden banyo suyunu dahi kaynatarak kullananlar olduğunu unutmamak gerek.
Mümkün olduğunca çocuklarınıza, özellikle de yaz aylarında, açıktan yiyecek almamalı, beklemiş yiyecekleri yedirmemelisiniz.
İshalden korunmanın bir diğer etkili yolu ellerin temiliğine çok önem vermektir. Bebeklerinizle ilgileneceğiniz, besleyeceğiniz, altını temizleyeceğiniz ve hatta oynayacağınız zaman bile ellerinizin temiz olmasına dikkat edin.
İshalin tedavisine gelince, tabiki ilk yol doktora başvurmak olmalıdır. Ama bu arada çocuğunuza mümkün olduğunca bol sıvı vermeli, kaybettiği suyu ve tuzu yerine koymalısınız. Ayrıca doktorunuza danışarak, piyasada ishale yönelik hazırlanmış özel mamalardan verebilirsiniz. Bunlar hem ishali azaltmakta hem de vücudun kabettiği ve ihtiyacı olan besini almasını sağlamaktadır. Yoğurdun ishal üzerine tedavi edici etkisini de unutmamak lazım.
Eğer sıvı kaybı çok fazla ise serum tedavisi ve kakada kan da varsa antibiyotik tedavisi gerekebilir.
Unutmayın ishal tedavi edilmezse tehlikeli olur. Bu yüzden doktora danışmak çok önemlidir.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , ,

DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN KRONİK YORGUNLUK VE BAHAR YORGUNLUĞU İÇİN BİTKİSEL ÖNERİLER

KRONİK YORGUNLUK İÇİN ;
GEREKLİ MALZEMELRER :
2 adet havuç
10-15 adet incir
1 lt su
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Suyu 1/2 lt kaynatın. Havuçları içie atarak 7 dak haşlayın. Başka bir kabın içerisinde, incirleri yıkayın. Diğer 18/2 lt suyu da başka bir kapta kaynatıp, incirleri içerisine atın. 15 dak kaynatın. Ayrı ayrı hazırladığınız bu suları ılınmaya bırakın. Ilındıktan sonra, suları birbirine karıştırıp, cam bir şişeye koyun. Buz dolabında saklayabilirsiniz. Günde 1 bardak bu sudan için.
BAHAR YORGUNLUĞU İÇİN ;
GEREKLİ MALZEMELER :

* 5-6 adet tarla lahanasının dış yaprakları,
* 1 lt su
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Suyu kaynatıp, lahana yapraklarını içine atın. 10 dak haşlayın. Suyunu süzün ve günde 3 defa bu sudan için. Kan şekerinizi düzenleyecek olan bu kür, bahar yorgunluğuna birebirdir.
KAYNAK : 02. MART 2009 TARİHLİ GÜNBEGÜN PROGRAMI

Etiketler: , , , ,

Sağlık için altın tavsiyeler

SAGLIKLI YASAM Sağlık için altın tavsiyeler• Yemeğe tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde, midede mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturduğunu ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önlediğini…

• Yemek yerken yerde oturarak sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek oturulup yenildiğinde, su ile doldurulmuş balon şeklinde olan midenin çıkış kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını önleyeceğini ve mide dolunca da doygunluk hissi vererek çok fazla yemeden kalkılacağını…

• Yemek yerken yemeğin ortasında su içildiğinde içilen suyun yenilen gıdaların sindirilmesine, gerekli vitaminlerin emilmesine katkıda bulunduğunu ve midede doygunluk hissi vererek az yemeye vesile olduğunu…

• Oturularak ve en az 3 yudumda içilen su, dil ve ağız bölgesinde daha fazla duraksadığından tükürük bezleri için gerekli olan suyun emilimini artırıp anti bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip tükürüğün salgılanmasını artırarak ağız ve diş sağlığına katkıda bulunduğunu..

• Uyurken sağ yana dönüp yatıldığında solda olan kalbimizin daha rahat çalışmasına neden olarak, kalbi yormadan dinlenmiş bir vaziyette kalkılabileceğini…

• Tuvalete girerken sol ayakla ilk adım atıldığında kaygan olan zeminde ayağın kayması durumunda sola göre daha güçlü olan sağ ayağın düşmeyi engelleyerek vücudu dengelediğini..

• Banyo yaptıktan sonra ayaklara soğuk su dökmenin kan dolaşımını hızlandırıp sıcak sudan dolayı genleşmiş olan damarların içindeki kanın aktivasyonunu artırarak tansiyon düşüklüğünü önlediğini ve savunma mekanizmasını güçlendirdiğini…

• Kesintisiz uyunan uzun gece uykularının, damarlarda vazodilatasyona neden olduğunu, uyku ortalarında kalkıp el yüz yıkamak (ör: abdest almak) az yorucu egzersizler yapmanın (ör: teheccüd namazı) vazodilatasyonu engellediğini ve daha zinde kalkılabileceğini…

• Bütün bunların, 1600 sene evvel Peygamberimiz (sav) in yaptığı ve ümmeti için de tavsiye ettiği sünnet-i seniyyeler olduğunu…

Etiketler: , , , , , , ,