Vintage Melis Olamamak


Bu Yazıyı Facebook'ta Paylaşın!

Zoozoom‘un son haberlerine göz atarken, bir ressamın sergisinin ardındaki röportajıyla sarsıldım. Sanatçıya biriktirdiği şeyler sorulduğunda cevapta “vintage lingerie” yani “vintage iç çamaşırı” lafını görünce iğrenmekten kendimi alamadım. (Giyilmemişini topluyorsa bile olmadı.) Hazır böyle bir girizgahla başlamışken ne zamandır açmak istediğim vintage konusunu vesilesiyle açmışken, bana da açılmak düşsün.
Vintage bana kirli ve pis geliyor.
Ayakkabı: Hele ayakkabı, sanki kullanıcısının mantarını nesilden nesile taşımakla görevli bir zamanda yolculuk cihazı. Yurtdışında girdiğim tüm vintage mağazalarda aynı pis küflü koku. Hijyen anlayışına güvendiğim birincil yakınlarımdan ancak kışlık yakacak yardımı gibi kabul edebileceğim bir unsur. Zaten o da vintage kategorisine girmiyor.
İç çamaşırı: Dalga geçer gibi. İstedikleri kadar yıkansın, Ayşe teyze’nin beyazlatıcılarıyla çitilensin, başkasının giydiği şey nasıl giyilebilir bilemiyorum, bir dünyevi felaket olup da iç çamaşırsız kalmadıkça.
Elbise: Elbise yani kıyafet için aynı iğrenmeyi yaşamıyorum, lakin vintage’dan daha siftahım da yok. Bu arada Akmerkez’in altında Vesaire adlı dükkanda çok güzel Vintage gece elbiseleri var. Oscar de La Renta, Versace bulabilecekleriniz arasında.
Çanta: Geridönüşüm sağladığı için şimdi kalkıp vintage’ı alnından mı öpmeliyim? Elbette ki hayır. Nasılsa hayvanlar öldürülüyor, deriler kesiliyor, hiç durmadan çanta üretimi yapılıyor. Dolayısıyla vintage’ın öyle ulvi bir görevi falan da yok. O halde ilk elden çantamı gidip mağazasından alırım, kullanırım ve kullandıkça içine kendi anılarımı atarım. Çocuğum, torunum günün şartlarıyla zevkimi beğenirlerse istedikleri kadar kullanırlar. Zaten benden sona erzaklarımın turşusunu kursunlar, vintage diye satsınlar, umrumda olmaz.
2007′de eskilerin peşinde koşmayı değil, yenilerin heyecanına kapılmayı diliyorum kendim için.


Bu Sayfayı Paylaşın:

Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:

  1. Melis Bu markaya neden yakınlık duyduğum çok kazık bir soru olmamalı. Zira Kanada menşeili olması dolayısıyla hemen ulaşamamam ve şu ana kadar hiç kullanmamış olmam ya da kullanan bir kişiyi bile...
  2. Beyonce’nin Markası Beyoncé, kız kardeş Solange ve anne üçlüsüyle kurulan kot markası House of Dereon‘dan daha yeni haberim oldu. Doğal yuvarlak hatlardan çekinmek için değil, aksine gururlanmak için modellenmiş gibi bu kotlar....
  3. Bir Trend Görüşü Bu yaz benim “trend”lerle aram hiç iyi değil. 80′lerden ne kadar nefret ettiğimi beni bilen bilir. Bu yaz da 80′ler evrildi çevrildi güya adapte edildi ve karşımıza çıktı. Taytlardan nefret...
  4. Yaz Okulu, Ders: Fen Bilgisi öğretmen: Sen kalk bakalım sözlüye “Moda” “Trend” “En” “İn”. Bu ne biçim isim öyle Brezilya dizilerine mi özendin Luiz Alberto Del Valreyno falan gibi? moda: Yok hocam. ö: Söyle o...
  5. Yeni Elbise Formu Natalia Vodianova‘nın üzerindeki Lanvin elbise, bir gece davete, düğüne giderken illa vücuda yapışık modeller giyme alışkanlığına alternatif olabilir. Editöryel zaten son derece başarılı. Mankenin kırmızı saç modeli süper güzel olmuş....

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Yorum yapın!