İnsanı mutlu eden besinler

İçinde Endorphin bulunan besinlerin insanı mutlu ettiğini biliyor muydunuz?
Çilek: C vitamini deposu olan çilek, önde gelen afrodizyaklar arasında yer alır. Çilek bütün salgı bezlerini çalıştırarak vücuda gençlik ve kuvvet kazandırır. Yüksek tansiyonu düşürür, damarları temizler. Kansere karşı korur, böbrekte kum ve taş oluşmasını önler.

Muz: Kokusuyla bile mutluluk taşıyan tam bir Endorphin deposudur. Kendinizi, güçsüz ve sinirli mi hissediyorsunuz, hemen bir muz yiyin. Kalsiyum ve magnezyum içeren bu meyve strese karşı bire bir. Sinir hastalığı olanlar için her gün yemek arası saatlerde tüketilmesi gereken bir besindir.

Üzüm: Kırmızı ve beyaz üzüm yiyen herkes gülücükler saçar. Üzümde yüzde 20 oranında direkt olarak kana karışan şeker vardır. Bedenen ve zihnen çalışanlar için iyi bir gıdadır. Üzümdeki bol demir kan yapar. Yüz ve boyuna taze üzüm suyu sürülüp 10 dk. sonra yıkanırsa cilde dirilik verir.

Portakal: C ve B vitamini açısından zengin olan portakal, insana dinamizm veriyor. Portakal içindeki C vitamini ince ve kalın damarların yumuşak kalmasını sağlar. Vücuttaki direnci artırır. Grip ve nezle olunduğunda portakal suyu, şeker, şarap karıştırılır üzerine sıcak su katılır ve içilir. Kanın durulmasına ve temizlenmesine yardımcı olur. Hazmı kolaylaştırır. Portakal reçeli ise karaciğeri çalıştırır.

Çikolata: Stresin bir numaralı düşmanı. Kendinizi kötü hissediyorsanız hemen bir parça çikolata yiyin. Flört etmek gibi bir şey. Bir kalem yemek yeterli, mutluluk hormonu “seratonin” anında beyinde dolaşıma çıkıyor. Çikolatanın içerdiği “penilatilmanın” insanı bulutlara çıkarıyor. Çikolatada, yeşil çay ve sebze meyvelerde bulunan “flavonoid” adlı madde bol miktarda vardır. Bu madde kanı sulandırıyor, kalp hastalıkları riskini azaltıyor.

Çikolata kötü kolesterolün (LDL) okside olarak damar çeperine yapışmasını engelliyor. Tıpkı aspirin gibi kanda pıhtılaşmanın önüne geçiyor. Düzenli tüketenler arasında ölüm olayı yemeyenlere kıyasla yüzde 30 daha geç gerçekleşiyor.

Dondurma: Çok yenirse şişmanlatıyor, az yenirse mutluluğa mutluluk katıyor. Dondurma yaşlanmayı önlüyor. 100 gr dondurma ortalama: 135mg kalsiyum 115mg fosfor* 100mg sodyum *160mg potasyum, 25 gr karbonhidrat bulunuyor. Amerika’da kişi başına 25 kg., Türkiye’de kişi başına 6 külah tüketiliyor.

Sütten daha zengin bir besin maddesidir. A,C,D,E vitamini içerir. Çocukların sağlıklı büyümesi ve kemik erimesi sorunu olan kişiler için büyük önem taşıyor. Beslenme uzmanları dört mevsim tüketilmesini önermektedir.

Bu yazıda neler var?

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

2009 Abiye Elbise Modelleri

th 9928 2009 Abiye Elbise Modellerith 9927 2009 Abiye Elbise Modellerith 9922 2009 Abiye Elbise Modellerith 9929 2009 Abiye Elbise Modelleri

Gelinlik ve abiye elbise grubunda her yeni sezon iddialı koleksiyonlara imzasını atan Alvina Valenta, bahar sezonu için hazırladığı abiye elbise kataloğunun çekimlerini oldukça salaş bir ortamda gerçekleştirdi. Zengin renk ve model kombinleri ile hazırladığı abiye elbiselerde sezonun trendi balon etekler ve fırfırlı yakalar sık sık göze çarpan detaylar arasında.
Slaş ve virane bir dekorun önünde güneş gibi parlayan elbiseler Alvina Valenta markasından geliyor…

th 9933 2009 Abiye Elbise Modellerith 9932 2009 Abiye Elbise Modellerith 9931 2009 Abiye Elbise Modellerith 9938 2009 Abiye Elbise Modelleri

th 9947 2009 Abiye Elbise Modellerith 9946 2009 Abiye Elbise Modelleri

Etiketler: , , , , , , ,

Düz Bir Karın İçin Dört Öneri

Düz Bir Karın İçin Dört Öneri

Düz bir karın için illa ‘diyet’ yapmak zorunda değilsiniz. İşte altın öneriler.Sağlıklı yaşam için ‘diyet’ yapmak zorunda değilsiniz, sadece aşağıdaki beslenme stratejilerini alışkanlık haline getirmeniz yeterli

Belinizin incelmesi ve düz bir karın için günde 3000 kalorinin altına inmemelisiniz. Günlük olarak alması gereken kalori miktarından daha az kalori ile beslenenlerin, obezite ile karşılaşma riski diğerlerinden 2,5 kat daha fazla.. Bu nedenle yiyecekleri doğru şekilde seçmeniz oldukça önemli..

Meyve ve sebze yiyin
Özellikle bol bol turunçgil yiyin.. İnce bir bele sahip olmak için ekmek yerine şeker içeren sebze ve meyvelerden tüketin.. Zengin C vitamini, beta-karoten, antioksidan içeren lifli yiyecekler uzun süre tokluk hissetmenizi sağlar ve bel çevresinde yağ depolanmasını azaltır. Havuç, taze meyve suyu ve şeftali beta-karoten bakımından, portakal, çilek, ahududu, böğürtlen, kivi C vitamini bakımından zengindir. Beslenmenizde meyve suları veya meyve yemeden önce, yeşil biber gibi kaloriyi düşüren sebzeleri tercih edin.

Bol miktarda selenyum alın
Kandaki selenyum oranı ile diğer antioksidanların yetersiz olması belin daha kalın olmasının nedenlerindendir. Selenyum bir çok yiyecekte bulunuyor. Eğer günde 55 mcg alınması önerilmişse, yiyeceklerden ne kadar alındığını tahmin etmek zor olabilir. Bu nedenle selenyum içeren vitaminlerden alabilir veya selenyum içerikli bir beslenme programı uygulayabilirsiniz.

Protein alın..
Protein içeren yiyecekler enerji verir ve zayıflamanıza yardımcı olur. Aşırı protein tüketilmesi ise, fazla kalsiyum kaybına sebep olarak, böbrekleriniz açısından sakıncalı olabilir. Bu nedenle eğer günde 2000 kalori ile besleniyorsanız bunun 500 kalorisi proteinden olabilir. Yağsız yoğurt, süt, balık gibi gıdaları beslenmenize gereken miktarda ekleyebilirsiniz. Fındık, ceviz gibi çerezler de zengin birer protein kaynağıdır ancak hafta bir kez 24 badem, 35 fındık yiyebilirsiniz.

Doğru yağlarla beslenin
Zeytinyağı gibi doymamış yağlarla beslendiğinizde daha kolay zayıf kalırsınız. Omega 3 içeren balık veya ceviz yiyebilirsiniz. Omega 6 içeren mısır yağı, tahıllar, fırında pişen yiyecekler ve yumurtalar karın bölgesinde yağ birikimine neden olabilir.

Kesinlikle yenilmemesi gerekenler!
İşlenmiş yağlar, besleyici özelliği olmayan kurabiye, pasta vs., cipsler kesinlikle yenilmemeli..

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Duvar Kağıdı Moda Mıdır?

duvarkagidiuygulama Duvar Kağıdı Moda Mıdır?

Duvar kağıdının modayla ilgisi, renk, desen ve farklı tasarım uygulamalarında zamanla gelişen estetik duygulara hitap etmesidir.
Duvar Kağıdı Niçin Tercih Edilmedir?
Duvar dekorasyonunda zengin desen ve renk seçimine sahiptir.
Ev ve işyerlerinizin dekorasyonunda en ekonomik seçenektir.
Ses ve ısı yalıtımı özelliği vardır.
Örtücü özelliği sayesinde duvarda oluşan çatlakları gizler.
Uygulaması kolay ve zahmetsizdir.
Uygulamada çevreyi kirletmez.
Hazır üretilmiş bir malzeme olması nedeniyle kimyasal hiçbir salgısı yoktur.
Yapıştırmada kullanılan tutkal ile aynı özelliktedir.
Kullanım süreci uzundur. Tozu alınarak ve silinerek bu süre daha da uzatılabilir.
Duvarı basit darbelerden koruyarak hoş görünmeyen zedelenmeleri engeller.
Kurallarına göre uygun zemine uygulanmış kaliteli bir duvar kağıdının rahatlığını ve hoş görünümünü bir başka malzemeyle kıyaslamak mümkün değildir.
Duvar Kağıdı Hakkında Olumsuz Görüşler
70′li yılların sonlarında ülkemizde kullanımı yayılan duvar kağıtlarının 90′lı yıllara gelmeden hızı kesilmiş, kullanımı minimuma inmiştir. Genelde yerli üreticilerin piyasaya sürdüğü ve çok kişinin bilmediği duvar kağıdı için modası geçti demek bazı üretim malzemelerinin sadece bir kesime hitap edebileceğini düşünmektir. o günlerde kullanımın azalmasının altında yatan neden bu tür söylemler değildir. Asıl nedenleri ise şöyle sıralayabiliriz:
Yapıştırmaya hazır olmayan zeminler ve zemin hazırlamada bilinçsiz uygulamalar.
Pürüzlü zeminlere uygun üretim ve zorunlu üst üste bindirerek yapıştırma sonucunda ek yerlerinin belli olması.
Abartılı dayanma süreleri üzerinden yanlış bilgilendirmeler.
Yanlış silme veya hiç silmeden kullanma.
Tecrübesizce uygulamalar sonucu kısa sürede kabarmalar.
Kabaran kısımların tamirinin yapılmaması ve bu kısımlara böceklerin yuvalanması yüzünden ortaya çıkan duvar kağıdı böcek yapar söylentisi.
Farklı nedenlerle kısa sürede genel görünümün bozulması ve bundan dolayı kullanacak olanlar için duvar kağıdının kötü örnek olması.
Kabarma korkusuyla duvar kağıdı tutkalının içine ağaç tutkalı benzeri yapıştırıcılar karıştırıp sökülmesini zorlaştırmak ya da sökmeye çalışırken sağlam zeminleri bozmak.
Duvar kağıdı ustası ile ilgili konuları satıcıların belirlemesi.
Ustaların iş bulamama kaygısıyla, müşteriyi yanlış yönlendiren satıcılar ve taşeron firmalar karşısında sessiz kalmaları.
Unutmayın
Duvar kağıdı uygulandıktan sonra uzun süre kullanılacak bir üründür. Satıcıların, ustaların ve kullanıcıların bu konuda titiz davranması gerekir. Geçmişte yaşanmış olaylar günümüz için aydınlatıcı olmalıdır. Bilinçli tüketiciler ne kadar çoğalırsa, dürüst esnaf sayısı ve bu konudaki ustalıkları, bilgileri ve becerileri o oranda artacaktır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Tırnakları tanıyalım

Tırnakları tanıyalım

Tırnaklar “keratin” denen ve koruyucu bir protein olan maddeden oluşur. Ana işlevleri parmak uçlarını darbelerden korumak ve küçük nesneleri almayı sağlamaktır.

Tırnakların sağlığı iki ana faktöre bağlıdır: sağlıklı bir metabolizma ve tırnak sağlığını tehdit edici dış etkenlerden korunmak için alınan önlemler.

Sağlıklı tırnaklar sert ama esnek, düzgün yüzeyli ve koyu pembe renkli olur. Tırnak sağlığını korumak için tırnak etrafındaki etlerin düzenli bakımı yapılarak tırnak yüzeyine koruyucu ve kuvvetlendirici uygulanmalıdır. Tırnak sağlığı için el ve ayak tırnaklarına haftada bir evde bakım uygulamalı; 4-6 haftada bir de profesyonel bilgisi olan kişiler tarafından manikür ve pedikür yaptırılmalıdır.

Neler yapmalı?

Muhteşem tırnaklara sahip olmak zordur. Tam hepsini aynı boyda uzattığınız anda, bir tanesi nedensizce kırılarak tüm hevesinizi de kırar! Aslında bu durumun pek çok nedeni vardır.

Tırnaklarımızı sürekli bir alet gibi kullanır, dayanmaları güç olan durumlarda da onları zorlarız. Aşağıdaki listeden yapmanız gerekip de yapmadıklarınızı saptayarak güçlü, dayanıklı ve sağlıklı tırnaklara kavuşmanın yollarını öğrenebilirsiniz:

Güneş, klor ve sert temizlik deterjanları tırnaklarınızı hassaslaştırarak zedeler. Sokakta güneş korumalı bir krem kullanmayı, iş yaparken ise eldiven kullanmayı alışkanlık haline getirin. El ve tırnaklarınızı mutlaka kaliteli bir krem ile nemlendirin.

Tırnaklarınızın yan taraflarını törpülemekten kaçının. Böylece daha az kırılgan olmasını sağlarsınız.
Günde birkaç kez tırnaklarınızı bir fırçayla yanlara doğru fırçalayın. Hareketlenen kan dolaşımı sayesinde tırnaklarınız daha çabuk uzayacaktır.

Demir, kalsiyum, B vitamini ve potasyum açısından zengin olan besinler, vücudunuzun geri kalanı için olduğu gibi tırnaklarınız için de faydalıdır.

Tırnaklarınız zayıf, kırılgan ve katlara ayrılıyorsa, nedeni yeterince su içmemeniz olabilir. Mutlaka bol ve yeterli su tüketin.

Alkol içeren losyonlar kullanmamaya özen gösterin.

Her bir parmağınıza kökünden ucuna doğru masaj uygulayın. Rahatlayacaksınız!

Günde altı adet badem yediğiniz taktirde tırnaklarınızdaki değişimi fark edeceksiniz. Bademde, tırnakların ihtiyaç duyduğu yağ asitleri vardır.

Neler zararlı?

Aslında hiç düşünmeden yaptığınız birçok küçük davranış tırnaklarınızın sağlık ve estetiğini kötü etkileyebilir. İşte dikkat etmeniz gereken birkaç öneri:

Plastik eldiven kullanmadan bulaşık yıkamayın.

Oje sürmeden önce tırnaklarınızı yağdan arındırın.

Ojeniz bozulmaya yüz tuttuğunda gerisini de dişleriniz veya tırnaklarınızla kendiniz mi kazıyorsunuz? Tırnaklarınıza çok büyük zarar veriyor olabilirsiniz. Yapmayın!

Tırnaklarınızı fazla uzatmayın. Hem görüntü olarak hoş olmaz, hem de kırılmaya çok daha meyilli olurlar.

Tırnaklarınızı birer “alet” olarak kullanmayın. Zayıflarlar!

Bozulmuş, ucu silinmiş ojeyle sakın dolaşmayın. Fark edilir!

Tırnak etlerinizi nemlendirmiyor musunuz? Nemlendirme alışkanlığı kazanırsanız çok daha sağlıklı ellere sahip olabilirsiniz.

Çok ağır yükler taşımayın. Ağırlık nedeniyle kan ellerinize hücum ederek damarlarda birikip, damarların zamanla genişlemesine neden olur. Bu da yaşlandığınızda hoş olmayan görüntülere sebep olacaktır.

Kimse tırnaklarındaki kabarık çizgileri sevmez ama onları törpüyle yok etmek tırnağa zarar verebilir. Bunun yerine, ojeden önce bir kat koruma sürün. Çizgilerin yok olduğunu göreceksiniz.

Tırnak sorunları

Tırnaklarınız yumuşak veya kırılgan mı? Belki kötü bir alışkanlık sonucu tırnaklarınızı sürekli kemiriyorsunuz. Belki de tırnaklarınız sararıyor. Sorunların tümü için çözüm yolları var…

Kırılgan tırnaklar

Saç gibi, tırnaklar da genel sağlık durumunun yansımasıdır. Sık kırılan tırnaklar, çoğunlukla vücuttaki bir eksikliğin (genellikle yağ) göstergesidir. Tırnaklarınız susuz kalmış da olabilir.
Sağlıklı ve dengeli beslenmeye gayret edin ve bir ay boyunca besleyici bir merhem kullanın. Böylelikle tırnaklarınız eski kuvvetine kavuşacaktır.

Yumuşak tırnaklar

Tırnaklarınız kırılgan ve hassas ise onları kuvvetlendirmek gerekir. Kendileri için gerekli olan vitamin ve kalsiyumu iyi alamamış olma olasılığı da vardır. Sağlık ve kuvvetlerini geri kazandırmak için haftada iki kere kalsiyum içerikli besleyici uygulayın.

Sararan tırnaklar

Dişlerde olduğu gibi, tırnak rengi de kişiden kişiye farklılık gösterir. Bu arada bazı etmenler sarı pigmentlerin öne çıkmasına neden olur: nikotin, kötü ojeler, kötü asetonlar. Dolayısıyla tırnakların beyazlaşması sarılık yapmayan ürünler kullanılarak sağlanabilir.

Parmak uçlarınız ve tırnaklarınız nikotinden sararmışsa…
- Bir limonu ikiye bölerek 10 dakika boyunca sararmış bölgelere sürüp bekletin.
- Daha sonra oksijenli suyla ıslatılmış bir pamukla ovuşturarak temizleyin.
Tırnak yeme

Her şeyden önce bu kötü alışkanlığın kaynağını araştırın. Stresli misiniz? Ya da sıkıntılı? Kendinizle barışın. İç huzurunuzu bulmaya çalışın. Sonra da önerilerimize bir göz atın…

- Tırnaklarınızın kırılganlığını gidermek için bir sertleştirici kullanın; böylece kolay ezilebilmelerini engellemiş olursunuz.
- Yanınızda mutlaka bir tırnak törpüsü bulundurun. Tırnaklarınızda sizi rahatsız eden bir şey olursa, dişlerinizden önce törpüye baş vurun!
- Her gün, belli bir süreyi tırnak bakımına ayırın. Tırnaklarınıza masaj yapın, nemlendirin, oje sürün. Verdiğiniz emek karşılığında yeme dürtünüzün önüne geçebileceksiniz.
- Tırnaklarınızı mutlaka ojeli olarak tutun. Ojeli tırnaklarınızı bozmak istemeyeceksiniz. Kısa tırnaklarda bile kırmızı ojenin güzel durduğunu unutmayın!
- İyi ve pahalı bir oje satın alırsanız belki de böylece onları yeme dürtünüzden vazgeçebilirsiniz. Ya da bir süre takma tırnak kullanın. Pahalı ama oldukça etkili bir yöntemdir.
- Tırnak yemekten vazgeçemiyorsanız eczanelerde de bulabileceğiniz bir küçük şişe “acı oje” edinin. Farkında olmadan tırnaklarınızı yemenize bu şekilde mani olabilirsiniz.
- Ellerinizi bir şeylerle meşgul ederseniz tırnak yeme konusunun aklınıza daha az takıldığını fark edeceksiniz. Hiç işiniz yoksa, bir stres topu kullanın.
- Tırnak yemekten vazgeçme aşamasında özenle uzatılmış bir tırnağın kırılması kadar moral bozucu bir şey yoktur! İşte size bir ip ucu: tırnaklarınız kırılgansa uçlarına çiğ sarımsak sürün. Kokusuna katlandığınız sürece en fazla bir hafta içinde tırnaklarınızın kuvvetlendiğini göreceksiniz.

Şeytan tırnakları

Şeytan tırnakları bir kenarıyla hala tırnak dibine bağlı olan deri parçalarıdır. Bunun genel nedeni kurumuş olan tırnak dibi derisidir. Küçük olmalarına karşın yabana atılmayacak kadar acı verirler.

Ancak bunlardan da kurtulmanın yolu vardır:

Tırnak diplerinizi dişlemekten vazgeçin. Bu alışkanlık da en az tırnak yemek kadar zararlıdır.

Tırnak etrafındaki deriyi nemli tutmak için bir yağ veya krem kullanın. Tırnak etrafındaki cildin kuruması da şeytan tırnaklarının oluşmasına sebep olur.

Şeytan tırnağı olduğunu fark ettiğiniz an, makasla kesin.

Yatmadan önce tırnaklarınızın etrafına besleyici bir krem sürün. Kreminizin olmadığı durumlarda bir dudak besleyicisi bile sürebilirsiniz. Siz uyurken tırnaklarınız ve onları çevreleyen cilt beslenecek, şeytan tırnağı riskini de azaltacaktır.

E vitamini yağı da şeytan tırnaklarına karşı iyi bir çözümdür.

Faydalı öneriler

Her şeyden önce tırnaklarınızı ağzınızdan uzak tutun. Tırnaklarınızda oluşabilecek problemleri dişlerinizle halletmekten vazgeçmek sorunun yarısını çözecektir.

- Aseton kullanımınızı azaltmaya çalışın. Örneğin haftada bir kereden fazla aseton kullanmayın.

- Bulunduğunuz ortamların nemlilik veya kuruluk oranlarına göre el ve tırnaklarınızın nemlendirilmesine özen gösterin. Krem sürerken tırnaklarınıza hafifçe masaj yapın.

- Haftada 1-2 gün oje sürmeyerek havalanmalarını sağlayın. Eğer sürekli olarak takma tırnak kullanıyorsanız, ara sıra tırnaklarınızı serbest bırakın. Sürekli takma tırnak kullananlarda enfeksiyon riski de yüksektir.

- Tırnaklarınız zayıfsa törpüleme işlemini en aza indirin ve metal törpülerden kaçının.

- Doğru ve yeterli beslenin. Metabolizmanızın sağlığı oranında güzel tırnaklara sahip olacaksınız.

İlginç bilgiler

Güzel tırnaklar denildiğinde akla gelen ilk şeylerden biri oje olsa gerek. Ojeler hakkında pek bilinmeyen birkaç hoş bilgiyi sizin için derledik:

Yeşil veya sarı cilt tonunuz varsa açık renkte ve şeftali tonlarında; pembe cilt tonunuz varsa açık pembe renkte ojeler seçerek küçük tırnak defolarını kapatabilirsiniz.

Ming Hanedanlığı zamanında ojeler balmumu, yumurta akı, jelatin, sebze boyaları ve Arap sakızı karışımıyla yapılırdı. Bugün kullandığımız ojeler ise otomotiv sektörü sayesinde piyasada, çünkü günümüz ojesi araba boyalarının rafine edilmiş bir versiyonu!

Bugün bildiğimiz anlamda oje, yaklaşık 5000 yıl önce Çinliler tarafından kullanılmaya başlamıştı. O zamanlarda tercih edilen renkler siyah ve kırmızıydı.

Eski Mısırlılar tırnaklarını boyamak için parmaklarını turuncu kınaya batırırlardı.

Tırnakların sadece ucu bozulduğu için yeniden oje sürmek zorunda kaldığımız birçok sıkıcı zaman vardır. Bu duruma mani olmak için 1 veya 2 kalın kat süreceğinize, birkaç ince kat oje sürmeyi tercih edin.

Ojenizi sürdükten sonra iyice kurumasını bekleyip elinize krem sürerek masaj yapın. Cildiniz kremi eminceye kadar dairesel hareketlerle masajı sürdürün. Unutmayın ki eller devamlı meydandadır ve bu yüzden sürekli bir bakım ister.

Doğru saklandığı sürece ojelerin raf ömrü 1 seneden fazladır.

Ojenizin içinde baloncuklar oluşuyorsa bunun nedeni klimalı ortamlar, fanlar veya hava akımlarıdır. Oje sürerken bu problemlerin olmadığı mekanları tercih edin.

1 yorum

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Otellerde Çimstone

zem0040 Otellerde Çimstone“Türkiye’nin ilk ve tek kuvars esaslı kompoze taşı Çimstone, yapısının % 95′ini oluşturan kuvarsın sağlamlığını ve ışıltısını yüzeylere yansıtarak sunduğu çağdaş çözümlerle otellerin de vazgeçilmez kaplama malzemelerinden biri haline gelmiştir.”

Yaya trafiği yüksek mekanların şık ve sağlam malzemesi Çimstone hedef kitlesine göre farklı mekan yaratmayı amaçlayan, projeleri farklı temalar üzerine geliştirilen, butik otelden tatil köyüne farklı ölçeklerdeki turizm tesislerinin ortak tercihidir.

Türkiye’nin ilk ve tek kuvars esaslı kompoze taşı Çimstone, yapısının %95′ini oluşturan kuvarsın sağlamlığını ve ışıltısını yüzeylere yansıtarak sunduğu çağdaş çözümlerle otellerin de vazgeçilmez kaplama malzemelerinden biri haline gelmiştir.

Sınırsız renk ve doku alternatifi ile gerek ülkemizde gerekse yurtdışında bir çok otelin zemin, cephe, banko ve tezgah uygulamalarında kullanılan Çimstone ürünleri, işletmenin kurumsal kimliğini yansıtan şık tasarımlara olanak sağlarken, özellikle yoğun yaya trafiğinin yaşandığı alanlarda gösterdiği dayanımla da tercih sebebi oluyor.

Rahat ve şık ortamlarda kaliteli konaklama imkanı sağlamayı hedefleyen şehir otellerinden, farklı atmosferde masalsı bir dünya yaratmayı amaçlayan konsept otellere kadar farklı beklentilere farklı çözümler sunan mekan tasarımları, Çimstone’un zengin ürün çeşidi ve projeye özel üretimleri ile gerçeğe dönüşüyor. Bodrum’da Kervansaray ve The Marmara Otelleri, Antalya’da Kemer Grand Haber, Phaselis Princess Tekirova ve Cornelia Resort Otelleri, Foça ve Kuşadası Club Med’ler bu projelerden yalnızca bazıları. Yakın zamanda bu tesislere zemin, merdiven, tezgah ve dekoratif figürlerdeki Çimstone uygulamaları ile birbirinden seçkin Antalya Royal Wings, Lara Concorde ve Diamond of Bodrum Otelleri de katıldı.

Estetik mekanlar yaratmasının yanı sıra LGA raporu ile belgelenen hijyenik yapısı ile Çimstone, hijyenin önem kazandığı oteller için mükemmel bir ürün. Ürünlerimiz her gün yüzlerce kişiyi ağırlayan hol ve koridor zeminlerinde, sürekli göz önündeki resepsiyon ve bar tezgahlarında, sağlık koşullarının önem kazandığı ıslak mekanlarda aşınma dayanımı, şık ve estetik görünümü, hijyenik ve leke tutmayan yapısı ile beğeniyle uygulanıyor. Zeminde olduğu kadar bar tezgahları ve banyo bankoları gibi ıslak yüzeylerde de tercih edilen Çimstone, sıvı emmeyen, kılcal çatlak bulunmayan yapısı ile mikro organizmaların üremesine imkan vermiyor, hijyen sağlıyor. Leke tutmayan ürünler kolay temizlenirken, genel temizlik giderlerinde de tasarruf sağlıyor. Asit ve bazlara gösterdiği yüksek dayanımı sayesinde, sık temizlik gerektiren, yoğun kimyasalların kullanıldığı mutfak ve banyolarda yıllarca ilk günkü görünümünü koruyor.

1998 yılından beri yurtdışında yirmiyi aşkın ülkeye ihracatı gerçekleştirilen Çimstone’u hastaneden alışveriş merkezine, okuldan metroya sayısız dev projenin yanı sıra dünyaca ünlü otellerde de görmek de mümkün. Las Vegas MGM Grand Hotel, New York Turning Stone Casino & Hotel, Orlando Hard Rock Hotel ve W Oteller Zinciri bunlardan yalnızca bazılarıdır.

Etiketler: , , , , ,

Saç bakım ürünleri faydalı mı?

Banyomuzda birçok saç ürünü bulunur. Bunları kokuları, ambalajları, promosyonları gibi değişik sebeplerden satın alırız. Ancak tüm bu ürünlere neden ihtiyaç duyduğunuzu biliyor musunuz?

resim100262 Saç bakım ürünleri faydalı mı?Şampuanlar

Şampuansız saçlarınızın nasıl görüneceğini bir düşünün. Havada uçuşan toz toprak içinde, kafa derinizin ürettiği yağlarla ve kullandığınız şekillendiricilerle, yıkanmamış saçlar matlaşır, yağlanır ve hatta kokmaya başlar. Sampuan suyla karışınca köpük üreterek ve yumuşatıcı etki kazanarak ( zengin amonyum sülfat ve sodyum sülfat gibi ) saçlarda ve kafa derisinde oluşan kirleri, oluşan yağları ve şekillendiricilerin kalıntılarını ortadan kaldırır. Yumuşatıcılar, yeni katkılarla köpükle durulanır. Köpük kirlerin arındırılması konusunda yardımcı olur. Şampuan tüm kiri yok eder ve saçınızın temiz, parlak ve dolgun gözükmesini sağlar.

Kremler

Şampuanlar saçın doğal nemini yok ettiğinden, sonrasında krem kullanılmazsa, saçlarınız kaba ve kuru kalır. Kremler saça, dimentikon ve trisetilmonyum klorit gibi maddelerle katkıda bulunarak, doğal yağlanmayı ve yüzeyin pürüzsüz kalmasını sağlar. Statik yüklenmeyi yayarak, saçların dağılmasını, dolanmış saçların kırılmasını önler ve saçları yumuşak, parlak tutar. Ancak yanılgıya kapılmamak gerekir: Kremler hastalıklı ve hasarlı saçları asla iyileştiremez; çünkü saç canlı bir madde değildir. Kremlerin kullanım yoğunluğu kişisel ihtiyaça göre değişiklik gösterir. Örneğin saçlarınız boyalı, kalın telli ve parlaksa, ince telli ve özellikle boyasız saçlara göre daha fazla krem gerekebilir.

Şekillendirici ürünler

Bunlar günlük kullanılan ürünler olmamasına rağmen birçoğumuz saçlarımıza istediğimiz şekli verebilmek için bu ürünleri banyomuzda bulundururuz. Şekillendirici ürünler, polimer ve reçine gibi maddeler ihtiva ederler ve saça arzu edilen şekli vererek o şekilde kalmasını sağlarlar. Piyasadaki en yaygın şekillendiriciler katkı maddesi olarak polikuaterniyum, PVP ve dimetalaminoetilmetakrilat ihtiva eder. Saç köpükleri, jöleli spreyler ve şekillendirici spreyler saçlardaki dolgunluğu, bukle ve kıvrımları kontrol ederek, bunların kalıcı olmasını sağlarlar.

Bu ürünler şekillendirme öncesinde, nemli saçlara uygulanır. Sıkıştırılmış spreyler ve bukle sağlayıcı sıvılar, katı jölelere göre daha hafiftir. Dolgunluk ve buklelerin kalıcılığını sağlamak için kullanılırlar. Bu hafif ürünler, jöleye göre saçların daha az katı ve doğal hissedilmesini sağlarlar. Katılaştırıcı ve şekillendirici jöleler, köpükler ve sprey ürünleri ile aynı etkiyi sağlamakla birlikte, daha ağırdırlar ve daha ziyade katı şekillerin elde edilmesi amacıyla kullanılırlar. Bunlar aynı zamanda anlık şekillendirmelerde veya kuru saçları yeniden şekillendirmekte de kullanılabilirler. Değişik ihtiyaçlara göre formüle edilmiş pek çok çeşit saç bakım ürünü mevcut olduğundan, bunlar arasından saç şeklimize ve yaşantımıza en uygun olanını seçmek gerekir.

Bir dahaki saç kestirmenizde ve yeni şekil verdirmenizde, yeni görüntünüzü korumada size yardımcı olacak ürünü kuaförünüze danışmalısınız. Bu konuda bir profesyonelden görüş almak mutlaka daha yararlı olacaktır.

Etiketler: , , , , , , , , , ,