Giyim malzemelerinin bakımı

Kullandığınız her giysinin bakımı için dikkat etmeniz gereken farklı noktalar olacaktır. Çoğunlukla giysilerinizi otomatik çamaşır makinalarında yıkayabilirsiniz; fakat dikkat etmeniz gereken normal deterjan kullanmamak olmalıdır. Bunun yerine daha yumuşak temizlik maddesi olan yün şampuanı ya da tercihen bu tür giysilerinizi rahatlıkla yıkamanız için üretilmiş özel şampuanları tercih etmelisiniz. Genel olarak doğa sporlarında kullandığınız giysiler sentetik bazlı giysiler olduklarından 30 derece suda ve makinanızın hassas/yünlü çamaşır ayarında yıkamalısınız. En doğru bakımı uygulamak için ise, giysilerinizi yıkamadan önce mutlaka yıkama talimatlarını okumanız ve üretici firmanın önerdiği şekilde yıkamanız.

şimdi farklı giysiler için nelere dikkat etmeniz gerektiğine değinelim:

İç Giysiler
Bu tür giysiler tamamen sentetik bazlıdırlar ve sıcak su yerine 30 derece suda veya üreticinin önerdiği ılıklıkta su ile yıkanmalıdır. Sentetik kumaşların erime sıcaklıkları düşük olduğundan iç giysilerinizi asla ütülemeyiniz. Otomotik makinalarda yıkayabileceğiniz bu giysiler için yumuşak temizlik malzemeleri -sabun tozu, yün şampuanı- kullanmayı tercih edin ve normal yumuşatıcı kullanın. Bu tip giysileri tercihen oda sıcaklığında asarak kurutabilirsiniz.

Ara Katman Giysiler-Polarlar
Polar türü giysiler de yine sentetik yapıdadırlar bu yüzden deterjan kullanılmamalıdır. Sıcak su kullanmamaya, 30 derece suda ve makinanızın hassas/yünlü çamaşır ayarında yıkamaya dikkat etmelisiniz. Polarlarınızı asla ütülemeyiniz. Sıcak ütü polarınızın yanmasına neden olacaktır. Genel olarak da polarınızı gerek şehir içinde gerek doğada yanıcı maddelerden uzak tutmalısınız. Sigara külü gibi gündelik yaşamda çok dikkat etmediğimiz maddeler de polar türü kumaşları kolay bir şekilde yakabilir. Malzemenize en doğru bakımı uygulamak için en sağlıklısı, kullanma talimatını okuyarak bakımı hakkında detaylı bilgi sahibi olmanızdır.

Gore-Tex membranlı / Nefes Alabilen Giyim Malzemeleri
İster iki katlı ister üç katlı yapıda olsunlar, Gore-Tex membranlı ya da nefes alabilen türü kumaşlardan üretilen malzemeler de otomatik makinalarda rahatlıkla yıkanabilirler. Fakat kullanılan ısıya (30 derece) ve özellikle normal deterjan ve yumuşatıcı kullanmamaya özen gösterilmelidir. Uzun süre ve sık kullandığınız ceketinizin kirlendiğini ve zamanla performansının düştüğünü hissedersiniz. Yıkayarak, ceketinizin performansını düşüren kirden kurtulabilirsiniz. Gore-Tex membranlı ürünlerinizi yıkamanız için üreticiler özellikle bu amaca yönelik, ceketinizin dış kumaşının su kayganlığını artıran özel şampuanlar tavsiye etmektedirler. Bu şampuanlarla belli zamanlarda ceketlerinizi diğer malzemelerden ayrı olarak yıkamalısınız. Bunun yanında malzemelerinizi, toz sabun gibi yumuşak temizleyiciler ile de hassas çamaşır ayarında yıkayabilirsiniz.
Diğer giysilerin aksine Gore-Tex membranlı malzemelerinizi yıkadıktan sonra su kaydırıcılığını geri kazandırmak için buharlı bir ütünün kısık ayarında ütüleyebilirsiniz. Giysileriniz için en doğru bakımı kullanma kılavuzunu okuyup üreticilerin tavsiyelerini uygulayarak
yapabilirsiniz.

Dolgu Malzemeli Mont ve Yelekler (Kaz Tüyü Ceketler)
Bu tür malzemelerinizin bakımı için en doğru bilgiyi üretici etiketinden edinebilirsiniz. Genel olarak, dolgu malzemesinin cinsine göre farklı şekillerde malzemenizi yıkayabilirsiniz. Çamaşır makinasında yıkanabilirliğini yıkama talimatından kontrol etmelisiniz. Kaz tüyü ve sentetik dolgu malzemeli mont ve yelekler, genellikle çamaşır makinasında hassas çamaşır ayarında yıkanabilirler. Malzemeniz çamaşır makinasında yıkanamıyor ise ya da elde yıkamayı tercih ediyorsanız banyo küvetinde bol su ile yıkayabilirsiniz.Yıkarken normal deterjan ve yumuşatıcı kullanmamalısınız. Onlar yerine özel kaz tüyü malzemeler için
kullanılan kaz tüyü şampuanları ile temizlemelisiniz. Küvette yıkanılan malzemeleriniz için 3-4 kez bol su ile şampuanın aktığından emin olana kadar durulamalısınız. Yıkandığı zaman tüy malzemeler oldukça ağırlaşacağından taşırken dikkatli olmalısınız. Yıkadıktan sonra havadar bir yere malzemenizi serip aralıklarla çevirerek doğal bir şekilde kurutmalısınız. Bu tür
malzemelerinizi de asla ütülemeyiniz ve bakımı için kullanma / bakım talimatları ve üreticinin önerilerine uyunuz.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Kısa yoldan güzellik…

Kısa yoldan güzellik…
Yoğun ve meşgul bir kadınsanız size bazı kolaylıklar bulduk: Makyaj rutininize kolaylık, daha genç görünmek için hileler ve daha birçoğu. Okuyun. Hoşunuza gidecek!

Eski rujunuzla vedalaşın

Ruj renginizi senelerdir değiştirmediniz mi?
Aman sakın ruj cenderesine sıkışıp kalmayın!
Bundan kurtulmanın en basit yolu farklı tonlar denemek ve “kendinizi” yeni bir renkte aramak.
Alışık olduğunuz rengin farklı bir tonunu deneyin.
Bu minik değişikliğin size kazandıracağı sürpriz: Gözlerinizde bulacağınız yeni bir ışıltı.

Elmacık kemikleri yaratın

Yanaklarınızı belirginleştirmenin doğal bir yolu var: Cildinizden birkaç ton koyu (bronz gibi) bir allık seçin. Elmacık kemiğinin hemen altından başlayarak saç dibine doğru soluklaşmak şartıyla sürün, üstüne altın tonlu bir pudra kullanın. Yüksek noktalar ışığı yakalar, daha alt bölgeler ise bunun tersini yapar. Sonuç: Daha belirgin elmacık kemikleri!

Fondötene dikkat

İşin sırrı fondöten sürmeden önce burun etrafına ince bir kat göz jeli sürmektir. Jel kurudukça makyajın tutunması için daha pürüzsüz bir yüzey oluşmasına neden olur. Fondöteninizin stick şeklinde olması da daha yararlı olur çünkü krem olanlara kıyasla daha sert ve dolayısıyla kuruyup çatlamaya karşı daha uygundurlar.

Ağrısız ağda yapın

Kafein sizi ağrıya daha dayanıksız yapar. O yüzden kahve alışkanlığınızdan kurtulun. Ayrıca, Retin A veya glycolic acid içeren bir ürün kullanıyor musunuz? Bu maddelerin ikisi de cilt hücrelerinin ayrılmasına neden oluyor, bu da ağdanın cilt tabakasını tümden çekmesine neden olabilir. Ağdadan 1 hafta önce kullanımlarını durdurun. Son olarak daha fazla tahrişe neden olacağı için bez kullanılarak yapılan ağdadan uzak durun.

Etiketler: , , , , , , , , ,

Diyette suyun onemi

Bütün diyetlerde suyun vazgeçilmez olmasının nedenini düşündünüz mü ?

Su tüm diyetlerin vazgeçilmezi… Ama bunun nedeninin bir mililitre suyun 1 kalorinin yakılmasına neden olduğunu bilen pek de yok. Diyetisyen Fatmagül Yılmaz, “Günde 2 bin 500 kalori alınıyorsa bunun yakılması için mutlaka 2.5 litre su içilmesi gerekli” diyor.

Bu yıl erken bastıran sıcaklar giderek artıyor. Bahar aylarında başlayan kilo verme telaşı da devam ediyor. Bahçelievler Medicana Hastanesi’nden Diyetisyen Fatmagül Yılmaz, yaz ve bahar aylarının diyet ayları olarak algılandığını söyleyerek, şok diyetlerden uzak durulması gerektiğinin altını çiziyor.

Bu tür diyetlerin, günlük ihtiyaçlarımızı karşılamada yetersiz olduğunu, yağ kaybı yerine kas ve su atımına neden olduğunu anlatıyor. Şok diyetlerin birçok hastalığa da yol açabileceğine dikkat çeken Yılmaz, “Bu tür diyetler, kansızlık, vitamin mineral eksikliklerine bağlı ağızda yaralar, ciltte kuruma, saçlarda aşırı dökülme, tırnakta şekil bozuklukları, mide problemleri ve bazen ani şok ölümlerini beraberinde getirebilir.

Kas kaybının olması metabolizmanın düşmesine yol açtığından verilen kilolar korunamayıp daha fazlasıyla geri alınır. Bu da kilo vermek isteyen kişide başarısızlık duygusu yaratır. Yo-yo sendromu denilen defalarca kilo alıp verme sonucu metabolizma hırpalanır, belli bir süre sonra kilo verilemez hale geliriz ve psikolojik sorunlar da başlar” diyor.

Uygulanan diyetlerin kişiye özel olması gerektiğini söyleyen Fatmagül Yılmaz önemini şu cümleleriyle vurguluyor: “Gazete ve dergilerde yayımlanan popüler diyetler, arkadaşınızın diyeti, elden ele dolaşan diyetler size uygun değildir. Ancak metabolizmanıza uygun, günlük aktivitenizi de dikkate alarak hazırlanan bir diyet yapılmalı. Belli bir bölgeyi eritecek diyet diye bir şey yoktur. Karın yağlarınızdan kurtulmak için bir diyet gibi…

Kilo verirken yağ fazlalığınız en çok neredeyse daha çok oradan kilo verirsiniz, ama her bölgeden kaybedersiniz. Vücudunuzu şekillendirmek ancak sporla mümkündür. O da bir yere kadardır, çünkü kemik yapınızı kimse değiştiremez. Kas kaybının olmaması için diyetle beraber mutlaka en azından tempolu yürüyüşü hayatınıza katmanız gerekir.

Sadece diyetle yüksek kaloride bile yüzde 25 yağsız vücut kitlemizden kaybederiz. Bu oran, düşük kalorilerde ve eksik tüketimlerle yüzde 50′lere çıkar. Karın bölgesinde biriken yağlar daha çok erkeklerde kalp hastalığı riskini artırır.”

Beyin 20 dakika sonra yediğini algılar

İyi bir diyetin püf noktalarından birinin de diyet programı sürecinde iyi çiğneme alışkanlığı kazanılması olduğunu belirten Fatmagül Yılmaz şunları anlatıyor: “Beynimiz ilk lokmayı ağzımıza aldıktan bir 20 dakika sonra “Doydun, artık yeme ” diye sinyal gönderir. Lokmayı ağzımıza aldıktan sonra iyice dağılana kadar çiğnemeliyiz. Yani sindirim midede değil ağızda başlamalı. Bu şekilde mideye binen yükü de azaltmış oluruz ve doyduğumuzu anladığımız için eskiye göre daha az yemeye başlarız.

İkinci olarak kazanmamız gereken alışkanlık su içimidir. Çünkü vücudumuza aldığımızın besinlerin yakılabilmesi için aldığımız kalori kadar suya da ihtiyacımız vardır. 2 bin 500 kalori alıyorsak, 2.5 litre su mutlaka içmemiz lazım ki aldığımız kalori yakılabilsin.

Üçüncü basamak daha hareketli bir yaşam modeline geçmektir. Kilo alma ya da kilolu olma sebeplerinden biri de hareketlilik düzeyimizdir. Yapabiliyorsak sporu hayatımıza katmalıyız. Bu, en azından tempolu yürüyüş olabilir. En önemlisi her gün değil haftada bir tartılmaya özen göstermek gerekir. Çünkü günlük farklılıklar moralinizi bozabilir. Bu da diyetinizde kaçamaklar yapmanıza yol açar. Sağlıklı olan, haftada bir, sabah aç karnına, tuvalete çıktıktan sonra, giysisiz tartılmaktır.”

Zayıflamanın püf noktaları

-Pirinç pilavı yerine bulgur tüketin.

-Su tutucu özelliği fazla olan elma, ayva, muz ve şeftali kabızlığı artırır.

-Armut, kuru ya da taze kayısı, kuru ya da taze incir, erik, kavun, portakal mevsiminde bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar.

-Bağırsaklarımızı çalıştırması için bitkisel çaylar veya ilaç tercih edilmemelidir.

-Kabızlık sorunu yaşıyorsanız sabah aç karnına cezvede ılıtılmış bir bardak su veya ıhlamuru 1 tatlı kaşığı bal ile alıp sonrasında 15-30 dakika egzersiz yapın.

-Gün içinde genelde ılıtılmış su için.

-Kepek içeriği yüksek besinler aldıktan sonra su içimini artırmak daha uzun süre tok kalmanızı sağlar.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Sivilce ve akneler için maskeler

Sivilce ve akneler için maskeler

Hiç değilse haftada bir günü kendinize ayırın. Hem dinlenin hem de güzelleşmenin keyfine varın. Telefonun fişini çekin. En sevdiğiniz kaseti çalın. Kanapeye uzanıp kafanızdaki tüm düşünceleri silip kendinizi müziğin ritmine bırakın. Siz gevşedikçe ve içinizdeki stresi attıkça cildiniz de gevşeyecek ve nefes almaya başlayacaktır. Cildiniz artık beslenmeye hazırdır. Mutfağa gidin ve buzdolabının kapağını açın. Cilt tipinize uygun ya da cilt sorunlarınıza çare olacak malzemeyi alıp maskeyi hazırlayın.

Doğal maskeler, ani etkili olup cildi nemlendiriyor, tazeliyor ve kırışıklıkları gideriyor. İçerdikleri maddelere göre ciltteki işlevleri de değişiyor. Kimi yağlı ciltlere iyi gelirken, kimi kuru ciltlere nem kazandırıyor. Ancak dikkat! Cilt tipinize uygun olmayan maddeleri içeren bir maske, cildinize zarar verebiliyor. Örneğin; kuru ciltliyseniz limon ve greyfurt gibi turunçgillerden uzak durmanızda yarar var.

Özellikle içinde bulunduğumuz şu günlerde kirli havaya, sert rüzgarlara ve sigara dumanına maruz kalan cilde maske uygulamak çok yararlı. Çünkü maskeler, cilde derinlemesine etki ediyor. Maskeyi cildinizin durumuna göre haftada 1 veya 15 günde bir uygulayabilirsiniz.

Meyve, sebze ve yumurta gibi besinlerden oluşan maskeleri evde hazırlamak hem çok kolay hem fazla zaman almıyor, üstelik ekonomik de.
bunun için üşenenler ya da’nasıl olsa her gün nemlendirici krem sürüyorum, geceleri besleyici krem kullanıyorum, maskeye ne gerek var’ diyenler olabilir.

Dermatologlara göre ince bir kat tabaka halinde sürülen kremlerin aksine maskeler, cildi neredeyse 3 mm ile yarım santim kalınlığında bir tabaka halinde kaplayarak dış etkenlerle ilgisinin tamamen kesilmesini sağlıyor. Böylece cilt, maskedeki tüm vitamin ve mineralleri kolaylıkla özümsüyor.

Maske sürmenin incelikleri

*Önce cilt tipinizi belirleyin. Cildinize uygun meyve ya da sebzeyi seçin. Yapraklı sebzeleri kaynar suda 3 dakika bekletip süzün. Soğuyunca cildinizin üzerine yerleştirin. Diğer sebzeleri ise robotta püre haline getirin. Akmayacak kıvama gelince maskeniz hazır demektir.

* Maskeyi sürmeden önce cildinizi temizleyin. Çünkü kirli cilt maskeyi özümseyemez. Bunun için bir parça pamuğa temizleme sütünü döküp önce tüm cildinizi temizleyin, sonra ılık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

* Maskeyi göz ve dudak çevresi hariç tüm yüz ve boynunuza kalın bir tabaka halinde sürün. Kesinlikle bir yere uzanıp kafanızdaki düşünceleri boşaltın. Çünkü bu pozisyon, vücudun gevşemesine yol açarak hem maskenin akmamasını hem de cildin maskeyi daha kolay özümsemesini sağlıyor.

* Önerdiğimiz maske tariflerindeki bekleme sürelerini aynen uygulayın. Aksi durumda maske cildinize zarar verebilir. Maskeyi temizlemek için ılık suya batırılmış pamukla cildinizi silip yıkayın ve havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Kızarıklık sorunlarına ahududu

Probleminiz:
Cildinizde dolaşım sorunları var. Kılcal damarlarınız zaman zaman hiç de estetik olmayan görüntülere yol açıyor. Sivilceler ve yer yer kızarıklıklar ortaya çıkıyor.

Ne yapmalısınız?

Öncelikle kan dolaşımını hızlandıran sebze ve meyveleri araştırın. Frenküzümü, ahududu, böğürtlen ve çilek gibi meyveler bu konuda can simidiniz olabilir. Ayrıca içerdikleri bol A vitamini sayesinde cilde pürüzsüz ve kadifemsi bir görünüm kazandırırlar.

Size uygun maske:

1 avuç dolusu çilek veya ahududuyu bir kâseye alın. Püre halinde ezip cildinize sürün. Ancak cildiniz kuru ise çilek püresine 2 çorba kaşığı süt kreması ekleyip karıştırın ve temizlenmiş cildinize uygulayıp 10 dakika bekletin. Yıkayıp kurulayın.

Çileğin özellikleri:

Çilek, bol C vitamini içerdiği için vücudun ve cildin bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Toksinlerin atılımını kolaylaştırarak vücudu temizliyor. Ayrıca bağırsakları yumuşatarak kabızlığı gideriyor.

Yağlı cilde limon

Probleminiz:
Cildiniz aşırı yağlı. Üstelik yer yer parlıyor ve gözenekler genişlemiş. Bu durumda yağ dengesini düzenleyen bir maske uygulamalısınız. Limon bu konuda yararlı olabilir.

Ne yapmalısınız?

Her sabah uyandığınızda ayna karşısına geçin ve cildinizi dikkatle inceleyin. Büyük bir olasılıkla yeni bir sivilce ile karşıla şaabilirsiniz. Yağlı cilt, sivilce ve aknelere davetiye çıkarabiliyor. Bu durumda antiseptik ve sıkılaştırıcı etkili olan limon ile maske hazırlayın.

Size uygun maske:

2 limonun kabuğunu soyup kabuklarını 2 çorba kaşığı suyun içinde 3 dakika bekletin. Robotta püre halinde ezin ve canlandırıcı maske olarak kullanın. Temizlenmiş cildinize pamukla sürüp birkaç dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın ve ardından günlük nemlendiricinizi sürün.

Limonun özellikleri:

Sıkılaştırıcı ve mikropları öldürücü özellikler içeren limon, bol su içerdiği için toksinlerin vücuttan atılımını sağlıyor. Böylece cilt pürüzsüz bir görünüme kavuşuyor. Zengin C vitamini deposu olduğu için cildi dış etkenlerden koruyup cilt hücrelerinin yenilenmesine katkıda bulunuyor.

Kuru cilde marul

Probleminiz:
Sürekli stres hali ve yoğun çalışma temposu cildi olumsuz yönde etkileyerek kuruluğa sebebiyet verebiliyor. Önlem alınmazsa ilerleyen dönemlerde cilt, mat bir görünüme kavuşuyor ve erken kırışıklıklar sözkonusu olabiliyor. Kuru cilt diğer cilt tiplerine oranla daha çabuk yaşlanıyor.

Ne yapmalısınız?

Sağlıklı, taze ve ışıltılı bir cilt istiyorsanız öncelikle maksimum düzeyde bir nemlendirme sağlamalısınız. Bu nedenle bol su içeren tüm meyve ve sebzeler cildinizin dostu olabilir. Bizim önerimiz marul ya da kıvırcık salata. Her ikisinin de içerdiği su miktarı cilde ihtiyacı olan nemi sağlayacaktır.

Size uygun maske:

Birkaç marul yaprağını kaynar suya batırıp 2 dakika bekletin ve soğumaya bırakın. Yaprakları temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika bekleyip yüzünüzü ılık su ile yıkayın. Havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Marulun yararları:

Marul bol su içerdiğinden vücuttaki toksinleri atıp temizliyor, zengin A vitamini sayesinde cilde pürüzsüzlük kazandırıyor. C vitamini ile de cildi güçlendirip olumsuz dış etkenlere karşı koruyor.

Yıpranmış cilde üzüm:

Probleminiz:Cilt bir takım olumsuz etkenlerden dolayı yıpranmaya ve erken yaşlanmaya başlıyor. Özellikle sonbahar aylarında ani değişen havalar cildi fazlasıyla etkiliyor. Bu dönemlerde cildi tazelemek ve kış mevsiminin zararlarından korumak için ölü hücrelerden arındırılması gerekiyor.

Ne yapmalısınız?

Bu durumda sadece nemlendirici kullanmak yeterli olmaz. Belli aralıklarla peeling yani ölü hücrelerin temizlenmesi işlemini de uygulamalısınız. Üzüm, bu konuda derdinizin çaresi olabilir. Üzüm, içerdiği maddeler sayesinde cildi derinlemesine temizlerken, kan dolaşımını da düzenliyor.

Size uygun maske:

Üzümlerin kabuklarını soyun. Çukur bir kaseye alıp çatalla ezerek püre haline getirin. Fazla suyunu süzün ve posasını temizlenmiş cildinize dairesel hareketlerle masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip yıkayın.

Üzümün yararları:

Ölü hücreleri temizlemenin yanı sıra selülite de iyi geliyor. Cildin su tutmasını engelliyor. Zengin içeriği ile toksinleri atan üzüm, bağırsak ve böbrekleri çalıştırıyor, bol enerji veriyor ve cildin yaşlanmasını geciktiriyor.

Yorgunluğa çare muz

Probleminiz:
Çalıştığınız ortamda yoğun hava kirliliği sözkonusu ise ya da sigara tiryakisi iseniz ve gece hayatınız varsa bu durumdan en çok etkilenecek yerlerden biri de cildinizdir. Cilt, dış etkenlere karşı savaşamayacak kadar güçsüz hale geliyor ve yorgun bir görünüme kavuşuyor.

Ne yapmalısınız?

Yorgun cilt soluk renklidir, kırışıklıklara davetiye çıkarır. Hiç değilse haftada bir kez zengin potasyum kaynağı olan muzla bir maske uygulayın. Muzun içeriğindeki yorgunluk giderici etkiler cildi dinlendirerek tazeliyor ve ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor.

Size uygun maske:

1 muzu çatalla ezerek püre haline getirin. Temizlenmiş cildinize masaj yaparak sürüp 15 dakika bekleyin. Ilık suya batırılmış pamukla cildinizi temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Muzun yararları:

Muz yüksek tansiyon, yorgunluk ve kramplara karşı etkili olan potasyum açısından çok zengin bir meyve. Bol enerji verip, idrar söktürücü özellikler içeriyor. Ayrıca A ve C vitaminleri içeriyor. Bu nedenle yorgun cildin en yakın dostudur.

Kırışıklıklara kivi

Probleminiz:
İlerleyen yaş, düzensiz yaşam tarzı ve olumsuz dış etkenler cildin direncini kaybetmesine ve kırışıklıkların oluşmasına neden oluyor. Önlem alınmazsa ciltte hızlı yaşlanma başlıyor ve cilt soluk bir renge bürünüyor.
Ne yapmalısınız?

Cilde kadifemsi bir yumuşaklık ve ışıltı kazandırmak, kırışıklıkları hafifletmek için ekstra bakım uygulamakta yarar var. En zengin C vitamini kaynağı olan kivi yaşlanmayı durdurabiliyor. Yaşınız 25′in üzerinde ise kivi maskesini haftada bir kez uygulayın.

Size uygun maske:

Birkaç kiviyi soyup çatalla ezerek püre haline getirin. Suyunu süzüp posasını temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla silin ve ılık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın.

Kivinin yararları:

Kivinin portakal ve limon gibi turunçgillerden daha fazla C vitamini içerdiğini biliyor muydunuz? Kivi de ayrıca bol miktarda magnezyum bulunuyor. Anemi ve mide problemlerine etkili olan kivi, bağırsakları yumuşatıyor ve toksinlerin atılımını sağlayıp vücudu temizliyor.

Pürüzlü cilde fesleğen

Probleminiz:Cildiniz pürüzlü ve yaşlı görünüyor. Sık sık lekeler ve sivilceler de ortaya çıkıyor. Eğer özenli bir bakım uygulamazsanız yüzünüzdeki kırışıklıklar artarak derinleşebilir.

Ne yapmalısınız?

Bu konuda taze ya da kuru fesleğen imdadınıza yetişebilir. Fesleğen, temizleyici ve canlandırıcı etkisiyle hücreleri yenileyerek cildin elastikiyetini artırıp ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor. Haftada 1 veya 2 kez fesleğen maskesi uygulamanızda yarar var.

Size uygun maske:

1 avuç kuru fesleğen yaprağını bir çay fincanı kaynar suya atın. 1 çorba kaşığı süt tozu ilave edip ılınmaya bırakın. Süzüp cildinize dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin ve temizleyici olarak kullanın. Özellikle kuru ciltler için çok yararlı bir doğal temizleme ürünü.

Fesleğenin özellikleri:

Saçlarınız mı dökülüyor? Özelikle taze fesleğen kullanmanızı öneriyoruz. Saç dökülmesini yavaşlatıyor. Bir demet fesleğen yaprağını yarım litre suda kaynatıp süzün. Ilınınca bir şişeye alıp ağzını kapatın. Her yıkamada saç diplerinize friksiyon yaparak uygulayıp saçınızı yıkayın.

Şişkinliğe karşı rezene

Probleminiz:
Son zamanlarda her sabah uyandığınızda aynadaki görüntünüzden rahatsız mı oluyorsunuz? Yüzünüz ve gözlerinizdeki şişkinlik sizi rahatsız edecek boyutlara mı ulaştı? Üstelik cildiniz soluk mu? Bu sorulara yanıtınız evet ise rezeneyi deneyin.

Ne yapmalısınız?

Acil önlemler almazsanız sürekli şişkinlik cildinizin elastikiyetini kaybetmesine yol açabilir. Öncelikle şişkinliği giderip sonra cildi sıkılaştırıcı önlemler alın. Bunun için rezene maskesini cildinizin durumuna göre haftada bir ya da iki kez deneyin.

Size uygun maske:

20 gr rezene yaprağını 1 çay fincanı suyla kaynatıp süzün. 3 çorba kaşığı rezene suyuna 1 yumurta sarısı ve ayrı bir yerde kar halinde çırpılmış 1 yumurta akı ilave edip karıştırın. Yüz ve boynunuza sürüp 15 dakika bekletin. Ilık suyla yıkayıp kurulayın.

Rezenenin yararları:

Yüksek oranda A vitamini içeren rezene cilde en yararlı sebzelerden biri. Ayrıca B ve C vitaminleri, kalsiyum, kükürt ve demir kaynağı da. Hindistan’da yüzyıllardır değişmeyen bir gelenektir rezene. Her yemekten sonra ağız kokusunu gidermek ve hazmı kolaylaştırmak için rezene tohumu çiğnenir.

Lifting etkili yumurta

Probleminiz:
Cildinizde hafif sarkmalar başladı. Bunun nedeni cilt yapınız olabilir. İlerleyen yaş ya da hızlı kilo alıp verme gibi sorunlar da cildin esnekleğini yitirerek sarkmasına yol açıyor. Acil olarak cildinizi sıkılaştırmazsanız sarkma artacaktır.

Ne yapmalısınız?

Cildinizi sıkılaştıracak malzemelerle maskeler hazırlayın. Aminoasit içerikli ve albümin içeren yumurta akı cildinize lifting etkisi yapacaktır. Özellikle yumurta akı bu konuda gerçek bir uzman.

Size uygun maske:

2 yumurta akını 1 çorba kaşığı tozşekerle kar halinde çırpın. Hazırladığınız bu merengi temizlenmiş cildinize pamukla masaj yaparak sürün. 15 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Yumurtanın yararları:

Yumurtanın, ucu çatallaşmış saçlara iyi geldiğini biliyor muydunuz? Saçları adeta yeniden yapılandırıp ışıltı kazandırıyor. 1 yumurta sarısını ayrı bir yerde çırpıp 1 çorba kaşığı bebe şampuanına ilave edin. İyice karıştırın ve saçlarınıza masaj yaparak uygulayıp birkaç dakika bekledikten sonra yıkayın.

GÜçsüz cilde nane

Probleminiz:Birkaç gecenin uykusuzluğu adeta cildinize yansımış. Güçsüz ve yıpranmış bir görünüm içeriyor. Cildinizden sanki yorgunluk okunuyor. En iyisi bir an önce önlem almak. Aksi durumda cilt, sağlıksız bir görünüme kavuşup kırışıklıklara davetiye çıkarabilir.

Ne yapmalısınız?

Öncelikle cildinizi dinlendirmelisiniz. Bunun için rahatlatıcı etkili bitkilerden yararlanın. Nane, papatya gibi. Hazırlayacağınız maskeleri haftada 1 ya da 2 kez uygulayarak cildinizi yeniden yapılandırın.

Size uygun maske:

20 gr taze nane yaprağını 1 çay fincanı suyla kaynatın. Ilınınca süzün. Bir elmayı soyup rendeleyin. Nane suyuna ilave edip karıştırın. Daha önceden temizlediğiniz yüz ve boynunuza masajla yedirerek sürün. 20 dakika bekleyip cildinizi yıkayın ve havlu ile kurulayın.

Nanenin yararları:

Fiziksel ve ruhsal yorgunluğun ilacı nane. Banyo suyuna ilave edeceğiniz bir avuç nane ile papatya derdinizin çaresi olabilir. Üstelik sıcak banyo sırasında banyonuz bu kokulu bitkilerden dolayı çok hoş kokabilir. Bitkilerin sinirler üzerinde rahatlatıcı bir etkisi de var.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yaşlanmayı geciktiren öneriler

Yaşlanmayı geciktiren öneriler

Dr. Nicholas Perricone’un 20 yıllık bilimsel araştırmalarına dayanan “Perricone’un Reçetesi” adlı kitabında, yüz ve vücut güzelliği için önerdiği 28 günlük program yeralıyor.

İstanbul
AA

24 Ağustos 2003 — Dünyaca ünlü “anti-aging” uzmanı Dr. Nicholas Perricone, kırışık önleyici yiyeceklerin, kiraz, vişne, greyfurt, armut, erik, şeftali ve portakal olduğunu belirtiyor. Karbonhidratların yalnızca tahıl, hazır olmayan yulaf, mercimek ve baklagillerlerden alınmasını öneriyor. Doymuş yağlardan uzak durulmasını ve doymamış yağlara yönelinmesini tavsiye ediyor.

Dr. Nicholas Perricone’un yaşam boyu kırışıksız bir yolculuğu başlatmak, beslenmede doğru seçimleri yapmak için 20 yıllık bilimsel araştırmalarına dayanan “Perricone’un Reçetesi” adlı yeni kitabı çıktı. “Kırışıklık Kürü” adlı ilk kitabı ABD’de 3 ayda 800 bin satış rekoruna ulaşan ve 14 dile çevrilen dünyaca ünlü “anti-aging” uzmanının, Prestij Yayınları’ndan çıkan ikinci kitabı “Perricone’un Reçetesi”nde, yüz ve vücut güzelliği için önerdiği 28 günlük program yer alıyor. İnsanların seçimleriyle 80’lere kadar sağlıklı ve aktif kalmayı, 70’inden sonra yeni bir kariyere başlamayı, zihinsel fonksiyonların 60-70’li yaşlarda en üst sınırda olmasını sağlayabileceklerini anlatan Dr. Perricone, beslenmenin yaşlanmaya karşı en güçlü silah olduğunu vurguluyor.
Dr. Perricone, vücudun istikrarlı şekilde yüksek kaliteli proteine ve doğru yağlara ihtiyaç duyduğunu, ihtiyaç duymadığı tek besin türünün ise şeker, pirinç, makarna ve patates gibi yiyeceklerde yer alan yüksek glisemik karbonhidrat olduğunu belirterek, bunların cildin en büyük düşmanı olduğunu vurguluyor. Dr. Perricone, kırışık önleyici diyette karbonhidratların yalnızca tahıl, hazır olmayan yulaf, mercimek ve baklagillerlerden alınmasını öneriyor.

“YAĞDAN KORKMAYIN”
Yüksek kaliteli protein yememenin, hücrelerin bozulmasına ve vücudun onları onarmada yetersiz kalmasına yol açtığına işaret eden Dr. Perricone, yağla ilgili şu görüşlere yer veriyor: “Çoğumuz yanlış şekilde yağın bizi şişmanlattığını düşünerek yağ yemekten çekiniriz. Kültürümüzde dal budak sarmış yağ korkusu ve nefreti tehlikelidir. Temel yağ asitleri, hücrelerin fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için önemlidir. Vücudumuz iyi yağlanmış bir makinaya ihtiyaç duyar.”
Dr. Perricone, doymuş yağlardan uzak durulmasını ve doymamış yağlara yönelinmesini tavsiye ediyor.

KIRIŞIK ÖNLEYİCİ YİYECEKLER
Taze ve dondurulmuş yiyeceklerin tercih edilmesini, konservelerden ve kurutulmuş meyvelerden kaçınılmasını öneren Dr. Perricone, kırışık önleyici yiyeceklerin, kiraz, vişne, greyfurt, armut, erik, şeftali ve portakal olduğunu belirtiyor. Yeterli protein almayan vücudun “hızlandırılmış yaşlanma moduna” girdiğini belirten Dr. Perricone, kasların, organların, kemiklerin, kıkırdak, cilt ve bizi hastalıklardan koruyan antikorların hepsinin proteinden yapıldığını vurguluyor.
Dr. Perricone, bu nedenle özellikle yüksek kaliteli protein barındıran bütün balıkların tüketilmesini öneriyor.

KAÇINILMASI GEREKENLER
Dr. Perricone, sigara ve alkolden uzak durulmasını, günde en az 8-10 bardak su içilmesini ve yeterli uyku alınmasını da tavsiye ediyor. “Yüz cildini yaşlandıran yaşlanma süresi değil, cilde davranış şeklimizdir“ diyen Dr. Perricone, zamana bağlı olan içsel yaşlanmanın yanı sıra, güneşe maruz kalma, sigara içme, çevresel toksinler, aşırı alkol tüketimi, stres, sert sabunlar ve deterjanlar, uykusuzluk, yanlış kozmetikler ve özellikle A, C ve E vitaminleri ile folik asit yönünden yoksul, yağ ve tuz açısından zengin bir diyetin yaşlanma sürecine destek veren dış etkenler olduğunu kaydediyor.
Dr. Perricone, genç görünmek için sofra şekeri, bal, pekmez, çikolata, mısır, makarna, pilav ve ekmek gibi yiyeceklerden uzak durulmasını öneriyor.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Karın Germe Estetiği

Tıptaki adı
Abdominoplasty
Nedir?
Karın bölgesindeki fazla yağları almak, deri fazlasını çıkarmak
ve karın kaslarını sıkılaştırmak amacıyla yapılan bir ameliyattır.

Kimler yaptırabilir?
Soya çekim, hamilelik, aşırı kilo alıp verme veya yaşlılık gibi nedenlerden dolayı karın deformasyonu yaşayan herkese uygulanabilir.

Ameliyat hakkında
Karında aşırı yağlanma varsa müdahale vakumla yağ çekme (liposuction) işlemi ile başlar. Kesi yatay ve uzundur ama çok incedir. Kasık hizasından yani bikini bölgesinin altından yapıldığı için estetik rahatsızlık vermez. Kesiden girilerek zayıflamış karın kasları, fazla yağ ve deri çıkarılır. Göbek yukarıya, ideal yerine alınır ve deri gerilerek dikilir.

Yağ çekme (Liposuction) ile arasındaki fark
Liposuction fazla deriyi almadan fazla yağı vakum yoluyla çeken bir işlemdir. Derideki gevşeme ve sarkmayı düzeltmez. Bu nedenle deride sarkma varsa karın germe ameliyatları daha tatmin edici sonuç verir.

Ameliyat süreci
- Genel anestezi altında 2-3 saat sürer.
- Dikişler 10 gün sonra alınır.
- Göbek fıtığı varsa aynı ameliyatta giderilir.
- Hastahanede kalış süresi 1-5 gündür.

Ameliyat sonrası
- Karında şişlik ve morluk oluşur. Birkaç hafta içinde geçer.
- 4-5 hafta özel bir korse takılır.
- 1 hafta sonunda ağrıların tümü geçer.

İyileşme sürecinde neler yapılmalı?
- 2 ay spordan ve ağır işlerden uzak durulmalı
- Her gün duş alınıp; yaralar sabunla temizlenmeli ve dikkatlice kurulanmalı

İşe ara
3-21 gün

Komplikasyonlar
Deri altında sıvı birikmesi ve yumuşak doku kaybı olabilir ama tedavileri kolaydır. Bunların dışında, tüm ameliyatlarda olabilecek anestezi hataları, kan oturması, enfeksiyon gibi durumlar görülebilir

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN ROMATİZMA İÇİN BİTKİSEL KÜRLER

İbrahim Saraçoğlu, romatizma hastaları için, iki ayrı kür önerdi. Ama tansiyon hastalığı olanları özellikle uyatrıyor. Kereviz kürünü kesinlikle uygulamasınlar. Romatizma hastaları, beyaz ekmekten uzak dursunlar. Karabaşotu kürünü de, 15 günden sonra uygulamasınlar. Gelelim kürlerimizin tarifine.
KEREVİZ KÜRÜ : Romatizma hastalığı yeni başölamış kişiler için uygundur. Ama yüksek tansiyon sorunu olan kişile kereviz kürünü uygulamaları doğru değildir.
KARABAŞOTU KÜRÜ : Tansiyon sorununuz ar ise, kereviz kürü yerine, karabaşotu kürünü uygulamanız gerekir.
KARABAŞOTU KÜRÜ İÇİN GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 su brdağı su
* 1 tatlı kaşığı karabaşotu
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Karabaş otunu, suyun içinde, 4 dakika kaynatın. 15 gün süreyle bu suyu için. 15. Günden sonra, kullanmanız sakıncalı olabilir.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , ,